Cesur Yeni Dünya’nın mimarları…heeeeeyyyy!

“Korku ve şüphe, olacak olanı geciktirir.” Böyle diyordu okuduğum bir kitapta. Ne kadar doğruymuş! İnsan bir yükten hafifleyince anlıyormuş ağırlığın ne demek olduğunu.


Yıllarca bize öğretilenler hep korkutmak üzerine olmuş. Parasız kalmaktan, sosyal güvencesiz yaşamaktan, hasta olmaktan, evsiz olmaktan, şundan, bundan hep korkutularak yetişmişiz. Aman ha, sakın ha, öyle olmaz, böyle yaşanmaz, elalem ne der, ya şöyle olursa, ya böyle olursa diye diye neredeyse yaşamayı unutmuşuz. Kasmışız kendimizi, rahat bırakacağımız yerde. Korktukça başımıza gelmiş; atalardan, ninelerden bu yana taşıdığımız kaygılar hep aynı yere varmış.


Meğer yaşamak ne kolaymış onlar olmadan.

 

***

 

Hayat seni itekleyince hoooop bir de bakmışsın bambaşka bir şeyin içindesin. Direnip debelendikçe başına neler geldiğini biliyorsun, öğrenmişsin artık. Bu kez kendini bırakıyorsun içine düştüğün coşkun nehre. Onunla birlikte çağıldıyorsun. Suyun seni nefis bir yere götüreceğine inancın tam.

 

Bu hemen bir anda olmuş bir şey değil. Yıllar yıllar sürmüş bu hale gelmek. Nice gel- gitlerle yorulmuşsun; kaygılarla dolu kafan uykular tutturamamış dönüp durduğun yatakta, hangi birini dert edeceğini şaşırmışsın geceler boyu. Yüreğin daralmış, için kararmış. Ooooof of diye isyan etmişsin kaç kere. Kaç kere vazgeçmişsin hayallerinden. Şüphe etmişsin yaşadığın gerçeklikten. Yaşadığım doğru hayat mı, ya öyle değilse? Ah o şüphe, ah o kaygılar, beynini kıtır kıtır kemirip durmuş.

 

Hâlbuki suyun seni taşıyacağına inanırsan bambaşka bir şey oluyormuş. O an “acaba suya batar mıyım” düşüncesinin olmadığı an, cahil cesaretiyle, hesap kitap yapmadığın, suya, akışa teslim olduğun an. Suyun kendisi olduğun zaman hiçbir engel tanımadan denize doğru akıyorsun. Seni kendinden başka tutacak hiçbir şey yok!

 

Ohhhh ne rahatmış böyle, ne güzel yolculukmuş bu. Bir hayal gelip konmuş yüreğine ve sen o hayali sıkça dillendirmeye başlamışsın. Sen dillendirdikçe o da ete kemiğe bürünmeye başlamış. Bir de bakmışsın senden bağımsızlığını ilan edip “gerçeklik” olarak var oluyor. Sen o hayale inanmaya devam ettikçe, içinde canlı tuttukça da can bulmaya başlıyor.

 

Hayaller “şüphesiz” canlanıyor. Korkar ve kendini bulunduğun yerden bir adım geri çekersen, o anda hayalin de sana yakınlaşırken birden duruveriyor ve belki de o da bir adım geri çekiliyor. Bir adım at, o da sana bir adım geliyor. Hatta belki on adım. Onun varlığını hissettikçe daha çok adım atıyor, koşuyorsun hayalinle kucaklaşmak için.  Ancak korkmayı unuttuğunda, kendini hayalinle sarmaş dolaş buluyorsun.

 

Şimdi, şu anda sen, bundan çok eminsin de, haddini aşmamak için “belki” diyorsun. Neye inanıyorsan o oluyor, ne söylersen onu yaratıyosun! Abrakadabra!


***

 

Bir yolda yürüdükçe patikalar oluşur ya, sonra o yolda yürümek kolaylaşır. Gidip geldikçe o yolda, yol daha da belirginleşir. Bir dahaki sefere daha kolay olur gideceğin yere varman. Sen de korkusuz, şüphesiz yaşamaya, hayata teslim olmaya başladıkça yolu tanımaya ve artık hep o yoldan gitmeye başlıyorsun. Bir yere varmayan amaçsız dolanmalardan yorgun düşmüşsün çünkü. İşte o yüzden de içine bir korku gelmeye başladığını hissedince “kışt” diyorsun artık. “Kışt, kışt, uzak dur benden, ben sensiz öyle rahat buluyorum ki yolumu, aklımı çelemezsin!”

 

***

 

Düşmeyesin! Aman ha, düşersin! Düşme!

 

Kimse yok mu “dikkat et yürürken” diyecek? Korkuyu aklımıza sokmayacak, yüreğimize yangın düşürmeyecek? Anneler, babalar, teyzeler, nineler, hocalar! Bi rahat bırakın çocukları artık. Şu hayatta izleri takip etmeyi öğretseniz ya, “senin için kolaylaşanı seç” deseniz. Bir güvenseniz çocuklara da yıllarca debelenip durmasalar büyüyünce. İnansanız onların en doğru yolu kolaylıkla bulacağına, kendi patikalarını oluşturacağına, cesaret verseniz... Ne güzel olacak hayat, ne kolay olacak herkes için.

 

Sevgi adına girilen çıkmaz yollardan bir an önce dönülmesi yeni nesillerin hayatını kolaylaştıracak. Biz ara nesil olarak, geçmişte yapılan hatalardan dersler çıkarıp yeni bir dünyanın varlığını yaşamaya başladık bile. Gelecek günler çocuklarımız için çok daha aydınlık olacak. Bizlerin taşıdığı yükleri taşımayacaklar boşuna.

 

Cesur yeni dünyanın mimarlarına saygıyla, inançla…

 

Yolumuzu aydınlatanlara, ilham verenlere selam olsun!

 

 

 

 

 

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Merve Büyüksaraç'la sukulent tasarımı yapıyoruz
    Merve Büyüksaraç'la sukulent tasarımı...

    Süresi : 17:20 İzlenme : 316

  • Dr. Ümit Aktaş ile tıbbi beslenme ve ilaçsız yaşama dair...
    Dr. Ümit Aktaş ile tıbbi beslenme ve ilaçsız...

    Süresi : 17:57 İzlenme : 1539

  • Regresyon terapisi nedir? Nasıl yapılır?
    Regresyon terapisi nedir? Nasıl yapılır?

    Süresi : 25:51 İzlenme : 1793

  • Tüp bebek uygulaması hakkında her şey!
    Tüp bebek uygulaması hakkında her şey!

    Süresi : 14:14 İzlenme : 829

  • Çocuklar ne izlemeli?
    Çocuklar ne izlemeli?

    Süresi : 41:12 İzlenme : 1063

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön