Bayramda lösemili çocukların ellerini tutalım mı?

Bir gazete yazarının elektronik posta kutusu şehir çöplüğüne benzer. İlgili ilgisiz yüzlerce postayla dolar gün içinde. Açılışlar, yeni ürünler, bir şeylere isyan edenler… Bu postaların çoğu okunmadan elektronik çöplüğü boylar. Bazılarıysa kıymetlidir. O çöplüğün içinden kıymetlileri ayırt etmek zaman içinde kazandığımız bir beceridir. Bu hafta benim posta kutuma daha önceden gelmemiş iletiler geldi. Lösemi tedavisi görmüş ve iyileşmiş, savaşçı çocuklar hikâyelerini anlatıyor ve hâlâ mücadele eden kardeşleri için destek istiyorlardı. Bu sayfa bugün o mektuplara ait...

 

‘Bir çocuk gülümserse bir hayat kurtulacak’

Merhaba, Ben Hasan Aydoğan, lenf kanserini yenebilmiş LÖSEV üyesi 19 yaşında bir gencim. Benim gibi lösemiyi veya kanseri yenmiş, hâlâ mücadele eden kardeşlerimize yardım edebilmek için LÖSEV çatısı altında toplanmış birçok gönüllü-genç arkadaşım var. Bizlerin dileği lösemiyle veya kanserle mücadele eden kardeşlerimizin ve ailelerimizin ihtiyaçlarının ve gerekli desteğin sağlanabilmesi...

 

LÖSEV zaten yapılan yardımlar ve bağışlar sayesinde bizlerin her ihtiyacını karşılıyor. Bana da diğer kardeşlerime yolladıkları gibi her ay düzenli olarak taze et bağışı yapıyorlar, ihtiyacım oldukça giyeceklerimi karşılıyorlar. Ayrıca eğitimimden tutun teknolojik ihtiyaçlarıma kadar karşılıyorlar. Daha bu sene LÖSEV aileme katılmama rağmen her hafta LÖSEV’de gönüllü özel öğretmenimden İngilizce eğitimi alıyorum. Bunlar sadece birkaçı… Kendimden de biliyorum ki LÖSEV hiçbir kardeşimizi es geçmeden herkese elini uzatıyor. Dolayısıyla önümüzdeki Kurban Bayramı’nda tedavi gören kardeşlerimiz için ihtiyaç duydukları protein açısından zengin kırmızı et sağlanabilmesi için sizden köşe yazılarınızda LÖSEV’in Kurban Bağışı kampanyasına yer vermenizi diliyorum. Eğer bu nazikliği gösterip dileğimi yerine getirirseniz inanılmaz derecede mutlu olacağımı bilmenizi istiyorum. Ve benim bir hayalim var; kendim çok şükür kanseri yenebildim ve ömrümün sonuna kadar yenmeye çalışan kardeşlerime destek olacağım inşallah. Unutmayın bir çocuk gülümserse bir hayat kurtulacak demektir.

 

Hasan Aydoğan

 

‘3 ay yaşar dediler’

Merhaba Damla Abla, Ben lösemi tedavisi görüp LÖSEV’in destekleriyle atlatmış, bu zorlu savaştan galip çıkmış bir gencim. Size kısaca hikâyemden bahsetmek istiyorum. 8 yaşında rahatsızlandım, bacak ağrılarım, burun kanamaları sonucu lösemi AML M7 teşhisi aldım. Yattığım hastanede bir odada 6 çocuk, 6 anne kalıyorduk. Ben bir beşikte yatıyordum. Annem sandalyede, şehir dışından tedaviye gelen aileler hastane bahçesinde banklarda... Paramparça aileler gördüm, asgari ücretle çalışan baba, arkasında 3 çocuğunu bırakmış anne işvereni artık izin vermiyor, artık işsiz kalmak üzere çocuğunu da alıp memleketine geri dönüyor. “Allah verdi Allah alır” deyip “Arkamda 3 çocuğum daha var” deyip tedaviyi yarım bırakan insanlar. Banyosu olmayan odalarda su ısıtıp banyo yapmaya çalışan hasta çocuklar… Ve bunun gibi pek çok hikâye. Gecenin bir yarısı aranan kanlar, devletin ödemediği ilaçlarımız, kemoterapiler. Ve ne acı ki bu ailelerin çoğu asgari ücretle geçinen, daha doğrusu geçinmeye çalışan insanlar.

 

İşte bunlardan biri bendim. Doktorlarım ilk tanı aldığımda “3 ay ya yaşar ya yaşamaz, eve götürün” demişlerdi, zorla hastaneye yatmıştım. Bir de yattığım bölüm enfeksiyon yüzünden kapanınca ortada kaldım, tedavi ortasında hiçbir hastane beni almak istemedi. O sırada LÖSEV kabul etti beni hastanesine. 8 yaşında yürüyemeyen lösemi hastası bir kız çocuğuydum. O kadar içten, güzel baktılar ki bana. Yürüyemediğim için beni sırtında gezdiren hastane sorumluları, sabahları kahvaltı yapmadığım için erkenden benimle kahvaltıya gelen doktorlarım, “Hangi pijamayı seversin? Pembe mi mavi mi?” diyen hastane çamaşırhanesi görevlisi, sürekli ailemi arayıp ihtiyacını soran sosyal hizmet birimi. Et, kuru gıda ve kıyafetten bilgisayara kadar her türlü ihtiyacımızı karşılayıp benden ilgilerini bir an bile çekmediler LÖSANTE’DE (LÖSEV’in hastanesi).

 

LÖSANTE’de oyun odamız, kocaman bahçemiz ve psikologlar eşliğinde tedavimin bittiğini bile anlamadım. Tedavimin bitiminden 3 ay sonra annemi kaybettim. 11 yaşında hayata küsmüşken yine LÖSEV yetişti; o kadar güzel sardılar ki yaralarımı, apar topar Amerika’ya kampa yolladılar. Eğitimim konusunda hep yardımcı oldular, ailem oldular. Şimdi üniversiteyi kazanmış bir gencim. İyileştim. Hayata LÖSEV sayesinde umutla bakıyorum ama daha çok kardeşim var yeni tanı alan, umudunu kaybetmiş kardeşlerim ve aileleri... Onlar için köşenizde lösemili çocuklara da yer açar mısınız?

 

Rümeysa Akyol

 

‘Saçlarımın dökülmesi çok zordu’

Merhabalar, Ben LÖSEV Ailesi’nin bir üyesiyim… Benim hikâyem 2012 yılında o korkunç haberle başladı. Çok zor günler geçirdim ve en önemlisi de saçlarımın dökülmesi oldu. Psikolojim bozuldu, ağzımda yaralar çıktı, kaç gün yemek yiyemediğimi hatırlıyorum. Yataktan kalkamadığım günler oldu. 9 ay hastanede yattım ve bu süreçte ilk önce ailem, arkadaşlarım ve LÖSEV beni hiç yalnız bırakmadılar.

 

Ben ve benim gibi olan bütün herkes aslında güzel yürekli bağışçılarımız sayesinde ve tabii ki de morallerle iyileştik. Şimdi de tedavi sürecindeki diğerlerinin bizden gelecek desteğe ihtiyaçları var. Biliyorsunuz ki lösemi kardeşlerimizin en büyük ilacı moral ama moral dışında proteine de ihtiyaçları var. Sizler de kurban bağışında bulunarak lösemili kardeşlerimizin iyileşmesine katkıda bulunabilirsiniz.

 

Yeşim Dirican

 

‘Bizlere destek olun’

Merhaba, Ben İzzet Karabıyık, lösemiyi bire bir yaşamış, tüm sıkıntılardan geçmiş ve sağlığına kavuşmuş gençlerden sadece bir tanesiyim. Bildiğiniz gibi lösemi maddi ve manevi büyük desteklerin yanı sıra uzun yıllar tedavi gerektiren bir hastalık. Tedavi sürecimde LÖSEV’le tanıştım. Bu vakıf, sağlığıma kavuşmamda çok büyük rol oynadı. Tedavi sürecimde maddi-manevi her türlü desteği esirgemediler ve tedaviden sonra da desteklerine devam ettiler.

 

LÖSEV gönüllülerimizin yapmış olduğu bağışlarla birçok lösemi hastasına ulaşmış ve tedavisini tamamlamasında yardımcı olmuştur. Bizler tedavilerimizi tamamladık, sağlığımıza kavuştuk ama hâlâ tedavisi devam eden ve zor durumda olan birçok kardeşimiz var. Şimdi bizler onlar için neler yapabiliriz, onun için mücadele ediyoruz. Bizlere destek olmanızı istiyoruz. Teşekkür ederim.

 

***

 

LÖSEV'e bağışta bulunmanın pek çok kolay yolu var. Nasıl destek olabileceğinizi öğrenmek içintıklayın.

 

 

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 7253

  • Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...
    Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...

    Süresi : İzlenme : 178

  • Ne zaman su içilmez?
    Ne zaman su içilmez?

    Süresi : İzlenme : 6069

  • Fıstık ezmesi nasıl yapılır?
    Fıstık ezmesi nasıl yapılır?

    Süresi : 00:49 İzlenme : 2838

  • Ayaktaki basınç noktaları
    Ayaktaki basınç noktaları

    Süresi : 01:04 İzlenme : 3123

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön