Kocamı aldatıyorum, vicdanım beni öldürecek...

"Yeşim Hanım yardım…

Aklım, hayatım her şeyim çok karışık ve biraz daha böyle devam edersem sanırım her şeyi mahvedeceğim. Ancak duramıyorum da. Ben 17 yıllık evliyim ve eşim iyi bir insan, fakat hiçbir fikrimiz, aklımız, görüşümüz aynı değil. Bunu ne yazık ki evlendikten sonra anladım ve uzun bir zaman direndim, dayandım. Ama son 1 yıldır eşimi aldatıyorum. Üstelik bunun doğru olmadığını biliyorum aklımca ama kendimi tutamıyorum, onunla çok mutlu oluyorum hatta onun beni mutlu etmesi doğal olarak evime de yansıyor ve eşim de bunu kendi üzerine alarak daha da iyi bir koca olarak hayatına devam ediyor. Vicdanım beni öldürecek. Bana yardım edin."

 

Yeşim Tijen'in cevabı:

 

Bazen yaşadıklarınızın kâbus olmasını istersiniz. Bir an önce de uyanmak.  Bazen de bir rüya gibi gelir her şey gözünüze, hiç uyanmasam dersiniz.  İkisini de peş peşe yaşayan sizsinizdir ve çözüm sadece sizdedir, ama kolay değildir ki gitmek ya da kalmak. İki arada bir derededir,  kıpırdayamaz, bir yandan vicdanı çekiştirir onu, gitme nereye gidiyorsun der, öbür yandan sevgisi, arzusu bir çimdik atar hadi gidelim ne çekiyorsun şu adamı, zaten sevmiyorsun der, durur. İşte insan bu iki duygu arasında gider, gelir. Çare hangisindedir, gitmekte mi kalmakta mı? Bazı zamanlar çare yoktur. Her ikisi de zora sokacağından bir arapsaçı olmuş hayat, çözülmez halde durur insanın karşısında.

 

Kadın önce kendi kabullenmekte zorlanır evliliğinin istediği evlilik olmadığını, bakar durur kocasına, sevmediğini kabullenmesi hepsi bir süreç alır. Hep bir umut besler evliliği için, bu umut sonunda umutsuzluğa dönüşür istediği gibi sevemeyince, kendisine bile yabancı gelen. Sevgi sözcüklerini söylemeye çalıştığı da olur, uzun bir süre oynar, hem kendine hem eşine ve çevresine. Günün birinde hayatı artık iyice algıladığında artık oyun oynayamayacağını hisseder. Ağır gelir bu sevgisiz, mutsuz evlilik, taşıyamaz haldedir artık ve taşımak da istemez. Sorgulamaları başlar.

 

Yaşadığınız bu sizin için anlamını yitirmiş, belki de hiçbir zaman yeterince anlamlanmamış evliliğinizin sorumlusu olarak babalar gösteriliyor biliyor muydunuz? Bilseler ki babalar, kızlarının iyi bir eş seçimi onlara vereceği sevgi güvenle bağlantılı, daha çok sevgiye boğarlardı kızlarını. Pek de haksız bir söylem değil. Baba sevgisini doyasıya yaşayan bir genç kız, dışarda sevgiyi olmayacak kişilerde aramaz değil mi? Daha akıllıca seçim yapabilir mi ne dersiniz?

 

Anlaşmak, aynı dili konuşmak, birlikte yapılan şeylerden zevk alabilmek ve hala karşınızdakine sevgiyle bakabilmek,  bunlar tabii ki çok önemli, ama daha da önemlisi ne biliyor musunuz? Birlikte yaşlanmayı istemek. İşte bu soruyu sorun kendinize, bunun cevabı size yardımcı olacak sevgili okurum. Bugün aldatıyorsanız yarın da aldatacaksınız, çünkü onun haricinde başka biriyle mutlu olacağınızı gördünüz. Şu anki yaşadığınız ilişki biterse yapacağınız ne yazık ki bu. Her gün daha zor gelecek bu evlilik, size, ailenize vereceğiniz zararları göz ardı etmeden düşünün. Yaşadığınız ilişkinizin bir sonu olabilecek mi? Eğer o da evliyse hiç beklemeyin ayrılır diye, çünkü yaşadığı sadece cinselliktir. İstatiksel olarak ispatlanmış, erkekler eşlerinden ayrılmayı düşünmeden ilişki yaşıyorlar. Söylenen sözlere değil, icraatlara bakarak hareket edin. Koskoca 17 yılı maziye gömerken tek başınıza ayakta kalabilecek misiniz? Önünüzde bir denklem var çözülmeyi bekleyen. Erkeklerin hepsi aldatıyorlar eşlerini, kimi ustaca sezdirmeden kimi de vukuatlarına rağmen kabul görüyor eşinden, ama gerçekten de onlar buna cinsellik olarak bakıp yaşıyor ve unutuyorlar. Onlar için eşleri hep ön planda, ama kadın aldatınca bunu sevmediğinden yapıyor ve her şeyi göze alıyor. Bu durum bana erkekler için daha acıklı geliyor. Daha mı yaralayıcı buradan bakınca? Sanki öyle, sizler ne düşünüyorsunuz?

 

İnsan mutsuzsa kendine ikinci bir şans vermeli mi derseniz, bir evlilikte sevgi, saygı, arzu da yoksa yaşaması bir işkence olacağından sıkıntılı geçer. Sürekli mutsuz ve hasta hissedersiniz. Kendi kendinize ayakta durabilecekseniz dimdik, eşinize zarar vermeden bitirin evliliğinizi, ama kimseye güvenerek değil, kendinize güvenerek. Bugün ayrıl ben sana bakarımlara inanmadan ve kimseye güvenmeden yola çıkın. Hesabınızı iyi yapın. Matematik hayatın neresinde var derdim eskiden, sonra baktım ki hayat hep matematik. Her şeyi siz de iyi hesaplayarak çizin yolunuzu, ailenize zarar vermeden,  ikisinden birini seçerek ya da yalnız yolunuza devam ederek. Bu konuda yönlendirme yapmam doğru olmaz, tamamen sizin inisiyatifinize kalmış bir durum ve bu adam 17 yılı heba etmeye değecek biri mi? Siz eşinizden ayrılınca işler değişecek ve beklentileriniz olacak. İşte o zaman tanıyacaksınız gerçek karakterini. Şu da hayatın acı bir gerçeğidir; ayrılmayı isteyip de ayrılamamak.  Bu durum yıllar sonrasının acı bir pişmanlığı olarak her gün yorar sizi. Bunun için ne istediğinizden emin olarak, keşkelerle savaşmamak için şimdi iyi düşünün ki yarınlara pişmanlıklarınızı da taşımayın. Sizin için en doğru kararı verip karanlıklardan aydınlığa ulaşabilmeniz dileğiyle, sevgiler…

 

 

HEY HAYAT

Hey hayat!

Sözüm sana, meclisten öteye değil.

Bu geceler var ya bu zalim geceler,

Yalnız zalim mi?

Bir de hain bu geceler.

Toplamış tüm umutsuzlukları üstüme üstüme geliyor.

Geceler zifiri karanlık.

 Karanlığı ışıklar bile aydınlatmıyor.

Tüm cesaretimi alıp gidiyor bu hain,

Yalnız hain mi zalim değil mi geceler?

Kapıyorum sonunda gözlerimi, gecenin zifirinde kaybolarak  

Uyumak güzel uyuyabilmek,

Rüyalar da kaybolup gitmek.

Ta uzaklara, belki de olmak istediğim yerlere uzanmak.

Ve sonunda,  gün ağarır gecenin derinlerinden,

Tebessümüyle çıkar gelir,

Her şeyi unutarak yeni bir güne uyanmak

Yeni bir gayret ve güçle bir avuca bile sığmayan beklentilerin eşliğinde, 

Hey hayat!

Sözüm sana,  bak kuşandım bu sabahta zırhlarımı,

Her yer, her şey aydınlık, beyazlar daha beyaz.

Umutsuzlukları, siyahı gecede bıraktım.

Ben daha güçlüyüm aydınlıkta,

Gece yok beni ürküten karanlığıyla,

Hey hayat!

Sözüm sana, meclisten öteye değil.

Umutlarım da vazgeçmez ki her gün tomurcuk verir,

Rengârenk güller gibi gün doğumunda.

Dikenleri de olsa güller güzeldir.

Bize mutluluk veriyorsa.

Hey hayat!

Anladıysan başını salla,

Anlamadıysan, özrünü ileteceğin en kırmızısından bir demet gül yolla.

Yeşim Tijen

 

***

Çözemediğiniz sorunlarınızı yazın, Yeşim Tijen size önerilerde bulunsun. Yeşim'le Hayat Bilgisi her zaman sizin yanınızda...

 

İşte sorularınızı gönderebileceğiniz adres: yesimilehayatbilgisi@gmail.com

 

Twitter: @yesimtijen

Facebook Yorumları
Yorumlar
1
Onay Bekleyenler
0

  • Bebek taşıma yöntemleri
    Bebek taşıma yöntemleri

    Süresi : 43:12 İzlenme : 1031

  • Bolonez soslu erişte!
    Bolonez soslu erişte!

    Süresi : 03:15 İzlenme : 891

  • Diş bakımı nasıl yapılmalıdır?
    Diş bakımı nasıl yapılmalıdır?

    Süresi : 01:36 İzlenme : 1441

  • Neden limonlu su içmeliyiz?
    Neden limonlu su içmeliyiz?

    Süresi : İzlenme : 8226

  • Kendin yap köşesi: Mumluk nasıl yapılır?
    Kendin yap köşesi: Mumluk nasıl yapılır?

    Süresi : 00:52 İzlenme : 2470

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön