Fiziksel veya sözel şiddet, beyin hücrelerini azaltıyor

Psikiyatrist Dr.Tanju Sürmeli’den gezi parkı olaylarında ki maruz kalınan şiddet ve sonrası ile ilgili görüşleri…

Fiziksel veya sözel şiddet, beyin hücrelerini azaltıyor

Kafaya alınan darbeler dikkat eksikliği, depresyon, intihar eğilimi, Alzheimer’s hastalığı gibi psikiyatrik hastalığın nedeni olabiliyor.

 

Gezi Parkı olaylarında polisin uyguladığı şiddet gelecek 50 sene içinde birçok psikiyatrik hastalığın ortaya çıkma riski arttırmaktadır.

 

Şiddet gören insanların ileride cinayet işleme veya bir başka insana şiddet uygulama olasılıkları da yüksek. Hafif derecede kafa travmasında bile raporlanan belirtiler: Dürtüsellik, asabiyet, şiddet, mizaç patlamaları, duygu değişiklikleri, sosyal olarak uygun olmayan davranışlar, iletişim problemleri, yalnızca kendini düşünme, içgörüsü olmama, kişilik değişimleri, baş ağrısı, baş dönmesi, yorgunluk ve bıkkınlık, uykusuzluk, dikkat eksikliği ve zihinsel çabayı devam ettirebilme zorluğu, öğrenme ve hafıza sorunları.

 

Gezi Parkı olayları ülkemizde pek çok kişi tarafından izlendi, takip edildi ve birçok gencimiz sokaklara dökülerek aktif rol aldı.

 

Polislerin uyguladığı orantısız güç kullanımı ülkemizin toplumsal sağlığını da etkiledi. Bu olayları televizyondan izleyen çocuklarda da bazı etkileri görmek mümkün.

 

Şiddeti gören veya sözel istismara uğrayan çocukların beyin yapısı ve işlevi değişebilir. Anksiyeteden intihara kadar birçok hastalığın meydana gelme riskini artırabilir.

 

Harvard Tıp Fakültesi McLean Hastanesin den Nöropsikiyatrist Doç. Dr. Martin Teicher, çocukluk dönemi istismarının beyne olan zararını araştırdığı çalışmalarında; beynin hem yapısında hem işlevinde değişimler olduğunu, bunların yetişkinlerde anksiyete, depresyon, şizofreni, kişilik bozuklukları ve intihar riski geliştirdiğini söylüyor. Bu da ruh hali ve kişilikte dramatik değişimlere neden olabilir.

 

Ağır cezalar, aşağılama ve fiziksel şiddetin aşırı stres hormon salınımına neden olduğu düşünülmektedir ve beyin hücrelerinin birbirine gönderdiği sinyaller üzerinde kalıcı bir etki üretmektedir.

 

Sonuç olarak beyin strese karşı aşırı cevap verme durumuna girer ve beyin dokusu azalır. 4 saat yoğun strese maruz kalma bile beyin hücresinin azalmasını sağlıyor.

 

Kişi, gerçek bir ölüm ya da ölüm tehdidi, ağır bir yaralanma ya da kendisinin ya da başkalarının fizik bütünlüğüne bir tehdit olayını yaşamış, böyle bir olaya tanık olmuş ya da böyle bir olayla karşı karşıya gelmişse travma sonrası stres hastalığı gelişiyor.

 

Aşırı korku, çaresizlik ya da dehşete düşebiliyorlar. Bu durumun tedavisi oldukça zor olabiliyor.

 

Gençlerin ailesinde ise çocuklarının canına bir şey olacak korkusu ile aşırı kaygı ve stres gelişiyor. Bu olay onlar için de unutulmayacak bir travma yaşatıyor.

 

Polis de bu olaylarda meslektaşlarının şiddet uygulamalarını izlerken veya kendilerine tepkisel saldırılar olduğunda aynı strese maruz kalıyor. Bu süreçte 7 polisin intiharından söz edilirken, eylemine katılan vatandaşlardan da en az 3 kişinin ölüm raporu açıklandı.

 

Her türlü şiddetin ülkemizin geleceği için yararlı olmadığı açıktır. Sağlıklı bir toplum şiddet gören uygulanan değil, bu tür olaylarda birbirini dinleyen bir toplum ile ortaya çıkar. Bu tür olaylara katılanların yakın izlenmesi gerekir ve gerektiğinde psikolojik, psikiyatrik tedavi uygulanmalıdır.

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Bebek taşıma yöntemleri
    Bebek taşıma yöntemleri

    Süresi : 43:12 İzlenme : 1053

  • Bolonez soslu erişte!
    Bolonez soslu erişte!

    Süresi : 03:15 İzlenme : 906

  • Diş bakımı nasıl yapılmalıdır?
    Diş bakımı nasıl yapılmalıdır?

    Süresi : 01:36 İzlenme : 1449

  • Neden limonlu su içmeliyiz?
    Neden limonlu su içmeliyiz?

    Süresi : İzlenme : 8249

  • Kendin yap köşesi: Mumluk nasıl yapılır?
    Kendin yap köşesi: Mumluk nasıl yapılır?

    Süresi : 00:52 İzlenme : 2481

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön