İspanyol mutfağı

“Yediğin içtiğin senin olsun, gezip gördüğünü anlat” diyenlerden olabilirsiniz. Ama ben şimdi tersini yapacağım. Madrid ve Barcelona’yı içine alan bir İspanya seyahatinden sonra hayranlık ve biraz da kıskançlıkla yiyip içtiklerimi anlatacağım.

İspanyol mutfağı

Üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkede balığın ve deniz mahsullerinin çokça tüketildiğini söylememe gerek var mı? Daha önemlisiyse, İspanya’da balığın ve kabukluların lezzeti ve fiyatı... Uzun zamandır bu kadar lezzetli deniz mahsulünü, bu kadar makul fiyatlarla yememiştim.

 

İspanyollar merasimsiz, plansız, samimi ve acelesi olmayan bir yemek kültürüne sahip. Hazırlanması kolay, mevsimin taze ürünleriyle yapılan mezeleri, Akdeniz yemek kültürünün bir yansıması olarak “tapas” adıyla tüm dünyaya yayan onlar. İspanyollara ait bir başka yemek alışkanlığı da akşam sofralarının çok geç kurulması. Eşim bir dönem iş gereği sık gittiği Madrid’de, saat 18.00 gibi ofislerden çıkıp minik bir altlık yapıldığını, sonra tekrar işe dönüp gece 23.00 gibi akşam yemeğine gidildiğini hâlâ şaşkınlıkla anlatır. Yemek sonrası mı? Ver elini Flamenko!

 

Dünyanın en eski restoranı

Madrid’de bir akşam dünyanın en eski restoranı olduğu söylenen Casa Botin’e gittik. Etkileyici bir binada, orta İspanya’nın ağır ateşte pişirilen et kültürünün şahane bir örneği olarak nar gibi kızarmış kuzu yedik. Bu restoranda sanki zaman durmuş, resimler, seramikler, porselenler ve her şeyden önce pişirme tekniği değerli bir hazine gibi saklanmış.

 

İspanya’nın yemek kültürü pek çok başka kültürden etkilenerek şekillenmiş. Ülkenin hareketli politik geçmişinde koloniler, istilacılar, ziyaretçiler, hepsi renkli ve çeşitli bir sofranın ortaya çıkmasında etkili olmuş. Örneğin Katalan bölgesi güveç yemekleriyle meşhur, Valencia’nın pirinç üzerine kurulmuş bir mutfağı var. Meşhur paella’lar da aslen Valencia bölgesine ait. Bu mutfağın ortak paydasını sorarsanız; zeytinyağı ve sarmısak. Az tükettikleri şey ise peynir.

 

Madrid’in Casa Botin’inden sonra sırada Barcelona’nın en eski restoranı 7 Portes vardı. Yer bulmak zor. Rezervasyonla gitmek pek mümkün değil ama França İstasyonu’na nazır avlusunda yarım saat kadar beklerseniz mutlu sona ulaşıyorsunuz. Bize 1916 doğumlu orkestra şefi Yehudi Menuhin’in daha önce yemek yediği masa düştü. Yine değişime direnen mönünün içinde kayboldum. Kararımı da paella’dan yana kullandım. Mönüde ilk dikkatimi çeken yemek “Zengin’in Paella”sı oldu. Açıklamada “Bu paella içindeki deniz mahsulleri ayıklanarak getirilir” yazıyordu. Aslında paella bir fakir yemeği. Halkın iki ana malzeme olan pirinç ve safranla pişirdiği bu yemek, zamanla bölgelere göre çeşitlilik kazanmış. Ben zengin paella’sı istemedim. Tüm kabukluları ellerimle ayıklamayı tercih ettim.

 

Bu hafta bu köşenin bana yetmesi imkânsız; daha fazlası için www.ecekutucular.blogspot.com’u ziyaret edebilirsiniz.

 

Tortilla De Patatas tarifi...

 

Paella tarifi...

 

Crema Catalana tarifi...

 

Paella Valenciana tarifi...

 

Yazı: Selin Kutucular

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Bolonez soslu erişte!
    Bolonez soslu erişte!

    Süresi : 03:15 İzlenme : 928

  • Bebe bisküvisinden kolay pasta
    Bebe bisküvisinden kolay pasta

    Süresi : 03:55 İzlenme : 2669

  • Kolay muska böreği tarifi
    Kolay muska böreği tarifi

    Süresi : 05:38 İzlenme : 2071

  • Karnabahar burger!
    Karnabahar burger!

    Süresi : 00:35 İzlenme : 1282

  • Damla çikolatalı kurabiye tarifi
    Damla çikolatalı kurabiye tarifi

    Süresi : 00:48 İzlenme : 992

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön