Funda Arar: Şöhretim diyerek dolaşmak psikopatça

Ağustos ayında ‘Bağışla’ isimli single’ını çıkaracak olan Funda Arar, Türkiye’deki müziğin tekdüzeliğinden yakındı.

Funda Arar: Şöhretim diyerek dolaşmak psikopatça

15 yıldır müzik kariyerini başarıyla sürdüren ünlü şarkıcı Funda Arar, yaz sezonunu konserlerle geçirdi. Arar ile 15 yıllık kariyerini, müzik sektörünün bugünkü durumunu, yeni projelerini ve anneliği konuştuk. En büyük hayalinin ‘pop-caz’ türünde bir albüm yapmak olduğunu söyleyen güzel şarkıcı, “Ruhsal olarak şu anda ikinci çocuğa hazır değilim” diyerek yakın zamanda yeniden çocuk sahibi olmayı düşünmediğini belirtti. Arar, 31 Temmuz’da Çeşme Açıkhava’da ve 1 Ağustos’ta Bodrum Antik Tiyatro’da vereceği konserlerle sevenleriyle buluşacak.

 

15 yıldır müzikteki başarı grafiğinizi devam ettiriyorsunuz. Çizginizi nasıl koruyorsunuz?

Bunu nasıl sağladım, nasıl oldu hiç bilmiyorum. Bunun bir matematiği yok. Yürekten söyleyebilirim, işimi gerçekten çok seviyorum. Bu tek kişinin yapacağı bir şey değil. Biz 15 senedir her işimde çok titiz çalışıyoruz. Başarı bence ince ayrıntılarda gizli. Küçük bir şeyi gözden kaçırırsanız sonrası çorap söküğü gibi geliyor. Bir de her gelen işi sırf para kazanmak için kabul etmemek gerekiyor. Her şey para değil. Ben yaptığım işlerde hep seçici oldum. Eğer bir sır varsa bu doğru seçimlerdir. İşini aşkla yapmak çok önemli. Yaptığım işten kendim de mutlu olmalıyım. Ben mutluysam ve yaptığım işin arkasında durabiliyorsam insanları da mutlu edebilirim.

 

Müzik sektöründe devam edemeyeceğinizi düşündüğünüz, pes ettiğiniz zamanlar oldu mu?

Son yıllarda sektörde büyük bir düşüş var ama hiçbir zaman ‘Ben bu işi yapamayacağım’ demedim. Sevdiğiniz her şey için savaşmak gerekiyor. Ben de müziği ve işimi çok sevdiğim için her zaman savaş halindeyim. Mücadeleyi seven bir insanım. Sektörde zaten bir avuç insanız. Türkiye müzik sektörü büyük paraların döndüğü bir sektör değil. Şu anda elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz.

 

Yıllar içinde tarzınız hayli değişti. Bunun sebebi yıllar içinde sizin değişmeniz mi yoksa sektörün yönlendirmesi mi?

Tarzım çok fazla değişmedi. Akustik müzik yapıyordum ilk çıktığımda, hâlâ şarkılarımın yüzde 85’i akustiktir. Belki kliplendirilen şarkılarımdan dolayı öyle algılamış olabilirsiniz. Ancak bir sanatçının yeni şeyler denemesi gerekiyor. Müzik büyük bir derya, bu yüzden sanatçı da farklı şeyler yapabilir.

 

 

‘Arabesk değişti pop oldu’

 

Sizin pop müzik dışında denemek istediğiniz bir tarz veya farklı bir proje var mı?

Senelerdir pop-caz albümü yapmak istiyorum. Bu projeyle ilgili kendi yaptığım, gün yüzüne çıkmamış şarkılarım var. O tarzı sevenler ve belki de benden dolayı sevecek olanlar için böyle bir albüm yapmak istiyorum. Bunlar yapılmalı.

 

Türkiye’de cesaret isteyen bir iş değil mi bu?

Artık ben değişim için cesaret gösterecek yerdeyim. Yıllardır bu sektörün içindeyim. Bazı şeyleri sadece kendin için yapman lazım. Bunlar sanatçıyı besleyen şeyler. Bir sanat müziği albümü daha yapmak istiyorum. Bir rüyam vardı, yaptım ama eksik kaldığını hissediyorum. Yakın zamanda Zeki Müren anısına yapılan albümde ‘Şimdi Uzaklardasın’ı söyleyeceğim. Türkiye’de müzikte tekdüzelik var. Tarzlar, sound’lar, sözler, her şey aynı. Biraz farklılık olması gerekiyor. Eskiden daha renklilik vardı. Bu topraklarda acayip bir müzikal hazinemiz var. Herkes aynı şeyi yapmak zorunda bırakılıyor aslında. ‘Sanat müziği söylesen kim seni dinleyecek’ diye bir algı var.

 

Eskiden arabesk için aynı şey geçerliydi ancak bugün herkes arabesk söylüyor...

Günümüzde arabeskin sound’u değişti, pop müzik oldu. Benim şarkılarımda da var. Tamamen Batılı pop yapanların dışında her şarkıda arabesk var. Şimdilerde arabesk şekil değiştirdi.

 

 

‘Şarkıların ömrü bir ay’

 

Bir dönem dizilere sesinizle destek verdiniz. Ancak iki kez konuk oyuncu olmanız dışında hiç oyunculuğu denemediniz. Oyunculuk size uzak mı?

Oyunculuğu çok büyük bir aşkla istemedim. Benim işim müzik ama karşıma ne çıkar bilemiyorum. Dizi sektörüne girersem müzik yapacak zamanım kalmaz. Ancak bir sinema filminde yer alabilirim. Keşke komedi oynasam. Çok istiyorum. Funda Arar ve komedi çok uzak geliyor ama komedi olsun istiyorum. Vakit ayırabilsem tiyatro olsun isterdim. Müzikli tiyatro yapmak isterdim. Sanatçı sahnede mutluysa herkes mutlu olur. Ben mutlu olacağım işi yaparım.

 

‘Hoşgeldin’ albümünden beklediğiniz geri dönüşleri aldınız mı?

Çok güzel bir satış rakamı elde etti. Benim albümlerimin satışı zamana yayılıyor. Hâlâ satışları devam eden bir albüm oldu ‘Hoşgeldin’. Beklediğim geri dönüşleri aldım.

 

Yeni single’ınız ne zaman çıkacak?

Azerbaycan lehçesinde ‘Bağışla’ isimli bir şarkıyı, Günay Çoban Türkiye Türkçesine uyarladı. Ağustos başında çıkacak. Yeni albüm çalışmalarında bu şarkıyı çok sevdik ve beklemek istemedik. Klibi Nihat Odabaşı Göcek’te çekti.

 

Son dönemde albüm yerine single çıkarmaya başladı herkes, bu kolaycılık değil mi?

Elbette bir albüm yapmaktan daha kolay. Albüm yapmak çok büyük paralar gerektiriyor. Albümün çok büyük maliyeti var ve birçok insan fiziki satışla maliyetini bile karşılayamıyor. Konserden kazanıyor insanlar ama eskisi gibi konserler de yok.

 

 

Genel olarak müzik piyasasında bir üretim ve kalite sıkıntısından söz ediliyor, sizce bunun nedenleri nedir? Kalıcı şarkılar nasıl çıkar?

Eskisi kadar hit şarkı üretilmiyor. Her şey çok çabuk tüketiliyor. Bu hıza insanlar nasıl dayanacak? Makine değil ki bu insanlar, ha bire hit şarkı çıkarsın. Artık şarkıların ömrü bir ay. Böyle bir beklenti de manasız artık. Bu kadar çok tüketime nasıl şarkı yetiştirilsin? Aslında çıkan hitler var ancak çabuk tüketiliyor. Türkiye’de de güzel işler çıkıyor ama tekdüzelik var. Farklı işler çok az, Avrupa’ya açılmak zor. Çok genç yaşta başlamanız gerekiyor. Herkesin kafasının biraz rahat olması lazım. Kimse farklı bir şey yapmıyor. Sektörde herkes günü kurtarmaya çalışıyor. Yarın ne olacak bilmiyoruz ve plan yapamıyoruz. Konserin var, son gece iptal oluyor. Klip çekmişsin yayına veremiyorsun. Böyle bir kafayla sektör nasıl ilerleyecek?

 

Yaz boyunca konserleriniz devam ediyor. Çeşme ve Bodrum’da cuma-cumartesi sahne alacaksınız. Arkasından İstanbul var. Nasıl hazırlanıyorsunuz, seyirci sahnede nasıl bir Funda Arar görecek?

31 Temmuz’da Çeşme Açıkhava Tiyatrosu’nda ve 1 Ağustos’ta Bodrum Antik Tiyatro’da konserlerimiz var. Şimdiden çalışmalara başladık. 15 yıllık bir geçmiş olunca repertuvar hazırlamak olukça zor oluyor. Elimden geldiğince güzel hazırlık yaptım. Beklentileri karşılayacağız.

 

‘Şöhretim diyerek dolaşmak psikopatça’

 

Evde nasıl bir kadınsınız?

Ben sahne dışında Funda Arar olmuyorum. Ben normal hayatta şöhret olduğumu unutuyorum. Gayet normal biriyim. Arada Funda Arar’lığım tutuyor ama o kadar olur. Her yerde şöhretinizle yaşayamazsınız. Yaşayanlara da hayret ederim çünkü psikopata bağlarsın. Bu delirten, çok ağır bir şey. Sahnede Funda Arar’ım evet, orada bir sanatçı var onu hissettirmeniz gerekiyor ama sahneden indikten sonra şöhretle yaşayamazsınız. Özel hayatınızda şöhretim havalarında dolaşırsanız çevrenizde insan kalmaz. Her yerde şöhretim diye dolaşmak psikopatça bir şey.

 

 

 

‘İkinci çocuğa hazır değilim’

 

Genelde doğum sonrası sanatçılar bir süre sahnelerden uzak olur. Siz özellikle mi ara vermediniz?

İki ay sahneden uzak kaldım. Sekizinci ayımdaydım Günay’da çıktım. Doğum yaptım bir ay sonra Kıbrıs’ta sahnedeydim. Tabii daha önceden yapılan planlamalar olduğu için çıktım. Basın beş ay hamile olduğumu anlamadı. Evli olduğum için çocuk ne zaman diye soranlara kıs kıs gülüyordum içimden.

 

Doğum sonrasında çok kısa sürede forma girmeniz hâlâ konuşuluyor. Yemek ve spor alışkanlıklarınızdan bahseder misiniz?

Bütün hamileliğim boyunca sporu bırakmadım, son bir ay ağırlıktan dolayı sırtımda ve sağ kolumda inanılmaz problem yaşadım. Doğumdan bir gün önceye kadar fizik tedaviye gittim. Fizik tedavi iyi geldi, sırtımı ve kollarımı çalıştırmaya devam ettim. Ortalama 9-10 kilo almıştım zaten sonrasında onu da diyet ve sporla verdim. Şu anda doğumdan önceki halimden daha zayıfım.

 

Anneliğin sizi çok değiştirdiğini söylüyorsunuz. Peki, Aras’a kardeş düşünüyor musunuz?

Ruhsal olarak şu anda ikinci çocuğa çok hazır değilim. Çünkü Aras 2 yaşına daha yeni geldi ve ona daha fazla zaman ayırmak istiyorum.

 

Oğlunuzun müziğe ilgisi var mı? Oğlunuzun da sanatla uğraşmasını ister misiniz?

Müzikle arası çok iyi. Benim şarkılarımı dinlemiyor. Şarkı açtığımda ‘Dinlemeyin’ diyor. Kıskanıyor mudur nedir bilmiyorum. Çocuğum başka bir meslekte olsun isterim. Mimar ya da doktor olsun isterim, ama müzikle ilgileniyorsa çok iyi bir şef olsun isterim. Popüler kültür içinde olmasını çok fazla istemem.

 

Röportaj: Neziha KARTAL

Fotoğraf: Milja RAMÖ

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 7248

  • Fıstık ezmesi nasıl yapılır?
    Fıstık ezmesi nasıl yapılır?

    Süresi : 00:49 İzlenme : 2838

  • Karnabahar burger!
    Karnabahar burger!

    Süresi : 00:35 İzlenme : 1532

  • Yoğurtlu kereviz salatası
    Yoğurtlu kereviz salatası

    Süresi : 01:17 İzlenme : 2575

  • Patates tost tarifi!
    Patates tost tarifi!

    Süresi : 01:11 İzlenme : 7008

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön