iPad sanatı ne kadar gerçek?

İngiltere’nin yaşayan en önemli sanatçılarından David Hockney, çağdaş sanatta dünyaya öncülük ettiği yeni akımla tartışma yaratıyor. İşin ne kadarını sanatçı kendisi yapıyor, ne kadarını Apple? iPad çizimi daha kolay hale getiriyor mu? Deniz Çağlar’ın yazısı...

Parmağı fırça tableti tuval

Dünyanın önde gelen sanatçılarından David Hockney’nin işaret parmağını fırçaya, iPad’ini tuvale dönüştürdüğü sanatı, Londra ve Melbourne’da yeni açılan sergileriyle yeniden gündemde.

 

80 yaşındaki Hockney işaret parmağıyla telefonunda çizimler yapmaya başladığında henüz iPhone piyasaya yeni çıkmıştı. 2010’da iPad’e geçtiğinde ise hali hazırda yüzlerce çizimi olan Hockney, tabletle olan deneyimini “Bir başka boyut” olarak nitelendiriyordu. Neden mi? iPhone’un yaklaşık 8 kat büyüklüğündeki ekranda tüm parmaklarını kullanabiliyordu artık. İşte o gün bugündür Hockney’nin ceketinin iç cebindeki skeç defterinin yeri, iPad’ine ait.

 

Benim iPad sanatıyla ilk tanışmam bundan 5 yıl önce Hockney’nin Londra Royal Academy’de gişe rekorları kıran sergisinde oldu. 75 yaşındaki sanatçının dev manzara resimleri, yaklaştıkça dijital fırça darbeleri ve mürekkep püskürtmeli yazıcının pikselleriyle Yosemite’i ele veriyordu. Künyeye gelince; ne yağlıboya, ne akrilik, ne karışık teknik yazıyordu. ‘David Hockney, Woldgate Woods (2012), iPad Art’. iPad Art... Eleştirmenler arasında tablet çizimlerinin sanat olup olmadığı tartışıladursun, iPad sanatı resmen ilan edilmiş, tescillenerek hayatımıza girmişti.

 

‘BRUSHES’ DENEMELERİ 1, 2...

Bu hafta Londra ve Melbourne’da açılan sergileriyle Hockney’nin iPad eserleri yine tartışma konusu. Daha fazla sanatçının Hockney’den ilham alıp eskiz defterlerini elektronik tabletlerle değiştirmeye başlamasıyla ilginç sorular ortaya atılıyor. İşin ne kadarını sanatçı kendisi yapıyor, ne kadarını Apple? Apple’a kredi verilmeli mi? iPad çizimi daha kolay hale getiriyor mu? Bizzat araştırmak üzere Hockney’nin kullandığı, eski Apple yazılım mühendisi Steve Sprang’a ait Brushes uygulamasını indirdim. En basitinden, masamdan görünümü çizmeye karar verdim. Boş bir ekran, fare ve kahve fincanım... Doğu Yorkshire’ın yemyeşil kırlarının ruhunu yakalayamayabilir, ancak kuşkusuz pek çok kişinin günlük hayatının temsili...

 

 

Program esasen çoğumuzun hatırlayacağı, 90’larla birlikte tarihe karışmış Microsoft Paint gibi çalışıyor. Elbette ki fark, bir fareyi sürüklemek yerine parmağınızı kullanıyorsunuz. Geleneksel boyamadan en büyük farkı ise burada ‘hata’ diye bir şey yok. Herhangi bir hata bir ‘geri’ düğmesi ile kolayca siliniyor. Tek bir tuşla fırça stili, kalınlığı değiştirilebiliyor. Renklere hiç olmadığı kadar hızlı ulaşılıyor.

 

Resim konusunda ‘yeteneksiz’ olduğum söylenemez. Ancak, hayal kırıklığıyla söyleyebilirim ki, iPad üzerindeki tüm bu avantajlar yalnızca daha fazla verimlilik anlamına geliyor, kısayoldan size yetenek ya da daha fazla beceri kazandırmıyor. Hâlâ bir sanatçının usta dokunuşu, göz ve vizyonu olmazsa olmaz. Bunu deneyimleyip gördüğüm noktada Hockney’nin bir Turner eseri kadar narin, vitray sanatı kadar parlak ve günümüz dünyasındaki en yüksek teknolojiyle üretilmiş eserlerini ancak fazlasıyla takdir ediyorum. Yani, şaşırtıcı olmayan bir şekilde cevap: Hayır, iPad sizi bir Hockney yapamaz.

 

SİYAHI BEYAZLA KAPAT

Beraberinde yepyeni olanaklar doğuran bu araç tümüyle yeni teknik yetiler gerektiriyor. Hockney, en çok detaylarda ve ince çizgilerde zorlandığını söylüyor örneğin. İnce çizgiler parmak uçlarıyla yapılamıyor. Cihaz yalnızca dokunmatik değil, ısı duyarlı olduğundan tırnak uçları kullanılamıyor; Hockney birçok çizgiyi başparmağının kenarıyla yapıyor. Öte yandan, gerçek bir yüzey olmadığından sonsuz çeşitlilik mümkün. Mesela suluboyada maksimum 3 tabaka yapılabilir, sonra çamurlaşmaya başlar. İşte iPad, gerçek dünyadaki tüm bu teknik imkânsızlıkları ortadan kaldırıyor. Yoğun sarı üzerine parlak bir mavi konulabilir; siyah, beyazla kapatılabilir. Hockney de ara sıra kâğıdın direncini özlediğini itiraf ediyor, ancak ekranda da eğlenceli bir akış elde edildiği kesin. “Picasso bunları görse çıldırırdı” diyor bir röportajında. Eminim Van Gogh da...

 

HERKES İÇİN SANAT

iPad sanatının bir diğer yeniliği de sanatı ulaştırma yöntemi. Bu dijital skeçlerin dağıtımı sınır tanımıyor. Hockney eserlerini arkadaşlarına e-posta yoluyla gönderiyor, insanlar da birbirlerine. Dileyen, eserleri print edip koleksiyon dahi oluşturabiliyor. Üstelik ister akıllı telefon ister iPad ister laptop’tan bakılsın, her resim Hockney’nin çizdiği haliyle bire bir, yani teoride ‘orjinal eser’ oluyor. Bu, imzalı orijinal eser odaklı sanat piyasası için çığır açacak bir anlayış.

 

GELECEĞİN SANAT TRENDİ

Teknoloji ile birlikte gelen bir başka yenilik: Artık sanatçının çizim süreci eserin kendisi oluyor. Boş ekrandan eserin bitişine kadar sanatçının cihaz tarafından kaydedilen dokunuşları izlenebiliyor. Üstelik Hockney şimdiden bu ‘performans çizim’lerine sergilerinde yer veriyor. Ancak onlar eşsiz ve video sanatı misali satılıyor. Hockney, kendisini işlem sırasında ilk kez bu teknoloji sayesinde izlediğini de söylüyor.

 

Hockney’nin iPad çizimlerinde en sık görülen konularından biri manzara resimleri ve çiçekler. “iPhone’umda her gün çiçekler çiziyorum” diyor Hockney. Partneri John Fitzherbert’e, her sabah güller, zambaklar ya da lilyumlardan oluşan farklı bir buket gönderiyor, “Üstelik çiçeklerim hiçbir zaman solmuyor” diyor. Sık işlediği bir diğer motifin de güneş olması tesadüf değil. Eserlerinde güneş batıyor, bir vazonun camında parlıyor ya da sahilden yükseliyor. “Ekranın aydınlatılmış olması sizi aydınlık konulara itiyor” diyor Hockney ve ekliyor: “Şafak, tamamen ışık ve parlaklık ile alakalıdır, iPhone da öyle. Ekran, istenilen ışık ve parlaklığı bildiğim tüm araçlardan daha iyi yansıtıyor.”

 

FAKS YOLUYLA SERGİ AÇILIŞI

iPad, Hockney’nin yeni teknolojiyi sanat amaçlı ilk kullanışı değil. Sanatçı, 1980’lerin ortalarında ilk renkli fotokopi makinelerinden birini satın almış ve ‘El Yapımı Baskılar’ başlıklı bir dizi eser oluşturmak üzere kullanmıştı. Birkaç yıl sonraki gözdesi ise fakstı. Sergilenecek bütün eserleri faks yoluyla gönderdiği bir sergide tam da faks ulaştığı sırada sergi açılışını gerçekleştirerek sanatseverleri şaşırtmıştı.

 

 

Deniz Çağlar

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Bolonez soslu erişte!
    Bolonez soslu erişte!

    Süresi : 03:15 İzlenme : 931

  • Bebe bisküvisinden kolay pasta
    Bebe bisküvisinden kolay pasta

    Süresi : 03:55 İzlenme : 2669

  • Kolay muska böreği tarifi
    Kolay muska böreği tarifi

    Süresi : 05:38 İzlenme : 2071

  • Karnabahar burger!
    Karnabahar burger!

    Süresi : 00:35 İzlenme : 1282

  • Damla çikolatalı kurabiye tarifi
    Damla çikolatalı kurabiye tarifi

    Süresi : 00:48 İzlenme : 992

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön