‘Yalnız’ ama ‘süper’ anneler imparatorluğu

Bin parçaya bölünseler de kurşun işlemeyen, hem anne hem baba onlar. Anneler Günü vesilesiyle “single” yani “tek/yalnız” ama bu dünyanın en güçlü, “süper” annelerini mercek altına alıyoruz.

‘Yalnız’ ama ‘süper’ anneler imparatorluğu

Karşımda o kadar güçlü ve özgüvenli bir kadın duruyor ki bina başımıza yıkılsa “Çözeriz” diyecek potansiyelde, şaşırıyorum. Henüz anne değilim ama onunla tanıştıktan sonra hayatında eşi yani çocuğunun babası olan kadınların çocuklarına yetişememe şikâyetlerini şımarıkça bulmaya bile başladım. Pekâlâ anneliğin de bir başına yapılabileceğinin kanıtı bu kadın ki eminin sizin de çevrenizden onlarcası var. Çocuğu da canavar gibi, annesi ve elbette kendi çabası sayesinde hayatında her şey yolunda gidiyor. Durum, onu günden güne daha da olgunlaştırıyor hatta. Aleyhine olan durumu çoktan lehine çevirdi, akranlarına her kulvarda fark atmaya başladı bile. Babası yanında olmadığı için üzülmüyorum, böyle bir annesi olduğu için ne kadar şanslı olduğunu elbet bir gün anlayacak. Belki babası devamlı yanında olsa böyle bir hayatı olmazdı bile.

 

Ama nelere göğüs gererek! Dünkü Habertürk’te Naime Sert’in haberine göre, tek çocuklu bir anne çocuksuz hemcinsine göre hayat boyu yüzde 28 daha az kazanıyor. Adaletin bu mu dünya!

 

Oysa onlar olmasa bu hayatta olamazdık. Ama sadece doğurmuyor, çocukların yüzde 86’sına da anneleri bakıyor. Hiçbirimiz annemizin hakkını ödeyemeyiz. Her anne kutsal ve çocuğunu bir başına büyüten anneler bence bu evrende en güçlü olanlar... Öyle ya dünyada yalnız başına çocuk büyüten kadınların sayısı artıyor. Duke Üniversitesi’nden profesör Christina Gibson Davis, değişmeye başlayan cinsiyet rollerinden dolayı dünyada tek ebeveynlik oranlarının arttığını söylüyor. Özellikle de bir başına çocuk büyüten kadınların sayısı... Yalnız baba olmak da zordur ancak bilhassa üzerinde hissettiği toplumsal baskılar kadında durumu daha da içinden çıkılmaz hallere sokuyor. Neyse ki artık yalnız annelik daha normal karşılanıyor, karşılanmalı da.

 

Hastalık bile lüks

Annemizin de babamızın da hayatımızdaki rolleri elbette farklı. Ne anne ne de baba bir diğerinin rolünü üstlenemez ya da tam anlamıyla birbirlerinin boşluklarını dolduramaz. Ama her şeye rağmen hayat devam eder. Adele, Barack Obama, Tom Cruise, Bill Clinton ve daha birçokları da yalnız annelerin çocukları.

 

Çocuklarının tüm sorumluluğunu omuzlarına alan kadınlar ne gibi zorluklarla karşılaşır önce bir ona bakalım. Bu anneler çocuklarına karşı her daim güçlü durmak zorundaymış gibi hisseder, kendini hiç bırakmamak gerektiğine inanırlar. Sırf bir şey olur da çocuğu tek kalırsa diye kendilerine iyi bakarlar. Rahatsızlanmayı bile lüks görürler. Problem çözme, kriz yönetme yetenekleri de fazladır. Ne de olsa iki kişinin yapabileceğini bir başına yapacak kadar güçlü ve cesaretlidirler! Dışarıdan çok sert göründüklerine bakmayın birçoğunun içi bir o kadar kırılgandır. İçlerinde fırtınalar kopsa da kimseye o yüzlerini göstermezler. Çevresine karşı hırçınlaşabilir, hatalarını asla kabul etmezler ama sadece çocuklarını koruma içgüdüsündendir bu da. Baba kimliğini büründüğünde biraz otoriter, anne kimliğinde biraz ılımlı davranır, denge bulmaya çalışır, gelgitler yaşarlar. Çocuklarına babalarının olumsuz yanlarının sözünü bile açmayacak kadar olgundur bu kadınlar. Tüm sinirini, kinini içine gömer. Ağlayacaksa hikâyeler okuyup çocuğunu uyuttuktan sonra ağlar. En büyük sıkıntıları, kimi zaman çocuklarını emanet edecek kimseyi bulamadığında ortaya çıkar ama onu da bir şekilde çözerler. Çocuğuyla ilgili değilse yaptığı her şey kendine lüks gelir, tek odak noktası çocuğudur. Dahası “yalnız anne” etiketinden hoşlanmazlar. Çok zorunda kalmadıkça maddimanevi destek istemezler. Ama iş bulmak da zor; hele Türkiye’de annelerin sadece yüzde 21.5’inin tam zamanlı işi olduğu düşünülürse. Ülkelerinin karnesi bu konuda OECD sonuncusudur ama onlar hep takdir almak zorundadır. Sırf çocukları mutlu olsun diye aşka bile kapılarını kapatır, çocuklarının psikolojisini düşünerek hayatlarına yeni birini almazlar.

 

Bir de baba var olduğu halde her sorumluluğu sırtına yüklenen anneler var. Zira baba “etkisiz” elemansa yine her şeyi anne üstlenir.

 

‘Yalnız annelik cazip bir seçenek olabilir’

“Yalnız anne” statüsü tercih de olabilir, zorunluluk da. Bu, kadının tercihiyse kabullenme süreci daha kolaydır ancak zorunda kaldıysa daha sancılı olabilir. Sorumluluk altında kimi zaman ezildiğini hissetse de bu geçicidir, hayatın iniş çıkışları olduğunu kabullenir. Boşanan ya da eşini kaybeden kadınlar, eşlerinin yokluğunda kendi ayakları üzerinde durabildiklerini görerek, kendilerini daha güçlü ve özgüvenli hissederler. Endişe, kendini yalnız hissetme zamanla yerini güce ve özgüvene bırakır. Hatta zamanla hiç olmadıkları kadar iyi hissedebilirler.

 

Bunun kitabını yazan Emma Johnson, “Yalnız annelik her zaman kötü bir şey değil, hatta cazip bir seçenek bile olabilir. Omuzlarınıza binecek yük, korku ve stres yaratabilir ama bazen yanınızda bir baba figürü olmadan ebeveyn olmak daha iyi bir seçenek bile olabilir” diyor. Nasıl mı? İlk aşamada çocuk, babasızlığın hayatında büyük bir eksiklik olduğunu düşünür, bir kanadı kırıkmış gibi hisseder. Özgüven eksikliği yaşayabilir, güvende hissetmeyebilir. Ancak hepsi “süper” annesinin ayakta durmasıyla kendi ayakları üzerinde durmayı, koşulsuz sevginin anlamını ve kriz yönetmeyi erken yaşta öğrenir, daha yaratıcı olur. İstatistiklere göre, süreci iyi yöneten yalnız annelerin çocukları, eğitim hayatında daha başarılı oluyor. İlerleyen yıllarda iş hayatında daha iyi pozisyonlara geliyor ve daha çok para kazanıyor.

 

Süper annelere 10 ipucu

Uzun lafın kısası, çocuğun hayatında sorumsuz anne ve babalar olmasındansa bir “süper anne” daha çok işe yarayabilir. Buna önce kendinizi, sonra çocuğu inandırın. İşte ipuçları...

 

1- Katı kurallarınız olsun. Mesela gereksiz harcama yapmak istediğinde buna bütçeniz olmadığını söyleyin. Bir diğer önemli husus uyku saatlerini esnetmeyin. Psikolog Leah Klungness, “Daha fazla zaman geçirmek pahasına da olsa çocuğunuzun uyku saatlerinden yemeyin” diyor.

 

2- Bedelini ödetin. Mesela servisi kaçırdığında okula taksiyle değil toplu taşımayla götürerek ona sorumsuzluğun sonucunu yaşatın.

 

3- Kimi zaman yorulabileceğinizi, hasta olabileceğinizi onlara hissettirin. Kendinizi çocuğunuza süper kahraman gibi göstermeyin.

 

4- Size aşırı bağlanmaması için özel çaba harcayın.

 

5- Mutlaka kendinize özel zaman ayırın. Tek başına olma meselesinde kendinizi suçlu hissetmeyin ve gerektiğinde yakınlarınızdan destek isteyin.

 

6- Rutinler belirleyin. Psikolog Barry Ginsberg, “Oyun saati gibi rutinleriniz olsun” diyor.

 

7- Baba meselesi açıldığında olumsuz konuşmaktan kaçının, konuyu çaktırmadan değiştirin.

 

8- Güvendiğiniz çocuklu arkadaşlarınızla işbirliği yapın. Aile terapisti Jim Anastasi, “Mesela bir gün siz onların çocuklarına, diğer gün sıkıştığınızda onlar sizin çocuklarınıza bakabilir” diyor.

 

9- Onlara sorumluluk yükleyin. Masayı kurarken yardım isteyin, siz işten dönene kadar ödevlerini yapması gerektiğini öğretin.

 

10- Uzmanlar, bu annelerin özel hayatlarına da önem vermeleri gerektiğine inanıyor. Zira doğru insanı bulduğunuzda çocuğunuza önce doğru bir açıklama yapın ve sonra onları bir araya getirin. Ancak hemen yakınlaşmalarını beklemeyin. Bu kişinin babasının yerine konmak adına hayatınızda olmadığını açıklayın.

 

Dünyaca ünlü 5 yalnız anne

 

Yazı: Sema Ereren

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön