Nükhet Duru: ‘Hepimizin Ajda olma hayali vardı’

Usta şarkıcı son albümü ‘Aşkın N Hali’nden Müzeyyen Senar, Ajda Pekkan, Bülent Ersoy ve Erol Evgin’le anılarına, oğluyla ilişkisinden geçmiş hatalarına kadar birçok konuda ilginç açıklamalarda bulundu.

Nükhet Duru: ‘Hepimizin Ajda olma hayali vardı’

Türk pop müziğinin kilometre taşlarından Nükhet Duru, Quality of Magazine Dergisi’ne konuştu. Usta şarkıcı son albümü ‘Aşkın N Hali’nden Müzeyyen Senar, Ajda Pekkan, Bülent Ersoy ve Erol Evgin’le anılarına, oğluyla ilişkisinden geçmiş hatalarına kadar birçok konuda ilginç açıklamalarda bulundu.

 

-‘Aşkın N Hali’ büyük ilgi gördü, bu ilgiyi bekliyor muydunuz?

 

Benim albümlerimin değeri genelde bir yıl sonra anlaşılır ama bu albüm ile çok güzel geri dönüşler aldım. ‘Aşkın N Hali’nin gördüğü ilgiden çok memnunum. Kesinlikle aynısı olmamakla birlikte devamı gelecek.

 

-Albüme neden ‘Aşkın N Hali’ adını verdiniz?

 

Aşk biliyorsun cici bir çocuk değildir. Aşk acı çekmektir. Aşk; acıtır, ağlatır, keser, kanatır, o hallerin süzmesinin şarkıları var bu albümde. Onun için ‘Aşkın N Hali’ dedim.

 

-Klasikleriniz, ‘Melankoli’, ‘Ben Sana Vurgunum’, ‘Sevda’ ve ‘Mahmure’ hâlâ çok seviliyor...

 

Aslında bütün repertuvarım klasik ama bunlar çok öne çıkanlar. Bir hit klasikler var bir de hayatım boyunca söylemekten mutluluk duyacağım ve de yakamda bir broş gibi taşıyacağım benzersiz şarkılar var.

 

-Oğlunuz Cem neler yapıyor?

 

24 yaşında. Cem olmasaydı hayata bu kadar tutunamazdım. Cem küçüklüğünden beri fotoğraf çektirmeyi sevmezdi, olgun bir ruhtu. İleride bu şöhretin bedelini ödememek için hep kaçtı. Tabii ki ben de onu çok korudum. Şimdi normal bir genç gibi dolaşabiliyor.

 

-Hata yaptınız mı hiç?

 

Hem de çok... Hatalar zinciriyim adeta. Ama ne öğrendimse hatalarımdan öğrendim. Kimseye zarar vermemişimdir ama hayatta kendime yaptığım kadar kötülük hiç kimseye yapmamışımdır.

 

-Müzeyyen Senar ile ilginç bir anınız var mı?

 

Müzeyyen Senar gelmiş geçmiş en büyük yorumculardan biridir. Müthiş sanatçıydı, ruhu şâd olsun. Şarkıyı söylerken öyle bir hissederek, ritimle ve oyunla söylerdi ki, müthişti. Ben onun assolistliğine yetişemedim ama jübilesinde son 20 galada Bebek Maksim’de çıkmıştı, ben de o zaman uvertürdüm. Erkenden, herkesten önce gelirdi gazinoya. Uvertürleri dinlerdi, duyardı, havasına girerdi. Bir gün beni odasına çağırtmıştı. “Sen nereden öğrendin böyle şarkı söylemeyi? Hafif müzikçiler pek böyle söylemez. Sen kalbi söylüyorsun. Türk müziğine geç” demişti.

 

-Ama siz pop müzikte devam ettiniz...

Benim gönlümde yatan popüler müzikti. Pop müziğe o dönem Türk Hafif Müziği diyorlardı. Mini eteklerin, yeniliklerin dönemiydi. Hepimizin Ajda Pekkan gibi olma hayali vardı.

 

-İdol müydü Ajda Pekkan o zamanlar?

 

Tabii. Hepimizin öncüsü. 60’larda başlamış sanat hayatına. Biz 75’te çıktık. O da çok genç başlamış. Muhteşem bir kadın, pop müziğin tanrıçası! Hiç kimse uğraşmasın oraya gelmek için. Öyle bir şey olamaz. Mitolojik çağda olsaydı, Ajda kesin tanrıça olarak algılanırdı.

 

-Ajda Pekkan ile Bülent Ersoy’un arası bozuk biliyorsunuz. Barışmalarını tavsiye eder misiniz?

 

Küslük kötü bir şey. Bizim camiamızda ne küslük olabilir, ne de düşmanlık... İnşallah yakışır şekilde hallolur mesele. Onların yıldızı barışmadı bir türlü. 25 yıl önce uçakta kavga etmişlerdi. Hatta Bülent tokat atmıştı Ajda’ya.

 

‘Zeki’nin gidişi içimi yaktı’

 

-Formunuzu nasıl koruyorsunuz?

 

İki senedir form falan tutamadım. Bacağımdaki iltihap nedeniyle birkaç kere ameliyat oldum. Bunun dışında ben daima temiz beslenen, spor yapan, çok hareketli bir insanım. Bu yüzden hayatım boyunca aşırı kilo almadım. Ama şu an kendi kilomun 7-8 kilo üstündeyim. İnşallah onu vereceğim. Çünkü alışmadığın bir kilo rahatsız ediyor. Ayrıca iştahlıyız, öyle bir Türk mutfağı var ki, karbonhidrat zengini! Her akşam yatıyorum, ‘Allah’ım bir su böreği yeseydim’ diyorum, tabii ki yemiyorum ama rüyama giriyor kardeşim...

 

-Son aylarda yaprak dökümü yaşadık adeta... Birçok değerli ismi kaybettik. Hepsiyle anılarınız vardır mutlaka...

 

Hepsiyle var. Tabii bu gidenlerin hiçbiri çok genç değildi de Zeki Alasya gençti, onun gidişi çok yaktı içimi. Çok ani gitti, bizi hazırlamadı. Balyoz gibi indi tepeme. Bir doygun gitmek var, bir ani gitmek var, bir de şefkatsiz kalıp, unutulup gitmek var, Behiye Aksoy gibi kırgın... O da çok dokundu bana. Hepsi çok değerli isimler. Düşününce çok canım acıyor...

 

Röportaj: Olcay Ünal Sert

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?
    Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?

    Süresi : 03:40 İzlenme : 1430

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 7260

  • Fıstık ezmesi nasıl yapılır?
    Fıstık ezmesi nasıl yapılır?

    Süresi : 00:49 İzlenme : 2843

  • Karnabahar burger!
    Karnabahar burger!

    Süresi : 00:35 İzlenme : 1533

  • Yoğurtlu kereviz salatası
    Yoğurtlu kereviz salatası

    Süresi : 01:17 İzlenme : 2578

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön