Yeni işler-Yeni oluşlar

Defter-kalem aşkımdan biraz uzaklaştım bu aralar. Hayat öyle hızlı akıyor ki, hangi birini yazayım? Aklımda tutuyorum derdim eskiden, şimdiyse kalbime yazıyorum. İçimi dolduranları, kalın harflerle yazılanları okumaya çalışıyorum sonra.


Gün içinde, sohbet esnasında “hah işte, bugün bunu anlatayım” dediğim anlar oluyor. Bazen kısa notlar alıyorum uçup gitmelerini önlemek için. Dostların varlığı öyle lezzetli ki, bazen de sohbet ağır basıyor. En sonunda masanın başına oturunca, yazmayı düşündüğüm şeylerden bambaşka bir şeyle karşı karşıya bulabiliyorum kendimi.  Akışın büyüsü bu, yazarken de iş başında.

 

Kelimeler kelimelere yol versin, “iş”in çağrıştırdıkları gelsin otursun yazının bir köşesine.

 

“Sevdiğin işi yaparsan bir gün bile çalışmış olmazsın” diye bir sözü var Konfüçyus’un. Abraham Maslow da “Açıktır ki yazgıların en güzeli, bir insanın sahip olabileceği en büyük hazine, tutkuyla yaptığı bir iş için ona para ödeniyor olmasıdır” demiş. Ne güzel, o zaman yıllardır iş diye bildiğimiz şey ortadan kalkar ki. Bir de üzerine parayı da “armağan” olarak görürsek tadından yenmez. O zaman buna olsa olsa yaşamak denir. Çalışmak, iş diye nitelediklerimiz de “armağanla yaşamak” olur.

 

Maslow’a bir selam çakıp işini tutkuyla yapmayı da “heyecanla yaşamak” olarak değiştirelim, şimdi cümle şöyle bir şeye benzedi: “Açıktır ki yazgıların en güzeli, bir insanın sahip olabileceği en büyük hazine, heyecanla yaşadığı için ona armağanlar veriliyor olmasıdır.” Ha şöyle, sonunda cümleyi zamane diline çevirdim galiba.

 

***

 

Bir şeylerle uğraşırken zamanı unuttuğumuz, kendimizi zamansız ve mekânsız hissettiğimiz, büyük bir keyif aldığımız, hatta kendimizi kaybettiğimiz anlar vardır ya, işte bunlar bizim yeni işlerimiz. Yaptığımızı yaşıyor, yaşadığımızı yapıyoruz. Varlığımızı böyle sürdürüyoruz. Sistemin uyuşturmuş olduğu duygular, derin uykudaki sezgiler böyle canlanıyor, daha önce kulak verilmemiş ilhamlar böyle duyuluyor. Varlığımızı yaşamdan ayırmayıp her şeyle bütünleşmiş hissederek, hiçbir şeyi ötekileştirmeyip kucaklayarak, nefret söylemlerini bırakıp kendi yolumuzda yürümeye devam ederek yaşıyoruz. Hissettiğimiz şeyi yapıyoruz.

 

Her birimizin içinde binlerce yetenek saklı bekliyor. İşte onlar armağanlarımız, hazinelerimiz. Gün yüzüne çıkınca ışıldıyorlar. Ne kadar özgün, ne kadar eşsiziz. Ve bu eşsizliğimizi onurlandırmanın tek yolu bu bizim için. Sevdiğimiz hayatı heyecanla yaşamak.

 

***

 

Daha önce yaşadım da dünyaya şu halimle yeniden geldim mi, ya da bundan sonraki hayatımda acaba kedi olarak mı dünyaya geleceğim, hiç bilmiyorum, merak da etmiyorum açıkçası. Şu anki hayatım ve her bir anı o kadar değerli ki, eğer böyle bir bilgi bana ulaşacaksa ulaşacaktır zaten. Ben sadece kendi içimde yolculuk yapabiliyorum. 50 yaşıma yaklaştığım şu günlerde, geçmişe dönüp o anları daha çok hatırlama eğilimindeyim. Gelecekle ilgili ne olacağı kaygısından kurtulmayı çoktan bıraktım. Ara sıra analitik zihnim devreye girse de onu yakalıyorum ve geçip gitmesine izin veriyorum. “Nasıl geçineceğim” diye bir sorunun akla gelmediği bir hayat diliyorum herkese de. Hayata teslim olunca hayat sana bakıyor zaten. Kanıtlar her yerde.

 

Her şeye “armağan” gözüyle bakınca, “iş” kavramı da yerli yerine oturdu. Severek yaptığım her şey benim birer armağanım oldu bu hayata. Hayata hizmet edince, hayata armağanlarını verince, o da insana armağanlarını pek çok farklı yoldan yolluyor. Para bu yollardan yalnızca birisi. Bereketse zaten paradan daha fazlası. O kadar kişinin yediği, yine de tencerede artan şey bereket. İki ile üçü topladığında beşten daha fazlasının olması. Bir şeye başladığında nasıl gelişeceğini, yayılacağını öngörememen. Dostluğun da, neşenin de, aşkın da, şifanın da paylaşınca çoğalması. Verdiğinin sana katlanarak dönmesi. Şükürle çoğalan bir akış.

 

İşte o yüzden bu yeni-ve bir o kadar da kadim- armağan kavramımızla yaşamayı çok sevdik biz.

Maslow amcamın toprağı bol olsun.

Varlığım böyle bir varoluşa armağan olsun.

Hayırlı yeni işlerimiz olsun.

Bütünün hayrına olsun.

 

 

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Doğum korkusu nasıl yenilir?
    Doğum korkusu nasıl yenilir?

    Süresi : 02:20 İzlenme : 4273

  • Kabak tatlısı nasıl yapılır?
    Kabak tatlısı nasıl yapılır?

    Süresi : 00:52 İzlenme : 3418

  • Ayaktaki basınç noktaları
    Ayaktaki basınç noktaları

    Süresi : 01:04 İzlenme : 2685

  • Bebek taşıma yöntemleri
    Bebek taşıma yöntemleri

    Süresi : 43:12 İzlenme : 1151

  • Bolonez soslu erişte!
    Bolonez soslu erişte!

    Süresi : 03:15 İzlenme : 950

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön