IDEA Universal'dan gönüllü çağrısı

Dünyanın en yoksul ülkelerinden birinde temiz su, sürdürülebilir tarım, yenilenebilir enerji ve alternatif eğitim programları için çalışan IDEA Universal'in kurucusu Hayri Dağlı ile konuştuk.

25.000 Afrikalının yaşamını dönüştüren yolculuk

Sahra altı Afrika’sında ortalama yaşam süresi 48 yıl. Her 10 çocuktan 3’ü 5 yaşına gelmeden yaşamını yitiriyor. Her gün 4500 çocuk kirli su kaynaklı hastalıklardan dolayı ölüyor. Kirli su dünyadaki tüm şiddet türleri ve savaşlardan daha fazla can alıyor ve bu gidişatı değiştirmek isteyen gizli kahramanlar var… Yaklaşık 1 senedir sosyal medya hesaplarından takip ettiğim Hayri Dağlı ile Afrika’da yaşam ve IDEA Universal hakkında konuştuk. Hazır birçoğumuz hayatını değiştirmek istiyorken bu hikayeye kulak vermeli...

 

Seni tanıyabilir miyiz? Hayri Dağlı kimdir?

Kendimi “hayal kurucu” olarak tanımlıyorum. Üniversitede coğrafya eğitimi almam bana yeryüzünü, doğayı, canlıları ve aralarındaki karmaşık ilişkileri tanıma ve anlama altyapısı sağladı. Keşfetmek hayatımın en büyük tutkusu ve yaşam felsefem oldu.  Dünyanın uzak coğrafyalarına yolculuklar yapıyorum; ama öyle sanıldığı gibi yeni yerler görmek için değil, daha fazla hayal kurmak ve gerçekleştirmek için. Hayal kurmayı bırakmış milyonlarca insana ilham olmak için. Unutulmuş coğrafyaların daha iyi yaşam hayalini canlandırmak için. İnsanlara önemli olduklarını göstermek için.

 

Son 10 yıldır sivil alanda kimi zaman yok olma tehlikesi olan bir türün korunması, kimi zaman dünyanın az gelişmiş bir bölgesindeki çocukların veya öğretmenlerin eğitimi, kimi zaman dezavantajlı gençlerin güçlendirilmesi üzerine çalıştım. Birleşmiş Milletlerin bazı projelerinde yer aldım. 4 yıldır da Afrika’da  gönüllü olarak aklımı, emeğimi, vaktimi su ve gıda krizini kalıcı olarak çözmek için insalığa adıyorum. Afrika’da gönüllüyüm dediğimde birçok kişi karşılıksız çalıştığımı düşünüyor ancak aksine karşılığını fazlasıyla aldığımı düşünüyorum. Sadece daha birçok güzel şey gibi aldığım “gülümseme”lerin de bankada karşılığı yok. Bir çocuk gülümsüyor benim içimde karnaval başlıyor.

 

İnandığım hayallerin peşinden gittiğim için yıllardır tatil yapmak aklıma dahi gelmiyor. Tüketime değil, türetime dayalı yaşıyorum. Yaşadığım coğrafyanın nüfusunun yarısı günlük 1 doların altında yaşıyor.  Ben de onları daha iyi anlamak için zaman zaman günlük 1 doların altında yaşıyorum. O gün 1 dolara ne alınırsa onunla yetiniyorum. Bazen yatağa yarı aç girdiğim oluyor. Ailem ve arkadaşlarım endişelense de bu empati yolcuğu bana yerel sorunların çözümünde kalıcı ve etkili modeller geliştirmemi sağlıyor. 

 

IDEA Universal gibi kısa zamanda 25.000 kişiye kalıcı biçimde su, gıda, enerji ve eğitim imkanı sağlamış bir kuruluşun kurucusu ve direktörü olmak birçok sorumluluğu da beraberinde getiriyor. Ancak kendimi çok şanslı hissediyorum. Türkiye ve dünyanın farklı ülkelerinden gelen ve işine aşkla adanmış bir ekibimiz var. İstanbul’dan Begüm, Lora, Gizem, Dila, Beyza; Londra’dan Emily, Amsterdam’dan Anna, New York’tan Flavia, Uganda’dan Justus, Tanzanya’dan Halima, Hadji, Shabani emeklerini insanlığa adıyorlar. Deneyimli Tanzanya ekibimiz ve ben projeleri başından sonunda yerinden yönetiyoruz. İnsanların bize olan güvenini sarsmamak için var gücümüzle çalışıyoruz. Dünyayı takip ediyor, başka kuruluşların yaptığı hataları inceliyor, yaptığımız her işi bir öncekinden daha iyi yapmaya çalışıyoruz.

 

2014’te işimden izin alıp Tanzanya ve Kenya’ya bir sırt çantalı gezgin olarak yola çıktım Hayri Dağlı

 

Yaşamına böylesine köklü dönüşümü getiren neydi?

Yeni coğrafyalar keşfetmek, hikaye toplamak babamdan bana geçen bir özellik. Orta gelirli bir ailenin ilk çocuğuyum. Babamın gazete kuponlarını biriktirerek aldığı Jules Verne kitapları ve coğrafya ansiklopedilerinin içinde büyüdüm. O kitapların sayfalarında gördüğüm, okuduğum Afrika ve insanı ile tanışmak en büyük çocukluk hayalimdi. O çocukluk hayalinin yastık üzerinden çıkıp gerçeğe dönüşmesi 2014’te işimden izin alıp Tanzanya ve Kenya’ya bir sırt çantalı gezgin olarak yola çıkmamla oldu. Kıtaya adım atar atmaz Afrika insanının samimiyeti, renkliliği ile karşılaştım. Kilimanjaro tırmanışı yaptım. Bu yolcuğun sonrasında binlerce insana kalıcı şekilde su, gıda enerji sağlayan bir noktaya evrileceğini o dönemler hayal bile edemezdim. Burada kimse kimseyi kendisine benzetmiyordu. Mutluluğu paraya veya yapay mertebelere endeksleyen virüs buraya ulaşmamıştı, Bu da Afrikalıları maddesel anlamda olmasa da manevi olarak dünyanın en zengin insanları yapıyordu. Köylerde evlerinin en güzel odalarını bana açıyorlardı hiç bir karşılık beklemeden. Bununla birlikte kirli su içmenin ve aşırı yokluğun ne demek olduğunu ve Türkiye’deki yoksulluktan farkını da şok içinde öğreniyordum. Bir gün pişen bir tabak pirincin önce önüme koyulup doyduğumdan emin olunduktan sonra diğerleri tarafından yenilmesi benim için kırılma noktası oldu.

 

 

Köylerden bir tanesinde üstü muz yaprakları ile örtülü bir kara tahtadan 3-4 sıradan oluşan bir açık hava sınıfı vardı. Öğretmen müthiş bir özveriyle çalışırken birden hasta oldu. Sonraki günlerde çocuklar her gün o ağaç altına gelip öğretmenlerinin bir ihtimal gelmesini bekliyorlardı. Gittim, eğitim fakültesi mezunu bir coğrafyacı olmamın da özgüveniyle ben sizin geçici öğretmeninizim dedim. Ağaçlardan, kuşlardan, memelilerden, matematikten, bilimden konuştuk. Çocukların yüzlerindeki gülümseme ve bana sundukları sonsuz sevgi benim için paha biçilemez bir karşılık olmuştu. 

 

Zor olanı seçtim. İstanbul’a dönüp, işimden istifa edip, evimin tüm eşyalarını ihtiyacı olanlara verdim. Hayri Dağlı

 

Artık önümde iki seçenek vardı; birincisi İstanbul Moda’daki evime dönüp, kariyerimi devam ettirip, eskisi bir yaşam sürmek. İkincisi ise kalmak ve bu dünyanın en özel insanlarının en temel su, gıda, enerji, eğitim sorunlarına onlarla birlikte çözüm aramaktı. İlki konforlu olanı seçmek olacaktı. Çoğunluk bunu seçerdi. Böyle kırılma noktaları hayatımda olmuştu ve zor olanı seçmek sonrasında hep iyi şeyler getirmişti bana. O konfor alanımızdan ayrılmadan dönüşümün parçası olmamız zordu.

 

Zor olanı seçtim. İstanbul’a dönüp, işimden istifa edip, evimin tüm eşyalarını ihtiyacı olanlara verdim. Banka hesaplarını, kredi kartlarımı, spor salonu üyeliklerimi iptal ettirdim. Tek yöne biletimi ve sırt çantamı alıp Afrika’ya döndüm. Artık evim de sevgilim de yeryüzüydü! Başka bir kuruluşun gönüllüsü olarak Senegal ve Gambiya’da çalıştım. Köylerde yaşayıp Afrika kültürünü, tarihini, gerçeklerini anlamama katkı sağlayan kitaplar okumaya başladım. Tıpkı orada benimle yaşayan dostlarım gibi günde 1 doların altında yaşamı deneyimledim. Bu sayede sürdürülebilir, yerel ve etkili projeler geliştirebildim. Artık postu yere sermiştim. Hesapsız bir neşenin, bambaşka bir yaşamın içindeydim. Herkese anlatmak istediğim masalı yazıyordum.

 

O gün o zor kararı alamasaydım bugün IDEA Universal olmayacaktı.

 

Dünyadaki su ve gıda krizinin boyutları nelerdir? Çözüm nasıl mümkün olabilir?

Dünya’da 663 milyon kişi temiz suya ulaşamıyor. Afrika’da temiz bile olmayan suya ulaşmak için ortalama 6 saat saat yol gidiliyor. Okuldan, işten alınan bir zaman bu. Milyonlarca insan gece yatağa aç girmek zorunda. Sahra altı Afrika’sında ortalama yaşam süresi 48. Her 10 çocuktan 3’ü 5 yaşına gelmeden yaşamını yitiriyor. Her gün 4500 çocuk kirli su kaynaklı hastalıklardan dolayı ölüyor. Kirli su dünyadaki tüm şiddet türleri ve savaşlardan daha fazla can alıyor.

 

 

 

Peki, bunlar çözümü olmayan sorunlar mı?

Kesinlikle hayır! Dünya’da herkese yetecek gıdayı üretiyoruz. Herkese temiz su sağlayacak kaynağımız, teknolojimiz ve çözümlerimiz var. Gerçekten istersek yeryüzünden açlığı ve susuzluğu bir insan ömrü kadar sürede yok edebiliriz. Ancak bunu yüzyıllık yanlışı devam ettiren, hantallaşmış, hırslı, bu sorunları var eden sistemin ürettiği yaklaşımların ve kurumların yukarıdan inme yardım anlayışıyla değil; hayal kuran, sahaya çıkan, katılımcı, bağımsız, şeffaf, gönüllülüğü profesyonellikle birleştiren, sürdürülebilirliğe önem veren, işini aşkla yapan kişi ve yapılarla yapabiliriz.

 

Gönüllülüğü ve iyi niyeti “bilgi derinliği” ile birleştirmek çok önemli.  Çünkü iyi niyet tek başına dönüşüm getirmiyor. Getirseydi iyi niyetli insanlar sayesinde şu an açlık ve susuzluk bir dünya gerçeği olmazdı. O yüzden işini düzgün yapan kuruluşlarla çalışmak, onlara destek olmak önemli.

 

Tek bir yapının ya da kişinin dünyayı değiştiremeyeceğini de biliyorum. Ancak Hakkari’deki okulunu dönüştüren özverili bir öğretmen, Ermenistan’da askıda ekmek uygulamasını başlatan bir esnaf, Brezilya’da nehrini korumaya çalışan bir kabile üyesi, İstanbul’da kentini korumaya çalışan bir öğrenci, Asya’da yok olan türleri korumak için hayatını adamış bir ekolog, ırkçılığın bitmesi için uğraşan bir aktivist, Afrika’da açlık ve susuzluğu sonlandırmaya çalışan bir gönüllünün yaptığı iyi işlerin çoğalması ve birleşmesiyle dünyaya dönüşüm gelecek. 

 

IDEA Universal bu sorunlara nasıl çözümler getiriyor?

IDEA Universal’i daha iyi, adil ve barışçıl bir yeryüzü hayalini gerçekleştirmek için kurduk. Kimsenin yardıma ihtiyaç duymadığı bir yeryüzü düşlüyoruz ve bu düş için tutkuyla çalışıyoruz. İnsanlığın su, gıda, enerji ve eğitim gibi temel ihtiyaçlarının sürdürülebilir ve doğa ile uyumlu biçimde karşılanması için yenilikçi, bütüncül, bilimsel ve etkili programlar yürütüyoruz. Çok iyi biliyoruz ki aşırı yoksulluk, su ve açlık sorunu yardım kültürü ile değil ancak bütüncül bir yaklaşımla kalıcı olarak çözülebilir.

 

Bu noktadan hareketle Birleşmiş Milletler tarafından da ilgiyle karşılanan “Akıllı Köyler” modelini geliştirdik. “Akıllı Köyler”  en yoksul köylerdeki su, gıda, enerji ve gelir sorununu bütüncül ve inovatif şekilde çözen sürdürülebilir bir kalkınma modeli. Dünyada ilk kez bir sivil toplum kuruluşu 4 temel sorunu entegre şekilde çözen, güneş enerjisini temele alan bir modeli geliştirdi ve uyguladı. Halihazırda 5 köyde bu modeli tamamladık ve 10 tane köyde daha çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Dünya’dan birçok farklı kuruluş akıllı köylerimize çalışma ziyareti gerçekleştirmek için bizimle iletişime geçiyor. Model Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ile entegre şekilde geliştirildi.

 

 

Model, sondajların açılması, güneş enerjisini kullanarak her eve çeşmelerden dünya sağlık örgütü standartlarında su sağlanması, köylere tarım bahçesi ve sulama sistemleri kurulması, biyolojik tohum destekleri, tohum bankacılığı ve sürdürülebilir tarım eğitimleri, her eve günde 15 saat güneş enerjisi sağlanması gibi süreçleri içeriyor. Bunları yaptığımızda köylerin kendi kendine yeter konuma geldiğini görüyoruz.

 

Köylüler planlama, uygulama ve sürdürülebilirlik süreçlerini bizzat yürütüyorlar. Sık sık buluşup dostlarımızın hayallerini, düşüncelerini dinliyoruz. Böylelikle bizim geçerken uğramadığımızı, onlarla tek yürek olduğumuzu biliyorlar. Doğa ile insan arasındaki bozulmuş kadim ilişkiyi onararak yok etmeden nasıl bir gelecek istediğimizi birlikte tasarlıyoruz. Aslında doğa kendi içinde her şeyin çözümünü sunuyor. Biz o kadim insan ve doğa ilişkisini onardığımızda her şey değişiyor.  İçme suyu ve tarımda sulamayı; tohum bankacılığı, permakültür pratikleri, yağmur suyu toplama yöntemleri, doğal gübre yapımı gibi eğitimlerle birleştirdiğimizde o düşlediğimiz kendine yeten köyü ortaya çıkarmış oluyoruz. Yaptığımız ölçme değerlendirmede kadınların %96’sı kurduğumuz bahçeden elde ettikleri gelirin çoğunluğunu çocukların eğitimine harcıyor. Yani kadına fırsat verdiğimizde bir nesile fırsat veriyoruz demektir. 2017’de 25.000 kişinin su, gıda, enerji ve eğitim sorunlarını sürdürülebilir şekilde çözmüşüz. Bizim mutluluk kaynağımız işte bu.

 

“Akıllı köyler” köylerde günlük yaşam önce ve sonra olarak nasıl değişiyor?

Dünya’da 805 Milyon insan açlık sınırının altında yaşıyor. Bizim çalıştığımız köyler bu insanların yaşadığı köyler. Yetersiz beslenmeyi bir kenara koyun, günde bir öğün pirince dahi düzenli ulaşamayan insanlar var. 21.yüzyılda bu kabul edilemez bir durum. İşte biz bu köyleri uzun araştırmalar sonucu buluyoruz. Ve oralarda kalıcı dönüşümü yaratıyoruz.

 

Bir köye içme suyunu modern şekilde sağladığımızda, bahçeler kurup sulama sistemi ile donattığımızda, bunu da sürdürülebilir tarım ve permakültür tasarımı, doğal gübre yapımı, tohum saklama gibi eğitimlerle desteklediğimizde herşey değişiyor. Su taşımakla geçen zaman okula ve tarlada üretime ayrılıyor. Bahçelerden alınan verim artıyor. Verim artışı demek ek gelir demek, pirincin yanına ek gıda demek, açlığın azalması demek. Aslında temiz su ve gıda insanlara kendilerini aşırı yoksulluktan çıkarmak için fırsat sunuyor. Bizde tam olarak bunu istiyoruz. Kirli su veya sürekli karbonhidrat yemekten karnı şişmiş, sağlığı bozulmuş çocukların sağlıklarına kavuştuklarını gözlemliyoruz.  Ayrıca verdiğimiz güneş kitleri sayesinde mum ya da gazyağına bağımlılıkları azalıyor. Yangın riski azalıyor. Cep telefonlarını şarj etmek için kasabaya gitme derdinden kurtuluyorlar. 

 

“Akıllı Köyler”  programı dışındaki projeleriniz neler?

Tanzanya’da çocukların interaktif yöntemler ve tablet yardımıyla okuma yazma, matematik, yaratıcılık öğrendiği öğrenme laboratuarı kurduk. 1000 çocuk, gönüllülerimizin kolaylaştırıcılığında 100’ün üzerinde tablet uygulaması ile oynayarak öğreniyor ve becerilerini geliştiriyor.

 

Biz modern ve güneş enerjili sondajlar yapsak ta Afrika’da eski tip su kuyularının %68’inin terkedilmiş durumda olduğu gerçeğinden hareketle su kuyusu rehabilitasyon programını başlattık. Shaba Life Club ve üyeleri bu programı destekliyor. Atıl kalmış kuyulara ek kazım, pompa değişimi, dezenfeksiyon, su kalitesi testi gibi süreçleri uygulayarak teslimini gerçekleştiriyoruz. 15 su kuyusunu yaşama döndürdük. Bir destekçimiz sayesinde yakın bir zamanda mikrokredi desteklerine başlayacağız.

 

Türkiye’de de çocuk tarım işçilerinin yaşam koşullarının iyileştirilmesi ile ilgili bir model hazırlıyoruz. Halihazırda Güneydoğu Anadolu’da ŞİMDİ Derneği ile çocukların güçlendirilmesi ve destek programı yürütüyoruz.

 

Sence IDEA Universal’in başarısının sırrı nedir?

Adanmışlık, tutku, odaklanma, takım çalışması ve dünyayı takip etmek diyebilirim.

 

Sizi hangi kişi ve kurumlar destekliyor?

IDEA Universal tamamen bağımsız, gönüllü ve evrensel değerlere sahip bir sivil toplum kuruluşudur. Aldığımız her kuruşun nereye gittiğini bağışçımıza raporluyoruz. Bağışın tamamını amaca yönelik kullanıyoruz. İdari giderlerimiz neredeyse hiç yok. Dikey hiyerarşiye karşıyız. Bu da bizi dünyanın en verimli çalışan kurumlarından birisi yapıyor.

 

Bize yapılan bağışın adil ve temiz bir yolla kazanıldığından emin olmak isteriz. Evrensel değerlere sahip ve insanlığa katkı sağlamak isteyen, paylaşımı yaşam felsefesi olarak gören kişi veya kuruluşların işbirliğine açığız. İstanbul’dan, Gaziantep’ten, Bursa’dan, İzmir’den küçük bağışlar alıyoruz. Bağışçılarımız da, yararlanıcılarımız da, gönüllülerimiz de aynı zamanda bizim dostlarımız. İstiyoruz ki bağışçılarımız sahada bizimle birlikte suya ilk defa ulaşan köylerin o heyecanına yerinde tanık olsun.

 

Sevgili Banu ve Hidayet Türkoğlu ve TADD Derneği’nin desteğiyle “Akıllı Köyler”i geniş coğrafyalarda yaygınlaştırıyoruz. Engin Altan Düzyatan’ın başlattığı “Sen de Tanık Ol” fotoğraf sergisinden elde edilecek gelirle binlerce insan suya kavuşacak.

 

Engin Altan Düzyatan ile yaptığınız projenin detayları nelerdir?

Engin Altan Düzyatan içinde yaşadığı toplumun ve doğanın sorunlarına duyarsız kalamayan, sorunun değil çözümün parçası olan bir oyuncu. Bir şeyleri değiştirmenin en iyi yolunun harekete geçmek olduğunu düşünüyor. Oturup sohbet ettik ve dünya görüşünden çok etkilendim. Benzer bir yeryüzü hayalini paylaşıyoruz kendisiyle. Afrika’ya çok sık geliyor ve fotoğraflar çekiyor. Çektiği fotoğrafları geçen ay “Sen De Tanık ol” isimli sergisinde tanıttı. Sanattan siyasete yüzlerce insanı dünyanın su sorununa dikkat çekmek için bir araya topladı. O gece inanmış ve adanmış bir insanın isterse neleri değiştirebileceğinin de kanıtıydı. Elde edilen gelirle birçok köyde su projeleri gerçekleştireceğiz. Bazı köylere bu müjdeyi verdik ve bu müthiş bir heyecanla karşılandı. Şimdi o köylerin suya kavuşacağı anı çocuk neşesiyle bekliyoruz. Böyle değerli bir oyuncu ile çalışmaktan gurur duyuyoruz.

 

 

 

 

Sizinle gönüllü çalışmak isteyenler nasıl bir yol izlemeli?        

Gönüllü olmak isteyen herkes www.ideauniversal.org adresine girip iletişim formunu doldurarak bize ulaşabilir. Gelen her başvuruyu özenle değerlendiriyoruz.

Ayrıca yakında başlatacağımız “Change&Travel” programı ile isteyen herkes hem çalıştığımız coğrafyalarda çözümün bir parçası olabilecek hem de o bölgeleri tarihiyle, kültürüyle, doğasıyla keşfedecekler. İlgilenenler  www.changeandtravel.org adresinden detaylara ulaşabilecekler. 

 

Şu anda bu söyleşiyi okuyan biri neler yapabilir?

Bu yazıyı okuyan herkesin artık harekete geçme sorumluluğu var. Herkesi başlattığımız bu dönüşüm yolculuğuna katılmaya davet ediyorum. Bu katılım bizi herkese anlatarak, bağış yaparak, etkinliklerimize katılarak, gönüllü olarak olabilir. Bizi sosyal medyadan ve aylık bültenimizden takip edin ve dönüşüm hikayelerine tanık olun.  Birleşirsek ve inanırsak yeryüzünü daha güzel, daha adil bir yer yapabiliriz.

Geleceğe sözümüz var. Yeryüzünün tüm çocukları suya ve gıdaya erişene kadar durmayacağız.

 

www.ideauniversal.org

www.facebook.com/ideauniversal

www.instagram.com/ideauniversal

www.twitter.com/joinidea

about.me/hayridagli

instagram.com/hayridagli

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 7231

  • Fıstık ezmesi nasıl yapılır?
    Fıstık ezmesi nasıl yapılır?

    Süresi : 00:49 İzlenme : 2832

  • Karnabahar burger!
    Karnabahar burger!

    Süresi : 00:35 İzlenme : 1529

  • Yoğurtlu kereviz salatası
    Yoğurtlu kereviz salatası

    Süresi : 01:17 İzlenme : 2568

  • Patates tost tarifi!
    Patates tost tarifi!

    Süresi : 01:11 İzlenme : 6998

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön