Mabel Matiz: "Aşkın hep sürünen tarafında oldum!"

İnsana hüzünlerden hüzün beğendirme özelliğine sahip bir müzisyen Mabel Matiz.

Mabel Matiz: "Aşkın hep  sürünen tarafında oldum!"

İnsana hüzünlerden hüzün beğendirme özelliğine sahip bir müzisyen Mabel Matiz. Dinlediğiniz zaman kendinizden bir hikaye bulmamak, sesinin karanlığına kaptırmamak neredeyse imkansız.

 

2. albümü "Yaşım Çocuk" ile olgunlaşma dönemini yaşadığını söyleyen Mabel Matiz ile albümünü, aşkı ve süründüren aşk acısını konuştuk.

 

Bu kadar hüzün nasıl birikti ya da çocukluğuna dair neler yaşandı da albüme "Yaşım Çocuk" ismini verdin?

Albümün tamamı aslında pek çok bileşenden bir araya geliyor. Çocukluk, dünyanın yorgunluklarına karışmadığımız, yorulmadığımız zamansız yaşadığımız bir dönem. Bu şarkıların da o rahatlıkta ve o zamansızlıkta olduğunu düşündüğüm için albümün tamamına, şarkıların geneline "Yaşım Çocuk" ismini verdim.

 

O zaman albümün hepsi birer yaşanmışlık üzerine, yani birer kurgu değil?

Değil tabii ki. Çok hisli ve çok fazla hayal kuran bir insanım. Ama zaman zaman yansıyor, zaman zaman da yansımıyor olabilir.

 

Önceki albüme baktığımız zaman değişen neler var? İlk albümle arasında fark var mı?

Evet, tabii ki var. İki albümü kıyasladığım zaman daha olgun bir albüm olduğunu düşünüyorum. Bu da şarkılara, kelimelere, anlatım dilime tabii ki yansıdı. İlk albümün üzerine bir şeyler koyan daha olgun bir albüm oldu.

 

Şarkı sözlerinde bir yanda acı çeken bir adam var ama diğer taraftan da umudunu kaybetmiyor...

Tabii asla pes etmem... Umudun bitip bitmemesi belki de sandığımız ya da düşündüğümüz kadar kötü bir şey değildir.  Çok fazla paralamamız gerekiyor belki de kendimizi.... Paralıyoruz gerçi o da ayrı...

 

Aşk acısı çektin mi hiç peki?

Ben hep çok seven, çok üzülen, genelde aşkın hep sürünen tarafında oldum. Zaman zaman da öyle şeyler yaşadım.

 

Aşka giden her yol mübah mıdır yani?

Evet mübahtır... Aşk dediğimiz şey bana çok vahşi bir şey gibi geliyor. Onun içinde çok güzel, insanı mutlu eden, havalara uçuran haller de var, çok yerler de süründüren durumları da var.

 

Aşk dolu Sezen Aksu şarkıları var bir de... Zordur yorumlaması ki bana kalırsa Sezen'den sonra en güzel yorumlayan isimlerden birisin. Albümde neden göremedik?

Aslında albümde yer verip vermeme konusunda ben biraz çekingendim. Bundan sonraki albümde muhtemelen bir Sezen Aksu cover'ı olacak. Onunla birlikte muhtemelen ve bence mutlaka ortak bir şeyler yapacağız.

 

Yıldız Tilbe ile neden bir düet olmadı peki? Sadece cover yaptın...

Aslında olacaktı. "Aldanıyor" şarkısına Yıldız vokal yapacaktı. Kayıtta en sona kalan şarkıydı "Aldanıyor"  ama takvimimiz bir türlü uyuşmadı ve albümü çıkarmak zorunda kaldık.

 

Tekrar Sezen Aksu şarkılarına dönecek olursak, var mı peki "keşke ben yazsaydım" dediğin bir  şarkısı?

Çok fazla var tabii ki. Mesela "Bir Çocuk Sevdim"  benim kişisel hikayeme tanıklık eden, benim için çok özel bir şarkıdır. "Düş Bahçeleri"ni ben yazsaydım derim mesela. Daha çok var, saymakla bitmez.

 

Sezen Aksu şarkıları her dönem aşklarının bir fon müziği olmuştur. Senin için de var mı böyle özel bir Sezen Aksu şarkısı...

Pişman Olduğun  Zaman... Ama çok geride kaldı tabii ki.

 

Bundan sonra bizleri neler bekliyor?

Bundan sonra neler olacak aslında bilmiyorum ve çok heyecanlıyım. Hatta Aysel Gürel Tribute albümü için bir şarkı seslendirdim önümüzdeki haftalarda yayınlanacak muhtemelen. Sezen Aksu, Kenan Doğulu, Ayşegül Aldinç, Nilüfer gibi pek çok değerli isim var. Ben de Sultan Süleyman'ı seslendirdim.

 

Aşkın hep sürünen tarafında olduğunu söyledin. Her ilişki mi bu kadar derin izler bırakıyor?

Her seferinde bu kadar üzülmüyorum, hepsine aynı derinlikte şeyler hissetmiyorum tabii ki ama arkadaşlıklarda da öyle. Sadece aşk için değil, ilişkilerin genelinde de bu böyle. Bazılarında daha mutlu olursunuz, bazıları size iyi gelir, bazıları sizi çok daha üzer...

 

Kusursuz aşk var mıdır peki?

Kusursuz hiçbir şey yok. Kusursuz olma iddiası olabilir belki ama kusursuz aşk yoktur.

 

Ama kafanda yarattığın, senin için "Evet, ben böyle bir kadınla mutlu olabilirim" diyebileceğin bir profil vardır...

Böyle bir profil yok aslında benim kafamda. Yani "gözleri şu renk olsun" diye. Birlikte bir dünya dili kurabildiğim, yeni bir şeyler yakalayabildiğim, benim kafamı açan insanlarla bir araya gelmeye ve zaman geçirerek birlikte bir şeyler geliştirmeyi tarif edebilirim. Bunu aslında bütün insanlarla olan ilişkilerim için de söyleyebilirim.

 

Yeni dönem aşklara baktığımız zaman her şeyi çabuk ve kısa sürede tüketiliyor. İlişkilerin bu kadar kısa sürede tüketiliyor hatta biten ilişkinin ardından kimsenin aşk acısı çekmeden yoluna devam ediyor olmasını sebebi ne olabilir?

Çağın kendisiyle ilgili olabilir. İnternet çağı çok güzel şeyler, büyük kolaylıklar getirdi bize ama beraberinde de bir takım şeyleri alıyor bence. İletişim çok hızlandı. Bu ne kadar iyi bir şey bilmiyorum. Her şey çok çabuk tüketiliyor ama her şey. Herhangi bir şarkı, herhangi bir arkadaşlık da olabilir. Kesinlikle çağın kendisiyle alakalı ve beni çok üzen bir durum.

 

Aşk, sevgi diyoruz ama kadına şiddet diye de bir gerçek var ortada. Sen neler söylemek istersin bu konuda?

Bu tamamen erkeklerin genlerine kadar kodlanmış bir ataerkil iki yüzlülüğün tezahürü bence toplumda. Kadın cinayetlerinin ve kadına şiddettin inanılmaz derece yükseldiği bir dönemdeyiz. Başka başka şeyler söyleniyor. Sürekli hoş görüden, barıştan bahsediliyor ama uygulamaya gelince, herkes demeyeyim ama toplumun genelinde bir tahammülsüzlük, kendinde olmayana bir tahammülsüzlük, zayıf olanı ezme, ayrımcılık söz konusu. Bu iki yüzlülüğü anlayamıyorum ben ve çok çok üzülüyorum. Hatta bu konuyla ilgili bir şarkı da yazdım, Cennetin Irmakları diye. Sevgili Ceylan Ertem seslendirdi. Sadece şarkıyla, şiirle insanları ne derece inandırabiliriz bilmiyorum ama başka şeyler de yapmak isterdim...

 

Bu yürüyüşler, eylemler işe yarar mı? Ya da ne kadar yarar?

O yürüyüşleri nasıl yaptığınız da çok önemli. Mesela biz "Kürtaja Hayır" mitingine geldik ve çok az insan vardı. Daha çok aktiviteye ve gerçekliğe ihtiyacımız var. Dediğim gibi keşke şarkıyla, şiirle olsa ama çok zor. Daha büyük şeyler yapmamız lazım. En öndeki insanların, bunlar sanatçılar da olabilir. Bu insanların onlardan feyz alması lazım. Kimse bunları dikkate almadığı için insanlar, başka insanların sevdiğine zarar verebiliyor.

 

 

Röportaj: İmge Balık

Fotoğraf: Tuncay Orhan

Facebook Yorumları
Yorumlar
1
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?
  •  
    19 Ekim 2015 Pazartesi 16:12

    Insallah mutlu olsinlar

    Cevapla
  •  
    19 Ekim 2015 Pazartesi 16:11

    Ne diyiyim mutlu

    Cevapla
  •  
    05 Mayıs 2015 Salı 17:38

    askim seni cok seviyom mabelim seni kimler üzüuoda sen aci cekion sen bida üzülme ben kiyamam sana

    Cevapla

  • Yoğurtlu kereviz salatası
    Yoğurtlu kereviz salatası

    Süresi : 01:17 İzlenme : 4690

  • Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?
    Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?

    Süresi : 03:40 İzlenme : 2090

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 7871

  • Fıstık ezmesi nasıl yapılır?
    Fıstık ezmesi nasıl yapılır?

    Süresi : 00:49 İzlenme : 3030

  • Karnabahar burger!
    Karnabahar burger!

    Süresi : 00:35 İzlenme : 1722

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön