Doula: Doğumda kadına profesyonel destek

Doğumda kadına birebir, kesintisiz ve tam destek çok önemlidir. Bu, doğum var olduğundan beri bilinen bir gerçektir. Kanıta dayalı tıp ortaya çıktıktan sonra da bilimsel olarak ispatlanmıştır.

 

Eskiden bizim köylerimizde doğum yapan kadına destek olmak için bütün köyün kadınları o evde toplanır, kadını bir koruma çemberine alırlarmış. Daha önce birçok doğuma katılmış, biraz "bu işlerden anlayan" bir "ebe kadın" da esas yardımı sağlar, gerekirse bazı müdahalelerde bulunurmuş. Bu müdahaleler nesilden nesile aktarılan bilgiler doğrultusunda olurmuş. Sonra tıp gelişmiş ve ebelik bilimsel bilgiler ışığında eğitim alınan bir meslek haline dönüşmüş. Doktorların bazılarının doğum alanındaki hastalıklarda uzmanlaşmaları ise 1950’lerde başlar. Zaten doğumların hastanelerde olmasının geçmişi de çok uzun değildir.

 

Ebelik doğumların tarihi kadar eski bir meslek. Doktorluk birkaç yüzyıldır var. Doula diye bir kavram da yeni yeni ortaya çıkmaya başladı. Görev alanları ve yetki sınırları açısından da tartışmalar tuhaf yerlere varmaya başladı. Bu yazımda doula nedir, ne yapar, ne yapamaz, neden tartışmalar var, bunları açıklamaya çalışacağım.

 

Öncelikle doğumun fizyolojik bir olay olduğunu unutmamamız lazım. Doğum fizyolojik bir beden fonksiyonudur ve bir kadın yanında hiç kimse olmazsa da bebeğini doğurur. Ancak yanında ona destek ve göz kulak olacak birileri olur, hele ki bir terslik durumunda gerekli tıbbi tedavi de yapılabilirse doğum daha güvenli olur. Yoksa doğum bir tıbbi prosedür, bir ameliyat değildir. Birinin bebeği karnınızdan çıkartması değildir doğum. Mesela bademciklerin alınması tıbbi prosedüre örnektir. Bademcikler yeterince büyüyünce oradan kendiliğinden düşmezler. Ameliyat ile ancak alınabilirler. Ama bebeğiniz rahimde büyümeye başladıktan yaklaşık 280 gün sonra doğum denen ve kendiliğinden işleyen bir mekanizmayla doğar. Binyıllardır kadınlar doğurur, gelişen ona verilen destek ve yardımdır.

 

Doğumda kadına verilen destek ve yardım aslında bir bütündür ve her şey iç içedir ama bugünkü konumuzun anlaşılabilmesi için şimdi biz bunu 3 gruba ayıralım:

1) Destek olma, cesaretlendirme, rahatlatma

2) Yardımcı olma ve tıbbi sorunlar açısından uyanık olma

3) Tıbbi olarak hastalıklı durumları tedavi etme

 

Üçüncü gruptaki tıbbi tedaviyi yapma ve yönetme yetkisi sadece doktordadır. Doktor elbette doğum sırasında yardımcı olur ve gebeyi cesaretlendirip desteklendirmeyi de yapar (ya da yapmalıdır). Ancak onun birincil görevi, bir patoloji yani hastalıklı bir durum varlığında gerekli müdahaleyi yapmaktır. Doğum esas ebesiz olmaz. Ebe doğumun fizyolojik sınırda kalması için uğraşır ve aldığı tıbbi eğitim sayesinde patolojileri fark eder ve ilk müdahaleyi yapar.

 

Tıbbi bir patoloji yokken 1. gruptaki yardımı yapabilmek için herhangi bir yetki ya da yasal durum söz konusu değildir. Bunu herkes yapabilir. Anneniz, eşiniz, komşunuz ya da arkadaşınız... Gönül ister ki her doğumhanede bire bir sizinle ilgilenebilecek sayıda ebeler olsun ve bunu yapsın, ama yok. Doğumhaneler yanınızda bir yakınınızın olmasına izin verecek yapıda da değil. Ebelerin eğitimi son zamanlarda fazlasıyla tıbbi sorunlar odaklı. Annelere ve bebeklere bir şey olsun istemiyoruz ve ebeleri bu konuda çok iyi eğitiyoruz ama genel doğuma yaklaşımımız fazlasıyla mekanik ve patoloji odaklı olunca eskisi gibi gebeyi destekleme kısmı biraz unutulmaya başladı.

 

Tüm bu faktörler birleşince doğumda destek konusu ciddi ihmal ediliyor ve bu konuda bir ihtiyaç söz konusu. Bu ihtiyacı karşılamak için Amerika'da yeni bir meslek grubu oluştu. Doğumda tıbbi konular hariç gebeye yardımcı olmanın tekniklerini öğrenen, yani gebeyi rahatlatmayı, gevşetmeyi, cesaretlendirmeyi bilen, bunu doğum öncesinde ve doğum sırasında uygulayan, hatta doğum sonrası anneye yardımcı olan kişiler, DOULA olarak çalışmaya başladılar. Doula kelimesi "Dula" okunur ve kelime köken olarak eski Yunancadır. "Kadın köle" ya da "kadının hizmetkarı" gibi bir anlamı vardır.

 

Yani aslında doğumda sizin yanınızda olması gereken arkadaş, eş, dost, akrabanın değişen yaşam tarzımız nedeniyle yapmadığı ya da yapamadığını profesyonel olarak yapan kişidir doula. Bu konuda özel bir eğitim almıştır ve verdiği hizmetin karşılığını maddi olarak talep eder. Aldığı eğitim doğum yapan kadının neye ihtiyacı olduğunu anlama ve bu ihtiyacı giderme odaklıdır. Masajlar, kokular, akupressur gibi tıbbi olmayan yöntemleri kullanmayı öğrenmiştir ve bunları kullanarak gebenin rahat etmesi, gevşemesi ve cesaretlendirilmesi için çalışır. Bu anlamda belki onlarca doğumda destek olmuş bir arkadaş ya da yakından farklı olarak; sadece birkaç doğumdaki tecrübesiyle değil, bu konuda yapılabilecek her şeye hakim olarak gebenin yanındadır. Ayrıca profesyonel çalışmanın gereği olarak kendi kişisel değerleri ve doğrularını doğuma taşımaz. Kendi tecrübeleri ve korkuları doğum yapanın yanına gelemez. Bu anlamda gebenin yakınının verdiği destekten çok farklıdır doula desteği.

 

Benzerlik aslında sadece tıbbi konularda söz sahibi olmama kısmındadır. Doğumun gözlemi ve gerekli yerlerde yapılacak müdahaleler konusunda hiçbir yetki ve sorumluluğu yoktur doulanın. Aynı arkadaş, eş, dost, akraba gibi.

 

Diyelim yakında evleneceksiniz ve düğününüzün organize edilmesi gerekiyor. Bu konuda bazı firmalar var ve size yardımcı oluyorlar. Düğün sırasında da aksaklıklar yaşanırsa organizatörüz neleri tercih ettiğinizi önceden bildiği için sizin adınıza aksaklıkların alternatiflerini ayarlamaya çalışıyor. Siz eğlenmenize bakıyorsunuz. Doğumda da doulayı biraz düğündeki organizatöre benzetebiliriz. Ablanız da düğün organizasyonunda yardımcı olabilir ama bu konuda sadece kişisel tecrübe ve bilgisiyle size yardımcı olmaya çalışır. Tüm seçenekleri bilebilmek ve bunlarla uğraşmamak için organizatör tutabilirsiniz.

 

Organizatörünüz neyi seviyorsa ona göre ayarlamalar yapılmaz, siz neyi seviyorsanız organizatör onları ayarlar. Doğum da doulanızın doğumu değil, sizin doğumunuzdur. Doulanız kendi isteklerini değil sizin istekleriniz gerçekleşsin diye uğraşır. Siz dalgalarla mücadele edip gevşemeye çalışırken dış dünyayı sizin tercihlerinize göre idare eder. Mesela daha önce doğan çocuğunuz okuldan alındı mı bakanı var mı diye sizin düşünmesine gerek yoktur, doula onu organize eder. Anneniz ikide bir telefonla arıyorsa onu sakinleştirir, onun paniğini size yansıtmaz. Ama tekrar ediyorum, tıbbi herhangi bir şeye karışamaz. En fazla gebenin tercihlerini ebelere, doktorlara bildirebilir. Mesela ağrı bir problem haline gelmişse ve sağlıkçılar tarafından epidural öneriliyorsa, ancak anne tıp dışı ağrıyla mücadele yöntemleri tükenene kadar bunun teklif edilmesini dahi istemiyorsa, gebenin ebesine ve doktoruna bir müddet daha bekleyip, bir iki masaj vb. teknik denemek istediğini söyleyebilir doula. Yoksa ne yapılıp ne yapılmayacağını kimseye dikte edemez.

 

Doula kavramı Türkiye'ye geldiği zaman "Aa, ne güzel sistemimizin yetişemediği çok önemli bir konu çözüm bulacak" demedi doğum çalışanları. Hem ebeler, hem doktorlar anlamakta zorlandığım büyük bir tepki gösterdiler. Ebeler, "mesleğimizi elimizden almaya çalışıyorlar" demeye başladı. Doktorlar da "tıbbi eğitimi olmayan biri nasıl olur da işimize karışır" dediler. Doulalar, doğumdan rant elde etmeye çalışan bir grup fırsatçı olarak lanse edildiler.

 

Doktorun da, ebenin de, doulanın da görevleri ve sorumlulukları birbirinden çok farklıdır. Yukarıdaki açıklamayı özellikle bu kadar geniş yaptım. Tıbbi açıdan doulanın hiçbir yetkisi yoktur. Doktorun veya ebenin de gebenin sırtını sıvazlayıp, yapabilirsin, iyi gidiyorsun demesi de aslında doulalıktır. Ben birkaç doğuma doula arkadaşlarımla girdim ve inanılmaz rahat ettim. Doula gebeye masaj yapıyor, gebe rahatlamaya konsantre oluyor, ebe bebeğin kalp atışlarını kontrol ediyordu. Ben de bir köşede onları gözlemliyordum. Doula olmasa, ebenin de o sırada bakması gereken 3-5 gebesi daha olsa belki de gebe gerilmiş ve korkmuş vaziyette "sezaryen istiyorum" diye bağırıyor olacaktı. Doula işimize bu anlamda karışıyor ise, keşke karışsa! Oysa o ne kanama var mı diye bakabilir, ne anneyi ne bebeği iyi mi diye kontrol edebilir, ne ben bir müdahale yaparken yardım edebilir vs. O nedenle mesleğimizi de elimizden alan yok, tıbbi işimize karışan da. Hepimiz beraber anne ve bebek iyiliği ve sağlığı için çalışmak varken bu tartışmalar gerçekten çok gereksiz.

 

Benim görüşüme göre bu yanlış anlaşmanın en büyük sebebi sağlık çalışanlarının yıllardır fedakarlıkla çalışıyor olmaları. Yaptıkları işin maddi karşılığı verilmiyor, ne ebeye, ne doktora. Sonra bir grup insan geliyor, tıbbi hiçbir sorumluluk ve yetkisi yok, bu anlamda hiçbir risk almıyorlar, ama "emeğimin karşılığı şu kadardır" diyerek ücret talep ediyorlar. Talep ettikleri de ebelerin ve doktorlarınkinden fazla. Hatta devlette çalışanlarınkinden kat be kat fazla. Burada yanlış olan birinin emeğinin süresi ve kalitesine göre ücret talep etmesi değil, esas fedakarca çalışıp, bir terslik durumunda kendi vicdanına, aileye ve mahkemeye hesap verecek olanların emeklerinin süresi ve kalitesine nazaran çok çok düşük maddi karşılık alıyor olmaları. Yoksa doulalar "biz bu işi hayrına yapacağız" deselerdi bu kadar büyük tepki almayacaklardı.  Ancak onca eğitimi alıp, günlerce doğum başladığı zaman orada olabilmek için hayatını ona göre organize etmek, saatlerce fiziken masaj vb. yaparak çalışmak çok hayrına yapılabilecek bir iş değil.

 

Doulalık ayrı bir meslek kabul edilir ya da edilmez, ayrı bir tartışma. Meslek olarak kabul edilirse özel doğum destekçileri olarak çalışırlar ya da kamuda memur olarak doğumhanelerde istihdam edilirler o da tartışılabilir. Tartışılamayacak şey ise doğumda kadına profesyonelce destek verilmesinin, kadınların güvenli doğum yapmaları kadar önemli olduğu gerçeğidir. Ya bunun aslında ebelerin asli görevi olduğunu hatırlayıp ebe eğitimini buna göre yeniden yapılandıracağız ve doğumhanelerde yeterli sayıda ebe çalışacak, ya da doulalar çalışarak bu ihtiyacı karşılayacaklar. Doula mesleği bir ihtiyaçtan ortaya çıkmış durumda. Bu ihtiyacı görmezden gelmek, onun olmadığı anlamına gelmiyor.

 

Amaç rant çıkarmak olsaydı, ortada olmayan bir ihtiyacı varmış gibi sunuyor olurlardı. Bu çirkin ithamların güzel bir yanı var gerçi: Doulaları tartışırken aslında kadının doğumdaki ihtiyaç ve haklarını tartışıyoruz.

 

Bu vesileyle tüm doulaların doula haftalarını kutluyorum.

Facebook Yorumları
Yorumlar
1
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?
  •  
    28 Şubat 2017 Salı 00:04

    Iyi aksam lar benim bebegim 24 haftalik 500 grm dedi dokdor sizce normal mi zayifmi bebegim simdiden tesekur edrim

    Cevapla
  •  
    11 Nisan 2016 Pazartesi 11:06

    Çok teşşekkür ediyorum.❤️

    Cevapla

  • Merve Büyüksaraç'la sukulent tasarımı yapıyoruz
    Merve Büyüksaraç'la sukulent tasarımı...

    Süresi : 17:20 İzlenme : 491

  • Dr. Ümit Aktaş ile tıbbi beslenme ve ilaçsız yaşama dair...
    Dr. Ümit Aktaş ile tıbbi beslenme ve ilaçsız...

    Süresi : 17:57 İzlenme : 1811

  • Regresyon terapisi nedir? Nasıl yapılır?
    Regresyon terapisi nedir? Nasıl yapılır?

    Süresi : 25:51 İzlenme : 2059

  • Tüp bebek uygulaması hakkında her şey!
    Tüp bebek uygulaması hakkında her şey!

    Süresi : 14:14 İzlenme : 921

  • Çocuklar ne izlemeli?
    Çocuklar ne izlemeli?

    Süresi : 41:12 İzlenme : 1112

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön