Ağrılarınızın kaynağı psikolojik olabilir!

Günümüzde hemen her hastalığın ortaya çıkışında, psikolojik faktörler yer alıyor.

Ağrılarınızın kaynağı psikolojik olabilir!

Yoğun bedensel yakınmalarınız mı var? Farklı branşlarda birçok doktora gitmenize rağmen, tetkik ve değerlendirmelerin sonucunda fiziksel herhangi bir hastalığınız bulunamıyor mu? Bedensel şikayetlerinizin kaynağının psikolojik kökenli olabileceğini düşünmemiş olabilirsiniz.

 

Konuyla ilgili sorularımızı Emsey Hospital Uzm. Dr. Orhan Karaca’dan bilgiler aldık.

 

Somatoform bozukluğu yaşayan hastalarda hangi belirtiler görülür?

Bu hastalarda ağrı, uyuşma, döküntü, kasılma, tutulma olmakla birlikte pek çok semptom görülebilir.

 

Somatoform bozukluklar nelerdir?

  • Somatizasyon bozukluğu (organik bir kökenin tespit edilemediğinde, bedensel şikayetlerle giden bozukluk, yani bedenselleştirme bozukluğu)
  • Hipokondriazis (halk arasında bilinen ismiyle hastalık hastalığı)
  • Konversiyon bozukluğu (psikolojik kökenli nöbet geçirme)
  • Ağrı bozukluğu
  • Beden dismorfik bozukluğu (fiziksel görünümle ilgili, hayali bir bozuklukla aşırı uğraş)
  • Ayrışmamış somatoform bozukluk (herhangi bir grupla sınıflandırılamayan belirtilerle görülen somatoform bozukluk)

 

Somatizasyon bozukluğu

Vücudun farklı yerlerindeki ağrı, uyuşma gibi belirtilerin fiziksel bir nedeninin tespit edilememesiyle birlikte görülen bozukluktur. Psikolojik sıkıntıların yoğunluğu ile hastalık daha da şiddetlenir. Kadınlarda, erkeklere göre 20 kat fazla görülmektedir.

 

Bu bozukluğun tanısı, 30 yaşından önce konulmuş ve tanı konulduğunda bozukluk en az 2 yıldır devam ediyor olmalıdır. Bu rahatsızlığı yaşayan kişilerde belirtiler, yaşadıkları psikolojik yükle birlikte artar. Yoğun hissedilen psikolojik yük geçmiş kaynaklı olabileceği gibi, yakın zamanlı da olabilir. Bir travma etkenine ani, şiddetli ya da uzun süre maruziyete (baskı, kısıtlanma, şiddet, taciz, ihmal, bakım verme, kayıp, yas gibi) bu hastaların öyküsünde sık rastlanmaktadır. Problemle uzun süre baş etmeye çalışma ve bu mücadelede zorlanma söz konusudur. Genelde bu kişiler içine kapanık, kendini ifade etmekte zorlanan kişilerdir. Somatizasyon, yani bedenselleştirme bir çeşit kendini ifade biçimidir. Baş, boyun, omuz, sırt ağrıları ve ellerde uyuşmadan çok sık yakınırlar. 

 

Tedavide ilaç (antidepresan, antipsikotik, anksiyolitik grubu ilaçlar) ve terapi (psikodinamik psikoterapi, bilişsel davranışçı psikoterapi, destekleyici terapi, grup terapisi, hipnoterapi) uygulanabilmektedir. İlaç tedavisiyle psikoterapinin birlikte yürütülmesi, tedavi başarısını artırır. Tedavi bireye özgü düzenlenir. Tedaviye geciktirilmeden başlanması, bireysel ve çevresel faktörlerin düzenlenmesi tedavi başarısı açısından önem arz eder.

 

Hipokondriazis

Kişinin zamanının önemli bir bölümünü sağlığıyla ilgili konularla harcamasıyla öne çıkan bir bozukluktur. Sürekli tedavi baş­vurusu ve ileri tetkikler, bu has­talığın klinik seyrinde sık karşı­laşılan durumlardır. Hastalar tatmin edici açıklamalar ve tetkik sonuçlarına rağmen, ikna olmakta zorlanabi­lirler. Bu hastaların günlük yaşam kaliteleri bozulmuş­tur. İleri ve riskli tetkikler yaptır­maktan çekinmeyebilirler. Kimi zaman, pahalı tetkikleri tekrar tekrar yaptırarak ekonomik zorluk yaşarlar. Tedavisi ilaca ek olarak psikoterapidir.

 

Konversiyon bozukluğu

Konversiyon bozukluğu, psikolojik kökenli bir nöbet geçirme bozukluğudur. Bu nöbet; bayıl­ma, kol ve bacaklarda tutulma, denge kaybı, titreme, ses çıkaramama, çift görme, körlük, işitme ve his kaybı şeklinde olabilir. Kişi genelde bir çatışmanın içindedir. Bu çatışmalar, kişinin iç dünyasında olabileceği gibi, etkileşimde olduğu çevresiyle de olabilir. Konversif nöbet ile kişi bu çatışmalarından geçici de olsa kurtulur, rahatlama sağlar. Kadınlarda, erkeklere göre daha sık görülür. Birinci derece akrabalarda görülme olasılığı artar. Fiziksel, ruhsal ya da cinsel travmaya maruz kalmış kişilerde konversif nöbet sıktır.

 

Genelde epilepsi (sara hastalığı) ile karıştırılır, hasta ve yakınları buna yönelik tedavi arayışı içine girer. Ancak nöbetin yavaş başlayıp uzun sürmesi, EEG'nin normal olması, idrar kaçırmanın olmaması, stresle ilişkili olması, genelde başkalarının yanındayken olması, nöbet sonrası bilinc­in çabuk toparlanması, epilepsi ilaçlarına yanıt vermemesi, nöbet esnasında fiziksel yaralan­ma görülmemesi, garip davranış varlığı konversiyon lehinedir ve bu parametrelerle epilepsiden ayrılır. Bu hastalar sıklıkla nöbet esnasında etrafı duyabildiklerini, olup bitenin farkında olduklarını ama cevap veremediklerini ifade ederler. Tedavisi somatizasyon bozukluğuna benzer.

 

Burada sorun çözme, problemle başa çıkma, içgörü odaklı psikotera­piler önem taşımaktadır. Bilişsel davranışçı psikoterapi, psikodinamik psikoterapi, destekleyici terapi, grup terapisi, hipnoterapi de bu bozukluğun tedavisinde kullanılan diğer terapi yöntemleridir.

 

Ağrı bozukluğu

Kişinin herhangi bir doku problemi olmamasına karşın, ağır ve uzun süreli ağrı yaşa­masıyla karakterizedir. Kişinin ağrıları, sinirlerin vücutta dağılımı ile uymaz. Yapılan tetkiklerde vücutta ağrıyı açıklayacak bir fiziksel neden tespit edilemez. İlaca ek olarak psikoterapi uygulanmalıdır.

 

Beden dismorfik bozukluğu

Gerçek bir neden olmamasına rağmen, fiziksel görünümle aşırı uğraşılmasıyla kendini gösteren bir bozukluktur. Bu rahatsızlığın kadın ve erkekler arasındaki görülme sıklığı eşittir. Erken yaşlarda başlayan bir hastalıktır. Yapılan girişimler veya operasyonlar hastaları tatmin etmez. Yüz, saç, burun, kaslar ve cinsel bölgelerle ilgili takıntılar çoğun­luktadır. Bu nedenle, başlanan ilaç tedavisine yeterli süre devam edilmesi ve hastanın psikoterapi görmesi şarttır.

Facebook Yorumları
Yorumlar
2
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?
  •  
    08 Mayıs 2016 Pazar 06:14

    Fibromiyalji diye bir hastalık yoktur Tıp bariz psikosomatik olan bu tür rahatsızlıklara isim bulma gayretinden vazgeçip bir de antidepresan vesaire palavra olan ilaçlarla insanlarımızı değersiz birer derde dönüştürmekten vazgeçmedikce biz daha çok hastalaniriz. ÇARESİZSENIZ ÇARE SİZ siniz

    Cevapla
  •  
    16 Ekim 2014 Perşembe 13:41

    tahlillerinde hiçbirşey çıkmayan fakat başdönmesi,denge bozukluğu, kaslarda güçsüzlük ve ağrı geçici göz bulanıklıkları ,halsizlik,dermansızlık,unutkanlık,çok sık idrar yapma isteği vs varsa bu sorunlar genelde fibromiyalji,kronik yorgunluk sendromu vs isimlerle adlandırılan rahatsızlıklarınız olabilir

    Cevapla

  • Doğumda sancı neden olur?
    Doğumda sancı neden olur?

    Süresi : 01:49 İzlenme : 2528

  • 4 cilt tipine uygun kil maskesi tarifi
    4 cilt tipine uygun kil maskesi tarifi

    Süresi : 00:57 İzlenme : 1214

  • Hayvanlarla ilgili bilmediğiniz gerçekler
    Hayvanlarla ilgili bilmediğiniz gerçekler

    Süresi : 00:58 İzlenme : 398

  • Deprem çantasında neler olmalı?
    Deprem çantasında neler olmalı?

    Süresi : 01:14 İzlenme : 701

  • Kadınbudu kaplama tavuk!
    Kadınbudu kaplama tavuk!

    Süresi : 01:44 İzlenme : 1851

    Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
    Yukarı Git
    HTHayat Mobil Sürümüne Dön