Tümer Metin: 3 ayda bir cilt bakımına giderim

Tümer Metin, iş ve özel yaşantısına dair pek çok konuyu Aslı Öztürk ile konuştu…

Tümer Metin: 3 ayda bir cilt bakımına giderim

Tümer Metin, Türk futbolunun yakın geçmişinin efsanevi futbolcularından... 2011’de futbolu bıraktıktan sonra kariyerine spor yorumcusu olarak devam etti. Bugünlerde reklam filmlerinde de boy gösteren başarılı futbol adamıyla buluştuk.

 

Aktif futbol oynadığı yıllarda bile Tümer Metin’le buluşmak bu kadar zor olamazdı. Onun işleri ve tatili, benim röportajlarım derken “Ne zaman buluşsak acaba” diye 1 ay boyunca tarih belirlemeye çalıştık. Neyse ki ben uçaktan indim, koca bir İstanbul trafiğini aştım. O da şehir dışına çıkmadan önce İstanbul’da geçireceği son günü bana ayırdı ve buluştuk. Ne yalan söyleyeyim; başarılarla geçirdiği futbolculuk kariyeri boyunca kadın hayranlarının yere göğe sığdıramadığı Tümer Metin, ekranda görünenden daha yakışıklı ve olgun. Kendini beğenen bir adam üstelik... Bugünlerde Rephair markalı saç bakım ürünlerinin reklam filminde karşımıza çıkıyor. Eski futbolcu, yeni yorumcu Tümer Metin’le doğal olarak futbol konuştuk ama muhabbet manikür-pediküre kadar ilerledi. Tümer Metin, “İnsanlar yanlış düşünüyor. Yorumculuk öyle oturduğun yerden para kazanmak değil. Çok mesai harcıyorum, çok yoruluyorum” diyor.

 

Sezon başladı, sizin işler de yoğunlaştı. Nasıl gidiyor yorumculuk kariyeri?

Çok keyif alıyorum. Futbolu bırakan birçok meslektaşım, sonrasında yine aktif olarak saha kenarında görev almak istiyor. Avrupa’nın birçok ülkesinde futbolu bırakan futbolcular kendi ülkelerinin federasyonunda önemli görevler alıyor. Bizde bu geçiş hâlâ sağlanamadı.

 

“Futbolu, futbolu bilenler yönetsin”e geliyor yine konu.

Öyle olmalı. İdari merciler bu sınıflandırmayı, görev dağıtımını yapabilmeli. Ama ben yorumculuğun da futbol sektörü içinde önemli bir departman olduğunu düşünüyorum.

 

İyi bir yorumcu olabilmek için ne yapmak lazım?

Öncelikle doğru yönlendirilmek ve senelerce yaptığınız işten kendi payınıza doğru şeyler çıkarmış olmanız gerekir.

 

Futbolcuyken eminim sinirlendiğiniz yorumcular olmuştur. Yorum yaparken futbolcularla empati kuruyor musunuz?

Daha o koltuğa oturmadan önce kurmuştum empatiyi. Şöyle bir örnekle açıklamak istiyorum; Fenerbahçe formasıyla AZ Alkmaar takımına attığım ilk golde top bana gelirken beyin-ayak koordinasyonumu sağlamış, vücudumu sabitlemiş ve kararımı vermiştim. Stattaki 55 bin kişiden önce, daha gol olmadan 3-4 saniye evvel o topun gol olacağını biliyordum. Ertesi gün gazetelerde ve spor programlarında bu golün bir şans golü olduğu yazıldı. Ben yorumculuk kariyerimi bunu yadırgayarak ve bu olaydan kendime pay çıkararak inşa ettim.

 

“Ben farklıyım” diyorsunuz yani.

Bir golü ya da pozisyonu analiz ederken o topun nasıl geldiğini, o futbolcunun ne düşünerek öyle vurduğunu sahaya hiç inmemiş bir insandan daha iyi anlarım. Maçın atmosferini birçok kişiden daha iyi süzebilirim. Bütün bunlar sonucunda da yorum yaparım. İşe başladığımdan beri de hiç kötü bir yorum almadım.

 

Oynarken çok fazla eleştiriliyordunuz ama...

Bu ülkede Hakan Şükür’den sonra en fazla eleştirilen futbolcuydum. Oynadığım dönemlerde çok fazla taktığım bir durum değildi. Hatta bu durumdan beslenirdim.

 

Eskiye dönersek futbolculuk yıllarınıza dair aklınızda neler kaldı?

Futbolcuların aklında hep “top 10” denen bir liste vardır. Bana “Neyi unutamadın” diye sorarsanız aklıma bir değil birçok şey gelir. Benim en güzel yanım futbolculuk kariyerimdeki iyi anıları biriktirip kötülerini unutuyorum.

 

Türk futbol tarihinde bir ilki yaşayan tek futbolcusunuz...

Hem Beşiktaş’ta hem de Fenerbahçe’de 100. yıl şampiyonluğunu yaşadım. Bana nasip olan hiçbir futbolcuya olmayacak. İsmimin bununla anılıyor ve anılacak olması beni çok mutlu ediyor.

 

‘Yıllarca oynadığım İnönü’de ayaklarım titredi’

 

Unutamadığınız bir maç var mı?

Fatih Terim’in önderliğinde milli takım olarak Yunanistan’la bir maç yaptık. Yunanistan’ın kurtuluş günüydü. Stat çok gergindi. Isınırken bile taraftarın gerginliği performansımızı aşırı etkiledi. Ne mutlu ki alnımızın akıyla çıktık.

 

Türkiye liginde yok mu böyle bir anınız?

Fenerbahçe formasıyla İnönü’de oynadığım ilk maçta çok karmaşık duygular yaşadım. Gerçi ben hiç heyecanlanmayan, domuz gibi tepkisiz durabilen bir adamım. Ancak her santimini bildiğim, yıllarca oynadığım o statta ayaklarım titredi.

 

Keşke dediğiniz neler yaşadınız?

Sokakta Beşiktaşlı birine Tümer Metin ismini sorarsanız size keşkelerle dolu cevaplar verir. Ama benim o bağlamda, futbolculuk kariyerimle ilgili çok fazla keşkem yok.

 

Hangi bağlamda var?

Keşke biri beni kolumdan tutup 20 yaşındayken yurtdışında oynamaya teşvik etseydi. Başka bir adama bürünürdüm, başka bir kariyer edinirdim. Her şey çok daha iyi olabilirdi.

 

Kötü de olabilirdi...

Mutlaka... Ben yine de iyi olma olasılığının kötüden daha fazla olduğunu düşünüyorum.

 

‘Milli Takım sığındığım limandı’

 

Hazır lig başlamışken bir değerlendirme yapar mısınız? Nasıl geçecek sizce sezon?

Çok zor bir sezon olacak. Oynanan bütün maçları izledim. “Yüzde yüz hazır” diyebileceğim bir takım yok. Geçen sezonun avantajlarını kullanan takımlar var. Fazla transfer yapan ve takım içi adaptasyonu sağlamaya çalışan takımlar var. İlk hafta itibarıyla bana “Bu takım uzak ara lider olur” diye düşündüren bir takım olmadı.

 

Üç büyükleri birbiriyle kıyaslarsak?

Fenerbahçe yerli-yabancı futbolcuları ve sahadaki onbiriyle daha uyumlu görünüyor. Galatasaray bir süreçten geçiyor. İlk hafta görüntüsüyle sanki taşlar yerine oturmamış gibi. Yeni transferlerin nasıl katkı sağlayacağını görmemiz lazım. Beşiktaş ise iki takıma kıyasla, oynadığı ön eleme maçlarının avantajıyla daha hazır bir görüntü çiziyor.

 

Milli maç arası olumlu etki eder mi sizce?

Bir haftalık bir deneyimin hepsi için yararlı olacağını düşünüyorum.

 

Milli takım için neler söylersiniz?

Artık gidelim... Ne yapacaksak yapalım. Fatih Hoca bir turnuva hocasıdır. Bütün detayları inceler. Takım olarak tek yürek olmanın zamanı geldi. Dünya çapındaki turnuvalar içinde gedikli olmak istiyoruz.

 

Futbolcuların milli takıma adaptasyonu tam mı sizce? Yoksa vakit kaybı olarak görenler ve performansını harcamayanlar da var mı?

Hiç sanmıyorum... En azından benim oynadığım dönemde milli takım bir arınma merkezi ve sığındığım limandı. Allah herkese nasip etsin. Milli takımda forma giymek çok özel bir duygudur. Her futbolcunun koşa koşa milli formayı giymek isteyeceğini düşünüyorum. Seçilmiş olma duygusu son derece özel.

 

‘3 ayda bir cilt bakımına giderim

 

Saç bakım ürünleri reklamında oynuyorsunuz. Sizin saçlar da dökülmeye başlamış mıydı?

Buna bir açıklık getirelim... Öncelikle bu algıyı değiştirmek lazım. Reklamında oynadığım ürün “Saçım döküldü, kullanayım da yeniden çıksın” amacıyla değil, zaten var olan saçı daha sağlıklı bir şekilde korumak amacıyla kullanılabilecek bir ürün. Olanı koruyoruz yani.

 

Reklamda ironik bir durum var.

Senaryodaki en keyifli yön oydu zaten. Okay Karacan’la 2 sene birlikte program yaptık. Hem iyi arkadaşımdır, sürekli görüşürüz. Biz hayatını futboldan kazanan iki insanız. Reklam filminde de “Bu saçı alacağız, başka yolu yok” gibi futbol sahalarında duymaya alıştığımız sloganların evrilmesi beni çok eğlendirdi ve formata çok uydu.

 

Sırf siz kullanıyorsunuz diye bu ürünü satın alacak erkekler var mı, ne düşünüyorsunuz?

Evet, var. Hatta ben sosyal medya üzerinden totalde 1 milyon mesaj aldım. Hem ürün hem de kendi kişisel bakımım hakkında sorulan sorulara cevap veriyorum.

 

Metroseksüel bir erkek misiniz?

“Kadınlar şöyle yapar, erkekler böyle yapmalı” diye düşünmeden, ortalama bir insanın kendisine bakması gerektiği kadar bakarım. 6 ayda bir dişçiye, 2-3 ayda bir cilt bakımına giderim.

 

Daha ne olsun?

Bunlar olması gerekenler. Her gece yatmadan önce yüzüne krem süren, banyosunda sayısız şampuan veya losyon olan bir erkek değilim.

 

Manikür-pedikür yaptırıyor musunuz?

Sol elimle sağ elimin tırnaklarını kesemediğim için yaptırıyorum. Ama buna metroseksüellik denir mi, bilemem.

 

Siz bir erkeğin neyi yapıyor olmasını ‘aşırı’ bulursunuz?

Yazın tatile gittiğimde deniz kenarlarında değişik erkek modelleri gördüm. Gelmeden önce solaryuma girenler mi dersin, vücutları güzel görünsün diye çalışanlar mı...

 

Sizin yaz tatili için özel bir hazırlığınız olmaz mı?

Tek yaptığım güneş kremi sürmek. “Neye dikkat ediyorsun” derseniz, yüzüme ayrı, vücuduma ayrı krem kullanırım. Onun dışında da hiçbir hazırlığım yoktur.

 

 Röportaj: Aslı Öztürk

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Kadınbudu kaplama tavuk!
    Kadınbudu kaplama tavuk!

    Süresi : 01:44 İzlenme : 1846

  • Bu yiyecekleri ısıtmayın!
    Bu yiyecekleri ısıtmayın!

    Süresi : İzlenme : 1658

  • Yağsız mücver nasıl yapılır?
    Yağsız mücver nasıl yapılır?

    Süresi : 01:31 İzlenme : 3305

  • Arpa şehriyeli, cipsli salata nasıl yapılır?
    Arpa şehriyeli, cipsli salata nasıl yapılır?

    Süresi : 01:42 İzlenme : 1594

  • Tost makinasında cips nasıl yapılır?
    Tost makinasında cips nasıl yapılır?

    Süresi : 01:11 İzlenme : 6412

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön