Estetik Cerrah Nuri Battal: “Sertab Erener’inki kök hücre değil”

Sertab Erener’in kendi kök hücreleriyle gençleştiğini açıklaması, bir anda bu yöntemi popüler kıldı. Estetik Cerrah Nuri Battal’la, meşhur kök hücre tedavisini konuştuk.

Estetik Cerrah Nuri Battal: “Sertab Erener’inki kök hücre değil”

Kök hücrelerimiz hiç bu kadar popüler olmamıştı. Arka arkaya kök hücreyle gençleşen ünlüleri okuyoruz. Oysa bilim adamlarının kök hücreleri keşfi de yeni değil, 15 yıl önceye dayanıyor. İlk zamanlar sadece kemik iliğinden elde edilebileceği sanılıyordu; meğer kurtulmak için yıllarca diyet yaptığımız yağlarımız birer kök hücre yatağıymış da haberimiz yokmuş. Onu etkili ve popüler kılan da bu keşif oldu.

 

Ortopedi ve sinir hastalıkları gibi bazı rahatsızlıkların tedavisinde kullanılsa da, kök hücreleri daha çok gençleşme hususunda tanıdık. Sertap Erener’in Almanya’da enjekte ettirdiği kök hücrelerle gençleştiğini açıklaması, konuyu gündeme taşımaya yetti. Plastik ve Estetik Cerrah Op. Dr. Nuri Battal ile kök hücre konuşmak için buluştuk.


“Güzellik kalıcıdır” diyorsunuz ama nereye kadar?

Güzellik kalıcıdır ama korumak önemli. Kendine bakmazsa kalıcı olmaz elbette.


Kendine bakmaktan bahsediyor herkes ama nasıl bakacağız?

İnsan kendiyle barışık olmalı. Bir kere iç güzellik olmadan dış güzellik olmaz. Ruh sağlığı iyi olmayan, kendisiyle problemleri olan insanlar, istediği kadar dışı güzel olsun, o kadar güzel durmuyor. Güzellik 4 bacaklı masa gibi; bacaklardan hepsinin eşit boyda olması lazım. Biri kısa olduğu zaman sallanır. İç barış, insan ilişkilerine ve hayatına da yansıyor. Plastik cerrahların yaptığı, “Memelerim biraz daha büyük olsa” ya da “Biraz küçük olsa ve daha rahat hareket etsem” veya “Burnun kemeri olmasa daha mı iyi olur” gibi insanın komplekslerini ortadan kaldırmak. Erkek çocuklardaki meme büyümesi mesela... Bunları aştığı zaman insanlar kendileriyle barışıyor ve bu işlerine de olumlu yansıyor. Meme protezi yaptığımız bir hasta, 6 ay sonra evlenip geliyor. Hayatlarında olumlu anlamda değişiklik oluyor. Kimse “Aaa memelerini büyütmüş onunla evlenelim” demiyor. Sadece kişi kendini çevreye açıyor. Gelen uyarılara karşı duyarlı oluyor ve etrafını fark ediyor. Dolayısıyla kendisiyle ve etrafıyla barışmayı sağlıyor bu ameliyatlar. Yoksa göğsü büyük olsa ne olur, küçük olsa ne olur? Estetik ameliyat yaptırma nedeni yüzde 95 oranında kendini iyi hissetme durumu.

 

“Yaşlanmak büyük nimet”


Ama yaşlanmaktan korkuyor insanlar.

Keşke hepimiz yaşlanabilsek. Yaşlanabilmek büyük nimet. Önemli olan yaşlanırken kendini iyi hissettiğin halini korumak. Ufak kırışıklar olacak ama aşırı olmasını engellemek mümkün.

Gece hayatı, sigara, alkol ve aşırı kilo alıp vermek vücudu yıpratır. Bunları en aza indirmek gerek. Kadınları en çok yıpratan hamilelik derler ama değil.

 

Ne peki?

Bilimsel olarak kanıtlandı ki menopoz öncesi dönemde doğum yapan kadınların ömrü uzuyor. Kadını bozan, hamilelikte aldığı aşırı kilolar. 30-40 kilo alınırsa vücut deforme oluyor. Hamilelikte ideal kilonun 10 kilo fazlası alınırsa vücut yıpranmıyor. Sadece hamileler değil, aynı şey gençler için de geçerli... Aşırı kilo alıyorlar, sonra 30 kilo birden veriyor ve yüz sarkıyor, bu da yaşlandırıyor. O yüzden formu korumak önemli. Kadın kendini korursa güzel yaşlanabilir. Bana göre herkes güzel. Bir kalem ve bir rujla kadının havası değişiveriyor. O rujla güzelleşmiyorsunuz, kendinizi daha iyi hissediyorsunuz, pozitif oluyorsunuz ve bu nedenle daha güzel görünüyorsunuz. Daha ameliyatlara gelmedik bile. Ameliyata kadar güzelleşmek için daha çok yol var. Tüm bunları yaptıktan sonra da memesinden burnuna kadar plastik cerrahiden yararlanılabilir. Ve dünyadaki en iyi plastik cerrahlar burada, ne Fransa’sı kaldı, ne İtalya’sı; hepsini geçtik!

 

Güzelliğimize mi çok meraklıyız, doktorlarımız mı ok maharetli?

İkisi de. Ancak plastik cerrah arkadaşlarımın hepsi çok iyi cerrah... Jenerasyonla birlikte doktorluk anlayışı da değişti. Teknoloji ilerledi. Endoskopik yüz germe ameliyatını HD kameralarla yapıyoruz artık. Amerika’da yaptırdığı ameliyatı düzeltmeye Türkiye’ye gelenler var.


Nedir Türk doktorlarının farkı?

En büyük fark, hastalarımızla bir bütün olmamız. Hastama bir şey yapacağım zaman önce “Bunu kendime ya da en yakınıma yapar mıyım” diye düşünüyorum. Bu Doğu kültürünün verdiği bir özellik. Amerika’da doktorlar vaka olarak bakıyor, bizde her hasta kendine has özellikleri olan bir birey. Hastanın durumuna göre empatiyle yaklaşıyoruz, bu da butik iş ve başarıyı getiriyor. Türk plastik cerrahları haute couture çalışıyor. Hastaya göre varyasyon geliştiriyoruz; evli mi, bekâr mı, sahne sanatçısı mı, ev kadını mı, bisikletçi mi ona göre bir uygulama yapılıyor. Buraya gelmemizin sebebi bu.

 

“Sertab Erener’inki kök hücre değil”

 

Sertab Erener’in kök hücre tedavisi gördüğünü okuduk. Onunki nedir?

Fibroblast kültürü o. Bir parça deri alınıp içinde “fibroblast” denen ipliksi yapılar laboratuvar ortamında kültürde çoğaltılıyor. Kök hücre değil. Kök hücre bire bir sizin hücreniz ve o hücrelerle deriniz zenginleşiyor. Fibroblast daha yüzeysel uygulanıyor, kemiğin üstüne uygulanmıyor. Kök hücreyle derin dokulara da dolgunluk kazandırılabilir, her tarafı doldurabilirsiniz.

 

“Kök hücreyle penis kalınlaştırıyoruz”

 

Memede uygulanıyor mu?

Memede FDA onayı yok. Erkeklerde de penis kalınlaştırmak amacıyla faydalanılıyor.

 

İyileşme süreci nedir, insan içine ne zaman çıkılabilir?

3 saat içinde hücreler alınıp tekrar enjekte ediliyor. Küçük morluklar ve biraz şişlik oluyor. Onlar da 1 hafta içinde gidiyor.

Daha çok nerelere uyguluyorsunuz?

Kaşları kaldırmak, alnı ve elmacık kemiklerini doldurmak için. Çene ucu kemiği de dolduruluyor. Yüzün şekli de değişiyor, cilt daha genç görünüyor. Eksilen yerleri dolduruyoruz aslında...

 

Bebek hücrelerimiz!

 

Nedir, nasıl uygulanır?

Kök hücre, tıpta bir çığır. Ancak daha başındayız, o kadar gelişecek ki kanser ve diyabet gibi pek çok hastalık bu yöntemle tedavi edilecek.

 

Nasıl?

Kök hücreler, vücudumuzda yeni doğmuş bebek hücreler... Yeni doğmuşlar ve ne olduklarına dair bir bilgileri yok, “Ben ne olacağım abi” diye bakınıyorlar. Bu hücrelerin en büyük özelliği, bunu nereye koyarsanız o bölgenin karakterini kazanıyor. “Bukalemun hücre” diyorum bunlara; kemiğe koyarsanız kemik, kıkırdağa koyarsanız kıkırdak oluyor. Bu kök hücreler, çok genç ve çok hareketliler. Yerleştirildikleri bölgeleri de gençleştirip harekete geçiriyorlar. Aynı orta yaşlı insanların arasına 5 yaşında bir çocuğu saldığınızda hareketlendikleri gibi, kök hücre de koyduğunuz yere enerji salgılıyor, kan dolaşımını hızlandırıyor ve hareketlenmeyi sağlıyor. Genç oldukları için daha hızlı bölünerek cildi gençleştiriyorlar.


Sadece cildi gençleştirmek ya da dolgu için kullanılmıyorlar değil mi?

Sinir hastalıklarında, beyin hastalıklarında ve ortopedide kullanılıyor. 10 yıl önce kök hücrelerin sadece kemik iliğinde bulunduğu zannediliyordu ama bütün dokularda olduğu anlaşıldı. Sevmediğimiz, kurtulmak istediğimiz yağ dokusunun içinde kemik iliğinden 5 katı kadar fazla kök hücre var.

 

Yağlarımız gençlik kaynağımız yani...

Evet öyle.

 

Nasıl elde ediyorsunuz bu genç kök hücreleri?

Hastadan enjektörle bir su bardağı kadar yağ alıyoruz. Bir cihaz yardımıyla laboratuar ortamında içindeki genç kök hücreleri; gençleştirici hücreleri, yağ hücrelerinden ayrıştırıyoruz.

 

Ne kadar sürüyor?

Yağları almak yarım saat, ayrıştırma işlemi 2 saat sürüyor. Ayrıştırdıktan sonra bunları enjektöre toplayıp yine vücuttan aldığımız yağ dokusuna karıştırıp gerekli bölgelere enjekte ediyoruz. Kök hücreler, birlikte enjekte edildikleri yağ hücrelerinin beslenmesine yardımcı oluyor. “Haydi, sen de katıl bize” deyip harekete geçiriyorlar ve yağ hücrelerinin tutunup yaşamasını sağlıyorlar.

 

Kök hücreler dolgu için kullanılıyor yani...

Yaşlanırken yüzdeki dokular sadece sarkmıyor, eksiliyor da. Kas ve yağ dokusu zayıflıyor ve kemikler ortaya çıkıyor. Dolayısıyla bunları tamamlamaya yönelik bir tedavi uyguluyoruz. Kemiğin göründüğü yerlere, kemiğin üzerine koyuyoruz, kasların içinde koyuyoruz ve deri altına enjekte ediyoruz. Dolgunlaştırmayı sağlıyoruz.

 

Alerji riski var mı?

Kan beyin bariyeri denen bir bariyer var ve her ilaç beyne geçemez. Ama kök hücreler kendi kök hücrelerimiz olduğu için geçebiliyor ve hiçbir alerjik reaksiyon da yaratmıyor. Dolayısıyla bazı beyin rahatsızlıklarında da kullanılıyor.

 

Yenilemek gerekiyor mu?

Belki birkaç yıl sonra gerekebiliyor. Salgılattığı enzimler sayesinde yanık deride bile iyileşme yaratıyor.


Bir de PRP denen uygulama var, onda da kök hücrelerle tedavi söz konusu. Farkı nedir?

PRP kanın içindeki kök hücreleri yakalamaya yönelik bir uygulama. Farkı PRP’yle 300 kök hücre yakalayabiliyorsanız, kök hücre tedavisiyle 5 milyon.

 

Röportaj: Aysun Öz

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?
  •  
    17 Mart 2016 Perşembe 20:13

    Bu işlem pahallım

    Cevapla
  •  
    20 Ocak 2016 Çarşamba 02:43

    Kanada da yaşıyorum ve doktorumuzun dediğine tamamen katılıyorum. Kanadalı ve ABD'li doktorlar para odaklı çalışırlar. Hatta dişçileri para için sağlam dişi bile çürükmüş gibi dolguyla doldurur. Empati duygusundan yoksun robotlaşmış kurnazlık peşinde aşağılık biliminsanları derim onlara.

    Cevapla
  •  
    23 Kasım 2015 Pazartesi 00:50

    Kök hücrenin ömrü ne kadar ve yeriniz nerede?

    Cevapla

  • Karnabahar burger!
    Karnabahar burger!

    Süresi : 00:35 İzlenme : 1456

  • Yoğurtlu kereviz salatası
    Yoğurtlu kereviz salatası

    Süresi : 01:17 İzlenme : 2483

  • Patates tost tarifi!
    Patates tost tarifi!

    Süresi : 01:11 İzlenme : 6882

  • Ton balıklı börek nasıl yapılır?
    Ton balıklı börek nasıl yapılır?

    Süresi : 01:29 İzlenme : 1206

  • Pilav nasıl yapılır?
    Pilav nasıl yapılır?

    Süresi : 00:59 İzlenme : 1538

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön