"Tartışmaya niyetim yok"

Paul Auster, Kış Günlükleri’yle başladığı seriyi sürdürüyor. Küçükken kafasına takılan sorulardan başlayan son romanı bir başyapıt olmasa da “Auster’ı daha iyi nasıl tanıyabilirim” diyenler için alınacak kitaplar listesine girer.

"Tartışmaya niyetim yok"

 Paul Auster, son kitabı ‘Reports from the Interior’ı tanıtacak.” Brooklyn’in Dumbo’da semtindeki en şahane kitapçılarından Powerhouse Arena’nın camında böyle yazıyordu. “Kesin biletler bitmiştir, bir şansımı deneyeyim” diye kitapçının internet sitesine girince, biletlerin 5 dolar olduğunu, herhangi bir Paul Auster kitabı alırsak bu 5 doların kitabın fiyatından düşeceğini okudum. Paul Auster, 5 dolar ve bilet var, üçlemesi huylanmam için yeterliydi.

 

105 kişi geldi, biri karısı Siri

En çok New York’u anlatan, hem de güzel anlatan, şehrin en çok satan, en çok okunan yazarlarından Paul Auster’ı dinlemeye giderken telefondaki hava durumu uygulaması sıcaklığın 2, hissedilenin eksi 4 derece olduğunu gösteriyordu. Türkiye’de saat gece 01.30, Yıldız Tilbe’nin Twitter’a “Sadakat zor değil, insanlar tembel” yazdığı dakikalarda konuşmanın yapılacağı kitapçıya vardım. Kapıda kuyruk görmeyince, dolandırıldığımdan emindim. Ama aksine, her şey yolundaydı, sadece kimse yoktu. Kitapçı yavaş yavaş doldu. 105 kişiydik. Saat 19.10’da Paul Auster, siyah kadife pantolonu, siyah gömleği, siyah kazağı, siyah ayakkabıları ve elinde kitabıyla geldi. Dakikalarca alkışlandı. Bir kişiyle göz göze geldi: Eşi Siri Hustvedt. En önde oturmuş, kocasının çocukluğunu dinleyecekti.

 

Auster teşekkür etti, okuma gözlüklerini taktı... Kış Günlüğü’nün devamı niteliğindeki son kitabında da “içeriden bildirmeye” devam ediyordu. “Bunu ilk kez deneyeceğim. Çünkü sizin için slaytlar hazırladım. Umarım okuyacağım sayfalara denk düşen slaytları da görebileceksiniz...”

 

Auster, kitabından uzun paragraflar okudu. Kendi sesinden Auster’ın çocukluğunu, aklına yatanları ve yatmayanları, hayatta takıldığı taşları dinlemek şahane olsa da bu hayranları için bir Auster başyapıtı değil. Auster’ın derdinin de tekrar tekrar başyapıt çıkarmak olmadığı belli. 66 yaşındaki yazar, bir ihtimal yaşamının sonuna yaklaştığını düşünüyor ve arkasından atıp tutulmasın endişesiyle ortalıkta hiçbir soru işareti bırakmamaya niyetli gibi duruyor. Zira kitap Auster’ın Ay’ı nasıl hayal ettiğiyle, yani en küçüklüğüyle başlıyor. Slaytlarda Dünya’ya dürbünle bakan bir Ay suratı ve Auster bunun bir erkek olduğunu, hatta bacakları olmayan “aydedeyi” kabullenmesiyle hikâyenin başladığını anlatıyor. 6 yaşındaki Auster’a yakından bakarken, kendiyle konuşur gibi, kendisine sorular sorar gibi Auster. Kitabını ikinci tekil şahısla yazmış. Dolayısıyla bu okuru da Auster’la yan yana oturtuyor. Hep beraber Paul’ün cevaplarını okuyoruz.

 

Edison ve babası Sam

Auster; New Jersey’deki hayatını, annesiyle babasının mutsuz evliliğini, saçlarını kestirdiği berberin bir zamanlar Edison’un da saçlarını kestiğini, kendisini Edison’la aynı berber koltuğunda otururken hayal ettiğini kitabına verdiği isim gibi içeriden bildiriyor. Ama Edison’a dargın. Kitabında babası Sam’in, Thomas Edison’un laboratuarında çalışmaya başladıktan sonra Edison tarafından Yahudi olduğu için kovulmasını anlatıyor. Auster, hangi filmleri, hangi artistleri neden sevdiğini anlatırken kitabın bir bölümünü de eski eşine yazdığı mektuplara ayırmış. Lakin mektupların renksizliği o evliliğin neden bittiğine dair bir işaret veriyor. Belli ki bu da hesaplı bir hamle, bir gün öldüğünde Auster eski karısına da söz hakkı bırakmayacak.

 

"Çok şükür buradasın"

Auster, kitabından pasajları okumayı bitirince hızla şarabını alıp yukarı çıkıyor. Kuyrukta bekleyenler, kitaptan ziyade etkinliğin neden bu kadar boş olduğunu, kapıda kuyruk görmeyince yanlış geldiklerini düşündüklerini tartışıyor. Bir hanım, “Gazetecisin, sorsana bu kadar az insan dinlediği için üzgün mü” diyor. Türk olduğumu, gazeteci olduğumu söylüyorum. “Çok şükür buradasın” diyor. Ne kastettiğini anlıyorum. “Bir gün Türkiye’yi ziyaret edecek misiniz” diyorum. “Tartışmaya hiç niyetim yok. Başbakan iki kere benim için konuşma yaptı” diyor. Kitabımı imzalarken, yaşlı hanımın sorusunu da soruyorum. “Hava çok soğuk, ondandır” diyor.

 

Yazı: Elif Key

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Kadınbudu kaplama tavuk!
    Kadınbudu kaplama tavuk!

    Süresi : 01:44 İzlenme : 1845

  • Bu yiyecekleri ısıtmayın!
    Bu yiyecekleri ısıtmayın!

    Süresi : İzlenme : 1657

  • Yağsız mücver nasıl yapılır?
    Yağsız mücver nasıl yapılır?

    Süresi : 01:31 İzlenme : 3303

  • Arpa şehriyeli, cipsli salata nasıl yapılır?
    Arpa şehriyeli, cipsli salata nasıl yapılır?

    Süresi : 01:42 İzlenme : 1593

  • Tost makinasında cips nasıl yapılır?
    Tost makinasında cips nasıl yapılır?

    Süresi : 01:11 İzlenme : 6409

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön