Hiç ihtiyarlamayan kadınlar

Uzun uçak yolculuklarımdan birinde çok ilginç bir belgesel izleme şansım oldu. Adı “Fabulous Fashionistas”. Konusu: İngiltere’de yaşayan, yaş ortalaması 80 olan 6 kadının yaşlanma sürecine bakış açısı. Her biri kendine özgü, eğlenceli, stil sahibi, kendiyle barışık . Botox ve estetiği tercih etmemiş hiçbiri. Yaşlanmanın sıkıcı bir şey olması gerekmediğini savunuyorlar ve bunu yaşam biçimleriyle de kanıtlıyorlar.

 

Hepsinin ortak noktası hayata dört elle sarılıyor olmaları. Hayat zorluklar sunduğunda köşelerine çekilip yılmamışlar. Cesur ve farklı olmaktan çekinmemişler. Başkalarının ne dediğine de, çoğunluğun ne yaptığına da aldırmıyorlar.

 

Jean için hayatının ilginç bir dönemi 70 yaşındayken başlamış. Çok sevdiği ve  56  yıldır evli olduğu eşini aniden kaybedince büyük boşluğa düşmüş. Bir gün oğlu onu ziyarete geldiğinde “Anne, senin çalışmaya başlaman gerek” demiş. "İyi de beni bu yaştan sonra kim işe alır?" sorusuna cevabı da “Git bir GAP ile görüş, zevkinden ve tecrübenden yararlanmak isteyebilirler” olmuş.  Jean oğlunun lafını dinlemiş ve gitmiş, başvurmuş. Bir sene GAP’te çalıştıktan sonra yolun tam karşısındaki bir butiğe başvurmuş. Zevkine ve tarzına daha yakın bulduğu ve daha çok keyif alacağını düşündüğü için. Yıllardır o butikte çalışıyor. Müşterileriyle kurduğu güzel ilişkiler ve  yaptığı işi zevkle yapıyor olması onun ruhunu besliyormuş.

 

Julie 90 yaşında ve hala çalışıyor. Eskiden balerinmiş, şimdi ise dans hocası. Her sabah 40 dakika yoga yapıyor. “Yataktan kalkığımda tutuk kalkıyorum, epey zor oluyor açılmam ama yılmıyorum” diyor. Ağrı ve sızılarına yenik düşerse yaşlanacağını düşünüyor.  Yıllar önce  büyük bir testten geçmiş. 52 yaşındayken kendinden epey genç birisiyle evlenince  etraftan çok büyük tepkiler almış. Aldırmamış ve aşkının arkasında durmuş. Ben çok takdir ettim çünkü halen birbirlerine aşık oldukları açık bir şekilde görülüyor. “Üstünden 40 sene geçince artık bu insanlar saçma ve komik duruma düşüyorlar. Zaten bir kısmı da öldü gitti” diyor Jean, gülümseyerek.

 

Sue ise 73 yaşında. Eskiden yemek kitabı yazarıymış, 15 sene önce yani 58 yaşındayken resim yapmaya olan kabiliyetini keşfetmiş. Her şeyi bir yana bırakıp kendini resme vermiş. O gün bugündür tutkuyla resim yapıyor ve sergiler açıyor. Hatta çalışmalarının bazılarını kumaşa da aktarmış ve sanatını birbirinden orijinal kıyafetlerle sokaklara  taşıyor.  Sue her zaman bakımlı, dış görünüşüne özen gösteriyor  ve haftada bir saçına fön çektirmeyi ihmal etmiyor. Bunu etraf için yapmıyor tabi; görünümü iyi olduğunda kendini de iyi hissediyormuş.

 

Barones 91 yaşında. “Artık kıyafet için alışverişe çıkmak beni yoruyor” diyor ama vazgeçmiyor. Katalogdan alışveriş etmenin kolaylığını keşfetmiş, çok güzel parçaları çok uygun fiyata ayağına getirtebildiği için mutlu oluyor. Yani “Artık bizden geçti, ölmeden elimdekileri eskitebilsem ne mutlu bana” demiyor. O yüzden de 91 yaşında ruhu hala gencecik.

 

Bridgitte ise 75 yaşında. Eşini, oğlunu ve torununu kaybedince çok yıkılmış ama doğrulmayı başarmış.  Hayat dolu ve güçlü bir kadın. En büyük zevki her gün bahçeyle uğraşmak ve ikinci el kıyafetler satan dükkanlarda keşfe çıkıp alışveriş yapmak. 75 yaşındayken profesyonel modellik yapmaya  bile niyetlenmiş. Fotoğraflarını derleyip ajans ajans dolaşmış. Yaşlıların da üretken  ve halen güzel olduğunu kanıtlamakmış amacı. Bunu bir kampanya gibi ele almış yani. Zaten gençliğinde de her zaman bir sosyal projede yer almış olan biriymiş.  Gerçi  bir ajansla anlaşamamış henüz  ama yılmıyor. Bu mesajı topluma iletmenin başka yolları da olduğunu ve denemeye devam edeceğini söylüyor. İnsanlara ilham vermek istiyor yaşamıyla.

 

Ben bu kadınlara hayran oldum ve onlardan ilham aldım. “Büyüyünce” onlar gibi olmak istiyorum. “Yaşlanmak bir ayrıcalık, hoş bir macera aslında” diye düşünüyorlar.

 

“Hayata ilgimi kaybedersem , ne yaparım?” diyorlar. “Bej giymeyin, sizi öldürebilir” diyor ve ekliyorlar: “Elbette ki ölümü düşünüyorum ama yaşamayı seçiyorum.”

 

Ağızlarına ve bedenlerine sağlık, ruhlarına sonsuz neşe ve bize de “ibret-i alem için” örnek olsun.

 

Sevgiyle kalın.

 

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
1
Onay Bekleyenler
0

  • Merve Büyüksaraç'la sukulent tasarımı yapıyoruz
    Merve Büyüksaraç'la sukulent tasarımı...

    Süresi : 17:20 İzlenme : 333

  • Dr. Ümit Aktaş ile tıbbi beslenme ve ilaçsız yaşama dair...
    Dr. Ümit Aktaş ile tıbbi beslenme ve ilaçsız...

    Süresi : 17:57 İzlenme : 1575

  • Regresyon terapisi nedir? Nasıl yapılır?
    Regresyon terapisi nedir? Nasıl yapılır?

    Süresi : 25:51 İzlenme : 1838

  • Tüp bebek uygulaması hakkında her şey!
    Tüp bebek uygulaması hakkında her şey!

    Süresi : 14:14 İzlenme : 844

  • Çocuklar ne izlemeli?
    Çocuklar ne izlemeli?

    Süresi : 41:12 İzlenme : 1065

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön