Kalbinizde çarpıntı varsa dikkat!

Kalp ve Damar Cerrahisi Op.Dr. Bülent Polat kalp çarpıntısına dair bilgiler verdi.

Kalbinizde çarpıntı varsa dikkat!

İstanbul Florence Nightingale Hastanesi-Kalp ve Damar Cerrahisi Op.Dr. Bülent Polat kalp çarpıntısını ve nedenlerini anlattı.

 

Normal bir insan kalbi dakikada 60 – 80 defa atar, vücuda kanı pompalar. En az 50 atım, en fazla da 100 atım kabul edilebilir. Bir günde yaklaşık 80bin ile 100bin defa atan bir kalbimiz vardır. Bu kadar yoğun çalışan kalbin atışlarını hiçbir zaman hissetmeyiz. Eğer bir insan kalp atışlarını rahatsız edecek şekilde hissediyorsa, bu durum çarpıntı olarak tanımlanır.

 

İnsan kalbin atışlarını iki farklı şekilde hissedebilir. Bunlar:

 

1- Kalbin çok hızlı ve kuvvetli atması (genellikle dakikada 100’ün üzerinde olması taşikardi olarak isimlendirilir.

2- Kalbin düzensiz atması (aritmi olarak tanımlanır.)

Her iki durumda normal insanlarda dönem dönem rastlanabileceği gibi, bazı hastalıkların da habercisi olabilirler.

 

AİLENİZDE KALP HASTALIĞI VAR MI? Ailesinde kalp hastalığı öyküsü ... KALP KRİZİ Mİ, DİŞ AĞRISI MI? Diş ve diş eti hastalıklarına ba...

 

Normal insanlarda olan çarpıntılar

 

Hastanelere çarpıntı nedeniyle başvuran hastaların büyük çoğunluğunda herhangi bir fiziksel rahatsızlık bulunmamaktadır. Yani, normal insanlarda sıklıkla çarpıntı görülebilir. Bunların sebepleri neler olabilir?

 

Psikolojik sebepler: Aşırı gergin ve stresli insanlarda, zaman zaman panik atak dönemleri olur. Bu dönemlerde, yoğun bir çarpıntı, ölüm korkusu ortaya çıkar. İnsan nefes darlığı hisseder, aldığı hava yetmiyormuş gibi gelir. Biz bu duruma “hava açlığı” diyoruz. Bu panik atak dönemleri 5 – 10 dakika sürebildiği gibi, bazı insanlarda daha da uzun olabilir. Haftada 1 – 2 gün veya bazı insanlarda günde 2 – 3 kez bile ortaya çıkabilir. Genç kadınlarda bu durum daha sıklıkla yaşanabilir.

 

Bu kişiler kalp rahatsızlığı korkusuyla, genellikle de acilen hastanelere başvururlar. Hastanede muayene olup da sebebin kalp hastalığı olmadığı, stres ve sonrası panik atak olduğu söylendiğinde genellikle kabul etmezler. Hiçbir stres olmadığı durumlarda da bu sıkıntıları yaşadıklarını belirtirler. Biz doktorların kastettiği, o an yaşanan bir stres değil, yıllardan beri çok gergin geçen bir hayat ve yıllardır bilinçaltına itilen, baskılanan streslerdir. Bunlar, kişinin en rahat zamanlarında bile ani panik atak krizleri ve çarpıntılar yaratarak deşarj olurlar. Bu stres anlarında vücutta salgılanan adrenalin hormonu kalp çarpıntılarına veya aritmilere neden olmaktadır.

 

Bu tip insanları telkinle konuşarak tedavi etmek mümkün olabileceği gibi, bazı durumlarda da antidepresan veya anksiyete giderici ilaçlar kullanmak gerekebilir. Ayrıca geçici olarak, çarpıntıyı önleyen beta bloker dediğimiz ilaçlar da tedaviye eklenebilir.

 

Bazı uyarıcı maddelerin tüketilmesi: En çok rastladığımız durum yoğun çay, kahve ve sigara tüketilmesidir. Bunlar, içindeki uyarıcı maddeler nedeniyle çarpıntıya sebep olabilirler. Ayrıca bazı uyarıcı ilaçlar veya enerji içeceklerinin de fazla alınması risk yaratabilir. Zayıflama için kullanılan ilaçlar da çarpıntı sebebi olabilirler.

 

Bu tip uyarıcılar kalbin hızlı atması şeklinde çarpıntı yapabilecekleri gibi, düzensiz atımlara da yol açabilirler. En sıklıkla rastlanan “ekstrasistol” dediğimiz, kalbin atışının normalden daha erken olması halidir. Hasta düzensizliği hisseder, göğüs kafesi içinde sanki bir kuş kanat çırpıyormuş gibi tarif eder. Bu tip düzensizlik, yukarıda belirttiğimiz panik atak durumlarında da olabilir. Tamamen masum olan bu durum, stresin düzeltilmesi, uyarıcı içecek veya ilaçların azaltılmasıyla ortadan kalkar, nadiren de ilaç tedavisi gerekebilir. Tabii ki, hepimizin hayatında sıklıkla maruz kaldığımız, aşırı heyecan, korku ve stres anlarında hissettiğimiz çarpıntılar tamamen normal bir tepkidir, sebep ortadan kalkınca çarpıntı da geçecektir.

 

Hastalıklarda olan çarpıntılar

 

Kalp dışı hastalıklar

 

Anemi: En sıklıkla gördüğümüz, anemi denilen kansızlık hastalığıdır. Kadınlarda daha sık rastlanır. Özellikle hemoglobin değeri 10 gr/dl den daha az olan ya da hematokrit değeri 30’dan düşük olanlarda ciddi kansızlık var demektir. Bu durum, sık sık çarpıntılara yol açabileceği gibi, çabuk yorulma, bitkinlik ve genel performans düşüklüğü gibi sıkıntılara da neden olabilir. Kansızlık tedavisi yapılarak bu hastaları normale döndürmek çok kolaydır.

 

 

Zehirli guatr: Tiroid bezinin aşırı hormon salgılaması sonucu oluşan durumdur. Biz, “hipertiroidi” olarak tanımlıyoruz. Normalde vücut metabolizması için çok gerekli tiroid hormonları, herhangi bir sebeple fazla salgılanırsa, tüm vücutta metabolizma hızlanır. Yani tüm organlar hızlı ve çok çalışır. Hasta aşırı yemek yemesine rağmen kilo kaybeder, sıcağa dayanamaz, çok terler, çarpıntı çok sıkıntı yaratır. İlaç tedavisi ile bazen de cerrahi yöntemlerle tamamen kurtulmak mümkündür.

 

Enfeksiyon hastalıkları: Enfeksiyon hastalıkları ve bunun neden olduğu yüksek ateş halidir. Ateşin 39 – 40 derece olduğu durumlarda kalp hızlanır ve çarpıntı hissedilir. Ateşin düşürülmesi, hastalığın tedavisi çarpıntıyı da ortadan kaldıracaktır.

 

Hipertansiyon: Koldan ölçülen tansiyon 150/90 mmHg üzerinde ise ve bu uzun süre devam ediyorsa hipertansiyon olma ihtimali vardır. Uzun süreden beri tansiyonu yüksek olan hastalar, vücutları uyum sağladığı için bir şey hissetmezler. Ancak ani tansiyon yükselmelerinde hasta çarpıntı hisseder, enseden başlayan baş ağrıları, sıcaklık basmaları, göğüste sıkıntı ortaya çıkarabilir. Tansiyonu kontrol eden ilaçlarla tedavi mümkündür. Düzenli yapılan yürüyüşler, egzersizler tansiyon ve ona bağlı çarpıntılar için çok iyi bir tedavi sağlar.

 

Vücudun aşırı su kaybetmesi: Güneş çarpması ve bazı zehirlenme durumlarında da çarpıntılar ortaya çıkabilir. Sebeplerin düzeltilmesi ile tedavi edilebilir.

 

 

Kalp hastalıklarında olan çarpıntılar

 

Kalp kapak hastalıkları: En sıklıkla çarpıntıya neden olan hastalıklardır. Kalpte bulunan 4 farklı kapaktan, özellikle vitral, aort ve triküspit kapakların hastalıkları çarpıntıya neden olur. Kalbin kanı pompalaması esnasında bu kapakların yeterince iyi açılıp kapanmamaları kalbi yorar, çarpıntı yapar. Hastalar, en ufak eforda bile çabuk yorulma, nefes darlığı hissederler. Kapak hastalıklarının ileri dönemlerinde, düzensiz atımlar da yani aritmiler ortaya çıkar. En son safhada kalıcı ritm bozukluğu olan ‘’atrial fibrilasyon’’ dediğimiz aritmi meydana gelir. Burada kalp atışları çok düzensizdir. Kanın kalp içindeki düzenli akışı bozulur. Bazı yerlerde göllenmeler oluşur. Buralarda pıhtı meydana gelmesi, bu oluşan pıhtıların vücudun çeşitli organlarına, özellikle de beyin damarlarına atılması (emboli), felç gibi hayati tehlike yaratan hastalıklara yol açabilir.

 

Koroner arter hastalığı: Bu hastalık kalbi besleyen damarlardaki tıkanıklıklardır. Efor esnasında ortaya çıkan ve göğüste baskı tarzında ağrı ya da yanma şeklinde hislerle kendini belli eder. Bu hastalıklarda basit çarpıntılar ekstrasistol dediğimiz düzensiz atımlar ve sonunda atrial fibrilasyon tehlikeli durumlar yaratabilir.

 

Kalp yetersizliği: Kalbin pompa gücünün zayıflaması, vücuda yeterince kanı pompalayamaz hale gelmesi demektir. Bu hastalık çarpıntılara ve hayati tehlike yaratabilecek aritmilere sebep olabilir. Kalp yetersizliği, kalbi besleyen damarların tıkanması ve buna bağlı olarak kalp kaslarının bozulması sonucu olabilir ya da kalp hastalıkları kalbin yorulmasına yol açabilir. Ayrıca bazı genetik hastalıklar veya enfeksiyon hastalıkları sonucunda da kalp yetersizliği gelişebilir.

 

Yukarıda bahsedilen kalp hastalıkları bazen ilaç tedavileriyle, bazen kardiyolojinin girişimsel yöntemleriyle (balon, stent,kalp pili vb) bazen de cerrahi girişimler ile tedavi edilebilirler.

 

Kalbin elektriksel sisteminde oluşan bozukluklar: Bu bozukluklar da ciddi çarpıntılara, aritmilere yol açabilir. Normal süreçte, kalbin bazı özel noktalarından elektrik akımı çıkar, belli yolları takip ederek kalp kaslarına gelir, orayı uyarır ve kalp atımına sebep olur. İşte bu özel noktalarda veya ileti yollarında bozuklukların oluşması, bazı kısa devrelerin ortaya çıkması ciddi çarpıntılara ve aritmilere yol açar. Bu hastalarda sık sık ekstrasistoller yani erken atımlar olabileceği gibi, dakikada 200 ü geçen çarpıntılar yani taşikardiler de ortaya çıkar. Bazen 200 – 250 ye varan taşikardiler, bayılma ve hatta hayati tehlike yaratabilirler. Bu hastalarda ilaç tedavisi veya sıkıntının ilerlemiş olduğu durumlarda, kardiyolojinin girişimsel yöntemleriyle tedavi edilebilirler. Kateter laboratuarında elektrofizyolojik çalışma ve bahsedilen kısa devrelerin yakılarak tedavisi, tamamen iyileşmeyi sağlamaktadır.

 

Sonuç olarak, çarpıntılar çok basit nedenlerden kaynaklanabileceği gibi bazı ciddi hastalıkların ilk habercisi de olabilirler. Başvurulan hastanelerde yapılan muayene ve tetkikler gerçek nedeni ortaya çıkartıp tam bir tedaviyi sağlayacaktır.

 

KALBİNİZİN İÇİN UNUTMANIZ GEREN 10 YANLIŞ Yaşam koşullarının ağırlaşması, ... KIRIK BİR KALBİ İYİLEŞTİRMENİN 3 KOLAY YOLU Kırık bir kalp hiç iyileşmeyecek...

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 7184

  • Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...
    Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...

    Süresi : İzlenme : 132

  • Ne zaman su içilmez?
    Ne zaman su içilmez?

    Süresi : İzlenme : 6039

  • Fıstık ezmesi nasıl yapılır?
    Fıstık ezmesi nasıl yapılır?

    Süresi : 00:49 İzlenme : 2816

  • Ayaktaki basınç noktaları
    Ayaktaki basınç noktaları

    Süresi : 01:04 İzlenme : 3054

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön