Karaköy’ün en gözde mekanları

Kuşkusuz şu aralar İstanbul’un en popüler yeri Karaköy. O halde buyurun, “Rezervasyonsuz giderseniz çok üzülürsünüz” dedirten Karaköy’ün gözdeleri...

Karaköy’ün en gözde mekanları

Italo Calvino “Görünmez Kentler” isimli kitabında şöyle der: “Bir kentte hayran kaldığın şey onun yedi ya da yetmiş yedi harikası değil, senin ona sorduğun bir soruya verdiği yanıttır.” Bu aşamada sormak istiyoruz, Karaköy’ün önlenemez yükselişi bize daha ne hayaller kurduracak. ne sorular sorduracak? Çok değil, bundan 8-9 yıl önce Cihangir altın çağını yaşarken ufaktan kulağımıza çalınmaya başlamıştı ismi. Ancak yine de bu kadar popülerleşeceğini düşünmemiştik. Kafeler, restoranlar, oteller, tasarım dükkânları derken Karaköy iyiden iyiye kentin cazibe merkezi haline geldi. Üstelik sadece İstanbullular için değil, turistler için de ilk duraklardan biri... Bugün Karaköy’ün adını neredeyse her ay bir yenisi eklenen mekânlarıyla duyuyoruz. Thefork.com. tr üzerinden yapılan rezervasyonlara göre denize sıfır, semtin son dönem gözdelerini keşfe çıkmaya ne dersiniz?

 

Mitte

Eğer henüz Mitte’nin adını duymadıysanız Necatibey Caddesi’ne yolunuz düşmemiş demektir. Çünkü o dev mavi kapısının dikkatinizi çekmemesi pek mümkün değil. Semtin tazelerinden Mitte, 2015’in son çeyreğinde Karaköy ahalisine selam verdi. Lucca’nın eski müdürü Turgay Yıldız’ın bu girişiminin hikâyesi aslında çok daha eskiye dayanıyor. Öncelikle kelime anlamını söyleyelim... Mitte, Almanca’da “merkez” anlamına geliyor. Yıldız, Berlin’in ünlü semti Mitte’de yaşadığı dönemde İstanbul’da böyle bir mekân açmaya karar vermiş. İstanbul’un en eski tiyatrolarından birinin olduğu “no66” binasında konumlanan mekân, açıldığı günden beri yeme-içme meraklılarının uğrak yeri. Bunda şüphesiz yeni akım “wise cuisine” mönüsüyle iyi yemek adresleri arasına kısa sürede girmesinin payı büyük. Ancak yine de sadece iyi yemekle sınırlamak doğru olmaz. İyi müzik ve iyi servis konusunda da oldukça iddialılar. Güçlü tasarım öğelerine sahip mekân, iki bölümden oluşuyor. İlk bölüm; güne kahvaltıyla başlayan, öğlen saatlerinde ağırlıklı iş yemeklerinin yenildiği, akşam üstü iş çıkışı iyi müzikle beraber kokteyllerin yudumlandığı, akşam yemeğinde ise sıcak bir atmosferde uzun saatler mönünün keyfinin çıkarıldığı modern bir bistro havasında... İkinci bölüm ise halihazırda açık ancak yakın zamanda özel şifreyle girilecek olan kulüp bölümü. Gece 12’den sonra açılan kulüpte müzik 03.00’e kadar devam ediyor. Mekânın başlangıçları ve paylaşımlı tabakları, buluşma mekânı olması dolayısıyla çok tercih ediliyor. Başlangıçlardan mini burger, gyoza, çıtır ördek, orkinos tartar, pane karides ve ahtapot; paylaşımlı sunumlardan ise peynir ve şarküteri tabaklarını deneyebilirsiniz. İtalyan mutfağı tutkunuysanız yaban mantarlı risotto ile deniz mahsullü veya ıstakozlu linguine size göre. Ana yemeklerde incik, şnitzel ve somon ön plana çıkıyor. Geceyi tatlıyla sonlandırmak isteyenler ise tadıma pavlova, beyaz çikolatalı sufle ya da poşe armutla devam edebilir. Kokteyllerde miksolojiyi Birleşik Krallık ve Norveç’te öğrenen Taner Özkan’ın imzası var. Bitki ve meyve aromalı votkaların yanına dumanlı ve moleküler kokteyller de eklenince içecek mönüsü yemek mönüsüyle yarışır hale gelmiş. Bildiğiniz satsumalara çok benzemeyen Siberian Satsuma ve ekinezya aromalı votka ile hazırlanan Matruşka mutlaka denenmesi gerekenlerden... Yurtdışından DJ’ler ağırlamaya hazırlanan Mitte’nin müzik tarzı ise nu jazz, neo soul, funk ve deep house.

 

Rudolf

20 yılı aşkın süredir Türkiye’de yaşadığı ve dolayısıyla Türk damak tadına oldukça hâkim olduğu düşünüldüğünde Rudolf Van Nunen’in böyle bir mekâna imza atması kaçınılmaz oluyor. Fransız, Hollanda, Alman, İngiliz, Türk, Endonezya, Thai ve Cajun mutfaklarında fark yaratan, ödüllü şef Rudolf Van Nunen, Rudolf’u şöyle tanımlıyor: “Duyguların hayat bulduğu, ruhunuzun yenilendiği, günün tamamında her öğüne tat ve duygu katmaya kendini adamış bir mekân.” Karaköy’ün en şık ve modern mekânlarından biri olan Rudolf’un mutfak serüveni, ekosistemlerin özelliklerini korumayı destekleyen slow food konsepti üzerine kurulu... Bu nedenle doğallık ön planda tutuluyor ve mönü mevsimsel olarak değişiyor. Ev yapımı ekmek ve pastalar, yöresel peynirler gibi lezzetler ise misafirlerinin her zaman bulabileceği Rudolf tatlarından. Geniş şarap kavıyla da adından söz ettiren mekânın “Riedel” odasında uluslararası ödüllü şaraplar bulunuyor.

 

Ferahfeza

Karaköy’de muazzam bir manzara eşliğinde yemek yemek istiyorsanız Ferahfeza en doğru adres. Mimarlar Odası’nın terasında konumlanan mekânın konsepti, samimi ve rahat olarak özetlenebilir. Tarihi Yarımada ve Galata Kulesi’ne hâkim iki cepheli terasının dışında mekânın dekorasyon detaylarında Karaköy’ün zanaat kültürünü yansıtan ahşap, taş ve pirinç unsurlar dikkat çekiyor. İşe bir de yüksek tavan olgusu ekleniyor ve mekânın adına yakışır cinsten ferah bir ortam yaratılıyor. Ferahfeza’nın mutfak felsefesi Lübnan kıyılarından Portekiz’e uzanan geniş Akdeniz coğrafyasının lezzetlerinin Türk damak tadıyla harmanlanması üzerine kurulu. Türkiye’nin değişik bölgelerindeki lokal lezzetler farklı tekniklerle hazırlanarak sunumlarda yer buluyor. Mevsimsellik önemseniyor. Acı biberli karides, ballı pekmez ve kavrulmuş susamla sunulan yufkada ızgara keçi peyniri, kuru bakla püresi üzerinde servis edilen ahtapot, fırında kuzu kol ve ördek göğsü mekânın spesiyalleri arasında. Aynı zamanda iyi bir müzik repertuvarına sahip Ferahfeza, özellikle cuma ve cumartesi akşamları çok yoğun oluyor.

 

 

Bej Karaköy

Bundan altı yıl önce deyim yerindeyse “Karaköy, Karaköy değilken” kapılarını açan Bej Karaköy, listenin en eskisi... Durum böyleyken en çok bilinenler arasında olması aşikâr. Fransız Geçidi’nin içinde konumlanan mekân, özellikle İstanbul Modern ve çevredeki diğer sanat galerilerini ziyaret ettikten sonra bahçesinde soluklanabileceğiniz çok keyifli bir yer. Öğlen mönüsünü kaçırdıysanız üzülmeyin, mekânın Türk ve Avrupa mutfaklarının sentezi olan akşam mönüsünü de çok seveceksiniz. Yenilenen akşam mönüsünde yemekler küçük ve büyük tabaklar olarak ikiye ayrılıyor. Peynirli nachos, çöp şiş, kızarmış risotto topları, parmesanlı patlıcan, kinoa risotto yeni lezzetlerden bazıları. Bu lezzetlere özenle hazırlanmış şarap mönüsü eşlik ediyor. Cuma ya da cumartesi akşamı Bej Karaköy’e yolunuz düşerse müziğin artan ritmine kendinizi kaptırmamanız işten bile değil...

 

Ma’Nâ

“Nerede o eski meyhaneler” diyenlerdenseniz Ma’Nâ size göre... Daha içeriye adım atar atmaz o filmlerde gördüğünüz ya da bir şekilde kulağınıza çalınan eski meyhane kültürünün oluşturulmaya çalışıldığını fark ediyorsunuz. Mekânın işletmecileri kibar ve modern bir meyhane yaratmak amacıyla yola çıkmış. Aynı zamanda o hep akıllardaki öğeleri de korumak istediklerinden mekânın ismine bu şekilde karar vermişler. Fransız Geçidi’nde konumlanan meyhanenin dekorasyonundaki nostaljik öğeler dikkat çekiyor. Soğuk mezelerden mutabbel, pastırma turşusu, rakı tekmilli fava ve etli topik; sıcak mezelerden ise yaprak ciğer, etli yaprak sarma, patlıcan paçanga, kâğıtta kokoreç ve hamsili pilav Ma’Nâ’nın favori tatlarından... 44 çeşitli rakı mönüsünün olduğunun altını çizmekte fayda var. Fonda size meyhanenin olmazsa olmazı Türk Sanat Müziği eşlik ediyor. Eskiye özlem duyanlar, yeni nesil meyhane kavramını merak edenler ve turistlerin uğrak noktası Ma’Nâ’nın güleryüzlü servis anlayışı da takdir topluyor.

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

İlginizi çekebilecek diğer haberler
  • Bolonez soslu erişte!
    Bolonez soslu erişte!

    Süresi : 03:15 İzlenme : 891

  • Bebe bisküvisinden kolay pasta
    Bebe bisküvisinden kolay pasta

    Süresi : 03:55 İzlenme : 2652

  • Kolay muska böreği tarifi
    Kolay muska böreği tarifi

    Süresi : 05:38 İzlenme : 2068

  • Karnabahar burger!
    Karnabahar burger!

    Süresi : 00:35 İzlenme : 1279

  • Damla çikolatalı kurabiye tarifi
    Damla çikolatalı kurabiye tarifi

    Süresi : 00:48 İzlenme : 990

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön