Pre-term bebeklerde emzirmenin önemi

Ortalama gebelik süresi 40 hafta (280 gün) olarak bilinmektedir. Bazı gebeliklerde ise bu süre 42 haftaya dek çıkabilir. Buna göre, 37 – 42 haftalar arası süren bir gebelik full-term (normal süresini tamamlamış gebelik; miadında gebelik) olarak kabul edilmektedir. Eğer bir bebek 37. haftadan önce doğarsa pre-term (miadından önce doğum) ve 2.500kg altında doğarsa prematüre olarak değerlendirilir. Bir bebeğin hayatta kalabilme yaşı 23. – 24. haftalar olarak düşünülse de; bebeğin fizyolojik, anatomik ve bilişsel gelişimini güçlendirebilmesi için anne karnında geçirdiği her süre önemli bir avantajdır.

 

  • Erken doğum: Gebeliğin tamamlanmış 37 haftasından önce doğum
  • Düşük doğum ağırlığı (LBW): 2.500 gramdan daha hafif
  • Çok düşük doğum ağırlığı (VLBW): 1.500 gramdan daha hafif
  • Aşırı Düşük Doğum Ağırlığı (ELBW): 1000 gramdan daha az

 

Pre-term bebeklerin dünyaya geldikten sonraki büyüme grafikleri, büyük ölçüde beslenme yeterliliğiyle ilişkilendirilmektedir. Anne sütü, tüm bebeklerin gelişimsel ihtiyaçlarını karşılamadaen uygun besin olduğu gibi, özellikle pre-term bebekler için hayati derecede önem taşır. Çünkü anne vücudu dünyaya gelen bebeğin haftasına uygun sütü üretmede eşsiz fizyolojik reseptörlere sahiptir. Pre-term bebeklerin ise besin ihtiyacı, term bebeklerden farklı olup ayrıca bir önem arz eder. Bu nedenle, bebek beslenmesine ilişkin tüm uluslararası sağlık otoriteleri, anne sütünü tüm pre-term bebek beslenmesi için optimal beslenme seçeneği olarak belirlemiştir. Anne sütü: sindirim enzimleri, immünolojik koruyucu faktörler, immünomodülatörler, anti-inflamatuar faktörler, anti-oksidanlar, büyüme faktörleri, hormonlar ve diğer biyoaktif faktörler ve etkileşimleri yeni keşfedilen çok hücreli elementler de içeren en iyi besin bileşenlerini sağlar.

 

Pre-term bir bebeğin optimum büyümesini sağlamak, bebeğin kendi genetik potansiyelini elde etmesine izin vermek anlamına gelir. Pre-term bebeklerin standart birtakım değerleri yakalaması demek, bebeğin büyüme oranı bakımından erken doğmamış olması durumunda beklenen büyüme modelini yakalamış olması demektir. İşte bu noktada, pre-term bir bebeğin anne sütü içeriğinin, bebeğin ihtiyacına özel bir takım konsantrasyonlar içererek bebeğin olası tüm açık standartlarını kapamaya yardımcı olabilecek özellikler taşıdığı düşünülmektedir. 

 

Yapılan bilimsel araştırmalarda, pre-term bebeklerin hızlı bir biçimde ideal vücut kütlesine ulaşabilmeleri için, term bebeklere oranla daha yüksek değerlerde proteine ve enerji alımına ihtiyaç duydukları anlaşılmıştır. Bu çalışmalar sonucunda görülmüştür ki; pre-term doğum yapan annelerin sütlerinde, full-term doğum yapanlara kıyasla daha yoğun protein, yağ, enerji, sodyum, klorür, potasyum, kalsiyum, demir ve magnezyum bulunmaktadır.

 

Pre-term bebeklerin immünolojik ihtiyaçları da özeldir. Çünkü, erken doğan bebekler, olgunlaşmamış bir bağışıklık sistemi alt yapısıyla ve patojenlere duyarlılıkta belli bir artış grafiği ile doğarlar. Bu bağlamda, enfeksiyonlara ve inflamatuar süreçlerin yol açtığı hasarlara daha yatkın olan preterm bebeklerin bağışıklık sistemlerinin korunmasındaanne sütünün immünolojik olarak benzersiz oluşunun oynadığı role ilişkin güçlü kanıtlar elde edilmiştir. Anne sütünde bulunan sekretuar IgA, laktoferrin, lizozim, oligosakkaritler, nükleotidler, sitokinler (örneğin; interlökin-10), büyüme faktörleri, enzimler, antioksidanlar ve hücresel bileşenler gibi spesifik biyoaktif faktörlerin pre-term bebeklerin bağışıklık savunmasını etkin bir biçimde arttırdığı anlaşılmıştır. Bu antimikrobiyal ajanlar ve immünolojik faktörler pre-term doğum yapan annelerin sütlerinde daha yüksek konsantrasyonda bulunmuştur.

 

Özellikle, full-term doğum yapan annelerin kolostrumuna kıyasla, pre-term doğum yapan annelerin kolostrumunda şunlar daha yüksek konsantrasyonlarda bulunmuştur:

 

  • IgA, lizozim ve laktoferrin
  • Makrofajlar, lenfositler ve nötrofiller
  • Epidermal büyüme faktörleri ve transforme edici büyüme faktörleri

 

Tüm bilimsel veriler göstermektedir ki; her bebek için olduğu gibi pre-term bebek için de gelişim potansiyellerini karşılamak üzere anne sütünün yerini alabilecek düzeyde herhangi bir başka besin yoktur.

 

Bu anlamda, pre-term bebeklerin emzirilmeleri hayati bir önem taşımaktadır. Özellikle, yoğun bakım ünitelerinde tutulmaları gereken pre-term bebeklerin emme reflekslerinin henüz gelişmemiş olması durumu karşısında ve de başka yollarla beslenmeleri gerektiğinde, seçilmesi gereken beslenme materyali de aynı şekilde hayati bir öneme sahiptir. Çünkü biberon türünden bir materyal bebeğin emme karışıklığı yaşamasına neden olarak anne memesini kabul etmemesine yol açabilir. Böyle bir durumda seçilmesi gereken uygun materyaller: şırınga, kadeh, kaşık ve kaşık biberon olabilir. Bu yolla bebekler emme karışıklığı yaşamadan, anne memesini emebilecek fizyolojik yeterliliğe ulaştıklarında bocalamadan emebilirler. (Biberon ve emzik kullanımının riskleri)

 

Pre-term bebeklerde kanguru bakımının önemi

Kanguru bakımı, düşük doğum ağırlıklı bebeklerin dünyaya geldikleri andan itibaren ideal gelişim düzeyini yakalayacakları ana kadargeçen süre boyunca bakımlarının ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilmektedir.

 

Kanguru bakımı: düşük doğum ağırlığına sahip olan ve yaşamları yoğun bakım ünitesinde desteklenen bebeklerin tamamen çıplak bir şekilde sık ve düzenli olarak annenin ve kimi zaman da babanın çıplak tenine korunaklı bir biçimde konularak (bir battaniye ile örtülerek) sevgi ve ten bağı kurmalarının sağlanmasıdır.

 

Kanguru bakımının, hem anne hem de bebek için birçok fizyolojik ve psikolojik yararı vardır. Hatta son yıllarda yapılan çalışmalarda, pre-term bebekler için kanguru bakımının hayati bir önem taşıdığı anlaşılmıştır. Bu yararların en önemlisi, emzirmeyi teşvik etmesi ve emzirmenin başarılı kurulabilmesi için bir anahtar oluşturmasıdır.

 

Kanguru bakımının önemine ilişkin araştırma sonuçlarına göre:

 

  1. Pre-term bebeklerin özellikle açık oldukları, yaygın olan hastane enfeksiyonlarını alma ihtimalleri azalmıştır.
  2. Annenin sıcak ve güvenli kollarında daha huzurlu olmuşlardır.
  3. Bu ortam sayesinde bebekler memeyi kolayca bulabilmiş ve kendi kendilerine emmeyi öğrenebilmişlerdir.
  4. Bu ortam sayesinde pre-term bebeklerin kalp atışları ve solunumları dahadüzenli seyrederek daha derin bir uykuya geçebilmişlerdir.
  5. Duyusal çevre uyaranlarına maruz kalmayı azaltan bu huzurlu ve güvenli ortam sayesinde bebeklerin daha az ağladıkları, stres düzeylerinin azaldığı, kilo alışlarının normal seyredebildiği ve enfeksiyon risklerinde düşüş olduğu anlaşılmıştır.
  6. Kanguru bakımı sayesinde pek çok preterm bebeğin, daha önce mümkün olmadığı düşünülen, 28 – 30 haftalık bebeklerde doğrudan anne sütünü ile beslenmelerinin mümkün olabildiği ve 33. – 35. haftalarda emme reflekslerinin gelişebildiği gözlemlenmiştir.
  7. Kanguru bakımı sayesinde bebekler yoğun bakım ünitesinden daha erken ayrılabilmiş, bebeklerine bakma davranışları gelişen ve güven duyan anneleriyle eve taburcu edilme süreleri kısalmış ve daha uzun bir emzirme süresi gözlemlenmiştir.

 

İnsan yavrusu, diğer memeli türlerinin yavrularına kıyasla nispeten olgunlaşmamış bir durumda dünyaya gelir. Tür olarak insan yavrusunun önbelleğinde yuvaya ait ve temel bakımına ilişkin biyolojik bir takım veriler vardır. Buna göre, insan yavrusunun tüm ihtiyaçları uzun bir süre annesi tarafından karşılanmalıdır; yavru, önbelleğinde yer alan bu gerekliliğin bilgisiyle doğar. Bu bilginin en önemlisi, yeni doğanın sahip olduğu en temel içgüdü olan emme içgüdüsüdür.Bu nedenle de doğal olarak emzirmek, bir bebeğin fizyolojik, anatomik, biyolojik ve psikolojik ihtiyaçlarının karşılanmasında en uygun yoldur. Anne ve bebek, ten teması kurduğu anda yeni doğan, doğuştangetirdiği içgüdüsünün nedeniyle memeyi arar ve memeyi kavradığı anda da mekanik bir takım damak hareketleriyle emmeye başlar. Bir bebek dünyaya, gelişimini tam tamamlamamış bir biçimde gelse dahi (pre-term/prematüre), annesiyle kurduğu ten teması ve bu ortamın sık tekrarlanması yoluyla emme içgüdülerini hatırlayacaktır.

 

Bu anlamda, özellikle pre-term bebeklerde emzirme içgüdüsünün korunması, emzirmenin başlatılması ve sürdürülebilirliğinin mümkün kılınması adına tüm sağlık kurumları ve sağlık uzmanları en yetkin durumdadır. Sağlık uygulamalarında yerini alması talep edilen tüm bu uygulamaları, aslında birer duyarlılık göstergesi olarak değil, her bebeğin dünyaya gelişini karşılamada yapılması gereken normal ve doğal uygulamalar olarak değerlendirmek gerekir.

 

 

 

 

Yararlanılan kaynaklar:

 

  1. AMERICAN ACADEMY OF PEDIATRICS COMMITTEE ON NUTRITION (2004a) Chapter 2: Nutritionalneeds of the preterm infant. IN KLEINMAN, R. E. (Ed.) Pediatric Nutrition Handbook, 5th Ed. ElkGoveVillage, IL, American Academy of Pediatrics.
  2. AMERICAN ACADEMY OF PEDIATRICS COMMITTEE ON NUTRITION (2004b) Pediatric Nutrition Handbook, 5th Edition,, ElkGroveVillage, IL, American Academy of Pediatrics.
  3. Cahill JB and Wagner CL (2003) Challenges in Breastfeeding Part 2- Neonatal Concerns. Journal of Paediatrics, Obstetrics and Gynaecology. 5-13.
  4. Callen J and Pinelli J (2005) A review of the literature examining the benefits and challenges, incidence and duration, and barriers to breastfeeding in pre-term infants. Advanced Neonatal Care 5(2): 72-88
  5. Chen CH, Wang TM, Chang HM, Chi CS. 2000. The effect of breast- and bottle- feeding on oxygen saturation and body temperature in preterm infants. Journal of Human Lactation, 16(1): 21-27.
  6. World Health Organisation (2003) Kangaroo Mother Care – A Practical Guide. Available at http://www.who.int/reproductive-health Last accessed on 15/05/05
  7. Conde-Agudelo A, Diaz-Rossello JL and Belizan JM (2000) Kangaroo mother care to reduce morbidity and Mortality in low birthweight infants. Cochrane Review. In The Cochrane Library, Issue 4, 2000. Oxford: Update Software. http://www.nichd.nih.gov/cochraneneonatal/conde-agudelo/conde-agudelo.htm
  8. Gross SJ, Buckley RH and Wakil SS (1981) Elevated IgA concentration in milk produced by mothers delivered of preterm infants. Journal of Pediatrics. 99(3):389- 393.
  9. Gunderson LP, Kenner C (1995) Care of the 24-25 Week Gestational Age Infant - A Small Baby Protocol. NICU Ink Book: Petaluma

 

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Hayvanlarla ilgili bilmediğiniz gerçekler
    Hayvanlarla ilgili bilmediğiniz gerçekler

    Süresi : 00:58 İzlenme : 28

  • Burçlara göre stil!
    Burçlara göre stil!

    Süresi : 01:29 İzlenme : 147

  • Deprem çantasında neler olmalı?
    Deprem çantasında neler olmalı?

    Süresi : 01:14 İzlenme : 400

  • Yalan söylediğini nasıl anlarsınız?
    Yalan söylediğini nasıl anlarsınız?

    Süresi : 01:39 İzlenme : 287

  • Doğal sivrisinek kovucu nasıl yapılır?
    Doğal sivrisinek kovucu nasıl yapılır?

    Süresi : 00:54 İzlenme : 3467

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön