Hayat bir tiyato

Bence hayat bir tiyatro.

Rejisörü sizsiniz.

Siz ne isterseniz o olur.

Tabii ki  imkanlar dahilinde.

 

Bir sürü aktör ve aktrist var daha önceden sizin hayatınıza tayin edilmiş. İstediklerinize istediğiniz rolü verebilirsiniz. İstediğinizi de bir köşeye atıp unutabilirsiniz, hoşunuza gitmiyorsa. Hatta en istemediklerinizi kadro dışı bırakabilirsiniz, zaman  içinde... Rollerini gönülsüz oynayanların yerine, o role talip olanları işe alabilirsiniz. Veya daha kabiliyetlisini bulunca eskisini dublörüyle değiştirebilirsiniz...  

 

Rollerini beğenmediklerinizi, büyük bir sabırla, istediğiniz yöne gitmeleri için etkilemelisiniz. Zor ve meşakkatli bir iş. Ama böyle büyük bir eseri yaratmak da zor zaten. 

 

Yalnız unutmayın rollerin sözlerini siz yazamıyorsunuz. Herkes sizin istediğiniz cümleleri kurmuyor. Herkes doğaçlama oynuyor rolünü. Siz de her cevaba uygun, devam sözlerini bulmak zorundasınız....

 

Oyunda yer ve zaman, size danışılmadan saptanmış. Yeri değiştirme şansınız var ama zaman için yapılacak bir şey yok. Süre belli. Onu değiştirmeye gücünüz yetmiyor.

 

Şimdi gelelim senaryoya.... Onu siz her adımda yenileyerek devam edeceksiniz. Her adım sizi yeni bir kavşağa götürecek ve siz yeni bir yolu tercih edeceksiniz. Senaryonuz yeni yola göre yenilenecek. Tıpkı yeni, bilinmeyenlerle dolu bilmeceleri çözmek gibi... Yapamayacağınız tek şey “olmadı baştan” dememek....  Olmadıysa, olacak yeni bir yol yaratmalısınız. Ama, silme, başa dönmek yok. Yazılan silinemiyor...

 

Tabii, öncelikle, bütün bunların farkında olmak, en önemli kural. Genellikle bütün sahneye konan eserlerde, bunun farkına varıncaya kadar, YERİNDE SAYMA durumu yaşanıyor. Olmayanları, dönüp dönüp bir daha denemek gibi.... Bir daha bir daha denemek.... Zaman geçiyor.... PERDE kapanmadan istediğiniz yere gelebilmek için vakit kaybetmemelisiniz...

 

Rollerinden ayrılmak isteyenleri kalmaya ikna etmek, oyuna yeni katılan gençleri, çocukları eğitmek ise başlı başına bir emek.... Ama sonuçta siz, adını ne koyarsanız, o olacak bu oyun. Bunu hiç unutmamak gerek. Mutluluk oyunu mu, mutsuzluklar diyarı mı, başarı hikayesi mi, yoksa fedakarlık hikayesi mi? Sizin kararınız!  

 

Şimdi belki diyeceksiniz ki 'Canım olur mu???’ Benim elimden ne gelir ki, KADER var. Tam öyle değil. Her olay aslında sizin adlandırmanıza göre değişebilir. En basit anlatımla :

 

BİR AYRILIK, birisinin kahır yoluyken, diğeri için yeni deneyimler için önünde açılan kapı.....

 

BİR ÖLÜM, birisi için ayrılık, mutsuzlukken, diğeri için, içinde acı barındıran bir ders, yeter ki ondan alınacakları görmek isteyelim...

 

BİR BAŞARISIZLIK, birisi için başa gelecek hayattaki en kötü şeyken, diğeri için başarılı olacak yeni alternatifleri aramasına neden olan adım......

 

Yani, olaylara sizin bakış şekliniz, onu nasıl adlandırdığınız  oyunun adı. Hayatınıza MUTLULUK derseniz o, BAŞARISIZLIK  derseniz o......

 

Oyunun adını siz seçin... Oyunu kuran sizsiniz... Adını MUTLULUK koyun bence...

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Doğumda sancı neden olur?
    Doğumda sancı neden olur?

    Süresi : 01:49 İzlenme : 2557

  • 4 cilt tipine uygun kil maskesi tarifi
    4 cilt tipine uygun kil maskesi tarifi

    Süresi : 00:57 İzlenme : 1238

  • Hayvanlarla ilgili bilmediğiniz gerçekler
    Hayvanlarla ilgili bilmediğiniz gerçekler

    Süresi : 00:58 İzlenme : 405

  • Deprem çantasında neler olmalı?
    Deprem çantasında neler olmalı?

    Süresi : 01:14 İzlenme : 710

  • Kadınbudu kaplama tavuk!
    Kadınbudu kaplama tavuk!

    Süresi : 01:44 İzlenme : 1855

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön