Serhat Kılıç: Türk sinemasında ciddi bir erozyon var

Serhat Kılıç, filmi, Ankara’da açtığı okulu, hedeflerini, özel hayatını Arif Hür ile konuştu.

Serhat Kılıç: Türk sinemasında ciddi bir erozyon var

4 Eylül’de gösterime girecek ‘Robinson Crusoe & Cuma’ filminde Robinson Crusoe karakterine hayat veren ünlü oyuncu Serhat Kılıç’la filmi, Ankara’da açtığı okulu, hedeflerini, özel hayatını ve Türk sinemasının son durumunu konuştuk.

‘Robinson Crusoe & Cuma’ 4 Eylül’de vizyona girecek. İzleyiciler bu filmi neden tercih etsinler?

Öncelikle Robinson Crouse kitabı, dünya tarihinde insanın hem kendisiyle hem yalnızlığıyla hem Allah’la olan ilişkisini irdelediği bir klasik olarak karşımızda duruyor. Yönetmenimiz Gürcan Yurt da bunun üzerinden çok tatlı bir mizah yakalayarak ‘Robinson Crouse ve Cuma’yı ıssız bir ada üzerinde Türk’müş gibi konuşturdu. Bizim bunu hiç garipsemiyor olmamız Gürcan Yurt’un 18 yıllık çizgi dizisinin başarısından kaynaklı olsa gerek. Bu filmin insanlarımızın Robinson Crouse’u okumalarına vesile olacağını düşünüyorum.

Bu filmde rol almayı kabul etmenizdeki temel etken neydi?

LManyak’ta, Robinson Crouse & Cuma çizgi dizisini ilgiyle takip ediyordum. Yönetmenimiz Gürcan ile bir yıl önce tanıştık. Çekmeyi düşündüğü film üzerine uzun bir süre tartıştık, bugüne kadar çok fazla komedi filmi çekmediğim için korkularımı dile getirdim. Sinema benim için tiyatro gibi özel bir yer. Bu filmin hem karikatür olması hem de arkasında Gürcan Yurt’un olması bu teklifi kabul etmemi sağladı. Gürcan Yurt değil de başka biri olsa “Karikatürü zaten çizmişsin bari filmini de bırak başkası yönetsin” derdim. Gişe filmi olmaması da önemliydi.

Gişeden beklentiniz nedir?

Yapımcı olmadığım için gişe konusunda bir tahminim yok. Ancak bütünün nasıl karşılanacağını merak ediyorum. İnsanlar filmi izledikten sonra akşamleyin yalnızlığıyla ilgili biraz sohbet etmeyi düşünebilir. Çünkü yalnız kaldığımızda sadece biz oluyoruz. İnsanın en kötü kâbusu kendisidir.

 

‘Filmin en büyük kazancı Nyombi'


Rolünüze hazırlık sürecinden bahsedecek olursak...

Karikatürleri takip ediyordum ama rolüm kesinleşince bütün karikatürleri didik didik ettim. Yönetmenimiz ‘Tenorsun ve sesin çok parlak. Biraz daha gırtlaktan konuşup daha asabi olmalısın’ dedi. Ben de kısa sürede adapte oldum.

Cuma karakterini oynayan John Nyombi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Filmin bana en büyük kazancı odur. Arkadaş, dost, kardeş gibi oldu. 22 yaşında olmasına karşın 35 yaşında bir adamın olgunluğunda, şaka kaldıran, nerede duracağını bilen, yetenekli bir oyuncu. Yerimde  başka biri olsaydı John’dan rahatsız olabilirdi ama Allah’tan ben de yetenekliyim. (Gülüyor) John’un hayatımdan çıkmasını istemiyorum, okulumda oyunculuk eğitimine devam edecek. Çok yetenekli diye sulanacak olan menajerler beni arasınlar.

 

 

‘Kış Uykusu’nda canlandırdığınız İmam Hamdi karakterinin ardından Robinson Crouse’u canlandırmak çok keskin bir geçiş değil mi?

Bir aktör için bütün geçişler keskin olmalıdır. Yoksa yaptığımızın ne anlamı var ki? Şimdi ben imamı canlandıktan sonra yeni filmde de yine şiveli birini mi oynamalıyım? Bu yanlış bir bakış açısı. Seneye New York’a gideceğim. İleride kafamda komedi filmi çekme düşüncesi var ama haddimi biliyorum tabii.

Türk sinemasındaki komedi filmlerini nasıl buluyorsunuz?

Gişe için yapılan komedilerin çoğu ortalama işler. Türk sinemasında bir erozyon var. Bizlerin de kolu bacağı aşınıyor.

Erozyondan kastınız nedir?

Mesela yönetmen olmak istiyor ve diziye giriyorsun. Orada yönetmen yardımcılığına yükseliyorsun. Bir yıl sonra da film çekebiliyorsun. Böyle yapanları ‘hadsiz’ olarak niteliyorum. Yönetmen olmak oyuncu olmaktan daha kolay. Türk sinemasının gelişebilmesi için yönetmene, senariste ve senaryoya ihtiyaç var.

Ankara Oran’da oyunculuk, yazarlık, dans ve şan eğitimi veren okulu bu yüzden açtınız galiba...

Bugüne kadar hep bir sanat okulu açmak istiyordum, açtım. Yurtdışında geçerli bir diploma verelim istiyordum, veriyor. Yalnız şöyle bir şey var, verdiğimiz diploma MEB’e bağlanmadığımız için Türkiye’de geçerli değil. Zaten oraya bağlansak uygulayabileceğimiz bir müfredat yok. Bu okulu başkaları değer versin diye açmadım, kendim için değerli olduğu için açtım. Hayalimi gerçekleştiriyorum.

'Evlilik hayalim yok'

Evlenip yuva kurmayı düşünmüyor musunuz?

Bugüne kadar flörtlerim oldu ancak evliliğe varmadı. Evlilik hayalim yok. Dayım da geçen gün ‘Kendine bir hedef koy ve o yaşta evlen’ dedi. Böyle bir saçmalık olabilir mi? Evlenmeye heves edilmez ki? Yakın çevremden yapılan baskıları şaka yoluyla idare ediyorum. Beni sevdikleri için mevzuyu uzatmıyorlar. Benim için ‘40 yaşında parası da var neden evlenmiyor’ acaba diyorlar, bir gün onunla bir gün bununla geziyormuşum gibi düşünüyorlar. Bir de ‘Parayı gidip okula gömmüş salak’ diyenler de var.

 

Röportaj: Arif Hür

Fotoğraf: Milja Ramö

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 7231

  • Fıstık ezmesi nasıl yapılır?
    Fıstık ezmesi nasıl yapılır?

    Süresi : 00:49 İzlenme : 2832

  • Karnabahar burger!
    Karnabahar burger!

    Süresi : 00:35 İzlenme : 1529

  • Yoğurtlu kereviz salatası
    Yoğurtlu kereviz salatası

    Süresi : 01:17 İzlenme : 2568

  • Patates tost tarifi!
    Patates tost tarifi!

    Süresi : 01:11 İzlenme : 6998

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön