Yeni Medya Ana Sayfa
ÜYE GİRİŞİ
LÜTFEN KULLANICI ADINIZ VE ŞİFRENİZ İLE GİRİŞ YAPIN!

Kar ve kış hakkında ilginç bilgiler

Kış mevsimi ile ilgili ne biliyorsunuz?

“Kar, kış deyince aklınıza ne geliyor?” diye sorulduğunda, “Soğuk hava, kalın giyecekler, grip, zorlaşan ulaşım, kızak, kardan adam, doğalgaz...” diye başlıyoruz saymaya. Yüreğimizde birazcık da sevgi varsa listemize evsiz barksızları, maddi sorunları olanları, yolu olmayan köyleri, sokak hayvanlarını ekliyor, empati kurmaya çalışıyoruz. Çevremde konuşulanları ve haberleri dinlediğimde anladım ki bütün bu saydıklarımızı toparlayıp pozitifleri terazinin bir kefesine, negatifleri diğerine yerleştirdiğimizde yaşanan zorluklardan dolayı kışa ait negatifler kefesi ağır olarak algılanıyor. Hele şu son 1 haftadır gerek tüm Avrupa’da gerekse Amerika’nın doğu kıyısında yaşanan kar fırtınalarının ardından aslında kış hiç de takvim yapraklarındaki kadar sevimli gelmiyor. Sabırsızlıkla bekleniyor gidişi.


Baharı iple çekenlere kış ve karla ilgili pek duyulmamış bazı bilimsel gerçeklerden bir potpuri hazırladım bu hafta. Çünkü yaşamımızda negatif gibi görünen dönemleri yaşarken lanet okuyup geçmesini beklemek yerine, detaylara konsantre olup ince ince düşünmek gerektiğine inananlardanım. Bazen “negatif” sınıfına yerleştirdiklerimizde bile güzellikler, ilginçlikler bulmak mümkün. Manzarası dışında (ki büyük şehirlerde o bile hemen yok oluveriyor) karın, kışın ilginç olan ne tarafı var, birkaç örnekle gözden geçirelim isterseniz:


1- Geçen hafta İngiliz mühendis David Herrin, BBC’de yaptığı konuşmada bilimseverlere ilginç bir soru yöneltti: “En kalabalık ve gürültülü şehirlerde bile kar yağarken bir sessizlik olur. Sizce bunun sebebi nedir?” Tabii ki akla ilk gelen yanıt, “İnsanlar dışarıya çıkamıyor da ondan...” oluyor. Bu yanıt kısmen doğru olmakla beraber asıl yanıt çok daha ilginç: Kar şimdiye kadar bilinen en iyi ses absorbe edici materyallerden biriymiş. Porlu yapısı sayesinde ses izole edici olarak kullanılan cam elyafı ve köpükten çok daha başarılı sonuç alındığı için şimdi kar benzeri materyal üretimi üzerinde çalışılıyormuş. Bu bilgiden yola çıkan psikologlar ise gürültüden yorgun düşen büyük şehir insanlarına, “Kar yağarken sessizliğin getirdiği bir huzur vardır. O huzuru hissetmeye çalışın. İstatistiki değerlere göre, birçok sorununuzla ilgili kendi kendinize veremediğiz yanıtların birçoğunu güneşli günlerde değil böylesi karlı günlerde bulabiliyorsunuz”diyor.
 

Kar yağmasına sevinen hayvanlar

 

2- Her ne kadar kar, doğanın bize “kafa dinlememiz için hediyesi olarak” tanıtılıyorsa da kardan (hastalık derecesinde) korkanlar olduğunu biliyor muydunuz? Evet kardan korkmak bir fobi. Hastalığın adı chionophobia (kayonofobya diye okunuyor). Kar yağdığında ağlama krizleri, titreme, kalp çarpıntısı, karın ağrıları, mide bulantısı ve kusma ile kendini gösteriyor. Psikolojik tedavisi ise yaklaşık 1-2 yıl sürebiliyor. Aramızda “Düşerim, hasta olurum korkusuyla karda dışarı çıkmıyorum” diyenlerin, biraz önce saydığım fiziksel rahatsızlıkları “Üşüttüm” bahanesiyle sık sık yaşayanların bu fobiyi taşıyor olmaları muhtemel olarak görülüyor.


3- Ne kadar ilginçtir ki, kış aylarında Dünya, Güneş’e daha yakın, yaz aylarında daha uzak konumdadır.



4- Kış aylarında insanlarda meydana gelen fiziksel ve mental değişiklikler bazen ciddi boyutlara ulaşabiliyor. Depresyon, umutsuzluk, tatlı ve nişasta tüketiminin normalin üzerine çıkmasıyla kilo artışı, menopoz başlangıcı, genetik olarak hassas olduğumuz hastalıkların bir bir boy göstermesi ve daha birçok rahatsızlık genelde tek bir sebebe bağlanıyor: Güneş ışınlarının azalmasını takiben vücudumuzda serotonin oranının düşmesi. Amerika Aile Hekimleri Birliği, bu problemleri engellemek için “kış geldiği andan itibaren (hava kirliliği yoksa) evlere kapanmak yerine (doğru kıyafetlerle) uzun yürüyüşler ve daha aktif bir sosyal hayat” öneriyor. Dışarı çıkamayanlar içinse yanıt hazır: O zaman egzersizlerinizi içeride yapın.



KIŞ AYLARINDA NASIL BESLENMELİYİZ? Soğuk günlerde ne yersek vücudum... ELLERİNİZİ SOĞUKTAN KORUYUN Soğuk havaların etkisi ile eller...

 

5- Boşanmalar kış aylarında artıyor. Psikologlar, bu radikal kararın daha sağlıklı verilebilmesi ve pişmanlıklar yaşanmaması için baharın beklenmesini öneriyor.


6- “Kar beyazdır” diyenlere bilim, “Hayır, kar aslında renksiz kristallerden oluşmuştur. Bu kristallerin üzerine düşen gün ışığı tayfının içindeki tüm renkler kar kristalleri aracılığıyla bir araya gelir ve bize ‘beyaz’ olarak görünür” diyor. Buna rağmen nadir de olsa dünyanın değişik yerlerinde değişik renklerde kar yağabilmektedir. İçerdiği algler ve kimyasallara göre turuncu, pembe ve kırmızımsı renkler en çok görülenlerdir. 


7- Kuşlar gibi göç eden kral kelebekleri, her kış düzenli olarak sürüler halinde Kuzey Amerika’dan Meksika’ya uçmaya başlar. Vardıkları yerde bir dağ ormanındaki ağaçta toplanarak kış uykusuna yatarlar. Kış uykusu 4 ay sürer ve bu sürede hiçbir şey yemezler. Bu uykunun ardından mart ayının sonlarına doğru başlayan ilkbahar ile tekrar Kanada’ya doğru yola çıkarlar. Kelebeklerin Meksika’dan Kanada’ya ulaşması 4 ay ve 3 nesil alır.


8- Kayıtlara göre şimdiye kadar en soğuk kış 1983 yılında Antarktika’da yaşanmış. Vostok İstasyonu’nda ölçülen derece inanılır gibi değil: -123.

Kar tanelerinin en güzel halleri
+24Rus fotoğrafçı Alexey Kljatov, kar tanelerini kendine özgü bir teknikle çekmiş.

 

9- Soğuk havalarda “Umarım sivrisineklerin tümü donarak yok olur” hayalleri kuruyorsanız yanılıyorsunuz. Birçok sivrisinek türünde kış aylarında genelde erkek sinekler ölüyor, dişiler “erkeklerden gerekeni alıp” saklandıkları yerde“bebekler” yapmak üzere baharı bekliyor.


10- Birçok bitkinin baharda daha güzel (verimli) çiçek açabilmesi ve meyve yapabilmesi için kış soğuğunu yaşaması gerekiyor.

 

KARIN YANINA İYİ GİDER... Pencerelerinizin kar manzarasıyl... 50 FARKLI KIŞ KOMBİNİ Soğuk havalarda ne giyeceğine ka...

 

11- Ağaçların çoğu çiçek açmak için baharı beklerken Japon kayısısı, manolya, Çin eriği gibi bazı ağaçlar kışı tercih ediyor.


12- Eskimolar, karın değişik tür ve şekillerini tanımlamak için 100 adet isim kullanıyor. Konuştukları Eskimo- Aleut dili ise sadece 10 bin sözcükten oluşuyor. (Türkçe, 570 bin 723 sözcükten oluşuyor).


Biliyorum ki, bir düzine ilginç bilgiyle ne kış, ne bahar, ne de diğer mevsimler anlatılabilir. Burada vermek istediğim tek mesaj, doğada da bireysel hayatımızda da gerçekleşen her pozitif ya da negatif olgunun aslında hassas dengelerin bir parçası olduğu. Olaylara nasıl bakılırsa öyle nakşediliyor anılara. Yaşanan tüm zorluklara rağmen ben kışı ve soğuğu hep sevmişimdir mesela. Erzurum’dayken bahçeye çıktığımda annemin “Çatıdan başına buz havucu (buz sarkıtları) düşer, açıkta oyna” demesi, lapa lapa kar yağarken kesekâğıtlarında patlamış mısır satan amcalar, “Bozaaa” diye bağıran bozacının sesi, Ankara’da, yokuşlardan (büyük küçük) tüm mahalle sakinleriyle merdivenleri kızak yapıp kayışımız, sobamızın üzerinde çıtırdayan kestane... O zamandan bu yana iklimlerde değişiklikler yaşandığı bir gerçek ama ya bizler? Bizler hiç mi değişmedik?

 

 

Haber: Neva Çiftçioğlu Banes

 

Daha Fazla Göster