Tacize karşı çocuğa hangi refleksler kazandırılmalı?

Anne-babalar dört yaşından itibaren çocuğunu çırılçıplak gezdirmemeli, özel bölgelerine dokunmamalı, severken ya da cezalandırırken ona karşı güç gösterisinde bulunmamalıdır!

Tacize karşı çocuğa hangi refleksler kazandırılmalı?

Tacizin nerede, ne zaman çocuğu yakalayacağını kestirmek mümkün değildir. Anne-babalar her an çocuklarının yanında olamaz ama çocuklarına bazı reflekslerle kazandırabilir. Çocuklar bu refleksler sayesinde kendilerini tacizden koruyabilir. Anne-babalar çocuklarına 4 yaşından itibaren ‘Temel Davranış Refleksi’ başlığı altında toplayabileceğimiz refleksleri öğretmeye başlamalıdır.

 

Çocuklara tacize karşı kazandırılması gereken refleksler nelerdir?

 

Pedagog Adem Güneş, ‘Anababaların Korkulu Rüyası Çocuklara Yönelik Taciz’ isimli kitabında ‘Temel Davranış Refleksi’ni şöyle tanımlar: “Taciz içeren anormal davranışlar karşısında bedenin bir refleks halinde kendini korumasıdır.”

  

1- ‘Bedenim bana aittir’ bilinci

Kendi bedeninin kendisine ait olduğu hissini kazanamayan bir çocuk, kendi bedeninin üzerinde başkalarının bir şey yapabileceğini düşünen çocuk, çok rahatlıkla taciz tuzağına düşebilmektedir. Anne-babalar, çocuk dört yaşına gelmeye başlamasından itibaren, çocuğun bedeninin ona ait olduğu hissini yavaş yavaş vermelidir. Bu bilincin oluşmasında en büyük faktör, anne-babaların çocuklarının bedenleri ile yapacakları tasarruflarda, çocuklarının onayını alma yönünde eğilim göstermektir. Altını ıslatmış çocuğunun öfkeli ve sert bir şekilde pantolonunu çıkartmak yerine, biraz sabırlı davranıp çocuğun onurunu kırmadan “Altını ıslatmışsın, değiştireyim istersen” denmelidir. Böylece, onun vücuduna ait bir şey yapacakken ondan izin alınması gerektiği gösterilmiş olur. Çocuk belki başlangıçta kendisinden neden böyle izin istendiğini anlamaz ama zaman içinde bedenine yapılacak müdahaleleri hissedecek ve rahatsızlık yaşayacaktır.

 

2- ‘İzin verirsem dokunabilirsin’ refleksi

Çocuk bedeninin kendisine ait olduğunu bilmekle birlikte bu beden üzerinde ancak kendisinin söz hakkı olduğunu da bilmelidir. Anne-babalar çocuklarını ‘hoyratça’ kullanmaktan kaçınmalıdır. 4-5 yaşından sonra bazen çocuklarını öperken “Seni öpebilir miyim?” diye müsaade istemeleri bu bilincin oluşmasında etkilidir. Çocuklara kazandırılacak bu bilinç, aynı zamanda kendine olan saygısında ve sosyal yetenekler kazanmasında büyük rol oynayacaktır.

 

3- ‘Dokunulması yasak olan yerlerim’ refleksi

Çocuklar dört yaşından itibaren vücutlarının belli bölgelerine dokunulmasından rahatsız olmaya başlamalıdır. Özellikle genital bölgelere dokunulması çocukta ani tepkiye neden olmalıdır. Bunun için gerek banyoda, gerek üzerini değiştirirken dört yaşından itibaren genital bölgelerine harici temas azaltılmalıdır. Çocuğa birinci derecede yakın olan herkes çocuğu cinsel organlarına dokunarak, öperek, vurarak sevmemelidir. Çocuğun vücudunun her tarafından farklı olarak hissettirilen bu bölgeye karşı otomatik olarak bir refleks geliştirilmesine izin verilmedir.

 

4- ‘Fiziksel baskıya direnebilirim’ refleksi

Yapılan araştırmalara göre; taciz yaşamış çocukların birçoğu, çırpınmanın ve taciz anında kaçmanın çözüm olmadığını düşündüklerinden kaçmayı ya da kurtulmayı denememişlerdir. Çünkü güçlerinin taciz esnasında yetersiz kalacağını düşünmüşlerdir. Bu yüzden anne babalar çocuğunu severken ona kendi güçsüzlüğünü hissettirecek kadar büyük ve orantısız güç gösterilerinden sakınmalıdır. Aynı şekilde cezalandırmada da güç kullanılması çocuğun fiziksel baskıya direnme refleksini zedeler. Kendi gücünün yetersizliğini öğrenen çocuk, büyüklere karşı güçsüzlüğünü kabul eder ve zor anlarda güçlüye kendini teslim etme pasifliği kazanabilir. Bu nedenle çocuklar hiçbir zaman güç kullanılarak bir işe razı edilmemelidir. Çarşıya çıkmak istemeyen çocuk, sürüklenerek kapı dışarı taşınmamalı, dışarıda oynarken eve girmek istemeyen çocuk yaka paça eve alınmamalıdır.

 

5- ‘Vücudum görünmemeli’ refleksi

Çocuklar yürümeye başladığı andan itibaren anne babalar çocuklarını çırılçıplak olarak ortada bırakmamalıdır. Çocuk hatırlayabildiği en küçük yaştan itibaren kendisini devamlı genital bölgeleri giyinik olarak hatırlamalıdır. Özellikle dört yaşından itibaren çocuk, çırılçıplak olarak ev içinde veya dışında bulunmamalı, giysilerini kendisinin giyip çıkarmasına izin verilmelidir. Böylece bilinçsizce bir alışkanlık ve bunun sonucunda bir refleks geliştirebilir. Kendisini başkalarının yanında çıplak görmeye alışkın olmayan çocuğun, elbisesinin birileri tarafından çıkartılmasından ciddi rahatsızlık duyması gerekir.

 

6- Banyoda çıplak olunmaması bilinci

Dört yaşından itibaren anne-babaların tamamen çıplak olarak çocuklarıyla banyo yapmaması gerekir. Ayrıca dört yaşından itibaren çocuğa, üzerinde küloduyla banyo yaptırılması genital bölgelerinin görülmemesi gerektiği bilincini pratikte de öğretir. Özellikle yedi yaşından sonra çocuğun genital bölgelerinin bir başkası tarafından görünmemesine özen gösterilmelidir.

 

7- ‘Tuvalette benden başkası olmamalı’ bilinci

Dört yaşına girmiş bir çocuk, tuvaletin özel bir mekan olduğunu ve tuvalet ihtiyacı gideren birisinin başkaları tarafından görünmesinin doğru olmayacağının öğretilmesi gerekir. Bu noktada; tuvalette yalnızlık ilkesinin adım adım öğretilmesinin çocuğu tacizden koruma adına büyük önem taşıdığının altını çizmekte fayda var.

 

8- ‘Soyunma ve giyinmede yalnızlık’ bilinci

Çocuk kendi bedenini izleyen birinden rahatsız olmalıdır. Bu nedenle başkalarının yanında çocuğunun üzerinin değiştirilmemesi gerekir. Amaç; çocuğun kendi bedeninin açık bir ortamda ve birilerinin görebileceği bir şekilde sergilenemeyeceği refleksini kazandırmaktır.

 

9- ‘İzin verirsem, kabul edilirsin’ refleksi

Anne-babalar, özellikle yedi yaşından sonra çocuğun odasına girerken mutlaka izin almalıdır. Onun çıplak vücuduyla karşılaşılması halinde özür dilenip çıkılmalıdır. Çocuk üzerini değiştirmekte başarılı olamıyorsa, “İstersen yardım edeyim” diyerek izin alınmadan çocuğun kıyafetlerine el atılmamalıdır. Çocuk gerekirse izin vermeyeceğini öğreninceye kadar bu eğitim devam etmelidir.

 

10- Kim kimdir bilinci

Çocuklar için güven duygusu çok önemlidir. Onlar çevredeki her yetişkine karşı sonsuz güven duygusu besler. Bir çocuğun çevresinde kendisi için tehlike olabilecek kişileri kavrayabilmesi en erken 7-9 yaş grubunda başlar. Çocuk ‘Kim kimdir’ bilincini edindiği zaman sadece kendisi için ‘güven kaynağı’ kişilere güven duyacak, diğerlerine karşı da bilinçsiz bir refleksle karşı koyacaktır. Çocuk, etrafındaki yetişkinlerle belli kategoriler içinde ilişki kurmasını öğrenmelidir. Böylece sınırsız güven isteği ile çocuğa yaklaşan kişiler çocuk tarafından rahatlıkla dışlanacak ve kendini böyle kişilerden uzak tutmaya çalışacaktır.

 

 

 

 

Hazırlayan: Fatma Belgin

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Propolis nedir? Propolisin faydaları nelerdir?
    Propolis nedir? Propolisin faydaları...

    Süresi : 01:12 İzlenme : 354

  • Senarist, yazar Meriç Demiray'la Türk dizileri ve kitaplar hakkında konuşuyoruz
    Senarist, yazar Meriç Demiray'la Türk...

    Süresi : 30:30 İzlenme : 243

  • Evde kot eskitme nasıl yapılır?
    Evde kot eskitme nasıl yapılır?

    Süresi : 00:56 İzlenme : 4933

  • Devlet Opera Balesi Çocuk Korosu ile 23 Nisan kutlaması
    Devlet Opera Balesi Çocuk Korosu ile 23...

    Süresi : 01:20 İzlenme : 315

  • "Rüya tabircilerine karşı temkinli yaklaşmak gerekli"
    "Rüya tabircilerine karşı temkinli yaklaşmak...

    Süresi : 28:09 İzlenme : 849

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön