Hepatit nedir?

"Hepatit nedir ve nasıl bulaşır?" Hepatit hastalığına dair her şey ve korunma yöntemleri haberimizde!

8 adımda hepatitten korunmak mümkün!

Hepatit denilince çoğunlukla Hepatit A, B ve C tipi virüslerin oluşturduğu hastalık anlaşılıyor; ülkemizde de en sık bu türleri görülüyor. Oysa A, B, C, D, E, F ve G derken klasik anlamda bahsedilen hepatitin günümüzde saptanmış olarak 7 farklı çeşidi var. Tüm dünyada yaklaşık 400 milyon Hepatit B, 170 milyon da Hepatit C virüsü taşıyan hasta bulunurken, milyonlarca kişi de kronik hepatiti olduğunun farkında bile olmadan siroz ve karaciğer kanseri nedeniyle hayatını kaybediyor.

 

Hepatitten korunmanın yolları nelerdir?

 

Acıbadem Maslak Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ayşe Sesin Kocagöz “Hepatit bazen kalıcı hasarlara neden olarak siroz denilen karaciğerde yetmezliğe bazen de kanserlere neden olabilir. Oysa gerekli önlemler alınarak hepatitten korunmak mümkün” diyor. Prof. Dr. Ayşe Sesin Kocagöz 28 Temmuz Dünya Hepatit Günü kapsamında, hepatitten korunmanın yollarını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

 

Ellerinizi doğru yıkayın

Hepatitten korunmanın temel yollarından biri elleri uygun oranda ve doğru bir şekilde yıkamak. İşe başlarken ve eve dönünce, aksırma, öksürme ve burun silindikten sonra; gıdaların hazırlanmasından önce ve sonra; tuvalete gidildikten sonra, sofraya oturmadan önce, bebeğin altını değiştirdikten sonra ve ev hayvanlarının ya da çiçek bakımından sonra mutlaka ellerin yıkanması gerekiyor

 

Yiyecek ve içeceklere dikkat edin

Özellikle yazın artış gösteren Hepatit A ve Hepatit E virüsleri besinler ve suyoluyla bulaştığı için, kanalizasyon sistemlerinin yeterince düzenli olması ve su temininin uygun şekilde yapılması çok önemli. Ayrıca iyi yıkanmamış sebze, meyve ve salatalar, çiğ ya da az pişmiş kabuklu deniz ürünleri, pastörize edilmemiş süt ve yıkanmadan sıkılan portakal suyu ve çilek ile temiz hazırlanmamış pasta ve krema gibi gıdalardan bulaşma riski daha sık görülüyor.

  

Kişisel eşyalarınızı kullandırmayın

Kişisel hijyene dikkat edilmesi ve kişisel eşyaların başkasına kullandırılmaması çok önemli. Özellikle çatal, kaşık, bardak, tıraş bıçağı, diş fırçası, küpe, tırnak makası gibi kan yoluyla geçebilecek hastalıklara zemin hazırlayan eşyaların kesinlikle hiç kimseyle ortak kullanılmaması gerekiyor. Kuaförlerde de bu tip malzemelerin iyice temizlenmesi şart. Aksi halde bu eşyalarda bir anlık ihmal özellikle Hepait B, C ile D'ye neden olabiliyor.

 

Havuzun temizliğinden emin olun

Yeterince dezenfekte edilmemiş havuzlarda yüzmek özellikle Hepatit A’ya davetiye çıkarıyor. Genel olarak grip benzeri belirtiler yani ateş, karın ağrısı, bulantı, kusma, iştahsızlık, halsizlik, idrarda koyulaşma, gözlerde sararma ile kendini gösteren Hepatit, çocuklarda ise hiç belirti vermeyebiliyor. Bu nedenle temizliğinden emin olmadığınız havuzlara girmeyin.

 

Buzdolabınızı bilinçli düzenleyin

Bakteri, virüs ve parazitlerin bir ortamdan öbür ortama yayılmaması çok önemli olduğundan buzdolabında pişmemiş etler, deniz ürünleri ve yumurtaların ayrı bölmelerde ve ayrı kaplarda saklanması gerekiyor. Yine bıçak ve kesme tahtaları da bilinçli kullanılmalı; sebze ve et ayrı bıçak ve tahtalarda doğranmalı.

 

Dövme yaptıracağınız yeri iyi seçin

Hepatit B, Hepatit C, Hepatit D hastalığı kan ve kan ürünleri aktarımının yanı sıra enjeksiyon (uyuşturucu kullananlarda) ile bulaşıyor. En önemli diğer geçiş yolları ise korunmasız cinsel temas ve steril edilmemiş iğneler ile yapılan dövme! Cinsel ilişkiyle bulaşmadan korunmak için güvenilir yöntem olan prezervatif (kondom) kullanılması gerekiyor. Dövme yaptırmayı düşünüyorsanız da yaptıracağınız yeri iyi araştırın ve güvenilirliğinden emin olmadığınız yerlerden kaçının.

 

Ortamı düzenli havalandırın

Hepatite; ilaçlar, alkol, bağışıklık sistemi bozuklukları, mikroplar yani bakteriler, virüsler, mantarlar ve parazitler yol açabiliyor. Bunlar içinde diğer başka virüsler hepatit etkeni olarak ilk sırada yer alıyor. Virüslerden CMV ve EBV tipleri özellikle solunum yolu ile ve sık bulaşıyor. Bu nedenle sınıflarda ve kalabalık ortamlarda havalandırmanın düzenli ve sık yapılması çok önemli. Özellikle kapı kolları, bilgisayar klavyeleri, toplu taşıma araçlarında tutacaklar gibi el ile yoğun temasın olduğu yerlerin de sık aralıklarla temizlenmesi şart.

 

Aşı olmayı ihmal etmeyin

Prof. Dr. Ayşe Sesin Kocagöz “Bulaşma konusunda bilinçlenmek ve tedbir almak kritik önem taşıyor. Hepatitten korunmanın en etkili yollarının başında Hepatit A ve Hepatit B aşısı geliyor. Hepatit A ve B aşılarının yaşa, mesleğe veya seyahate gidilecek bölgeye göre yaptırılması şart. Hepatit C için henüz bir aşı yok ancak taşıyıcıların düzenli takiplerine, hastaların da ilaç tedavisi ve kontrollerine mutlaka özen göstermesi gerekiyor” diyor.

 

 

Ülkemizde 3 milyon kişi Hepatit B virüsü taşıyor

 

Hepatit B hem tüm dünyada yaygın olarak görülmesi, hem siroz ve karaciğer kanseri gelişim riskini arttırması açısından önemli bir toplum sağlığı problemi. Dünyada yaklaşık 400 milyon kişinin Hepatit B virüsüyle enfekte olduğu ve tedavisiz kalmaları durumunda her dört hastadan birinin siroz, karaciğer yetmezliği ve karaciğer kanseri gibi komplikasyonlarla hayatlarını kaybedecekleri düşünülüyor. Ülkemizde de 3 milyon kişinin bu virüsü taşıdığı belirtiliyor. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Hakan Ümit Ünal alınacak önlemlerle hastalığın büyük oranda önlenebildiğine işaret ederek, ”Hepatit B kan ve cinsel yolla bulaşan bir virüs. Kan nakli, korunmasız cinsel ilişki, damar içi ilaç bağımlılarında aynı enjektörün kullanılması ve anneden bebeğe doğum sırasında bulaşabiliyor. Bunların yanı sıra tırnak makası, tıraş bıçağı ile diş fırçası gibi kişisel eşyaların ortak kullanımıyla da geçebiliyor. Dolayısıyla bu tür bulaşma yollarına karşı önlem almak çok önemli. Hepatit B’den korunmanın en etkin yolu ise hepatit B aşısı yaptırmak” diyor. Doç. Dr. Hakan Ümit Ünal, bu nedenle çocukların doğdukları andan itibaren, yetişkinlerin ise bulaşma açısından yüksek riskli bir iş kolunda çalışıyorlarsa biran önce hepatit B aşısı yaptırmaları gerektiğini vurguluyor ve bulaşma açısından yüksek risk taşımayan kişilerin de isteğe bağlı herhangi bir yaşta aşı olabileceklerini söylüyor.

 

Hepatit C’den 10 kat daha bulaşıcı

Hepatit B virüsü dış ortamda bir hafta canlı kalabiliyor ve Hepatit C’den 10 kat, HIV’den de 100 kat daha bulaşıcı oluyor. Kan ve cinsel yolla bulaşıyor olması sonucu; diyaliz hastaları, kan hastalıkları nedeniyle sıkça kan ürünleri kullanmak zorunda olan hastalar, uygun steril şartların sağlanmadığı cerrahi ve dövme merkezlerinde işlem yaptıran kişiler, çok sayıda cinsel partneri olanlar veya korunmasız cinsel ilişkiye girenler risk gruplarını oluşturuyor. Bunun yanı sıra Hepatit B ile enfekte olan anneden doğan çocuklar özellikle önemli bir risk grubunu oluşturuyor. Bu nedenle ülkemizde 1998 yılından itibaren her yeni doğana hepatit B aşısı yapılıyor.

 

Karaciğerde ciddi hasar oluşturabiliyor

Hepatit B virüsü vücuda girdikten sonra kişinin bağışıklık sistemi güçlü ise hastalık oluşturmayabiliyor. Ancak vücut direnç gösteremiyorsa virüs karaciğer hücrelerinin içine yerleşiyor ve burada hızla çoğalarak siroz ile kanser gibi hastalıklara yol Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Hakan Ümit Ünal, dünyanın birçok bölgesinde ve ülkemizde karaciğer nakli gereksiniminin en önemli nedenlerinden birinin Hepatit B virüsüne bağlı karaciğer yetmezliği veya karaciğer kanseri olduğunu vurguluyor. Ülkemizde son yıllarda yılda binin üzerinde karaciğer nakli yapıldığını belirten Doç. Dr. Hakan Ümit Ünal, “Bu hastaların yarısına yakınını hepatit B virüsüyle ilişkili hastalıklara bağlı nedenlerle karaciğer nakli gereksinimi olan hastalar oluşturuyor “ diyor.

 

Sinsi sinsi ilerleyebiliyor

Hepatit B karaciğer hasarı yaparak hastalık oluşturuyor. Doç. Dr. Hakan Ümit Ünal bu hasarı yaparken hiçbir belirti vermeyebildiğini ve hastanın ilk başvurusunda karaciğer sirozu veya karaciğer kanseri tanısı alabildiğini belirtiyor. Hepatit B belirti verdiğinde ise aşağıda yer alan yakınmalarla kendini gösteriyor.

 

  • Aşırı halsizlik,
  • İştahsızlık,
  • Göz aklarında sararma,
  • Kilo kaybı,
  • Karında şişkinlik (karın içinde su birikmesine bağlı),
  • Bacaklarda ödem,
  • Kanamanın zor durması,
  • Kanlı kusma önemli belirtilerini oluşturuyor.
  • Tedavide amaç virüsün yayılmasını önlemek.

 

Hepatit B tedavisinde haftada bir defa cilt altına uygulanan iğne tedavileri veya günde bir defa ağızdan alınan ilaç tedavileri kullanılıyor. “İlaç tedavisinde amaç virüsün çoğalmasının ve bu yolla virüsün karaciğere zarar verici etkisinin en aza indirilmesini sağlamak” diyen Doç. Dr. Hakan Ümit Ünal sözlerine şöyle devam ediyor: “Ancak virüsün yapısı itibarıyla karaciğer hücrelerinin çekirdek bölgesine yerleşen virüslerin vücuttan tamamen atılması çok düşük bir ihtimal oluyor. Üzerinde çalışılan yeni ilaçlar ise virüsün karaciğerden tamamen atılmasını amaçlıyor. Bu tedaviler kullanıma girdiklerinde hepatit B tedavisinde önemli bir milat olacağı düşünülüyor”

 

 

Dünyada 325 milyon hepatit hastası var

 

Koç Üniversitesi Hastanesi Gastroenteroloji ve Hepatoloji bölümü doktorlarından Doç. Dr. Müjdat Zeybel, 28 Temmuz Dünya Hepatit günü kapsamında hastalığa dair genel bilgileri, hastalığın türleri, hastalıktan korunma ve tedavi yöntemlerini anlattı.

 

Hepatitin 5 farklı virüse bağlı olarak değişkenlik gösterdiğini belirten Doç. Dr. Müjdat Zeybel, “Hepatit A, B, C, D, E olmak üzere sık görülen bir sağlık sorunudur. Dünyada viral hepatitler 300 milyondan fazla bireyi etkilemekte olup, her yıl 1,3 milyon kişi hayatını bu nedenle yitirmektedir. Viral hepatitler ölüme neden olan en sık 7. sağlık sorunudur. Ülkemizde toplumun yaklaşık yüzde 4’ü hepatit B virüsü taşımaktadır. Toplumun yüzde 1’i ise hepatit C ile infektedir” dedi.

 

Hepatit B ve C’nin kronik yani uzun süreli enfeksiyon oluşturabileceğini aktaran Doç. Dr. Müjdat Zeybel, A ve E virüslerinin akut enfeksiyon oluşturmakla birlikte hepatit E’nin nadiren kronik enfeksiyon oluşturabildiğinin altını çiziyor. Zeybel sözlerine şöyle devam etti: “Hepatit A daha önceden enfeksiyon geçirmeyen ve aşılanmayan bireylerin virüs içeren besin ve suyu tüketmesi ile bulaşır. Hepatit E özellikle su ile bulaşır. Hepatit B, enfekte kan veya vücut sıvılarına temas ile bulaşır. Hepatit B taşıyan annelerden çocuklarına doğum sırasında geçebilir veya cinsel yolla da bulaşabilir. Cerrahi işlemler, dövme ve piercing sırasında sterilize edilmemiş alet kullanımı ile hepatit B bulaşabilir. Hepatit B akut veya kronik enfeksiyon oluşturabilir. Hepatit D, hepatit B ile infekte bireylerin D virüsü içeren kan ile temasıyla bulaşır. Hepatit C ise kan nakli, iğnelerin ortak kullanılması ve diyaliz gibi yollarla geçer. Anneden çocuğa geçiş hepatit B’ye göre daha az olmakla birlikte mümkündür. Hepatit C de akut ve kronik enfeksiyona neden olabilmektedir.”

 

Dr. Müjdat Zeybel, B,C,D gibi kronik hepatiti bulunan bireylerin genellikle şikâyetlerinin olmadığını belirterek “Birçok kişi farkında olmadan virüsü kapmış olabilir. İleri derecede karaciğer hastalığı ve siroz geliştiğinde bile hastaların herhangi bir şikayeti olmayabilir. Sıklıkla siroza komplikasyonlar eklendiğinde belirti vermeye veya muayene sırasında fark edilmeye başlar. Bunun dışında kronik hepatit olgularında karaciğer kanseri gelişme riski de bulunur. Bu nedenlerle birçok hepatitli birey teşhis edilmeden yaşamlarına devam etmekte veya hastalık ciddi boyuta ulaştıktan sonra tanı almaktadır” dedi.

 

Hepatit A ve B gibi kronik hepatitlerden korunmak için enfeksiyon öncesinde aşı önemli

Doç. Dr. Müjdat Zeybel, “Hepatit A ve B için oldukça etkili olan aşılar mevcut olup yeni doğan ve risk gruplarının aşılanması öneriliyor. Hepatit C için ise etkili bir aşı bulunmuyor. Cerrahi girişim, diş müdahaleleri, dövme gibi işlemlerde sterilizasyona dikkat edilmesi önemlidir. Hepatit virüsü ile enfekte annelerin gebelik döneminde kontrollerinin yapılması gerekir. Bu kontrollerin sonucunda gerekli görülürse hem anneye hem de bebeğe yapılacak tedaviler ile bebeğin hepatit B virüsünden korunması sağlanabilmektedir.”

 

Akut hepatitlerde tedavi gerekmeyebileceğini belirten Doç. Dr. Müjdat Zeybel şu açıklamalarda bulundu: “Hepatit A ve E virüsleri bağışıklık sistemi tarafından kontrol altına alınır. Akut hepatit B ve C enfeksiyonunda ise tedavi gerekebilir. Kronik hepatit B için oldukça başarılı tedavi yöntemleri bulunuyor. Bu tedavilerle direnç oranı çok düşüktür. Kronik hepatit C tedavisinde ise son yıllarda önemli aşama kaydedildi. Bu tedavilerle hastaların yüzde 95 ve üzerinde tam kür sağlanabilmektedir. 3-6 aylık bu tedaviler sırasında yan etkiler de eski tip tedavilere göre yok denecek kadar az görülüyor. Hastalığın erken evrelerinde yapılan tedavi daha etkili olmaktadır. Bu nedenle risk grubundaki ve ailesinde hepatit bulunan bireylerin hepatit B ve C taramalarını yaptırmaları son derece önemlidir. Bunların dışında hepatit B ve C’li bireylerin düzenli karaciğer görüntülemesi yaptırması gerekmektedir.”

 

 

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 7232

  • Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...
    Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...

    Süresi : İzlenme : 166

  • Ne zaman su içilmez?
    Ne zaman su içilmez?

    Süresi : İzlenme : 6061

  • Fıstık ezmesi nasıl yapılır?
    Fıstık ezmesi nasıl yapılır?

    Süresi : 00:49 İzlenme : 2833

  • Ayaktaki basınç noktaları
    Ayaktaki basınç noktaları

    Süresi : 01:04 İzlenme : 3099

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön