Anlayan beri gelsin

Çocuklarla bir eğlence merkezine gittik geçenlerde... Hani şu AVM’lerin içinde, türlü türlü mesleklerin uygulamaları olan, fikir olarak güzel ancak markaların isimlerinin gözümüze sokulduğunu hissettiren yerlerden biri... Bayıldılar çocuklar, haklılar da, eğlenceli gerçekten...

 

Bir şey dikkatimi çekti orada: Hijyene dair bir uygulama... Çocuklar bazı meslek icabı kafalarına başlık takacaklarsa (örneğin itfaiyeci olacaksa kask, inşaatta çalışacaksa baret) öncesinde tek kullanımlık bir bone takıyorlar çocukların başına... Herhalde herkesin kafasına değen bir şeyi baştan başa gezdirmemek için...

 

Anaokullarındaki galoş uygulamasının bir devamı olarak düşünülebilir bu... Her ne kadar yurtdışında böyle bir uygulamaya rastlamamış olsam ve ‘Acaba fazla mı abartılıyor?’ diye düşünsem de çocukların yerlere oturduğu ortamlara Türkiye’nin kirli sokaklarında gezilen ayakkabılarla girmemek, evet, mantıklı aslında...

 

Öte yandan, birkaç gün sonra bindiğim metrobüste aldığım kokudan, girdiğim umumi tuvalette rastladığım manzaralardan sonra kendime sormadan edemedim: Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu? Biz değil miyiz evimize ayakkabıyla girmeyen? Avrupalıların taharet musluğu kullanmamasını pis olmakla bağdaştırıp eleştiren? Nasıl oluyor da kendi evindeki temizliğe (yoksa gösterişe mi demeli?) bu kadar özen gösteren insanlar toplu taşıma araçlarını bu kadar kokutabiliyor? Yoksa bunun evimize gösterdiğimiz temizlik anlayışını bedenimize göstermemekle mi ilgisi var? Anlayan beri gelsin.

 

Evde limon kalmadığını fark ettiğim bir akşam oğlumu bir koşu manava gönderdim. Döndüğünde elinde paketle yürürken bir adamla çarpıştığını, adamın bizimkine EVLAAADIM, DİKKAT ETSENE CIK CIK CIK diyerek çıkıştığını, oysa kendisinin bu kadar terslenecek bir şey yapmadığını anlattı. Birkaç gün sonra bu sefer ailecek alışveriş yaparken benim kasada ödeme yaptığım sırada yoldan geçen bir adamın sigarası çarpmış küçük oğlumun eline... Adam durup çocukla ilgilenmek yerine sigarası yere düştüğü için söylenmiş.

 

Çocukları güya çok seven, onlara her fırsatta (ebeveynlerine sorma ihtiyacı duymadan üstelik) şeker-çikolata veren bir toplumda nasıl oluyor da insanlar bu kadar insafsız olabiliyorlar? Nasıl oluyor da büyükler büyüklüklerini bu kadar suiistimal edebiliyorlar? Yoksa bunun ‘Su küçüğün, söz büyüğün’ atasözüyle mi bir ilgisi var? Anlayan beri gelsin.

 

Yaklaşık beş aylık gebeyim, üçüncü gebeliğim olmasından mütevellit erkenden ve çokça çıktı göbeğim. Artık insanların fark ettiği ve ona göre davrandığı bir dönemdeyim. Geçen gün metrobüs durağında ‘en yakın tuvalet’in yerini sorduğum güvenlik görevlisi bana personel tuvaletini açtı, sağ olsun. Çoğu yerde insanlar şefkatle bakıyor, yol veriyor, yer açıyorlar bana... Öte yandan toplu taşıma araçlarında hamile kadınlara yer verilmediği, hatta hamile kadınların görmezden gelindiğini de biliyor/duyuyorum, biliyorum ilerleyen aylarda yaşayacağım da... Hamile kadına hem bu kadar ilgi hem böylesine şefkat nasıl oluyor da oluyor? Yoksa bunun, bir yandan ‘Analar en kutsal varlıklarımız’ deyip bir yandan sinirlenince insanların ilk olarak annelerine küfretmekle alakası olabilir mi? Anlayan beri gelsin.

 

Kuralsız bir toplumuz. Kuralsızlığın kural olduğu bir toplumuz hatta... O kadar ki, kuralları delmek için yapmayacağımız cinlik, geliştirmeyeceğimiz hinlik yok. Trafikte en çok vakit geçiren ticari araç şoförleri, emniyet kemeri kuralını en az yerine getiren kesimin başında geliyor. Adamlar emniyet kemerini takmamak için her türlü yolu deniyor, her icadı buluyorlar, yeter ki kendilerini ‘hayata bağlayacak’ olan böyle bir önlemi devreye sokmasınlar. Anne-babalar uğruna her şeyi yapacakları çocukları için en temel ve gerekli bir ürün olan oto koltuğunu almıyor, alsalar çocuğu oturtmuyor, oturtsalar bağlamıyorlar. Yoksa bunun, trafik kazalarında yılda 3 binden fazla ölümün gerçekleştiği bir ülkede istatistikleri görmezden gelip ‘işimiz Allah’a emanet’ diyerek yaşamamızla mı ilgisi var? Anlayan beri gelsin.

 

Çelişkiler toplumuyuz nihayetinde... 

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
4
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?
  •  
    28 Ağustos 2015 Cuma 00:33

    :)

    Cevapla
  •  
    27 Ağustos 2015 Perşembe 20:19

    bizi anlayan beri gelsin zaten

    Cevapla
  •  
    27 Ağustos 2015 Perşembe 18:08

    Hamileligimde gidecegi mesafeyi begenmeyen bir taksici tarafindan kusura bakma abla diye indirildim. Ustelik 8,5 aylik hamileydim.Taksiciler gozunde statum ancak cocugum dogduktan sonra yukseldi, o zaman daha iyi davranmaya basladilar.

    Cevapla
  •  
    27 Ağustos 2015 Perşembe 15:21

    Bizim yetiskinlerimiz maalesef cocuklari gormuyor carpip geciyor ayagina basip geciuor ha bide geriye donup bir ozur bi gonul alma yok yanii boyle bisey. Kizimin ayaginda onu acik ayakkabi 4 yasinda. Koca adam gelip onun acikya olan parmaklarini eziyor donup bi ah noldu neden agliyorsun demiyor...

    Cevapla

  • Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?
    Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?

    Süresi : 03:40 İzlenme : 1520

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 7276

  • Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...
    Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...

    Süresi : İzlenme : 201

  • Ne zaman su içilmez?
    Ne zaman su içilmez?

    Süresi : İzlenme : 6089

  • Fıstık ezmesi nasıl yapılır?
    Fıstık ezmesi nasıl yapılır?

    Süresi : 00:49 İzlenme : 2864

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön