Kâbus ve ötesi

Bugün, MorPencere’m misafir yazarlara açık!

 

Geçtiğimiz hafta, 16 Aralık Pazartesi günü, halkla ilişkiler mesleğimi borçlu olduğum Hocam, idolüm Betûl Mardin önderliğinde gerçekleştirilen, Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler son sınıf öğrencilerinin düzenlediği “Ama Ben Daha Çocuğum” seminerine gittim.

 

Olanca ciddiyeti ve tek kelimeyle insanı ikna eden tonlaması ile Betûl Hanım “Kabusa hoş geldiniz!” diyerek konuşmasına başladı.

 

“Ne kadar çok konuşursak, bu kabusu o kadar engelleriz...” diye devam etti.

Ve “Bugün burada duyduklarınızı akşam sofrada konuşun; anlatın...” diyerek bitirdi.

 

  87 yaşında.

 

  Zarafeti, şıklığı benzersiz.

 

  Aktif çalışıyor, ders veriyor,

  sosyal sorumluluk özel alanı.

 

  O, bugünümde

  temel yaratan hocam,

  mesleğimdeki

  en idol öğretmenim!

 

  O,

  tek ve benzersiz

  Betûl Mardin!

 

 

 

Seminer süresince bazısını bildiğimiz, bazısını şaşkınlık ve acıyla not ettiğimiz bazı “rakamlar” ile karşılaştık, rakamdan öte çocukların yitip giden hayatları ile…

 

Seminerde konuşmacı olarak yer alan Prof. Dr. Arus Yumul, Prof Dr. Tolga Dağlı ve Sabancı Vakfı Genel Müdürü Zerrin Koyunsağan’ın sunumlarından aldığım notlardan bazıları:

  • Dünyada her yıl 14 milyon kız çocuğu 18 yaşından önce evleniyor.

 

  • Dünyada çocuk yaşta evlenip hamile kalan kadınların, yılda en az 70 bini doğum sırasında ölüyor.

 

  • Gelişmekte olan ülkelerde her 9 kız çocuğundan biri 15 yaşından önce evleniyor. Bu hızla devam edersek 2020 yılında 142 milyon kız çocuğu 18 yaşından önce evlenecek.

 

  • Türkiye’de evlenen her 3 kadından biri 18 yaşın altında, yani resmen “çocuk”. (Evet, doğru okudunuz!)

 

  • Türkiye’de 18 yaşından küçük evlenen erkeklerin oranı %6.9, 18 yaşından küçük evlenen kadınların ise %31.7.

 

  • Çocuk gelinler olarak bilinen kız çocukların erken yaşta evlendirilmesi hadisesi, adından evlilik var diye saklı gizli kalsa da, aslında ciddi bir “pedofili”. Kız çocukları babaları tarafından mal gibi para karşılığı satılıyor. Sabancı Vakfı Genel Müdürü Zerrin Koyunsağan “Kızların yaşı ufaldıkça para miktarı artıyor” açıklamasını yaptı, bu pedofili değil de nedir?

 

  • Araştırma sonuçlarına göre ülkemizde son 5 yılda çocuk istismarı % 400 arttı. Şikayet edilmeyen, adli sürece yansımayan istismar da düşünülünce yılda yaklaşık 660 bin çocuğun cinsel istismara uğradığı tahmin ediliyor.

 

  • Eğer çocuğun ailesi, durumu öğrenir ve adli kurumlara başvurursa, çocuk hukuki süreçte defalarca muayene ediliyor ve farklı kişilere yaklaşık 16 kez yaşadıklarını anlatmak zorunda kalıyor: Travma üzeri travma.


 

Çocuk istismarını, çocuğa cinsel tacizi, ensesti, pedofili sayılan “çocuk gelinler”I önlemek için, toplum olarak acilen yok varsaymaktan ve inkar etmekten vazgeçmemiz, devletin kapsamlı bir altyapı çalışması ile verilerin toplanması, yasal düzenlemelerin bir an önce düzenlenmesi ve ulusal bir eylem planına ihtiyacımız var!

 

Aşağıda okuyacağınız ortak yazı, çocuk istismarı konusunda ciddi anlamda bir şeyler yapmamız  gerektiğine inanan biz anne yazarların, “çorbada tuz” niyeti.

 

Onlineanne.com ‘dan Melike ve Pınar anneler, bugün 30’dan fazla blogta “ortak yayın”da yayınlanan bu yazı ile, hem çocuk istismarı konusuna dikkat çekmek, hem de hazırladıkları kitapçık ile  çocuklarımızı konuyla ilgili eğitmek için neler yapabileceğimizi iletmek istiyorlar.

 

Biz de hep bir ağızdan seslerine ses katıyoruz: #ÇocukİstismarınaSon! #PedofiliyeHayır!

 

***Bu yazı, kampanyaya katılmayı gönüllü olarak kabul eden tüm bloglarda/köşelerde ortak yayınlamaktadır.


#OLAile15Dakika

Çocuk istismarı her ülkede önlemler alınmasını gerektiren bir sorun olarak karşımızda. Bu konuda çalışan uzmanlar fiziksel istismarın çok daha yoğun olduğunu, çocuklarımızın yarısının fiziksel istismar yaşayarak büyüdüğünü, istismarın yanı sıra çok yaygın bir ihmal konusunun olduğunu vurgulamaktalar.

 

Her 3 kız çocuktan 1’inin cinsel istismara uğradığı ve bu verilere çocuk gelinlerin dahil edilmediği bir ülkemiz var. 

 

Buna karşılık Türkiye’de çocuk istismarının önlenmesine ilişkin sesler her geçen gün biraz daha artıyor. Bu sadece Türkiye’nin sorunu değil; yurtdışında da bu konuda farkındalığın artmasına yönelik çalışan pek çok organizasyon var.

 

Bundan bir süre önce yurtdışında yaşayan iki Türk anne, çocuklarının devam ettiği devlet okulunun yönlendirmesi ile,  çocuklarının ve kendilerinin çocuk istismarını önleme konusunda bilgilendirilmesini içeren bir programa dahil oldular. Bu programın (www.thechildcenter.org) çok yararlı olduğunu düşündükleri için bu süreci detaylı olarak bloglarına (www.onlineanne.com) taşıdılar. Ailelerin ve çocukların istismar konusunda bilmesi gerekenler konusunda çok aydınlatıcı buldukları bu programın gelir seviyesinden bağımsız Türkiye’deki her çocuğun da hakkı olduğunu düşünüyorlar.

 

Türkiye’de böyle bir programın, en azından bahsedilen çocuk aktivitelerinin yararlı olacağını düşünen öğretmenlerden, annelerden, hatta kurumlardan kaynaklara ulaşmak isteyen mailler aldılar. Bahsettikleri programdaki tüm bilgiler İngilizce ve Almanca olduğu için de bu bilgileri ellerinden geldiği kadar Türkçe bir içerik altında toplamaya çalıştılar. Böylece çocuklar ve ebeveynler için çocuk istismarı hakkında çocuklarımıza öğretmemiz gerekenleri içeren Türkçe bilgilendirici aktivite kitabını herkesin kullanımına açtılar.

 

Bu kitapçığın amacı, Türkiye’de büyük eksikliği bulunan bir alanda, bütçesi olan, geniş kapsamlı, devlet destekli, kurumsal bir proje ile somut adımlar atılana kadar, ebeveynlerin kendi çocukları için kullanabilecekleri bilgilendirici bir Türkçe konuşma malzemesi yaratmak. Kullandıkları referanslar kitapçığın en arkasında yer almakta. Kitapçığı buradan indirebilirsiniz.

 

 

"Bu kitap nereden çıktı" konulu yazıların linklerini de aşağıda bulabilirsiniz.

 

Bu iki anne ulaşabildikleri herkesten “Bu kitapçığı beğenirseniz yayın”, “Beğenmezseniz bize neden beğenmediğinizi bildirin” ricasında bulunuyorlar. Ayrıca benzer bir projeyi daha küçük bir yaş grubu için uygulamaya koyan Kırmızı Biber Derneği’ni de destekleme çağrısı yapmaktalar.

 

Bu kitapçığı çocuğunuzun algısına, yaşına, ihtiyaçlarına uygun olarak, zamanı geldiğini düşündüğünüzde, ister tek tek sayfalar halinde; isterseniz bir seferde bir 15 dakikanızı ayırarak kullanabilirsiniz. Bu konuyu sadece cinsel taciz boyutunda değil, çocukların kendi haklarını ve hakları ellerinden alınırsa yapabileceklerini öğrenmesi olarak düşünmek mümkün. Ve bunu aileler de, öğretmenler de çocuklara öğretebilir. Elde olan bu kaynağı kendi filtrelerinden geçirerek çocuklarının gelişim düzeyine ve ihtiyacına göre kullanmak ailelerin insiyatifine kalmış. Ulaşabildiğiniz aileleri de bu kaynaktan haberdar etme kararı da sizlere…

Yararlı görürseniz paylaşmanız, ama yararlı görmezseniz de “beğenmedik çünkü…” diye bir ses vermeniz dileğiyle…


Bu konudaki diğer yazılar:

Çocuk İstismarı Konusunda Çocuklara Öğretilmesi Gerekenler

 

Çocuk İstismarını Önleme Konusunda Yapabileceklerimiz

 

OLA ile Onbeş Dakika: Çocuk İstismarı Güvenlik Aktiviteleri

 

Çocuk Güvenliği Aktivite Kitabı hakkında sık sorulan sorular 

 

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
2
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?

  • Fıstık ezmesi nasıl yapılır?
    Fıstık ezmesi nasıl yapılır?

    Süresi : 00:49 İzlenme : 2537

  • Kaktüs tasarımı nasıl yapılır?
    Kaktüs tasarımı nasıl yapılır?

    Süresi : 01:26 İzlenme : 6305

  • Emzirme teknikleri
    Emzirme teknikleri

    Süresi : 04:07 İzlenme : 6362

  • Bavul toplama teknikleri
    Bavul toplama teknikleri

    Süresi : 01:32 İzlenme : 3193

  • Aranjman nasıl yapılır?
    Aranjman nasıl yapılır?

    Süresi : 00:56 İzlenme : 1036

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön