Bu hafta ne yapsak?

Heja Bozyel'den keyifle değerlendirebileceğiniz öneriler...

Bu hafta ne yapsak?

Televizyon

Bloomberg HT, 1 Nisan’dan itibaren yine ünlü bir televizyoncuyu konuk etmeye başlıyor: Charlie Rose. Amerikan televizyon programlarının en beğenilen talk show sunucusu olan Charlie Rose programında yazarlar, politikacılar, bilim adamları, sporcular, düşünürler gibi birbirinden önemli konukları ağırlıyor. Rose, artık hafta içi her akşam saat 20.30’da Bloomberg HT’de gündemin nabzını tutacak. Daha önce Cumhurbaşkanı Gül’ü ve Başbakan Erdoğan’ı da konuk eden ünlü programcının masasından Tony Blair, Michael Bloomberg, Nicolas Sarkozy, Mahmut Ahmedinejad, Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg, girişimci Michelle Ree, Google’un CEO’su Larry Page, Microsoft’un kurucu Bill Gates, tasarımcı Marc Jacobs, Amerikalı ünlü işadamıWarren Buffett, Brad Pitt, Angelina Jolie, KateWinslet, Harrison Ford, Sylvester Stallone ve Kiefer Sutherland gibi isimler geçmeye devam edecek.

 

Konser

Mayıs ayının konser bereketi Joe Satriani konseri ile devam ediyor. 14 Temmuz 2007’de hayranlarıyla buluştuğu ilk konserinde seyircilere unutulmaz anlar yaşatan büyük usta 6 yıl sonra Bryan Beller, Mike Keneally, Marco Minnemann’dan oluşan yeni grubuyla 18 Mayıs’ta Küçük Çiftlik Park’ta olacak. Biletler satışa çıktı bile.

 

Kahve

Birlikte en iyi giden ikililerdendir kahve ve kitap. Deniz ve kum, et ve kekik gibi! Bu çok sevdiğimiz ikili şimdi Kahve Dünyası’nda buluşuyor. Kahve Dünyası’nda artık raflarda Can Yayınları’nın kitaplarını bulabilirsiniz. Kahvenizle birlikte kitabınızı alın ve keyfini çıkarın.

 

Çocuk

Çocuk olmayı istemek için onlarca sebep var. Bu sebeplere bir yenisini ekleyin: İstanbul Modern’in bu pazar günü çocuklara yönelik “Kütüphane Dedektifleri” atölyesi, çocuk olmayı istemek için oldukça geçerli bir sebep. 90 dakikalık eğitimler 9-12 yaş arası çocuklar için. Türk sanatı, müzecilik, sanat koleksiyonları, sanat kuramları, sanat akımları gibi odaklandığı konularda 9000 kitap, 29 dergi aboneliğiyle zengin bir koleksiyona sahip olan İstanbul Modern Kütüphane bu programa katılan çocuklar için bir sanat laboratuvarına dönüşüyor.

 

Sanat

04-07 Nisan tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenecek Artbosphorus Çağdaş Sanat Fuarı bu sene çağdaş sanat dünyasının tanınmış sanatçılarını konuk ediyor. Fuarın bu seneki parlayan isimleri; çağdaş sanatın öncülerinden Hollandalı sanatçı Pat Andrea ve deneysel çalışmalarıyla ses getiren sanatçı Emire Konuk.

 

Haftanın partisi

8 ayrı mekânda eşzamanlı parti! Bir Club2Club gecesi! İstiklal Caddesi’ni Samanyolu’na dönüştürecek festival, herkesi, güneş sistemindeki gezegenleri temsilen seçilen 8 mekânda eş zamanlı gerçekleşecek birbirinden farklı performansları izlemeye davet ediyor. Eğlenirken #C2CISTONIGHT hashtag’i ile tweet atmaya hazır olun. Festival tadındaki bu gece birbirinden iyi müzisyenlerin katılımıyla Babylon, Indigo, Wake Up Call, Chunk, Peyote, Kasette, Flavio ve Lokal Tünel’de aynı anda gerçekleşecek. Tek biletle bu mekânların hepsine girebileceksiniz

 

İnternet

İnternetin tam bir züccaciye tadında olduğunu tekrara gerek yok. Aynı rafta hem plastik bardaklar var hem de kristaller. Şimdi size “Bu site plastik, bu kristal” dersi verecek değilim. Çünkü belki de siz plastik seviyorsunuzdur. Benim sevdiğimse zeki ve yeni işler. Şimdi tam böyle yeni bir web sitesi yayınlanmak üzere. Bu sitenin tadı da tuzu da eğlencesinden, sivri ve alaycı dilinden geliyor. Çünkü bu dergi tadındaki web sitesini yapan kişiler, şehrin en çılgın ve komik çocukları Club Bangkok (Onur Yazıcı, Doğu Orcan ve Hakan Odabaşı). Play Tuşu adlı bu sitede hem en yeni müzik haberleri hem de azıcık da olsa pop kültür yazıları mevcut. Sakın sıradan müzik yazıları beklemeyin. Hayal kırıklığına uğrarsınız. Kötü ve basit bir iş de beklemeyin. Daha büyük hayalkırıklığı yaşarsınız. Play Tuşu her gün yeni haberlerle dolu olacak. Yani gün içinde sıkıcı işlerinizden sıkıldığınızda kurcalayacağınız, yeni müzikler dinleyeceğiniz bir site bu. 1 Nisan’da yayın hayatına başlayacak ama kesinlikle bir 1 Nisan şakası olmayacak. Şimdiden bookmark’lara kaydedin: www.playtusu.com.tr

 

Kosova

Artık adlarını dünyaya duyurmaya başlayan genç Türk cazcılar Kosova yolunda. Priştine’de düzenlenecek “Türk Caz Haftası” kapsamında Türkiye’nin en değerli caz müzisyenleri çeşitli salonlarda sahne alıyor. “Caz”lan sloganıyla ikinci kez düzenlenen etkinliğin açılışı 2 Nisan Salı günü Kosova Ulusal Tiyatrosu’nda “Kerem Görsev Chamber Jazz” ile gerçekleşiyor. 3 Nisan Çarşamba günü “Maden Öktem Ersönmez“ ve 4 Nisan Perşembe günü caz bestelerinin bilgisayar ve elektronik altyapılarla hazırlanmış düzenlemelerini, beşliye konuk olan müzisyenlerle sahneye taşıdığı “Cereyanlı” isimli projede Alp Ersönmez, caz vokalisti Elif Çağlar ile Oda Tiyatrosu’nda performans sergileyecek. “Selen Gülün Quintet” 5 Nisan Cuma akşamı Shehi21 konser salonunda sahne alacak ve haftanın kapanışı “Burhan Öçal & İstanbul Oriental Ensemble” ile 6 Nisan Cumartesi yine Ulusal Tiyatro’da gerçekleştirilecek.

 

Müzik

 

Suede, kahve, U2 ve soğuklar

Geçtiğimiz hafta, Londra’nın son yıllarda popüler olan bölgelerinden Shoreditch’te saatler geçirip minik bir servet bırakarak çıkabileceğiniz Rough Trade isimli plakçıda mini bir Suede konseri vardı. Rough Trade, Londra’da müdavimi olduğum yerlerden. Suede, “ıssız bir adaya düşsem yanıma alacağım 5 müzik grubu”ndan biri. 22 Mart’taki konsere sadece 100 küsur kişi girebiliyordu. 18 Mart sabahı satışa çıkacak yeni Suede albümünü alan ilk 100 kişi ve az sayıda davetli. Hayır, davetli değildim.

 

18 Mart Pazartesi sabahı Rough Trade’deydim. Daha kahvemi bile içmemişken (neyse ki kahve içmek için Bricklane Coffee Shop çok yakında) Sıraya girip CD’mi ve konsere girmemi sağlayacak bilekliğimi aldım, yüzümde Harikalar Diyarı’ndaki hınzır kedinin gülümsemesi, kahvemi içmeye gittim. Sonraki 3’üncü gün, beni evlerinde ağırlayan Başak, Erkin ve Burak ile birlikte Bloodsport’taki bütün şarkıları ezbere biliyorduk. O kadar yani! Tekrar tekrar dinledik albümü.

 

Konser günü Rough Trade’in önünde çok kısa bir kuyruk vardı. Çünkü herkes çok erkenden gelip ön sıraya yerleşmişti. Herkes dediğim, “90’larda genç olan Suede hayranları, ben ve benim gibi sevdiği müziğe karşı heyecanı bitmeyen bir avuç 30’lu yaşlardakiler”dik. Ancak Brett Anderson, konserin sonlarına doğru gömleğini açıp baklavalarını gözümüze sokunca, hayatın acı gerçeği tokat gibi yüzümüze çarptı: Artık 90’larda değildik, genç de değildik ve hiçbirimiz bir Brett Anderson (vokal) göbeğine sahip de değildik. Yeni şarkıların arasına Filmstar, Animal Nitrate, Metal Mickey ve Beautiful Ones’ı, yani eski güzel klasikleri sıkıştıran grup, biz şarkıları bir ağızdan söylerken gerçekten mutluydu. Yeni albümün en iyi şarkılarından ve az bulunan Suede baladlarından olan Sometimes I Feel I’ll Float Away’i albümdekinden bile daha duygusal şekilde söyledi Brett Anderson.

 

Konser bitiminde aynı kalabalık bu kez imza kuyruğuna girdi. Grup hiç sıkılmadan onca kişiye imza verdi, fotoğraf çektirdi. Brett Anderson en çok fotoğraf veren kişiyken Mat Osman (basçı) aralarındaki en sempatik olanıydı. Daha evvel Brett Anderson ile röportaj yapmıştım. Ama yine de fotoğraf çektirirken heyecanlandım. Hatta Mat, bayağı dalga geçti halimle. İmzamı aldım, fotoğrafımı çektirdim, kapıdaki güvenlik görevlisine teşekkür ettim ve çıktım. Hava çok soğuktu. Soğuk İngiliz havasını, kulaklarımda şahane İngiliz müziği ritimleriyle içime çektim ve yürümeye başladım. O sırada Rough Trade’in kapısı açıldı, Mat elleri paltosunun cebinde dışarı çıktı.

 

Kapıdakilere selam verdi, sonra bana el sallayarak “Türkiye’ye selamlar” dedi. Bir kez daha anladım, o küçücük sahnede sadece albüm bedeli kadar bir bilet karşılığında, o derece samimi bir konser veren bu grup, dönemdaşı U2 gibi “stadyum grupları”ndan her zaman bin kat daha iyiydi ve hep öyle kalacak...

 

Sinema

Haftanın aksiyonu: G.I. Joe Misilleme, bu kez 3 boyutlu.

 

Haftanın âşığı: Berlin’de geçen Mutluluk, bambaşka bir aşk hikâyesini anlatıyor.

 

Haftanın yerlisi: Levent Demirkale’nin yönettiği ve Burçin Abdullah, Yunus Emre Yıldırımer, Hasan Nihat Kürkçü ile Emre Karakoç’un oynadığı Selam.

 

Haftanın gergini: Ergen vücutları ele geçiren uzaylı ruhların olduğu film, The Host.

 

Haftanın romantiği: Yeni nesil bir James Dean filmi çabalaması olan Aşka Yükseliş.

 

Haftanın korkuncu: Ethan Hawke’un başrolde olduğu Lanet.

 

+1 TL: Böyle bir sinema adamına dair ne olsa izlenir.

+1 TL: Hem oyuncular (Anthony Hopkins, Helen Mirren, Scarlett Johansson) hem de oyunculuklar inanılmaz.

-2 TL: Bazı sahnelerde film o kadar ağır ilerliyor ki tüm güzelliğine rağmen izlemesi zorlaşıyor.

= 14 TL

 

Şehirden fısıltılar

 

  • İstanbul Film Festivali, baharın ve doğum günümün yaklaştığının habercisi benim için.

 

  • Festival kitapçığını alıp ders programlarına göstermediğim özeni “film çizelgesine” gösteririm. Çakışan filmlere üzülür, film çıkışlarında karşılaştığım arkadaşlarımı daha çok severim.

 

  • Birlikte film programı yapan yeni âşıklar için de nisanın en güzel aktivitesidir Film Festivali.

 

  • Bir yere davet edilince “Filmim var, çıkışta gelirim” demek çok havalıdır.

 

  • Güzel bir filmden çıkınca onun etkisindeyken hemen bir başkasına girmek, o sinema maratonunun adrenaliniyle yakınlarda bir kafede oturup kahve içmenin tadı başkadır.

 

  • Her yıl “yanan” biletlerim olur, o filmler hakkında “Festivalde kaçırdım sonra bir şekilde bulur izlerim” diye kendimi kandırırım.

 

  • Sanırım İstanbul’da yaşayan, sinema seven herkes için geçerli bu ritüellerin çoğu.

 

  • Bu sene kaçırmayacağımı “umduğum” filmlerin başında Vesikalı Yarim var. Evet yanlış okumadınız. Ne yapabilirim, umutsuz bir Yeşilçam âşığıyım.

 

  • Onun dışında Soundcity, Radyo Evi, Bayanlar ve Baylar, Love Live Long, Tim Buckley’den Sevgiler le, 7 Kasa, Kon-Ti ki, Neredesin Superman, Bir Şarkının Peşinde, Levi athan, Sapığın İdeoloji Rehberi, İnanmaktan Vazgeçme, Sapığın İdeoloji Rehberi, Görevimiz Lars ve Bukalemunun Rengi var. Bu filmlerden biri sizin de programınızdaysa görüşmek üzere!

 

Not: Festivale dair tek eleştiri; kitapçık bu sene kullanımı çok güç, okunması, not alması çok zor bir tasarımla yapılmış. Keşke daha “ergonomik” olsaymış.

 

Haber: Heja Bozyel

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Yoğurtlu kereviz salatası
    Yoğurtlu kereviz salatası

    Süresi : 01:17 İzlenme : 4270

  • Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?
    Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?

    Süresi : 03:40 İzlenme : 1985

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 7710

  • Fıstık ezmesi nasıl yapılır?
    Fıstık ezmesi nasıl yapılır?

    Süresi : 00:49 İzlenme : 2943

  • Karnabahar burger!
    Karnabahar burger!

    Süresi : 00:35 İzlenme : 1634

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön