İlk görüşte aşk…

Bebekler ana rahmine düştükleri andan itibaren sıcacık, güvenli, karanlık evlerinde huzur içinde büyürler. Dünyaya doğacakları gün gelip çattığınızda en az anneleri kadar, belki daha da yoğun ve yorucu bir deneyim yaşayarak doğarlar. Onlar için bu havası, ışığı, kokusu, görünüşü, hissedişi farklı dünyada her şey yabancıdır, bir tek anneleri dışında...

 

Şahit olduğum doğumlardan sonra beni en çok üzen, gözlerimi yaşartan bebek odasında tek başına ağlayan bebeklerdir. Sudan çıkmış balık gibi, parmaklarını eme eme ağlar, annelerini ararlar.

 

Ailelerine katılan yeni bebeği camın arkasından merakla izleyen neşeli aile fertlerinin imdadına da, yeni doğan bebeği kazanılan bir kupa gibi kaldıran kahraman hemşire yetişir...

 

Bazen yarım saat, bazen bir saat boyunca babayla beraber bebek odasının kapısını aşındırdığımızı bilirim. Bebeği verin, bebeği verin, annesi bekliyor... Ve hiç anlamam o bebek sapasağlamken neden tek başına ağlar durur? Neden bir hemşirede çıkıp bebeği annenin koynuna vermez? Yapılan ölçümler, aşılar yeni doğmuş bir yavruyu annesinden ayırmaya değecek kadar acele midir, daha sonra yapılamaz mı?

 

Anne koynundan daha güzel bir kuvöz bulunamaz!

Hiçbir kuvözde annenin koruyucu bakterileri yoktur. Bebekler doğduktan hemen sonra anneye verildiğinde ilk karşılaşacakları bakteriler,  koruyucu anne bakterileridir ve hemen annelerine verilen ve anne kucağında bırakılan bebeklerin bağırsak floraları çok daha sağlıklı oluşmaya başlar, sindirim ve gaz problemi azalır.

 

Doğumdan sonra salgılanması maksimum seviyeye çıkan oksitosin hormonu, bebeğin annesinin çıplak göğsüne konmasıyla daha da artar. Sarmaş dolaş olan anne ve bebeği göz göze gelirler, işte o ilk görüşte aşktır.

 

Her anne doğumdan sonra bu kavuşmayı hak eder…

 

Yeni doğan bebeğin ihtiyacı olan tek şey annesinin güven dolu kollarıdır. Onun kalp sesini duyar, stresi azalır, alışık olduğu bu ritim ona güven duygusu verir, kalp atışları anne koynunda düzene girer. Yaradan her şeyi en ince detayına kadar düşünmüştür...

 

Tanıdığı tek koku, onun rahatlatan tek ses annesininkidir. Bu muhteşem kavuşma ve çılgınca salgılanmaya devam eden oksitosin hormonu emzirmenin çabucak başlamasını sağlar.

 

Doğal doğumla dünyaya gelen bebekler doğum sonrası annelerinin göğsüne konulduğunda, kimsenin yardımı olmadan memeye tırmanıp ilk sütlerini emmeye başlarlar. Böyle doğumlardaki sağlık ekibi anne ve bebeğe saygı, sevgi ve sabırla yaklaşır. Çocuk doktoru, bebek doğduktan sonra ilk muayeneyi anne kucağında, kimseyi rahatsız etmeden yapar ve bebek sağlıklıysa onları ayırmaz.

 

Bu doğum belki kendilerinin şahit olduğu yüzlerce doğumdan biridir, onlar için sıradandır ama bu anne ve bebeğin birbirlerini ilk kez gördüklerini ve hayatlarında derin izler bırakacak olan bu ilk dakikaların önemini asla unutmazlar...

 

Böyle karşılanan bebek çılgınca ağlamaz çünkü ağlamak için bir nedeni yoktur. Dünyaya geldiği ilk an bir reflex olarak kısacık ağlasa da, anne kucağına varınca sakinleşir. Kocaman gözleriyle annesini izlemeye başlar.

 

İşte bu anlar büyülüdür...

 

Doğum süreci ne kadar yoğun geçerse geçsin o dakikalarda her şey unutulur.

 

Bebeklerini bekleyen ailelere benim naçizane tavsiyem, normal doğum için doktor araştırırken, doğuma hazırlanırken doğum sonrasını es geçmemeleri olacak. Tüm hazırlığınızı bebeği doğurana kadarlık kısım için yapmayın, doğum yapacağınız hastaneye gidin, çocuk doktorları ile görüşün. Siz doğum yaptığınız sırada hangi çocuk doktoru nöbetçiyse, gelip bebeğinizle o ilgilenecektir.

 

Doğumunuz için seçtiğiniz doktor ne kadar doğal doğumu savunsa da, göbek kordonunun atımı bitip, kordon kesildikten sonra bebek artık çocuk doktorunun sorumluluğu altında olacak, dolayısıyla o dakikadan sonra o doktorun borusu ötecektir...

 

Doğum öncesi hastanenin, çocuk doktorlarının yeni doğan prosedürlerini öğrenin, doğum için anne-bebek dostu hastaneleri seçin.

 

Ve unutmayın sağlıkla doğan bebeğin yeri, ilk aşkının yanıdır!

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Bebek taşıma yöntemleri
    Bebek taşıma yöntemleri

    Süresi : 43:12 İzlenme : 1086

  • Bolonez soslu erişte!
    Bolonez soslu erişte!

    Süresi : 03:15 İzlenme : 921

  • Diş bakımı nasıl yapılmalıdır?
    Diş bakımı nasıl yapılmalıdır?

    Süresi : 01:36 İzlenme : 1469

  • Neden limonlu su içmeliyiz?
    Neden limonlu su içmeliyiz?

    Süresi : İzlenme : 8310

  • Kendin yap köşesi: Mumluk nasıl yapılır?
    Kendin yap köşesi: Mumluk nasıl yapılır?

    Süresi : 00:52 İzlenme : 2492

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön