Esin Övet: "Gecelerden aşk çıkmaz!"

Esin Övet’in HT Magazin’deki “Siz Uyurken” köşesinde, gecenin karanlığında neler olup bittiğini sansürsüz okuyoruz.

Esin Övet:  "Gecelerden aşk çıkmaz!"

Ünlü, ünsüz demeden herkesi yazıyor. Sayesinde sokaktaki insanın hayatında da magazine malzeme bir sürü vukuat olabileceğini gördük. Övet de kendisine en şaşırtıcı gelenleri kitaplaştırdı. Bu vesileyle gece hayatını ve marjinal ilişkileri konuştuk...

 

İnsanların çoğu şeyi “anı olsun” diye yaşadığından bahsediyorsun...

Türkiye’de insanlar, bu yüzden eğlenemiyor maalesef. İşimiz gösteriş çünkü. “Dün gece neydi öyle” diye anlatabilmek için dışarıdayız. Anı biriktiriyorlar.

 

Hakikaten eğlenmeyi bilmiyor muyuz?

Hiç hem de. Eğleneceğim diye çıkmıyoruz ki dışarı. Maksat, ille o gece biriyle tanışmak. Erkekler ellerinde bir kadeh içki, saatlerce kız keser. Kızlar da saçlarını savurarak şekil yapar, sık sık tuvalete gider. Muhakkak her elde bir telefon vardır. Ama dikkat et; yurtdışında bunları göremezsin. Çoğu telefonunu cebinden bile çıkarmaz ve deli gibi eğlenir. Yeni yeni Mikanos modası çıktı. Herkes sözüm ona eğlenmeye oraya gidiyor. Ben daha ayak basmadım ama avucumun içi gibi biliyorum diyebilirim. Çünkü arkadaşlarım her 10 dakikada bir ne yediklerini, nerede olduklarını paylaşıyor.

 

Kitaptaki karakterlerin hemen hepsinin ünlü olduğunu söylüyorsun. Neden isimleri açıklamadın?

İnkâr edebilirler çünkü. Keza yatağa işeyen adamı da, evini kameralarla çevireni de, gizli gay evlilik yapanı da söyleyebilirim. Ama hangisi çıkıp “Evet, bu benim” der ki. Dolaylı yollardan ipuçları vererek anlatmak her zaman daha sağlıklı. Bir de amacım deşifre etmekten çok bakın böyle hayatlar da var demek aslında.

 

Bütün o mahrem sırları nereden biliyorsun?

Yaşanan hiçbir şey gizli kalmıyor. Hele de gece hayatında ismi bilinen kişilerle dolaşıyorsan, muhakkak duyulur. Anlatırlar, tutamazlar kendilerini. O çarkın içinde gizliliği koruman çok zor.

 

Duyduklarından seni utandıran ya da şaşırtan oluyor mu?

 

Evet ve hâlâ duygularımı kaybetmediğim için çok seviniyorum. Herkesi baz alarak konuşmuyorum ama; çoğu insan gece karanlığı çöktüğünde o utanma hissini, mahcubiyeti, saflığı tek geceliğine de olsa bir kenara bırakmak istiyor.

 

Sonuç?

Gecelerden aşk çıkmaz; onu peşinen söyleyeyim. Anlık mutluluklar yakalarsın sadece.

 

Gece yaşamı sende bir deformasyona yol açtı mı?

Evet. Çocuk doğurmak istemiyorum.

 

Onu soracaktım aslında; çocuğun olsa gece gezmesine izin verir misin diye...

Çok eziyet çektirirdim. Yazık olurdu o çocuğa. Bu iş hayatına başlayıp gördüklerimden sonra çocuk kararımdan tamamen vazgeçtim. O his yok oldu.

 

Ama herkes senin gördüğün gibi yaşamıyor ki.

O zaman “Bu işi yaparken doğurmak istemiyorum” diyeyim. Bambaşka bir hayata geçersem o zaman olur belki.

 

Var mı böyle bir isteğin?

40’ımdan sonra etrafımdaki her şey değişecekmiş gibi geliyor.

 

Gece hayatıyla bu kadar içli dışlıyken kolay bırakabilecek misin ki?

Bırakırım. Hiç öyle bağlılıklarım yok. Her türlü işi de yapabilirim. Çocukluğumdan beri hep barmaid olmak istiyordum mesela. Biraz biraz başladım. Bakalım.

 

İlk gece gezmelerinde hiç afalladın mı peki? Bir baş dönmesi oldu mu?

Gerçekten olmadı. Ki paparazzilik yapıyordum. 17- 18 yaşlarında sabahlara kadar tek kare fotoğraf için beklediğimi bilirim. Ama işte hayran olduğum bir ünlü yoktu. Duvarıma hiç poster asmamışımdır mesela. Dolayısıyla o yaşantıya da objektif yaklaşabildim. Öbür türlü olmaz. Ünlülerle çalıştıkça kendilerini onlardan sanan, o hayata özenip yalpalayan meslektaşlarım da var maalesef.

 

Nasıl bir hayatın var? Çok az uyuduğunu biliyorum...

Aynen. 5’te bile yatsam sabah 9 buçuk 10’da kalkarım. Bünye alışmış, sorun olmuyor. Gazeteye her gün olmasa da sıkça uğramaya çalışıyorum. Oranın havası ayrı. Haftada kaç mekân gezdiğimi sorma, hakikaten bilmiyorum. Son zamanlarda iyice yorulmaya başladım. Keyif vermiyor. Heyecanlandırmıyor. Yine de çok güzel mekânlarımız var. Avrupa’dan bile sırf gece hayatımız için akın akın geliyorlar...

 

Bana ‘Gay kadın’ diyorlar’

3 sene önce verdiğin bir röportajda “Kitap yazmayı asla düşünmüyorum” demişsin.

Korkuyordum. Kitap yazmak büyük bir şey ya hani. Ama magazin müdürümüz Kadir Kaymakçı -ki kendisi Siz Uyurken’in de isim babasıdır- beni teşvik etti. Eğleceli bir şey olsun, insanlar yorulmadan iki saat kafalarını boşaltsınlar istedim. Başardım sanırım. İkinci kitap da yolda.

 

Kitabın çoğu yerinde “Kadının kadına yaptığından kork” minvalinde lafların var.

Öyle ama. Hemcinslerimden hakikaten korkuyorum. Hiçbirini kendime düşman etmek istemem. Çünkü unutmaz, hırsını eninde sonunda alır. Gayler de öyle. İçlerinde hem kadın hem erkek duygusu taşıyorlar. Lafını esirgemez, seni rakip olarak görürse çok tehlikeli olabilir. Ama çok gay arkadaşım var ve onlar da beni sever, hatta “Gay kadın” derler.

 

Ne demek o?

Onlar gibi düşünebildiğime inanıyorlar.

 

O zaman senden de mi korkalım?

Yok yahu. Ben kimseye bile isteye zarar vermem.

 

"Kimseye güvenme"

“Gece hayatının en temel kurallarından biri de; kimseye güvenme. En yakın arkadaşına ‘Bu gece dağıtacağım, sana emanetim’ dedin diyelim. 15 dakika sonra onun biriyle tanışıp gitmeyeceği ne malum! Bir de başkasının parasına güvenerek çıkmayacaksın. Yine yarı yolda kalırsın. Ve en önemlisi; çantanı güvenli bir yere bırakmalısın. Çalınır o ayrı; ama içine başka şeyler de konabilir. Tabii tuvalette ne konuştuğuna da dikkat etsen iyi olur. Bana denk gelebilirsin!

 

"Herkes birbiriyle birlikte oluyor"

 

“Gece hayatında herkes birbirinin akrabasıdır” diye yazmışsın.

Bunu iki açıdan söyledim; bir kere herkes birbiriyle birlikte oluyor. Bir de tabii birbirini tanıyor. Hatta bu durum an çok sıkıldım. Gecede 5 kulübe gidiyorsam 5’inde de aynı simaları görüyorum.

 

Düzenli gece gezmesi olan toplamda kaç kişisiniz, bir fikrin var mı?

5 bin var yok. Eskiden çok daha fazlaydı. Gerçekten para harcayan, gece hayatını ayakta tutan kesim çıkmıyor artık.

 

Neden?

Yeni neslin eğlence anlayışı onlara uymuyor çünkü. Eskiler loca kültüründen geliyor. Şişeler açılsın, yemekler yensin... 20’li yaşlardaki çoğu genci gözlemliyorum; bir birayla sabahı edebiliyorlar. Gösteriş derdi yok çünkü, eğlencesine bakıyor.

 

Röportaj: Pınar Erbaş

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 7215

  • Fıstık ezmesi nasıl yapılır?
    Fıstık ezmesi nasıl yapılır?

    Süresi : 00:49 İzlenme : 2822

  • Karnabahar burger!
    Karnabahar burger!

    Süresi : 00:35 İzlenme : 1529

  • Yoğurtlu kereviz salatası
    Yoğurtlu kereviz salatası

    Süresi : 01:17 İzlenme : 2566

  • Patates tost tarifi!
    Patates tost tarifi!

    Süresi : 01:11 İzlenme : 6996

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön