Eşik

Bazı eşik seneler oluyor insanın hayatında; çok fazla şeyin hızla değiştiği. İlkokula başlamak, üniversiteye gitmek, anne olmak gibi.

Bu sene hem ailem hem de benim için büyük bir eşikti.

 

Hayallerimize kavuşmaya en çok bu sene yaklaştık. Evimizi bitirmeye, araziye yerleşmeye...

Eşimin işten çıkarılma durumunu önce şaşkınlık sonra neşeyle göğüsledik. Köye yerleşme sürecince yaşadığımız aksilikleri sindirmeye çalıştık; kah umutsuzluğu kah umudu yaşadık. Hem sabrı ve eşikte beklemeyi, hem umutsuzluktan silkinip harekete geçmeyi öğrendik. Yardım istemeyi öğrendik bir de ve sırtımızdaki yükleri dengelemeyi.

 

 

Ben bu sene ikinci kez yeniden buldum kendimi. Bu nasıl oluyor ben de bilmiyorum. Meğer bir ben varmış gerçekten benden içeri...

 

Kendimi tanıdığımı düşündüğüm bir dönemde kendimi tekrar keşfetmem ve bu dünyaya ne için geldiğimi görmem gerekti. Üstelik bunun mümkün olduğunu bilmediğimden, niyet bile etmemiştim. Her şey aniden gelişti.

 

Kolay olmadı elbet konfor alanımdan çıkmak, şimdiye kadar inşa ettiğim kimlikleri bir kenara koyup bambaşka bir yöne dümeni doğrultmak. Bu bile kolaydı da en zoru ben kimim sorusuna cevap olduğunu sandığım hikayemi geride bırakmaktı.

Geçmiş hikayen olmadığında sen kimsin sorusunun cevabını görmek ve sindirebilmekti.

 

Şimdiye kadar içimde biriktirdiğim kızgınlıklar, beni harekete geçiren öfkem, hayal kırıklıkları ve yaralarımla ilgili yazdığım bütün hikayem "kabul ve sevgi"nin içinde eridiğinde... O hikaye benden gidip de "ben"i anlatacak söz kalmadığında kimdim ben? Bunu öğrendim işte 2017'de.

 

Önce bocaladım, sonra yas tuttum, uzunca sustum. Neden sonra uyanıp baktım kendime yeniden. Bambaşka bir yol çizdi içimde gördüğüm şey bana ama zaten "öz"ümde olduğundan mütevellit öyle kendiliğinden, öyle kolaylıkla dönüştüm ki "kendim"e... Aktım gittim. Doldurdum içini. Sanki 33 yıldır zaten burdaymışım gibi şimdi -ki aslında öyleydi-.

 

Bundan çok değil 8 ay önce ben bir hikaye anlatıcısıyım diyordum kendime. Ama yine de eksik kalıyordu içimde bir şey. Tam bu değil diyordum... Tamamlanmayı bekliyordum.

 

Aslında beni araziye taşınmaya iten ve içimde çok ama çok güçlü olan onarma ve şifalandırma niyetinin gözlerimi dolduruyor, burnumun direğini sızlatıyor olmasından bilmeliydim. Çocukluğumdan beri yaraları iyi etmeye çalışmamdan, 8 yaşından beri yazdığım her yazının iyileşme üzerine olmasından bilmeliydim. Kiminle sohbete dalsam sözlerimin onarmaktan, şifadan başka bir şeye hizmet etmemesinden de anlamalıydım.

 

Kendime yeterince iyi bakmamışım. İçimdeki şifacıyla ilk defa bu sene tanıştım ve şifa vermek niyetiyle ilk defa bu sene başka insanlarla çalışmaya başladım.

 

2017'de bir eşikten atlayıp bir kapıdan geçtim ve bu bana var oluş amacımı, "adanma"yı getirdi. Öte yandan ailemle beraber başka bir eşikte durmuş bekliyorum hala. Dilerim 2018 bana yeni yuvamı getirecek sonunda. Her sabah deniz üzümü sarmaşığının yanına uğrayacak ve hayallerim oluşumu kutlayacağım.

Facebook Yorumları
Yorumlar
2
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?

  • Ketojenik diyet nedir? Prof.Dr. Murat Baş yanıtlıyor
    Ketojenik diyet nedir? Prof.Dr. Murat Baş...

    Süresi : 18:58 İzlenme : 485

  • Diyet yapmadan formda kalmanın ipuçları
    Diyet yapmadan formda kalmanın ipuçları

    Süresi : 25:37 İzlenme : 3414

  • Ayaktaki basınç noktaları
    Ayaktaki basınç noktaları

    Süresi : 01:04 İzlenme : 7649

  • Yoğurtlu kereviz salatası
    Yoğurtlu kereviz salatası

    Süresi : 01:17 İzlenme : 4391

  • Hindistan cevizi yağıyla diş macunu nasıl yapılır?
    Hindistan cevizi yağıyla diş macunu nasıl...

    Süresi : 00:59 İzlenme : 6166

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön