Doğal ebeveynlik nedir?

Doğal Ebeveynlik hakkında tüm merak edilenleri, Uluslararası Doğal Ebeveynlik Kurumu (Attachment Parenting International) Türkiye temsilcisi Dr. Aslıhan Tokgöz Onaran’a sorduk...

Doğal ebeveynlik hakkında ne biliyorsunuz?

Uluslararası Doğal Ebeveynlik Kurumu Türkiye temsilcisi olan ve aynı zamanda şiddetsiz iletişim, bebeklerde/çocuklarda çift dilli eğitim, farkındalık alanlarında uluslararası eğitimler veren Dr. Aslıhan Tokgöz Onaran, doğal ebeveynlik hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı.

 

Nedir bu doğal ebeveynlik? Temelinde yer alan ilkeler neler?

En sade haliyle tanımlamak gerekirse, doğal ebeveynlik, anne-baba olarak size doğal gelendir. Bağlanma ve empati odaklı, sezgisel bir ebeveynlik anlayışıdır. 'Kitapları veya uzmanları harfi harfine takip etmek yerine kendi içsesinizi dinlediğiniz, çocuğunuzun ihtiyaçlarını okuyabildiğiniz, anne-baba-bebek olarak uyumlandığınız bir ebeveynlik halidir' de diyebiliriz. Dolayısıyla, doğal ebeveynlik, size dayatılan bir kurallar bütününü içermez. Hamilelik, doğum ve ardından ebeveynlik yolculuğunuzda, bilgi ile güçlendiğiniz, tek-tip ebeveyn olmayı sorguladığınız bir duruştur. Beyniniz ve kalbinizin çatışmadığı ve her ailenin özelinde farklı görünebilen bir yaklaşımdır. Tam da bu nedenle, şablon dışı olduğunu düşünüyorum. Doğal ebeveynlik derken, Attachment Parenting (AP) olarak da bilinen ve Uzman Psikolog Nilüfer Devecigil’in Türkçe’ye çevirdiği şekliyle kullandığımı özellikle belirtmek isterim.

 

Doğal Ebeveynlik uygulamaları nelerdir?

'Doğal Ebeveynlik uygulamaları nelerdir?' dersek, bu yolculukta sekiz yol gösterici ilke vardır. Bu ilkeler, dünyanın en önde gelen Uluslararası Doğal Ebeveynlik STK’sı olan Attachment Parenting International (API) tarafından belirlenmiştir. 8 yol gösterici ilke nelerdir?

  • Bilgi edinimi ve hazırlanma,
  • Bebeğimizi/çocuğumuzu sevgiyle beslemek,
  • Bebeğimizin ihtiyaçlarına hassasiyetle cevap vermek,
  • Ten Teması ve dokunuş,
  • Uyku Düzeni - Düzenli ve sağlıklı bir uyku düzeni kurmak,
  • Tutarlı ve koşulsuz biçimde sevgimizi hissettirmek,
  • Pozitif disiplin uygulamak
  • Denge ilkeleridir.

 

Bu ilkelerin uygulanması tamamen anne-baba ve bebek/çocuk özelindedir ve bir uygulamayı benimsememek veya kısmi olarak deneyimlemek sizi daha az doğal ebeveyn yapmaz. Önemli olan, tesis edilen aile içi bağa özgü şekillerde desteklenmesidir.

 

Özellikle bebeğimiz yeni doğduğu dönemde her şeyin mükemmel olması gerektiği hissi ebeveynlerde bir kafa karışıklığına ve anne-baba arasında bir uyum sorununa yol açabiliyor. Bu sorunlara karşı doğal ebeveynlik yaklaşımı bize ne der?

‘Süper Ebeveynlik’ beklentisi gerçekçi değil ve kaygıyı beraberinde getiriyor. Önemli olan, sizin grafiğinizde olabilecek en iyi ebeveynlik, diğer deyişle, dengede hissettiğimiz, performans beklentisi olmayan orta bir yol. Bebeğimiz doğduktan sonra, birkaç kimliğimizin uyumlanması, dengede olması zaman alabiliyor. Nedir bunlar? En genel haliyle birey olan yanımız (bireysel ihtiyaçlar); eşimizle iken duygusal partner olan yanımız (ilişkimizdeki ihtiyaçlar) doğumdan sonra ebeveyn olan yanımız (ebeveyn olarak ihtiyaçlar) var. Bu kimlikler günlük yaşamımızda el ele ilerlediğinde, yani her gün desteklendiğinde, işte o orta yolu, dengeyi anne-baba olarak bulabiliyoruz. Türkiye’de hep duyduğumuz 'saçını süpürge eden anne' modeli yerine; oksijen maskesini önce kendine sonra çocuğuna takan anne modeli daha sürdürülebilir bir ebeveynlik için önemli. Bu babalar için de geçerli tabii. Babaların hamilelikten itibaren çocuğun hayatındaki yeri çok değerli. Bu, anneye yardım etmek olarak değerlendirilmemeli; işbölümüdür bu. O resmin tam da içinde yer almalı babalar. Doğal ebeveynliğin ’denge’ prensibi işte tam bu noktada hem içsel hem de aile ortamında bir uyumlanmadan, senkronizasyondan ve anne baba arasında eşit rol dağılımından bahsediyor.

 

Bu dengeyi baştan kurma ve sağlama konusunda ebeveynler içlerinden yükselen o eleştirel seslerini nasıl susturacak?

Özşefkat aslında denge için ilk adım. Ebeveynlik, en büyük farkındalık sınaması bence. Ebeveynlikte birden bire kaygılı ve çalkantılı bir dönem yaşanabiliyor. Emzirme sürecinden uykuya tüm konulardan sorumlu olmak bunları artırıyor. Bir de kendi çocukluğumuzdan getirdiğimiz ve benim tohumlara benzettiğim, ebeveyn olunca yüzeye çıkmayı bekleyen bazı konular var. Bunlardan bir kısmı, biz ebeveyn olduğumuzda yabani ot gibi yüzeye çıkıyor. Sevmediğimiz konular, tetikler, işte o susmayan eleştirel sesi besliyor. Bu bazen çocukken üzüldüğümüz bir konu, bizler bebekken anne-baba ilişkisinden kodladığımız bir olumsuz anı olabiliyor. Bazen de o tohumlar papatyalar gibi beliriyor, o zaman da kendimizi ebeveynlikte huzurlu hissediyoruz. O tetikleri ötelemek yerine; tanımlamak, kabul etmek ondan sonra da değişime doğru yol almak gerek. Bunu hem kendimiz hem de çocuğumuz için yapmalıyız. Özşefkat de çocuğumuza gösterdiğimiz şefkatte olduğu gibi kendi ihtiyaçlarımıza duyarlı olmamızı, kendimizi kabul etmemizi, farkında olmamızı içerir. Çocuğumuza gösterdiğimiz şefkat gibi kendimize de şefkat duymamız, o eleştirel ses yerine kaygıdan arınmış içsesimizi dinlememizi sağlayabilir. Doğal ebeveynlikte de işte bu sezgimizle temas kurmak çok önemli.

 

Pozitif disiplin nedir? Nasıl sağlanır?

Pozitif disiplin, doğal ebeveynlik prensiplerinden biridir ve bence en önemlilerindendir çünkü temelinde şiddetsiz iletişim vardır. Ödül ve ceza gibi koşullandırmalardan bağımsız bir yaklaşım olan pozitif disiplin, çocuklarımızın fiziksel ve duygusal güvenliği için ebeveynler tarafından tesis edilen sınırlara içlerinden gelerek uymaları; doğru davranışı içselleştirmeleri anlamına gelir. Ülkemizde az bilinen bir konu da şu ki, konuşma öncesi dönemde dahi bebek işaret dili ile pozitif disiplin için güçlü bir iletişim temeli atılabilir. Çünkü bebek işaret dili de doğru kullanıldığında, bebeğimizle göz göze gelerek konuşmak, temas, pozitif beden dili gibi pozitif disiplin için gerekli olan uygulamaları tecrübe etmemizi sağlar. Bu bağlamda, bebek işaret dili hem pozitif disiplin hem de empati gelişimi için gerekli ortamı sağlamış olur.

 

Bebeklerin/çocukların uyku düzeni ile ilgili Attachment Parenting ilkesi neler söylüyor?

Doğal ebeveynlikte ana prensiplerinden biri de dengeli ve güvenli bir uyku düzeni oluşturmak. Bunun yanında gece boyu ebeveynlik dediğimiz yaklaşım yani çocuklarımız gece uyandıklarında da şefkatle ebeveynliği sürdürmek önemli bir kısmını oluşturuyor. Bu bağlamda, uyku eğitimi veya ağlatarak sunulan hiçbir koşullandırma, Doğal ebeveynlikte önerilmemekte. “Bilgi güçtür” derim hep. Mesela atak haftasında sık uyanan bir bebeğe ebeveynlerinin daha anlayışlı ve şefkatli yaklaşması için bu sık uyanmanın normal olduğu konusunda bilgiye sahip olmaları çok önemli. Yine diş çıkarma konusu da böyle bir örnek olabilir. Güvenli bir uyku düzeni denildiğinde ise, olabilecek en optimum uyku rutinini sağlamak gerekir; bu rutin bebeğin ihtiyaçlarına göre değişkenlik gösterecektir. Belki bir banyo ve ardından kitap olabilir, emip uykuya dalmasını desteklemek olabilir, kucakta veya bir taşıyıcıda/slingde gezdirerek uykuya geçişte rehberlik olabilir. Ebeveyn yanında “anne yanı beşik” denilen formatta bir uyku ortamı olabilir. Aile özelinde bir rutinden bahsetmek gerekir. Bu arada şunu da belirtmeliyim ki ebeveynlik, yaşamın kendisi gibi...Uyku konusunda doğru rutini sunma ve ortamı uykuya rehberlik edecek şekilde yapılandırma olsa dahi yaptıklarımızın her zaman tam beklediğimiz sonucu olacak diye düşünmemeliyiz; böyle bir performans beklentisine dönüştüğünde hayal kırıklığı yaşayabiliriz. Çünkü karşımızdaki nihayetinde küçük bir insan, tepkileri ve ihtiyaçları da (büyüme atağı örneğindeki gibi) her gün aynı olmayabilir.

 

Bebeklerinin/çocuklarının uyku düzeni ile ilgili sorun yaşayan aileler için çok genel önerilerinizi alabilir miyiz?

Uyku konusunda ortamı doğru yapılandırmayı, uyku rutini oluşturmalarını ve beklentileriyle gerçeklerin örtüşmesini tavsiye ederim. Mesela 6 aylık bir bebekten gece boyu deliksiz uyumasını bekleyemeyiz. Ailelerin kendi iç dinamiklerini mutlaka değerlendirmek gerekir. Genel olarak şunu belirtebilirim, bebekler emdiği için sürekli uyumuyor değil ya da anne-babasıyla aynı odada uyuduğu için uyanıyor değil. Aile özelindeki farklılıklara dikkat etmekle birlikte bebeğe ve ihtiyaçlarına saha tanımak gerekir. Mesela bebek ten temasıyla uyuyabiliyorsa ki çok gözlemlenen bir ihtiyaç bu, güvenli bir uyku ortamı sağlandığı sürece, buna müsaade edilmeli. Doğal ebeveynlikte hem bebeğinizin hem de anne ve babanın ihtiyaçlarının senkronize olması çok önemli.

 

Bebeğimizin ihtiyaçlarına hassasiyetle cevap vermek içinde neleri barındırıyor?

Bebeğin ihtiyaçlarına, mükemmeli yakalamaya çalışmadan, mümkün olan en kısa süre içinde, hassasiyetle cevap vermek. Özellikle bebeğimizin ağlamalarına, iletişim kurma çabalarına, ihtiyaçlarına cevap vermek çok önemli. İhtiyaçların karşılanmasının sürdürülebilir ve sürekli olması da bir diğer önemli nokta. Anne- baba olarak aynı sayfada olduğumuzdan emin olmak, ihtiyaçlar, beklentiler gibi konularda, bebeğimize aynı şekilde cevap vermemiz gerektiğini de içinde barındırır bu nokta. Burada ebeveynlerin her ikisinin de çocuğun istekleri, tepkileri, talepleri karşısında pozitif disiplin çerçevesinde aynı tutarlıkta cevap vermeleri, çocuğun kendini güvende hissetmesini sağlar. Bebekler bizim onları koşulsuz sevdiğimizden, güvende olduklarından emin olmaya ihtiyaç duyarlar, manipüle etmek gibi bir kaygıları olamaz. Dolayısıyla yargılayıcı konuşmak da Attachment Parenting mantığının içinde yer almaz.

 

 

Doğal ebeveynlik yaklaşımının bilgi edinimi ve hazırlanma ilkesi neyi ifade ediyor?

Hamileliğe, doğuma, doğum sonrasına yani ebeveynliğe hazırlıklı olma halini ve bu alanlarda bilgi edinimini içerir. Ebeveynliğe hazırlık hiç bitmiyor zaten. Doğal ebeveynlik sezgilerini takip etmek ve ebeveyn-bebek bağına odaklanma üzerine. O bağı hep desteklemek gerek. Bilimsel bir araştırmada, 30 yıl boyunca süren gözlemler sonucunda, huzurla, güvenle bağlanmış bebeklerin ileriki yıllarda da duygusal esnekliği güçlü, özgüvenli, empatik bireyler olarak yetişmiş olmaları sonucuna ulaşıldı. Bu bağlamda, özellikle belirtmem gerekir ki doğal ebeveynlikte bilgi edinimi dahil tüm ilkelerin amacı ebeveyn-bebek/çocuk arasında güvenli bağlanmanın kurulması ve desteklenmesi. Örneğin, ten teması ve dokunuş prensibi hem anne hem baba için, bebeğimizin ilk doğduğu andan itibaren ten tene temas kurmayı, böylece bağlanma sürecini başlatmayı önerir. Bunu sık tekrarlamak, bebek masajı, bebeği giyme gibi uygulamalarla zenginleştirmek de çok önemli. İlerleyen zamanlarda da dokunuşu, bebeğimiz izin verdiği sürece, oyunlara yaymayı içerir.

 

 

Ebeveynlere kriz anlarında bebekleri/çocukları ile iletişimde sürekliliği sağlamak için tavsiyeleriniz var mı?

Sükûnetle uyumlanma çok önemli; bebeğimizin bizim sakinliğimize ihtiyacı olduğunu, anda kalmanın anahtar rolünü bilmek, bebeğimizi bolca kucağımıza almak. Mümkün olduğunca göz temasında kalmak, yüz ve ses tonunun sakinliği çok önemli. Kriz anlarında ilgisini başka yere çekmek mantıklı olabilir fakat ‘bak uçak geçiyor’ demekten farklı bir şey bu. Çocuğun yapmak istediği şeye yakın bir başka şeyle dikkatini çekmek ve yaşına göre pozitif disiplin uygulamaları, özellikle aynalama çok faydalı oluyor. Stresli anlarda bunun geçici olduğunun farkına varmak ve yoga nefesinde olduğu gibi sakince kendimizi ana döndürmek. Her yaş döneminde çocuğumuzla göz hizasında olmak, çocuğumuz istemediğimiz şeyi yaparken onun bir çocuk olduğunu kendimize hatırlatmak ve elbette şiddetsiz iletişim ile çocuğa doğru davranışı hatırlatmak ve modellemek çok önemli. O karşımızdaki çocuk bazen bizi kendi çocukluğumuza götürdüğü için tetiklenebiliyoruz... Bunu fark etmek ve kendi iç çalışmalarımız çok değerli. Çocuğumuzun ağlamaları karşısında şefkatle eşlik etmek, çocuğumuzu “susturmaya” çalışmaktan öte yanında olmamız, duygularını kabul edip aynalamak, çocuğumuzun sakinleşmesinde belki de en önemli adımlardan.

 

Röportaj: Bengü Kantekin Günal

Facebook Yorumları
Yorumlar
1
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?
  •  
    03 Ocak 2018 Çarşamba 14:46

    Paylaşım için çok teşekkürler. "Şefkatli bir toplum için şefkatli aileler" ilkesi ile ücretsiz sunduğumuz Doğal Ebeveynlik & şiddetsiz iletişim etkinlikleri için: www.DrOnaran.com/APITurkiye Sevgiler, Dr. Aslıhan Tokgöz Onaran

    Cevapla

  • Damla çikolatalı kurabiye tarifi
    Damla çikolatalı kurabiye tarifi

    Süresi : 00:48 İzlenme : 1540

  • Yoğurtlu kereviz salatası
    Yoğurtlu kereviz salatası

    Süresi : 01:17 İzlenme : 4961

  • Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?
    Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?

    Süresi : 03:40 İzlenme : 2176

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 8038

  • Fıstık ezmesi nasıl yapılır?
    Fıstık ezmesi nasıl yapılır?

    Süresi : 00:49 İzlenme : 3169

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön