Kavrulan canlar için…

Bazen bir şeyler ardı ardınca gelir. Bir darlanma bitmeden yenisi başlar, sanki nefes alacak yer kalmaz insana şu koca dünyada. Böyle zamanlar yaşandığında kendime hatırlatırım: “Bu da geçer ya Hû!”

 

Hani hikâyesi vardır, bir ülkenin sultanı, kendisi için çok değişik bir yüzük yapılmasını ister. Öyle bir yüzük ki, mutsuz olduğunda umudunu tazelesin, mutlu olduğunda ise kendisini mutluluğun tembelliğine kaptırmaması gerektiğini hatırlatsın… İşte o yüzüğün üzerinde  “bu da geçer”  yazar.

 

Her şeyin geçici olduğunu hatırlamak ferahlık getiriyor;  yukarıdan bakmak, büyük resmi görmek için olduğum yerden yükselmek iyi geliyor hep. Her fırsatta soruyorum kendime: “Burada öğreneceğim ne var? Bu durumun içinden geçmekte seçeceğim yol beni nereye taşıyacak? Tüm bu yaşananların ardında gizlenmiş bir hazine ya da armağan ne olabilir?”

 

Dirseklerim masaya dayalı, ellerim çeneme yaslı, uzaklara bakıyorum. Güneş dağların ardına kaçmaya hazırlanıyor. Cırcırlar karanlık çökmeden önceki şarkılarını söylüyorlar ormanda. Güneşin ağaçlarla örtülmesiyle bile ortalık serinleyince, kedi-köpekler sığındıkları gölgelerden çıkıp bahçede kendilerini gösteriyorlar.

 

“Nasıl olacak, hangi gün daha uygun olur, kimler yardıma gelebilir acaba?” diye düşünürken geçtiğimiz cumartesi 10 kişilik bir imeceyle, dostların ve komşuların yardımıyla yeni hortumumuz ana kaynağa taşındı, gerekli bağlantılar yapıldı ve eski boruların çeperlerinde biriken kireç plakaları boruları sopayla dövmek(!) suretiyle kısmen de olsa temizlendi. Serçe parmağın yarısına kadar azalmış olan su şimdi başparmak kalınlığında akıyor. Çok şükür! Suyumuz çoğaldı!

 

Tüm bunlar olurken yüreğimiz yangınlarda, gözümüz-kulağımız yörede yangın bölgesi civarlarında yaşayan dostlarımızdaydı. Kaybedilen canlar, yok olan orman dokusunun içinde yitip giden güzellikler içimizi yaktı. Haziran ayı için hiç de olağan olmayan bu kuru-sıcak günlerde kavrulurken, karmakarışık esen rüzgârlar yangına körük olurken nefeslerimizi tuttuk, tüm yurttan dualar yükseldi göklere, yangın görevlileri canla başla çalışırken kilometrelerce uzakta olan bahçemize küller yağdı, ortalık yanık kokusuyla doldu.

 

Bir taraftan can havliyle bahçe sulamaya devam ettik. “Siz de için çocuklar, su çoğaldı, haydi gözümüz aydın!” Bitkiler, ağaçlar, fideler suyu içtikçe mutlu olduk. Ohhh!

 

Canların acısını hissetmek, onların sessiz çığlıklarını duymak sorumluluk yüklüyor insana. Hani bir şeyler bizim adımıza zimmetlenir de zamanı gelince sağ salim teslim etmemiz beklenir ya, onun gibi bir şey sorumluluk bence. Bu dünya bize emanet edilmiş, ona iyi bakıp gözetmemiz, onu yuva bilmemiz ve gelecek kuşaklara bozulmadan teslim etmemiz her şeyden önce bizi etkileyecek. “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” devri geçti. Her şeyin ucu bana dokunuyor, ben de her şeye dokunuyorum.

 

Bugün itibariyle yöredeki yangınımız söndü çok şükür, evlerini terk etmek zorunda kalan arkadaşlarımız yuvalarına döndüler. Şimdi yaraların sarılması için imece zamanı.

 

Selahattin de bir hayli iyileşti, ağırlık kaldırmak dışında her şeyi yapabiliyor artık çok şükür, adım atarken ayakları eskisi gibi güçlü basıyor yere, yanından geçerken rüzgâr esiyor. Yarın kontrole gideceğiz ve dinlendirilen bağırsakların yeniden işler hale gelmesi için ne zaman operasyon yapılacağını öğreneceğiz, bu seferki küçük ve hafif bir şey olacak. 

 

Bir daralma, bir genişleme, bir sıkışma, bir ferahlama… Nefes almak gibi, kalbin atışı gibi. Doğum yolunda ilerleyen bebekler gibiyiz, hoş geliyoruz, az kaldı ferahlamaya.

 

“Her zorlukta bir kolaylık vardır” diye yankılanıyor içimde bir ses. Bir ohhhh daha çekiyorum uzaklara bakıp. Güneş gitmiş artık, çocuklar benden mama bekler. Kaybettiğimiz canlar için yas tutacağım bu gece, küçük bir tören yapacağım. Ve dua edeceğim Yeryüzü’nün tüm çocukları huzur içinde, mutlulukla yaşasın, Toprak Ana şifalansın ve güzellikleriyle bizi şifalandırmaya devam etsin. Canların kıymetini yaşarken bilelim.

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Deprem çantasında neler olmalı?
    Deprem çantasında neler olmalı?

    Süresi : 01:14 İzlenme : 682

  • Kadınbudu kaplama tavuk!
    Kadınbudu kaplama tavuk!

    Süresi : 01:44 İzlenme : 1838

  • Ayaktaki basınç noktaları
    Ayaktaki basınç noktaları

    Süresi : 01:04 İzlenme : 2144

  • Kol sarkmalarına karşı egzersiz
    Kol sarkmalarına karşı egzersiz

    Süresi : 02:09 İzlenme : 1975

  • Kaktüs tasarımı nasıl yapılır?
    Kaktüs tasarımı nasıl yapılır?

    Süresi : 01:26 İzlenme : 6207

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön