Mutsuz evlilik: Gitmek mi daha zor kalmak mı?

Geçen gün eski kocamla, mutsuz evli çiftleri çekiştirdik. Evet eski kocamla. Evet kendisini çok severim. Çocuğumun babasıdır. Evet ayak üstü başkalarını çekiştirecek kadar kankayızdır. “Neden boşandınız o zaman kardeşim?” sorusuna geleceğim. Fokusumuzu kaybetmeyelim.

 

Bir arkadaşlarımızdan söz açıldı. “Pek görmüyorum” dedim. Neden diye kurcalarken  ağzımdan çıkıverdi: “Ay çok mutsuzlar, canım görüşmek istemiyor.

 

Sonra laf lafı açtı ve anladım ki didişme, gerginlik, göz devirme, yüz ekşitme, laf sokma içeren ortamlara tahammülüm kalmamış. Her çift arasında sorun olur,  çatışma yaşanır. Eğer kendinizi yakın hissettiğiniz insanlar arasındaysanız bu ulu orta da yaşanabilir.  Hatta pek bir şey yapmanıza lüzum da yoktur varlığınızla ortamı germeniz mümkündür. Yakınlığı seven dikenine katlanır. Dönemsel zorluklara, yıllar içinde üç beş olaya Lafımız yok. Başımızla.

 

Ama ben çıkmışım o kronik göz devirme aleminden, gerginlik dehlizinden. Sevsem kalırdım. Şimdi sizin yüksek gerilim hattınıza maruz kalmak istemiyorum. Kusuruma bakmayın beni mazur görün, bir ömür aynı yastıkta didişmeye  karar vermiş olabilirsiniz ama etrafı da bir düşünmek gerekiyor. İnsanlar kendi mutsuzluklarının çevreye bir etkisi yok sanıyor. Halbuki güzel bir yemeğe gidilmiş, halbuki o da o yemeğe katılanların Cumartesi akşamı. İsten güçten, çocuktan bir solukluk kaçamağı. Kimin ne hakkı var kendi yüksek gerilim hattını antre, mutsuzluğunu ara sıcak yapmaya.

 

Şimdi böyle diyorum ama biz de belki böyleydik. Medeni bir çifttik, evde bile büyük kavgalar ses yükseltmeler yoktu ama muhakkak ki yüksek gerilim hattımızı fark etmeden gittiğimiz yere taşıyorduk. Şimdi buradan bakınca eş dosttan etrafa verdiğimiz geçici rahatsızlık için özür dilerim.

 

Boşandıktan sonra ne var ne yok derseniz; Tabi ki başkaca zorluklar var. Evli olmanın getirdiği bazı güzellikler  yok. Ama işte o yüksek gerilim hattı var ya o  yok. Kronik çatışma yok. Gerginlik yok. Surat asma, can sıkma yok.

 

‘Can sıkma yok’. Canın sıkılması yoktan ziyade.

 

Biri neden boşandın dese, “evliliğim içinde olduğum insanı artık olmak istemedim” derim. O insan gibi yaşamak istemedim, o insan gibi davranmak. 

 

O can sıkan, göz deviren, memnuniyetsiz, kızgın insandan boşandım.

Şimdi başka versiyonları ile  takılmak istemiyorum.

 

“E boşanınca geçti mi?” diyeceksiniz. Geçti...

 

Bazen insanlar birbirinin içinde bir şeyleri tetikliyor.  Eksik fazla bir şeyler bir ucundan domino taşlarını deviriyor. Sonra durduramıyorsunuz. Aynaya bakınca tanımayacağınız, akşam yemek yemeğe gitmek istemeyeceğiniz insanlar haline geliyorsunuz.  Yorgan gidince çoğu zaman kavga da bitiyor. Her iyi arkadaştan iyi bir çift olmuyor.

 

Her ilişki başka. Her ilişkide kendinizi başka türlü biri olarak buluyorsunuz. İnsan karakteri bana göre dinamik bir yapı. Etkileşim içinde bir uçtan ötekine gidebiliyor. Bunların hiçbirinin de kontrolümüz içinde olduğunu düşünmüyorum.

 

Biri bana sorsa bir ilişkiden ne istersin diye; “o ilişki içinde olduğum insandan memnun olmak isterim” derim.

 

  

Facebook Yorumları
Yorumlar
17
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?
  •  
    29 Haziran 2017 Perşembe 19:37

    Ben bir erkek olarak yazınızı okudum ve çok beğendim aynen içimden geçenleri yazmışsın ama çocuğum bu boşanmadan ne kadar etkilenir bilmiyorum

    Cevapla
  •  
    19 Ocak 2017 Perşembe 08:31

    bosanamayan, mutsuz ve boşanmaya cesaret edemeyenler yazara saldırmis. aferin. şimdi gidin "kocisimle keyif" temalı fotoğraf paylaşmaya...

    Cevapla
  •  
    01 Şubat 2016 Pazartesi 18:30

    kocanızın nafakasından mahrum kalmamak için kendinizi suçlamanız çok acı. oysa ki o adama duvar olsa dayanamaz.

    Cevapla
  •  
    01 Şubat 2016 Pazartesi 18:28

    kocanızı t arip bir karakter. lutfen siz de bu durustlugu gosterip kocam bana kendimi kotu hissettiriyordu diyin. su anda evliliğinizdeki begenmediğiniz karakterinize donusmek üzeresiniz haberiniz olsun.

    Cevapla
  •  
    01 Şubat 2016 Pazartesi 18:25

    çok ilginç yorumlar var.

    Cevapla
  •  
    20 Ocak 2016 Çarşamba 18:44

    bayıldım yorumunuza.bosanmıs bırı olarak aynı duyguları paylasıyorum.

    Cevapla
  •  
    20 Ocak 2016 Çarşamba 12:34

    yorumları okudum da anlamadım neyi yanlış yazmış? sürekli tartışan çiftlerin içinde bulundukları ortamı da gerdiğini mi? mutsuz, kavga gürültülü bir hayat gerçirmenin doğru olmadığını mı? gergin ortamlarda bulunmak istemediğinin mi? kendimize dürüst olalım, hangimiz bunların aksini söyleyebilir? insan nasıl mutsuzluktan beslenebilir?

    Cevapla
  •  
    20 Ocak 2016 Çarşamba 11:42

    "fokusumuzu kaybetmeyelim" kelimeye gel arkadaş, bir de çıkıp ahkam kesmez mi böyle kofti entel tipler ölüyorum bunlara.

    Cevapla
  •  
    20 Ocak 2016 Çarşamba 11:03

    şöyle de genel bir hal var : sadece kendine özgüveni olmayan insanlar kendilerini başkalarıyla bu şekilde kıyaslayarak daha iyi durumda oldukları gbi yanıltıcı bi sonuca varırlar.

    Cevapla
  •  
    20 Ocak 2016 Çarşamba 10:40

    insanları yermeden de iyi yazı yazabilirsiniz. evliliğinizi ya da ilişkilerinizi bilemem de eğer yazdığınız bu yazı içinde olduğunuz insandan memnunsanız eğer, akıl vermeniz çok saçma.

    Cevapla

  • Bebek taşıma yöntemleri
    Bebek taşıma yöntemleri

    Süresi : 43:12 İzlenme : 1066

  • Bolonez soslu erişte!
    Bolonez soslu erişte!

    Süresi : 03:15 İzlenme : 911

  • Diş bakımı nasıl yapılmalıdır?
    Diş bakımı nasıl yapılmalıdır?

    Süresi : 01:36 İzlenme : 1457

  • Neden limonlu su içmeliyiz?
    Neden limonlu su içmeliyiz?

    Süresi : İzlenme : 8269

  • Kendin yap köşesi: Mumluk nasıl yapılır?
    Kendin yap köşesi: Mumluk nasıl yapılır?

    Süresi : 00:52 İzlenme : 2487

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön