Buse Terim: O 8 kadından biri olabilirim

Meme kanseriyle mücadele projesinin bu yılki gönüllü elçisi Buse Terim’le bir araya geldik. Terim, “Bundan sonra daha fazla sosyal sorumluluk projesinde yer alacağım” diyor.

Buse Terim: O 8 kadından biri olabilirim

Buse Terim’i hepimiz yakından tanıyoruz. Fatih Terim’in kızı... Türkiye’de “styling” denince akla ilk o geliyor... Yıllardır bir şekilde hayatımızda. Instagram’da her paylaştığı olay! 1 milyonu aşkın takipçisi var. Terim bugünlerde Avon’un meme kanseriyle mücadele çalışmalarının yüzü ve fotoğraflarda üzerinde gördüğünüz tişörtlerin satışından elde edilecek gelir, Meme Kanseriyle Mücadele Fonu’na aktarılacak. İlk kez bir sosyal sorumluluk projesinde gönüllü olarak yer alan ünlü blogger’la buluşup kampanyayı konuştuk.

 

Bu projede neden sizi tercih ettiler dersiniz?

Çünkü ben de bu riski taşıyorum. Genç bir kadınım. Zaten bu konuda en çok da gençlerin bilinçlenmesi gerektiğine inanıyorum. Avon da beni bu yüzden tercih etti sanırım. Beni takip eden çok fazla genç insan var. Dolayısıyla onlara ulaşabileceğimize inandık. Beni takip eden, bilinçlenmesi gereken ve bu konuyu şu ana kadar çok da ciddiye almamış kadınlara da dokunabilmek adına böyle bir seçim yapılmış olmalı.

 

Bir kadın olarak meme kanseri sizi korkutan bir şey mi?

Tabii ki. Aslında bu hastalığın her türlüsü çok kötü ama kadın olarak bizlerde meme kanseri riski çok daha fazla. Ben de kontrollerimi elimden geldiğince yapmaya çalışıyorum. Artık doktorlar da kadınları “Kontrollerinizi eksik etmeyin” diye teşvik ediyor. Ama tabii her kadın bunu yapamayabiliyor. “Aman canım benim başıma gelmez” deyip geçmemek lazım.

 

‘Genetikle alakası yok’

 

Tüm bu kampanya sırasında sizi şaşırtan vakalarla karşılaştınız mı?

Proje vesilesiyle tanıştığım Dilek Hanım var mesela. Aile öyküsünde kesinlikle kanser vakası yok. Tamamen tesadüf eseri kanser olduğunu öğreniyor. Genelde kanserin genetikle bağlantılı olduğuna dair bir algı vardır. Böyle bir şey olmadığına en iyi örnek kendisi. Keza erken teşhis konusunda da öyle... 1. evrede fark edildiği için çok kısa bir kemoterapi sürecinin ardından iyileşmiş. Sohbet sırasında “Ben bile 1 ayda bu kadar yorulduysam kimbilir insanlar neler çekiyor?” diye anlatıyordu. Bu da beni çok şaşırttı, “Demek ki herkesin başına gelebiliyor; öyküyle, genetikle alakası yok” dedim.

 

Sizin ailenizde ya da yakın çevrenizde var mı meme kanseri geçiren kimse?

Tabii yakın çevremde benzeri hastalıklar geçirenler var ama şükürler olsun ki ailemde yok.

 

 

Peki kadınlar ne yapsın? Siz bu projeyle neyi amaçlıyorsunuz?

Biz bu proje kapsamında ilk önce kadınları bilinçlendirmeyi amaçlıyoruz. Ardından ekim ayında yapacağımız yürüyüşe katılımlarını sağlamayı ve o yürüyüşten elde edilecek geliri bu hastalıktan etkilenen insanlara bağışlamak istiyoruz. Bugün üzerimde olan tişörtün satışından elde edilecek gelirin yardım olarak geri dönmesini hedefliyoruz. Ama en önemli önceliğimiz farkındalık. Kadınların başına en çok gelen kanser türü bu. Her 8 kadından 1’i risk altında. O 8 kadından biri ben olabilirim. Özellikle biz gençler, yaşı daha büyük olanlara oranla bu konuları es geçiyor olabiliriz, hayatımızda başka koşuşturmacalar olabilir. Olmamalı, en önemlisi sağlık çünkü.

 

‘Sosyal sorumluluk için çalışmak istiyorum’

 

Siz hayatınızın nasıl bir dönemindesiniz? Daha önce sosyal sorumluluk kampanyalarında pek rastlamıyorduk size. Ne değişti?

İşte tam olarak, bu konuları hayatıma dahil ettiğim bir dönemden geçiyorum. 3 yıldır bu işi yapıyorum, yavaş yavaş yaşım da ilerledi tabii. Gerçi 25 yaşımdayım ama “Kendime göre ilerledi” diyelim. Göz önünde bir iş yapıyorum, çok fazla takip edenim var. Dolayısıyla gerçekten inandığım projelerin arkasında durmak, böyle sosyal sorumluluk işleri için çalışmak istiyorum. Bu proje de onlardan biri. Hazır gençken ve enerjim varken ne kadar çok şey yapabilirsem o kadar iyi.

 

Size nasıl tepkiler gelmeye başladı Instagram’dan?

Az önce bir paylaşım yaptım ve çok güzel tepkiler aldık. Meme kanserli bir hanımefendi “Böyle bir projede olduğunuz için gurur duyuyorum” demiş. Genç arkadaşlarımdan da aynı şekilde çok güzel geri dönüşler var. Zaten onlardan da “Neden sosyal sorumluluk projelerinde yoksunuz?” diye talep geliyordu sürekli. İnşallah bundan sonra da aynı amaçla elimi uzatabileceğim meseleler olursa yer almayı çok isterim.

 

Röportaj: Gizem Sevinç Selvi

Fotoğraflar: Süreyya Dernek

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 7247

  • Fıstık ezmesi nasıl yapılır?
    Fıstık ezmesi nasıl yapılır?

    Süresi : 00:49 İzlenme : 2838

  • Karnabahar burger!
    Karnabahar burger!

    Süresi : 00:35 İzlenme : 1531

  • Yoğurtlu kereviz salatası
    Yoğurtlu kereviz salatası

    Süresi : 01:17 İzlenme : 2574

  • Patates tost tarifi!
    Patates tost tarifi!

    Süresi : 01:11 İzlenme : 7007

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön