Belki de başka şey istiyorumdur…

Yok ben İstanbul’dan başka yerde yaşayamam…

Doğduğumdan beni mahalle değiştirmemişim, nasıl giderim…

Şehir merkezinde olmak şahane, arabaya ihtiyacın olmadan işlerini hallediyorsun…

Bakkal dediğin yürüyerek gidilir, araçla değil…

Olsun olsun, merkezde olsun, annemlere yakın olsun ki hemen ulaşalım…

Zaten bütün arkadaşlarımız burada, ne işimiz var başka yerde…

Tatilde bile kalabalık yerlere gidiyoruz, sakin ortamlar bana göre değil.

Ay ben sessiz ortamlarda çatlarım, kendi kendime konuşmaya başlarım…

 

Ne zaman bir arkadaşım, tanıdığım şehir – ülke değiştirse aklımdan bunları geçiriyorum. Kendi kendime oluşturduğum bir savunma mekanizması sanırım. Hemen kendime yaşadığım yerin avantajlarını sıralıyorum.

 

Bu ne demek? Beynimde aslında gitmek var ama kovuyorum onu. Hem istiyorum hem de cesaret edemiyorum işte.

 

Ne zaman ki geçenlerde eve girdiğimde yanda yıkılan apartmanın tozlarını bir santim gördüm yerde, ne zaman ki ayağım kaydı tozdan, ne zaman ki ses kısıklığım başladı ortamın kirliliğinden, dedim “ben bu yaz burada duramam, allem edip kallem edip uzaklaşacağım…”

 

Yazlık sakin mekanda, Çanakkale Seddülbahir’de. Gittik. Yetmedi.

Ama daha sakini ne olabilir diye aradım aradım, arkadaşımla konuştum “Avşa’dayız kızla, gel” dedi.

 

Bir arkadaşımızla ve kızlarla beraber yola çıktık. Kalacağımız yer kalabalıktı. Avşa’yı bilenler bunu anlar. Sahilde iğne atsan yere düşmez. Sonra dedik “yok kalabalık istemiyoruz ki…” Burada resmen insana kendini başka ülkede hissettirecek Beyazsaray Otel’i seçtik. Daha deniz otobüsündeyken ani bir kararla otel değiştirdik. Başta aklıma gelmemesine kızdım. Temiz bir azar yedim otelin sahibi, annemin arkadaşı Esen Teyze’den.

 

Ve buradayız Perşembe gününden bu yana. Biz, otel çalışanları, otel sakinleri. Instagram’a bakarsanız paylaştığım fotoğrafları göreceksiniz. Hatta inanmayıp “gerçekten Avşa’da mısınız” diyenler oluyor.

 

Ben ki kalabalık-gürültü olmadan yaşayamam diyorum, şimdi dönesim gelmiyor.

 

Gündüz arkadaşlarla denizde, gece Irmak uyurken bilgisayar başında. Uzun zaman sonra ilk kez uykusuzluk ağrıma gitmiyor. İstanbul’da da okul kapandığından beri gece çalışıyorum, sabah gözlerimi açamıyorum. Ama burada kurulmuş saat gibi açıyorum gözlerimi. Dört saat uyusam da sanki 12 saat uyumuşum gibi…

 

Ne çok özlemişim temiz havayı.

Ne çok özlemişim aynı şort ile dört gün dolaşmayı.

Ne çok özlemişim beyazlarım çıkmasına rağmen saçımı boyamamayı.

Ojem bozulduğunda düzeltmemeyi…

Ne çok özlemişim yemek yiyip masa toplamadan kalkmayı.

Ne yiyeceğimizi düşünmemeyi…

Saatlerce bölünmeden kitap okuyabilmeyi…

İşimi bölünmeden, aralıksız yapabilmeyi.

Hani bana kalsa, bütçeler el verse yaz sonuna kadar dönmem.

 

Arkın soruyor, “Özledin mi?” Diyorum, “seni özledim ama başka bir şeyi özlemedim.” O da dedi, “O zaman Cuma geleyim Pazar beraber dönelim.” İlk defa gittiğim bir yeri merak etti. Ya da bizi almaya karar verdi.

 

Dönünce olacakları biliyorum. Yine inşaat, yine kapanan yollar, yine toz bulutu. Yine yetişme telaşı. Akşamları sadece sahilde aldığımız temiz hava.

 

Şimdi düşünüyorum. Peki ben gerçekten gidebilir miyim? Birçok kişinin yaptığı gibi bir sahil kasabasına yerleşebilir miyim?

 

Evimi çok seviyorum. Ama sanırım cevabım artık “evet”e daha yakın. Gidemeyeceğimizi biliyorum. Konu açıldığında üçüncü kelimede kapatıyor Arkın. Konuşulmuyor bile onunla bu konu.

 

Burası olmasa da, adada yaşayacak cesaretim yok, hani bir fırsat olsa, İstanbul’daki ev dursa, istediğimiz zaman gelsek, ait olduğumuz yer bir sahil kasabası olsa.

 

Hayal değil mi bu? O da olsun bu da olsun diye sıralıyorum işte.

 

Çünkü o kentsel dönüşüm tozu var ya, o trafik var ya, bizi yaşlandıran işte bunların ta kendileri.

 

Mutsuzlaştıran.

Asabi yapan.

Tahammül sınırlarımızı zorlayan.

Şimdi yapmaya çalıştığım bol enerji toplamak, döndüğümüz zaman kullanmak için stoklamak…

Birkaç günüm kaldı. Bakalım başaracak mıyım?

Aksini yazarsam, bu yazıyı hatırlatırsınız bana…

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Doğumda sancı neden olur?
    Doğumda sancı neden olur?

    Süresi : 01:49 İzlenme : 2500

  • 4 cilt tipine uygun kil maskesi tarifi
    4 cilt tipine uygun kil maskesi tarifi

    Süresi : 00:57 İzlenme : 1170

  • Hayvanlarla ilgili bilmediğiniz gerçekler
    Hayvanlarla ilgili bilmediğiniz gerçekler

    Süresi : 00:58 İzlenme : 375

  • Deprem çantasında neler olmalı?
    Deprem çantasında neler olmalı?

    Süresi : 01:14 İzlenme : 690

  • Kadınbudu kaplama tavuk!
    Kadınbudu kaplama tavuk!

    Süresi : 01:44 İzlenme : 1841

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön