Anne yarası nedir?

Annenin yokluğu ya da anneyle acı bir şekilde ayrılmış olmak, ciddi psikolojik yaralara sebebiyet verebiliyor.

Anne yarası nedir?

Anne yarası, büyümekte olduğu süre içerisinde anneyle arasındaki bağın ve iletişimin bir sebeple kopmuş olmasından kaynaklanan acılar ve psikolojik sancılar anlamına gelmektedir. Bazı durumlarda, annenin çocuğun hayatında olmaması, aniden ölmesi, hastalanması, çocuğun evlatlık verilmesi gibi anneyle çocuğu birbirinden acı şekilde ayıran durumlar bu yarayı yaratan durumlar olabiliyor. Bu yara, psikolojiye alınan en büyük yaralardan biri ama daha da şiddetlenmesi, çocuğun en temel fonksiyonunun annenin narsist duygularını tatmin etmesi durumunu kişi anladığı zaman meydana geliyor.

 

Erkekler nasıl etkileniyorlar?

Anneyle bağlantılı bu çeşit üzüntülerin karmaşık dinamikleri sahip olma yeteneğini düşüren ve hayattaki cinsel enerjisini ifade etmekte zorlanmasına neden olan, erkeklik duygusunun temelinden sarsılmasında önemli rol alacak hayatının her yönüne etki edebilecek çoklu etkiler ve sonuçlar doğurabilir. Ayrıca uzun süreli ilişkiler kurması ve bunları gerçek, kalpten gelen hislerle ve mana çerçevesinde yürütmesi de güçleşebilir.

 

Kendisiyle ve çevresiyle olan ilişkileri dahilinde kişinin cinsel enerjisini ve gücünü sağlıklı bir şekilde sahiplenebilmesi, erkekler için zordur; hele de çocukluğunu cinsel enerjisini ve gücünü kötüye kullanan ya da bunları kullanmaktan kaçınan biriyle geçirdiyse daha da zordur. Bütün bu sahiplenme ve varlığını kabul etme durumu erkek cinselliğinin toplum tarafından şeytanlaştırıldığı ve aşağılandığı bazı kültürlerde her zaman olmasından çok daha zor hale getirilmiştir.

 

 

Cevaplanmamış, çözülmemiş bir anne yarası erkekler içi meseleyi çok daha zor hale getirebilir. Çoğu zaman kadınlarla yaşanan ilişkilerin başarısız hale gelmesindeki en önemli etken budur çünkü ilişki nasıl başlarsa başlasın sonunda kişi kaynaklı kısa devreler başlar, kişi ilişkiyi geri döndürmek ister ancak en nihayetinde romantik olarak kötü yönlendirilmiş bir süreç yaşadığı için, başa asla dönemez.

 

Anne yarısı bir erkeğin, kadının kötü yanlarına tutulup kalmasına sebep olabilir. Kişi, kırılganlığını ve bu konudaki bilgi ve duygu eksikliğini farkında olmadan kadının kötü yönleri tarafından çekildiğini farkeder. Aslında çoğu zaman bunu isteyerek yapar. Ancak şu önemlidir ki kişi genelde ne yaptığını bilmiyordur. Bunu durdurmak da zor olabilir.

 

Karşısına dünya iyisi biri çıktığında ise bu sefer bambaşka bir sorunla karşılaşır. Anne yarası sahibi bir kimse, iyi niyetli bir kadınla karşılaştığında, kırılganlığından utanç duyar ve onu itmek ister. Kadına bunu neden yaptığıyla ilgili bir açıklama yapamaz çünkü bunu kendisi de bilmemektedir. Böylelikle doğru düzgün bir ilişki kurması da onu devam ettirmesi de pek mümkün olmaz.

 

Genel olarak çoğu kültürde kadının bu anlamdaki rolü inanılmaz derecede fazladır. Kadın koruyan, üreten, duygusal ihtiyaçlara sonuna kadar cevap veren kişidir. Yetişkin bir erkeğin bile kadın tarafından ihtiyaç duyulmasına, yüreklendirilmesine, bazen de görevlendirilmesine ihtiyacı vardır. Tüm bunlar aslında çok fazladır. Düşündüğünüz zaman, bir kadından yara almış bir erkek, devayı yine bir kadında arar. İyileşmek için yine bir kadının yardımına ihtiyacı olduğunu düşünür. Kadınlar hem iyi yardımcılar hem de şahane müttefiklerdir. Ama bir insanın karşılanmamış anne ihtiyaçlarının zaman geçtikten sonra partner olarak hayata dahil olan bir kadına karşılatılması da, kabul edilebilir bir durum değildir.

 

 

Peki erkekler bu yaradan neden kaçınıyor?

Erkeklerin öncelikle bu yarayı kabul etmeleri ve onunla yaşamayı öğrenmeleri gerekir ancak daha ilk adımda başarısız oluyorlar. Erkeklerin çoğu sahiplenici ve koruyucu olma yükünü daha çok genç yaşlarda alırlar. Onlar için, korku duygusundan daha çirkin bir duygu yoktur çünkü korku onlar için tabudur. Bu yüzden geri dönüp anneleriyle ilgili yaşadıkları yaralarla yüzleşmek, güçsüzleşmek istemezler.

 

Genel olarak yaralarla yüzleşmek zordur, ancak bu yarayla bir kere yüzleşirseniz karakterinizde eksik olan ne varsa yüzünüze bir bir vurulur, gerçekler daha gerçek, yanlışlar daha yanlış olarak birden bire su yüzüne çıkar. Tüm bunlar belki de bir erkeğin başa çıkabileceğinden çok fazladır. Bu yüzden belki de yapılacak en iyi şey, hiç geri dönüp bakmamaktır.

 

Peki neden önemli?

Bizim kültürümüzde erkek figürü önemli bir yerde duruyor. Onları iyi şeylerle anıyoruz; onlara biz kadınlar bin bir çeşit rol veriyoruz; onların baba olmalarını sağlıyoruz, yuva sahibi olmalarını sağlıyoruz. Daha da önemlisi sahip olduğumuz tüm toplumsal rollere ancak ve ancak birlikteyken sahip olabiliyoruz. Sosyal rollerimizin çoğu birbirinin eşleniği, birinin baba olması gerekecek ki diğeri de anne olsun.

 

Bütün bunların yanında, onları bazen de kötü şeylerle anıyoruz; kadına şiddet olaylarında başrolde oluyorlar, tecavüz, taciz… Çoğu zaman da toplumda iyi gitmeyen şeylerin faturası hep onlara kesiliyor.

 

Toplumda erkeklerle ilgili yolunda gitmeyen şeylerden birinin yüzleşilmemiş anne yarısı, annesiz geçmiş bir ömür olduğunu düşünmekte, bunun etkilerini fark etmek de bir ölçüde önemli olabilir. Elbette ki olanların sorumluluğunu başka bir duruma ya da bir acıya atmak doğru bir davranış değil ama erkeklerin duygusal konulara dair içinde bulundukları tavır herkesin malumu.

 

Her şeyden önce yaşları kaç olursa olsun, içlerinde küçük, minik bir çocuğun koca bir hayata sığdırdığı ve asla içinden çıkamadığı, hiçbir çözüm bulamadığı bir yası taşıdığını düşünün. Belki de o yasın çözümü olabileceğini hiç düşünmemiş, bu yüzden de ona hiç çözüm aramamış biri. Üstelik yasını da gerekli şekilde tutamamış, çünkü yas tutmayı zayıflık olarak algılamış biri… Bütün bunları düşündüğümüzde belki de yapılması gereken tek şey, yardım eli uzatmak. Acılarıyla yüzleşmeleri için yardımcı olmak.

 

Anne yarası, hayatı onlar için daha yaşanmaz ve karmaşık kılarken aslında kadınlar için de o hale getiriyor. Onların içinden çıkamadıkları o yas, yaşadıkları o engebeli hayat, sizin de aynı şartları kabul etmenize sebep oluyor aslında...

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Bebek taşıma yöntemleri
    Bebek taşıma yöntemleri

    Süresi : 43:12 İzlenme : 1130

  • Bolonez soslu erişte!
    Bolonez soslu erişte!

    Süresi : 03:15 İzlenme : 944

  • Diş bakımı nasıl yapılmalıdır?
    Diş bakımı nasıl yapılmalıdır?

    Süresi : 01:36 İzlenme : 1503

  • Neden limonlu su içmeliyiz?
    Neden limonlu su içmeliyiz?

    Süresi : İzlenme : 8352

  • Kendin yap köşesi: Mumluk nasıl yapılır?
    Kendin yap köşesi: Mumluk nasıl yapılır?

    Süresi : 00:52 İzlenme : 2514

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön