Güneşli rüya...  

 

Rüyamda kuşlar

Konup konup kalkıyorlar uzak ağaçlara,

Kavuşma ümidi yok

Arkalarından bakıyorum.

Olsun...

 

Ne zaman elimi bir beyaz kuşa uzatsam rüzgâr çıkıyor o düşte.

Hiç tanımadığım bir yüz penceremden içeri bakıyor. Yaşını bile silmeden gözümden içeri dalıyor. Dağıtıp, harmanlayıp öyle gidiyor.

 

Uyanıyorum.

 

Uyandığım rüyadan, içinde bir ömür uyuduğum rüyaya kalkıyorum. Güneş doğduğunda yüzüme vuran o parlak ışık aşkın bir damla. Bense karşısında karanlık bir zerreyim. Ancak o yüzümde yansırsa gözüm görüyor. Yoksa karanlıktayım.

 

Sıcaklığı bana her iki cihanda doğmuş güneşin hep aramızda olduğunu hatırlatıyor. Her seferinde önce dikleşen, hep yanılan başımı, ışık alnıma vursun diye yere eğiyorum. Eritirse eritsin, diriltirse diriltsin.

Razıyım.

 

Çok sevip, az isteme yolunda adım adım tek başıma yürüyorum.

Caddeler, insanlar, kaldırım taşları, kediler, iplikçi Arman... Herkes kendi halinde, aynı göğün altında yaşayıp gidiyor.

 

Hep bu mevsimde geldiğimiz hastane bahçesinde sanki zaman akmıyor. Bu sefer de aynı yüzleri görür gibiyim.

 

Bekleyenler değişiyor. Ama yüzlerine sinmiş o yaralı ve yorgun ifade aynı.

 

Duvarlar geçen yılki kadar soluk. Boyası dökük kapılardaki silik izler, koridorlarda tanık olduğum eski bezginlikler bıraktığım yerde duruyor.

 

Gelişi başka, dönüşü başka sınav. Her seferinde kendi kırıklığımla tekrar buluşuyorum. Tanık olduğum hoyratlıklar içimdeki isyanı tutuşturmaya her an hazır. Kendi acemi halimle yüzleşip, derdimi başıma derman külahı etmek için sabra vuruyorum.

 

Beklemenin süresi uzadıkça analarına daha da sokulan, huysuzlanan, her fırsatta gözlerinden yaş döken kınalı kuzular içimi dağlıyor.

 

Acının karşısında buraya ilk geldiğim gün olduğu kadar acemiyim, korkağım. Belki de ileri attım dediğim her adımda biraz daha geri gidiyorum. Bir gün önce ‘bu sefer tamam, hallettim’ dediğim hiç bir şeyi bıraktığım yerde bulamıyorum.

 

Olsun.

 

Yine uyurum.

Yine bir düşte uzatırım elimi o beyaz kuşa.

Belki insafa gelir. Başını okşarım.

 

Sonra pencereden ışık vurur yatağıma.

Güneşle uyanırım...

 

 

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Doğumda sancı neden olur?
    Doğumda sancı neden olur?

    Süresi : 01:49 İzlenme : 2564

  • 4 cilt tipine uygun kil maskesi tarifi
    4 cilt tipine uygun kil maskesi tarifi

    Süresi : 00:57 İzlenme : 1250

  • Hayvanlarla ilgili bilmediğiniz gerçekler
    Hayvanlarla ilgili bilmediğiniz gerçekler

    Süresi : 00:58 İzlenme : 410

  • Deprem çantasında neler olmalı?
    Deprem çantasında neler olmalı?

    Süresi : 01:14 İzlenme : 711

  • Kadınbudu kaplama tavuk!
    Kadınbudu kaplama tavuk!

    Süresi : 01:44 İzlenme : 1858

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön