Bağışıklık sistemini güçlendirmek için...

Mevsim geçişlerinde hastalıklara yakalanmamanın yolu güçlü bir bağışıklık sisteminden geçer. İşte bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için yapmanız gerekenler...

Bağışıklık sistemini güçlendirmek için...

Mevsim değişikliği etkileri

 

Mevsimsel değişimler ve ani sıcaklık farklılıkları bedeni olumsuz yönde etkileyebiliyor. Özellikle kronik hastalıkları olan kişilerin, yaşlıların, çocukların ve hamilelerin bağışıklık sistemi zayıf olduğundan savunma mekanizmaları etkilenebiliyor. Bu nedenle mevsim dönümlerinde vücudun direncini artırmak için bazı önlemler alınması gerekiyor. Central Hospital’dan Dahiliye Uzmanı Uzm. Dr. Salim Bereket, “Havanın derecesi ve ani gelişen ısı değişiklikleri sonucu vücut bu duruma hemen uyum sağlayamayabilir. Bu sebeple de vücut strese girer ve savunma sistemi zayıflayabilir. Özellikle mevsim geçişlerinde bu tarz durumlara sıkça rastlanabilir” diyor.

 

Kronik hastalığı olanlar risk grubu

 

İnsan vücudu ısı farklılıklarından büyük ölçüde etkilenir. Havanın derecesi ve ani gelişen ısı değişiklikleri sonucu vücut bu duruma hemen uyum sağlayamayabilir. Bu sebeple de vücut strese girer ve savunma mekanizması zayıflayabilir. Özellikle mevsim geçişlerinde bu tarz durumlara sıkça rastlanabilir. Kış mevsiminden ilkbahar aylarına geçiş sürecinde vücudun direnci düştüğünden grip salgınları sıklıkla görülebilir. Gribe yol açan virüsler sağlıklı bireyleri etkilediği gibi kronik rahatsızlığı olan kişilerde daha ağır ilerleyebilir. Özellikle yüksek tansiyon, kalp ve diyabet gibi hastalık grubundaki kişilerde grip hızlı ilerleyerek zatürreye dönüşebilir. Bazı vakalarda ilerlemiş zatürre sebebiyle ölümler de yaşanabilir. Kronik hastalığı olan kişilerin mevsim geçişlerinde bağışıklık sistemi daha zayıf olduğundan daha dikkatli olmaları gerekir. Aynı durum yaşlılar, hamileler ve çocuklar için de geçerlidir.

 

Düzenli kontroller şart

 

Kronik hasta grubundaki kişilerde ısı kontrol merkezi zorlandığından ısı değişimlerine karşı daha hassas olurlar. Bu nedenle kalp, tansiyon ve böbrek hastalarının beslenmelerine ayrıca özen göstermeleri gerekir. Bol su tüketmek ve ilaçları düzenli olarak almak şarttır. Sıcak artışı sebebiyle fazla terlendiğinden sodyum ve potasyum kaybı da yaşanabilir. Bu durumda kronik hastalarda ellerde uyuşma olabilir. Bu sorunun yaşanmaması için düzenli olarak elektrolit ölçümlerinin yapılması önerilir. Kronik rahatsızlığı olanlar sürekli kontrol altında olmalıdır. Özellikle yaz aylarına girerken ve yaz sonunda uzman bir hekime başvurarak kan kontrolleri, keratin ve üre testlerini yaptırmaları şarttır.

 

 

65 yaş üzeri kişiler ve çocuklar korunmasız

 

Mevsim geçişleri, kronik hastalıklar haricinde belli yaş grubundaki kişileri de olumsuz yönde etkileyebilir. Özellikle 65 yaş ve üzeri bireyler ile çocukların bağışıklık sistemi zayıf olduğundan mevsimsel ısı değişimlerine karşı daha korunmasızdırlar. Bu nedenle de bakteri ve virüslerin yol açtığı hastalıklara yakalanma oranları daha yüksektir. Mevsim şartlarına uygun korunma önlemleri alınmazsa uzun süren ve tekrar edebilen solunum yolu hastalıklarına yakalanma riski artabilir.

 

Hormonal ve psikolojik dengeler değişebilir

 

Normalde vücudun ihtiyaç duyduğu ısı oranı 37,5 derecedir. İnsan beyninin merkezinde vücudun sıcaklığını ayarlayabilmesini sağlayan ısı düzenleyiciler bulunmaktadır. Bu merkez sayesinde dış ortamdan gelen ısı seviyesi kontrol altına alınarak, vücudun sıcaklığı artırılır ya da azaltılır. Ancak aniden değişen hava sıcaklıklarında bu merkez de görevini yapmakta zorlanabilir. Her insan hava şartlarındaki sıcaklığı farklı hisseder. Bu duruma yol açan genellikle fizyolojik nedenler olsa da psikolojik etkenler de eklendiğinde kişilerin sıcaklık algısı değişebilir. Sıcaklıktaki ani farklılıklar ve nem oranı sebebiyle bireyde halsizlik, uykusuzluk, yorgunluk ve depresyon gibi durumlar gözlemlenebilir. Bunların yanı sıra hormonal ve psikolojik dengeler de bozulabilir.

 

Organlar tepki veriyor

 

Mevsimsel değişimlerde sıcaklık derecesi fazla olduğunda böbrekler, akciğerler ve deri tepki verir. Deride oluşan yüksek sıcaklık yüzünden vücut terleme yoluyla dengesini korumaya çalışır. Böbrekler vücudun su oranını koruyabilmek için idrar üretmez. Akciğerler ise vücutta toplanan suyu buharlaştırarak dışarıya atar. Eğer hava aniden soğursa vücut dengesi için ısı düzenleyici merkezin enerjiye ihtiyacı olur. Bu yüzden mevsim geçişlerinde sağlıklı beslenme, düzenli uyku ve mevsime uygun kıyafetler giyilmesi oldukça önemlidir. Kronik hastalığı olan kişilerin de aynı şekilde yaşam rutinlerine dikkat etmeleri ve vitamin takviyelerine daha fazla önem vermeleri gerekir.

 

Stresli bir yapınız varsa dikkat

 

Mevsim değişimlerinin her insan üzerinde yarattığı etki farklıdır. Günlük hayatın akışı vücut üzerinde ne kadar etkiliyse uyum süreci de mevsimlere bağlıdır. Özellikle yapı itibariyle stresli, kaygılı, heyecanlı ve sinirli kişilerde fiziksel güçsüzlük daha yoğun hissedilir. Bu sebeple de hastalanmaya daha yatkın olurlar.

 

 

Aşırı kilolular ve tiroid hastaları özenli olmalı

 

Mevsim geçişlerinde hormonal değişimler sıklıkla yaşanabilir. Bu değişimlerle birlikte iştahta artış da görülebilir. Değişen hava şartlarına günlerin uzaması da eklenince beslenme alışkanlıkları değişebileceğinden dikkatli olunmalıdır. Özellikle aşırı kilolu kişiler bu dönemlerde daha özenli olmadırlar. Mevsimsel değişim tiroid hastalarını da olumsuz derecede etkiler. Sıcak farklılıkları sebebiyle oluşan yorgunluk, rehavet, gerginlik ve stres gibi durumlar tiroid bezinin normal çalışma düzenini bozabilir.

 

İş ve özel hayat da etkileniyor

 

Mevsimsel değişimler insanların psikolojik dengelerini de etkileyebilir. Kış boyunca maruz kalınan karanlık ve soğuk havadan aniden çıkmak duygu dalgalanmalarına neden olabilir. Mevsimsel değişime bağlı yaşanan duygu bozuklukları her insanda farklı olabilir. Bazı kişiler bu durumu daha çabuk atlatırken bazıları depresif bir hale bürünebilir. Özellikle iş ve özel hayatlarında sıkıntı yaratacak durumlara bile yol açabilir. Ofis ortamında ya da yoğun fiziksel güç gerektiren işlerde çalışan bireyler için de aynı durum geçerlidir. Bu kişiler genellikle mevsim geçişlerinde yataktan yorgun ve bitkin kalkarlar. Bunun sonucunda da iş ve özel hayatlarında adaptasyon güçlüğü, dikkat eksikliği ve enerji kaybı gibi durumlar yaşayabilirler. Tabi hızlı ve stresli yaşam koşullarının da bu durumları tetiklediği unutulmamalıdır.

 

Bu uyarılara kulak verin

 

Mevsim geçişlerinin genel vücut sağlığı üzerinde yarattığı etkilere karşı bazı önlemler alınabilir. Bunun için her bireyin sağlıklı beslenme, düzenli uyku rutini ve fiziksel aktivitelerde planlama yapması gerekir. Bu sayede bağışıklık sistemi güçlendirilebilir. Vitamin ve mineral takviyesi için de mevsim sebze ve meyveleri tüketilmelidir. Su tüketimi artırılmalı, sigara ve alkol gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durulmalıdır. Temizliğinden ve iyi havalandırıldığından emin olunmayan ortamlarda da bulunulmamalıdır. Stres ve kaygı birçok hastalığı tetikleyen faktörlerden biri olduğundan strese sebep olan durumlardan da kaçınılmalıdır.

 

Yazı: Uzm. Dr. Salim Bereket

 

 

Bağışıklık sisteminizi güçlendirmek

 

Kanser hastalarının hastalığın zararlı etkilerinden korunmak ve hastalıkla daha iyi mücadele edebilmek için yapabilecekleri şeyler var. Bu hastalara yönelik beslenme önerileri doğru şekilde uygulandığında hem bağışıklık sistemi güçleniyor hem de tedaviden daha iyi sonuç uygulandığında hem bağışıklık sistemi güçleniyor hem de tedaviden daha iyi sonuç almak mümkün hale geliyor. Memorial Şişli Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Oğuzhan Karatepe, besinlerin kanser hastaları için koruyucu etkilerini anlatıyor.

 

Bağışıklık sistemi güçlendirici vitaminler

 

  • Balık, fındık, tohum ve zeytinyağını sınırlandırmayın.

 

  • Et ve süt ürünleri veya hidrojene yağlar, doymuş yağların toplam enerji alımının en az yüzde 10’uyla sınırlı olmalı.

 

  • Öğünlerinizde mutlaka tahıl, fasulye, nişastalı kök sebzeler, sebze ve meyve gibi bitkisel kaynaklı gıdalar bulunsun. * Protein ihtiyacınız için 2 porsiyon günlük balık, yağsız et ve tavuk tüketin.

 

  • Kepekli tahıllar, fasulye, meyve ve sebzelerde bulunan antioksidanların koruyucu olduğunu unutmayın.

 

  • Koyu renkli öğeler zengin antioksidan kaynakları olduğu için bu tür besinleri sık tüketin.

 

  • Orta miktarda yemekle kilo kontrolü yapmanın sağlıklı beslenmenin temel kuralı olduğunu unutmayın.

 

  • Mevsim meyve ve sebzelerinden her gün en az 5 porsiyon yiyin. (Tavsiye edilen 8-10 porsiyondur.)
    Spor yapıyorsanız kas kütlenizi korumak için yumurta ve salata ya da yemek saatlerinde yumurta akı, daha fazla balık ile kümes hayvanlarının et ve ürünlerini tüketin.

 

  • Yetersiz pişirilmiş fasulye veya lahana ailesinin aşırı miktarda gaz üreten üyelerinden uzak durun ve gaz sorununuzu azaltmak için sindirim enzimleri kullanın.

 

  • Çok baharatlı yiyecekler tüketmeyin.

 

 

Bağışıklık sistemini güçlendirici besinler

 

Bağışıklık sistemi sayesinde kanser ve pek çok ciddi hastalıktan korunma sağlanıyor. İşte bağışıklık sistemini güçlendirmek için öneriler:

 

  • Güçlü bağışıklık sisteminin olmazsa olmazı sağlıklı beslenme: Sağlıklı koşullarda hazırlanmış doğal besinleri uygun miktarlarda tüketin ve vücudunuz için koruyucu bir kalkan etkisi yaratın.

 

  • Çiğ meyve ve sebzeler hastalık savıyor: Sebze ve meyvelerin içerdikleri doğal vitaminler ve diğer antioksidanlar aracılığıyla bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olduklarını unutmayın.

 

  • Gün içinde yeterli protein alın: Hayvansal proteinlerle bitkisel proteinleri dengeli biçimde tüketin.

 

  • Probiyotiklerin koruyucu etkisinden yararlanın: Yoğurt ve kefir gibi gıdaların, mide-bağırsak sistemindeki bağışıklık sistemi elemanlarının sağlıklı işleyişinde önemli rol oynadıklarını unutmayın.

 

  • Su hayat kaynağıdır: İçeriğindeki tuz ve mineraller nedeniyle suyun gün içinde yeterince tüketilmemesi halinde bağışıklık sisteminin olumsuz etkileneceğini hatırlayın.

 

  • İdeal kilonuzu koruyun: Hızlı kilo kaybı bağışıklık sistemini zayıflatıyor. Bilinçsiz ve hızlı kilo kaybettiren diyetlerden uzak durun.

 

  • Çayın gücünü ihmal etmeyin: Yeşil çay bol miktarda ‘kateşin’ adı verilen antioksidan içerdiği, çaydaki ‘polifenoller’ ise pek çok hastalığa neden olabilen oksidan maddelerle savaşılmasına yardım ettiği için yeşil çay tüketin.

 

  • Hazır içecekler yerine taze sıkılmış meyve-sebze suyu için.

 

  • Yeterli uyuyun.

 

  • Düzenli hareket edin.

 

  • Pozitif olun.

 

  • Sigara içilen ortamlarda bulunmayın.

 

Yazı: Ceyda Erenoğlu

 

 

 

Bağışıklık sistemini güçlendirmenin 10 yolu

 

Üşütüp hasta olan ilk insandan beri, büyücüler, şamanlar, şifacılar, aktarlar herkes soğuk algınlığını tedavi etmeye çalıştı. Ve bunun için ne karışımlar denenmedi... Acıbiberden tütüne kadar neler neler. Artık bugün nezle veya gribe virüsün neden olduğunu biliyoruz. Fakat tedavisinde bir arpa boyu yol alınamadı. Dolayısıyla tedaviden çok korunma yollarını araştırmakta fayda var. İşte size bağışıklık sisteminizi güçlendirecek bazı ipuçları...

 

Bir tencere midye haşlayın

 

Midyeler en zengin çinko kaynaklarındandır. Ve çinko bağışıklık sistemi hücre fonksiyonları için temel elementtir. Araştırmalar orta seviye çinko eksikliğinde dahi bağışıklık sisteminde gerileme tespit etmişlerdir. Ayrıca kırmızı et de iyi bir çinko kaynağıdır.

 

Cem Yılmaz’ı izleyin

 

Gerçek kahkahalar attığınızda bağışıklık sisteminizi güçlendirmiş oluyorsunuz. Doğal bir şekilde iyi hissetmenizi sağlayan mutluluk hormonu endorfin salgılanıyor ve bu da bağışıklık sisteminizi güçlendiriyor.

 

Kayak yapın

 

Araştırmacılar, fiziksel olarak aktif olan insanların diğerlerine göre hasta geçirdikleri gün sayısının yüzde 33 daha az olduğunu ve hasta olduklarında da belirtilerin daha hafif görüldüğünü belirtiyor. Tabi kayak sadece bir örnek. Dans edin, koşun, yürüyün veya yüzün.

 

 

Partilere devam

 

Hastalık kapma endişesiyle kendinizi izole etmeyin. Araştırmalar sosyal bağları ve arkadaşlıkları güçlü insanların daha az hasta olduklarını gösteriyor.

 

Dövüş sanatlarını keşfedin

 

Bir çok uzakdoğu dövüş sanatı yavaş ve senkronize hareketlerle yapıldığından bağışıklık sisteminizi harekete geçirecektir. Bir araştırmaya göre beş aydır Tai Chi çalışan bir yetişkinin bağışıklık sisteminde gelişmeler görülmüştür.

 

Selenyum içeren besinler

 

Selenyum çok güçlü bir anti-oksidanttır. Bağışıklık sisteminin çalışmasına büyük katkı sağlar. Tuna balığı, hindi, yumurta sarısı, kabak ve ay çekirdeğinde bolca bulunur.

 

 

Meditasyon

 

Son çalışmalarda meditasyon yapan bireylerde enfeksiyon vakalarında, hastalığın şiddeti ve süresinde yüzde 50’ye kadar düşüşler görülmüştür.

 

Çin lokantası

 

Bir çok besinde bağışıklığımızı güçlendirecek maddeler vardır. Çin lokantaları da bunun güzel bir örneği. Özellikle Omega-3 yağları açısından zengin somon balığından yapılmış suşi gibi. Ayrıca üzerinde kullanacağınız tarçın da ağız yoluyla bulaşan virüsleri elimine edecektir. Yemeğe miso çorbası ile başlayarak da probiotikler açısından zengin bir kase alarak makinayı yağlayabilirsiniz. Finalde de sake yerine yine bir bağışıklık sistemi ateşleyicisi olan yeşil çay için.

 

Masaj yaptırın

 

Stresi düşürmek bağışıklık sisteminize yapacağınız başlıca katkılardan biri olabilir. Masaj ayrıca antikor artışına da yol açarak çifte katkı sağlamış olur.

 

Seks yapın

 

Partneriniz hasta olmadıkça nezle veya griple savaşmanın güzel bir yoludur. 1999 tarihli eski bir araştırmada haftanın en az bir iki gününde seks yapan çiftlerin vücudunda, bağışıklık virüsleri ile savaşan immühemoglobin maddesi seviyesinin yükseldiği görülmüştür. Ayrıca işe yaramasa bile en azından keyif almış olursunuz.

 

 

Günlük yaşamda yapılacak birkaç değişiklikle bağışıklık sistemini güçlendirmek mümkün!

 

Açık havada sabahları en az yarım saatlik tempolu yürüyüşler, sabah saat 10.00’dan önceki veya ikindiden sonraki güneş ışığından en az yarım saat faydalanmak, her gün duş almak, stresten mümkün olduğunca uzak kalmaya çalışmak, alkol ve sigara alım oranını minimuma düşürmek veya sıfırlamak, hafif akşam yemekleri tüketmek ve iyi uyumak...

 

Mevsim değişikliklerinin bağışıklık sistemi üzerinde etkisini göstermeye başladığı kış aylarında, dengeli beslenip, egzersiz yaparak bağışıklık sistemi kuvvetlendirilebilirsiniz. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayça Kaya bağışıklık sistemini kuvvetlendiren, yorgunluğu gideren besinler ve zinde hissetmek için öğünlerde dikkat edilmesi gereken ne kadar konu varsa hepsi hakkında kısa kısa bilgiler verdi.

 

Kış aylarına girerken bağışıklık sistemini güçlendirecek bir beslenme programı uygulanmalıdır. Enfeksiyonlara yakalanmamak için vitamin ve mineral yönünden zengin beslenmek gerekir. Özellikle A, C, B6, E vitamini ve çinko, selenyum minerallerinden zengin olan kış sebzelerinden brokoli, lahana, brüksel lahanası, kırmızılâhana, karnabahar, havuç, marul, yeşilbiber, roka, sarımsak, soğan ve meyvelerden portakal, mandalina, greyfurt, kivi, elmadan bir veya birkaçı günlük beslenmede yer almalıdır.

 

Kış mevsiminde tüketilen vazgeçilmez yiyeceklerin başında kuru baklagiller gelir. Özellikle kuru fasulye nohut, yeşil mercimek gibi kuru baklagiller iyi birer protein kaynağıdır.

 

Kış mevsiminde beslenme alışkanlığında meydana gelen değişikliklerden biri de daha yağlı yiyeceklerin tüketilmesidir. Özellikle tereyağı ve margarinleri tüketmekten kaçınılmalı, yemeklere eklenecek zeytinyağı ve diğer sıvı yağlarsa kontrollü tüketilmelidir.

 

Bağışıklık sisteminin zayıflamasının en önemli nedenlerinden biri kötü beslenmek ve hareketsiz bir yaşam sürmektir. ‘’Fast food’’ türü yiyecekler vücutta vitamin ve mineral açısından eksikliklere, güneşsiz ve kapalı ortamlarda uzun süre çalışmak bedensel hareketlerin azalmasına yol açmaktadır. Bu sebeplerden bağışıklık sisteminin zayıflaması enfeksiyon hastalıkları başta olmak üzere, tansiyon, şişmanlık, şeker ve kalp gibi metabolizma hastalıklarının daha sık görülmesine yol açmaktadır.

 

 

Süt, yoğurt, ayran, kefir gibi hayvansal besinler vücut direncini artırarak yorgunluğu azaltır.

 

Vücut direncini artırmak için mevsiminde bol taze meyve tüketimi çok önemlidir.

 

Haftada en az üç gün balık yemek, beslenmede kuru baklagillere ağırlık vermek, mevsim sebzeleri yemek, süt ayran, yoğurt, kefir gibi hayvansal gıdaları tüketmek bağışıklık sistemini güçlendirmede önemli bir yoldur. Güneşli günlerde açık havada dolaşmak ve haftada minimum 3 gün 40 dakikadan başlayan egzersizler yapmak, zinde hissetmeyi sağlar.

 

Güçlü bir bağışıklık sistemi için antioksidan kapasitesi yüksek gıdalar tüketin.

 

Antioksidan kapasiteleri yüksek yiyecekler bağışıklık sistemini güçlendirir. Bu yiyeceklerin ana özelliği vücudu yenileyici ve onarıcı güce sahip olmalarıdır. Semizotu, turunçgiller, ceviz, ıspanak, badem, nar, enginar, brokoli, havuç, kivi, balık, ananas, kuru baklagiller, kuşburnu, zeytin, zeytinyağı, yulaf kepeği ve yoğurt gibi besinler bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Öğünlerde bu yiyeceklere sık sık yer verilirse hastalıklara karşı vücut direnci artar.

 

Özellikle yeşil yapraklı sebzeler (ıspanak, semizotu, pazı, dereotu, nane, marul ) içerdikleri A, C ve E vitaminleri, folik asit ve Omega 3 sayesinde kuvvetli antioksidan özellik gösterirler. Omega 3 oranını artırabilmek için haftada 3 gün balık tüketilmeli, salatalara 1 tatlı kaşığı keten tohumu eklenilebilir. Güçlü bir Omega 3 kaynağı olan ceviz tüketmekte vücuda antioksidan açısından destek olur.

 

Yazı: Dr. Ayça Kaya

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Kadınbudu kaplama tavuk!
    Kadınbudu kaplama tavuk!

    Süresi : 01:44 İzlenme : 1823

  • Ayaktaki basınç noktaları
    Ayaktaki basınç noktaları

    Süresi : 01:04 İzlenme : 2050

  • Kol sarkmalarına karşı egzersiz
    Kol sarkmalarına karşı egzersiz

    Süresi : 02:09 İzlenme : 1933

  • Kaktüs tasarımı nasıl yapılır?
    Kaktüs tasarımı nasıl yapılır?

    Süresi : 01:26 İzlenme : 6190

  • Bu yiyecekleri ısıtmayın!
    Bu yiyecekleri ısıtmayın!

    Süresi : İzlenme : 1653

    Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
    Yukarı Git
    HTHayat Mobil Sürümüne Dön