Her yer taksi, her yer direşi...

Hepinizin mâlumu, bizde düğünler genelde şöyle olur: İki günahsız tanışıp evlenmeye karar verirler. Aslında aşklarını kimseye söylemedikleri sürece çok mutludurlar. Ama şeytan dürter. Hadi bunu ailelerimiz de bilsin diye. Tutup kız erkeği, erkek de kızı ailesiyle tanıştırır. Bu durumdan da nedense en çok kendileri mutlu olurlar. Çünkü defacto vaziyette devam eden ilişkilerine resmiyet kazandırmışlardır.

 

Oysa ilk yorumlar şu şekilde olur:

“Ee anne, nasıl buldun?”

“Valla kızım sen bilirsin.”

“Annee!”

“Ay tamam! Kısa mı sanki sana göre biraz?”

Erkek cephesinde de durum pek farklı değildir. Altın kalpli, ceylan gözlü, güzeller güzeli sevgili, at pazarından mal alınıyor muamelesine maruz bırakılır.

 

Erkek sorar:

“Anne bak, tam aradığın gelin adayı di mi? Öncekilere hiç benzemiyor di mi? Hm? Di mi? Anne?”

“Ay ne bileyim oğlum, bacakları çarpık geldi bana biraz.”

 

İnsaflı anneler böyle derler. İnsafsızlarıysa daha vizyonerdir:

“Oğlum bundan sana karı olmaz. Baksana, daha çay doldurmasını bile bilmiyor. Yarın bir gün annem dediydi dersin.”

En zalimleriyse hakkını helal etmemeye kadar vardırır işi. Sağduyulu evlilik adayları bu aşamayı başarıyla tamamlarlar. Kız, boyu kısa ama ensesi kalın, anneciğim der. Erkek, bacakları çarpık ama ben asıl memelerinin hastasıyım, der. Konu kapanır. Bir sonraki aşama, ailelerin birbirleriyle tanıştırılmasıdır ki, aslında bu aşamayı lâyıkıyla tamamlayan Türk ailesi yoktur. İlk buluşmadaki bakışmalar, süzüşmeler aşağıdan yukarı, yukarıdan aşağı, sağa pan, sola pan şeklinde saatlerce sürebilir. Böyle durumlarda en iyisi, her iki aileye de mensup olmayan birinin buluşmada hazır bulunmasıdır. Mümkünse gelin ve damat adayının ortak bir dostu. Efenim sebeb-i ziyaretimiz, diye konuşmaya girsin ki, hasmını tanımaya yönelik bu sonsuz bakış, artık bir yerde son bulsun. Buluşma sonrası evlerdeki değerlendirmeler de birbirinden ilginçtir.

 

“Ay kızım! Anası olacak kadının bakışı neydi öyle! Kadın resmen gözleriylen yedi beni!”

 

“Oğlum rüküş bu insanlar rüküş! Bir bana bak, bir de anası olacak o meymenetsize!”

 

Ailelerin sınıfsal durumlarına göre ifade biçimleri değişse de özünde tepkiler aynıdır.

 

Bu aşamadaki sorunlar genelde çözülmese de, gelin ve damat adayının hatırına görmezden gelinir ya da düğünden sonraki yıllara ertelenir. Hatta öylesi daha tatlıdır.

 

Çünkü bir kaynana için, gerdan kırıp “Ben sana zamanında dediydim bu kadından sana karı olmaz diye,” ya da “Genç kız gibi kaldın şu cücenin yanında. Ah beni o zamanlar dinleseydin…” gibi sözler etmekten daha tatlı bir şey yoktur.

 

Düğün denen curcunaya ise hiç girmiyorum. Nasıl olup da çiftlerin o aşamayı geçerek evlenebildiklerini hâlâ anlayabilmiş değilim. Neyse, sonrası konfetiler, havai fişekler, bir yastıkta kocayınlar, mutluluklar falan.

 

Gelelim Gezi direnişçileri Nuray Çokol ile Özgür Kaya'nın nikâhına. Hayatımda gördüğüm en kaynanalı düğün bu olsa gerek. Gençler anlaşmışlar. Evlenmeye karar vermişler. Yeri de aşklarının ve devrim aşkının doğduğu yer Gezi Parkı olarak belirlemişler. Davetlilerin komplesi çapulcu. Nikâh kıyıldı kıyılacak. Fakat o da nesi? Kasklı, coplu, biber gazlı, TOMA’lı kaynanalar Gezi’yi ablukaya almışlar. Havai fişek yerine biber gazları patlıyor, konfetiler yerine plastik mermiler uçuşuyor. Ne kız tarafından, ne de oğlan tarafından olan bu ne idüğü belirsiz taraf, nikâhın kıyılmaması için elinden geleni yapıyor. “Durun, bu nikâh kıyılamaz”ın böylesine de ilk defa şahit oluyoruz. Ama gençler kararlı. Onlar ki, direnişin tarihini yazmışlar, kaynanalara mı pabuç bırakacaklar. Gelinlik ve damatlık Barbaros Şansal’dan, nikâh şekerleri LGBT’den. E sonuç? Kaynana ne ayol! Gençler basıyorlar nikâhı. Helal olsun. Bize de kerevetine çıkmak kalıyor. Bir de, annesinin kucağında uyuklarken “her yer taksi, her yer direşi” diye sayıklayan bir erkek ya da mutfaktan kaptığı tencere-tavayla her gece ortalığı ayağa kaldıran bir kız çocuğu dilemek…

 

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Bebek taşıma yöntemleri
    Bebek taşıma yöntemleri

    Süresi : 43:12 İzlenme : 1093

  • Bolonez soslu erişte!
    Bolonez soslu erişte!

    Süresi : 03:15 İzlenme : 931

  • Diş bakımı nasıl yapılmalıdır?
    Diş bakımı nasıl yapılmalıdır?

    Süresi : 01:36 İzlenme : 1479

  • Neden limonlu su içmeliyiz?
    Neden limonlu su içmeliyiz?

    Süresi : İzlenme : 8329

  • Kendin yap köşesi: Mumluk nasıl yapılır?
    Kendin yap köşesi: Mumluk nasıl yapılır?

    Süresi : 00:52 İzlenme : 2500

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön