Türkiye’deki ceza süreleri standardın çok altında! (7. Bölüm)

Ankara Barosu avukatlarından Duygu Kurban Gözüoğlu, çocuğa yönelik cinsel tacizin hukuksal boyutu hakkında merak edilenleri yanıtladı.

Türkiye’deki ceza süreleri standardın çok altında! (7. Bölüm)

Çocuklara yönelik cinsel taciz davalarında süreç nasıl işliyor?

Türk Ceza Kanunu’na göre çocuklara yönelik cinsel taciz davalarında şikayet aranmıyor. Ayrıca cinsel saldırı suçlarında suçun sonucunda mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulması halinde on yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunacağı belirtiliyor.

 

Beden ve ruh sağlığının bozulup bozulmadığına ilişkin tespitler ise Adli Tıp Kurumu’nda yapılıyor. Ancak raporlar hatalı verildiği gibi, inceleme için bir yıldan önce gelmiyor. Buna ek olarak “Hukukta tutuksuz yargılanmak esastır” ilkesine dayanarak yargılama devam ederken sanık serbest bırakılabiliyor. Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 100’de, çocuklara yönelik cinsel istismar davranışları, tutuklama sebebi olarak sayılmıştır.  Çocuk istismarına karşı diğer ülke yasalarının düzenlediği cezalarla karşılaştırınca, Türkiye’deki ceza sürelerinin, standardın çok altında olduğu görülmektedir.

 

Çocuklara yönelik cinsel tacizin kapsamı nedir?

Taciz, istenmediği halde, cinsel çağrışım içeren her türlü, söz, fiil ve işaretlerin kullanılmasına verilen addır. Ancak bu tanım, çocuklara yönelik cinsel tacizler konusunda yeterli değildir, zira hiçbir taciz olayında ‘isteme, istememe’den bahsetmek mümkün değildir. Çocuklara yönelik cinsel tacizi şu şekilde tanımlamakta fayda vardır: Cinsellik içeren, her türlü ‘söz’ ‘fiil’ ve ‘materyallerle’ bir çocuğa yakınlık kurmaya çalışmak, çocuklara yönelik cinsel taciz kapsamına girer.

 

Türkiye’de cinsel tacize uğramış çocuk sayısı hakkında kesin bir rakam var mıdır?

Kesin rakamlar sadece ortaya çıkarılmış ve adalete teslim edilmiş vakalardır. Ne yazık ki, ortaya çıkmış taciz olayları, yaşanılan taciz olaylarının sadece onda biri kadardır. Ve ne yazık ki, ortaya çıkmış taciz olaylarından da sadece binde biri adalete yansımaktadır. Çocuğun, gelecekte isminin taciz ile beraber anılmasını istemeyen anne-baba, yaşanmış taciz olayını etrafa duyurmaktan çekinmekte, olayı mahkemeye intikal ettirmenin bir yarar sağlamayacağını düşünmektedir.

 

Bu rakamlara bir de ‘duygusal cinsel taciz’ eklendiğinde, taciz rakamının ne kadar büyüyeceğini ve toplumun bütün katmanlarını nasıl direkt ilgilendireceğini anlamak zor olmasa gerek.

 

Ayrıca bir de ensest mağdurları var. Ülkemizde sayısal verilere ulaşmak, hem ensestin mağdurlar tarafından gizlenmesi hem de resmi kayıtlarının olmaması nedeniyle mümkün olmamakta. Psikolog Ufuk Sezgin’in ensest olgularıyla yaptığı çalışmada, kliniklere gelen vakalarda saldırganların yüzde 57’sinin öz babalar, yüzde 4’ün öz ağabeyler, yüzde13’ünün yakın akrabalar ve yüzde 26’sının ikinci dereceden akrabalar olduğu görülmüştür.

 

TCK’da çocuklara yönelik cinsel istismar deyiminden ne anlaşılmaktadır?

* On beş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranışlar.

* Diğer çocuklara karşı sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen her türlü cinsel davranışlar.

 

TCK’da çocukların cinsel istismarına ilişkin belirlenmiş cezalar nelerdir?

MADDE 103.

(1) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

 

(2) Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

 

(3) Cinsel istismarın üstsoy, ikinci ve üçüncü derecede kan hısmı, üvey baba, evlat edinen, vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, sağlık hizmeti veren veya koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan diğer kişiler tarafından ya da hizmet ilişkisinin sağladığı nüfus kötüye kullanılmak suretinde veya birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmesi, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.

 

(4) Cinsel istismarın, ‘onbeş yaş altı ya da algılama yeteneği olmayan on beş yaş üstü’ çocuklara karşı cebir veya tehdit kullanmak suretiyle gerçekleştirilmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.

 

(5) Cinsel istismar için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelere neden olması halinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

 

(6) Suçun sonucunda mağdurun beden ve ruh sağlığının bozulması halinde, on beş yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur.

 

(7) Suçun mağdurun bitkisel hayata girmesine veya ölümüne neden olması durumunda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.

 

Peki, verilen bu cezalar caydırıcı mı?

TCK’da öngörülen cezaların genelde alt sınırdan verilmesi, yaş küçüklüğü vb. nedenlerle indirim yapılması, verilen cezaların caydırıcı olmasına da engel olmaktadır. Ceza infaz kurumlarında da rehabilite edici herhangi bir düzenleme bulunmadığından, sanık aynı suçları tekrar işlemeye devam edebilmektedir.

 

Ne yapılmalı?

Amerika gibi çoğu Avrupa ülkesinde, çocukları daha küçük yaşlarında koruma altına almak amacıyla, çocuklar için yardım kurumları oluşturulmuştur. Çocuğun en ufak istismarı veya ihmali halinde oluşturulmuş kurumlar sayesinde kendilerinin ya da herhangi bir diğer kişinin kuruma bildirimi sonucu, kurumca koruma altına alınırlar. Bu şekilde koruma altına alınan çocuklar, reşit yaşa gelene kadar eski ailelerinden tazminat alırlar. Bu sistem Türkiye’de uygulanmalı, oluşturulacak kurumlarda çok sıkı denetlenmelidir.

 

Bugünün koşullarında çocuk istismarlarını engellemenin en başlıca yöntemi, aileleri eğitmektir. Eğitimin işe yaramaması, durumunda çocuk istismarını işleyen aile bireyine karşı vasi tayini davası açılabilinir ya da yeni bir aileye teslim edilinceye kadar çocuk yerel emniyet tedbiri altında korunur.

 

Sonuç olarak, çocuk istismarının çok sık yaşandığı ülkemizde bu sorunun önüne tam olarak geçebilmek için, Türk Ceza Kanununda cezaların kapsamının genişletilip, cezaların arttırılması gerekmektedir.

 

Yasalar değişene kadar da cezalar üst sınırdan verilmeli. Ayrıca mağdurun ruh ve beden sağlığını daha da olumsuz etkileyeceğinden, bu tür yargılamalar ivedilikle sonuçlandırılmalıdır. Ceza infaz kurumlarında istismarcılara yönelik rehabilite edici bir tedavi ve eğitim programı uygulanmalıdır.

 

-BİTTİ-

 

Hazırlayan: Fatma Belgin


Çocuğa tecavüze sessiz kalma! (1. bölüm)

 

Tacize uğramış erkek çocuk agresif, kız çocuk depresif olur! (2. bölüm)

 

Tacize karşı çocuğa hangi refleksler kazandırılmalı? (3. bölüm)

 

Çocuğun öfkesini bastırma, tacize karşı savunmasız bırakma! ( 4. bölüm)

 

Taciz hakkında bilinen yanlışlar... (5. Bölüm)

 

Tacizin mekanı, çocuğun yaşadığı semttir! (6. Bölüm)

Facebook Yorumları
Yorumlar
1
Onay Bekleyenler
0

  • Neden limonlu su içmeliyiz?
    Neden limonlu su içmeliyiz?

    Süresi : İzlenme : 16290

  • Prematüre nedir?
    Prematüre nedir?

    Süresi : 01:30 İzlenme : 4192

  • Uykusuzluğa basit çözümler!
    Uykusuzluğa basit çözümler!

    Süresi : 05:25 İzlenme : 6752

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 8413

  • İlişkilerde bağlanma çeşitleri
    İlişkilerde bağlanma çeşitleri

    Süresi : 27:40 İzlenme : 1404

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön