Mobil sağlık teknolojisi geliyor!

Yeni mobil sağlık ve iletişim teknolojileri, sağlık sektörünün geleneksel hasta-hastane-doktor, teşhis-tedavi-takip üçgenlerini değiştiriyor.

Mobil sağlık teknolojisi geliyor!

Hastane ve doktorun başrolde olduğu bir dönemden birey odaklı bir sağlık sistemine doğru ilerliyoruz. Randevu alarak doktora gitmenin yerine akıllı cep telefonlarına yüklenen sağlık uygulamaları kullanmamız isteniyor. Yılların davranış alışkanlıklarını bir anda kırmak zor tabii. Ancak checkup’tan laboratuar tetkiklerine, fizik tedavi hizmetlerine kadar birçok sağlık hizmeti için eskiden hastanelerde günlerce vakit geçirirken artık evde, işyerinde ya da akıllı cep telefonlarına yüklenen sağlık uygulamaları aracılığıyla aynı hizmetleri bize sağlayan mobil sağlık sektörü hızla büyüyor. Ve gördük ki korkulacak bir durum da yok. Doktor civanım devri yavaş yavaş bitecek gibi.

 

Mobil sağlık hizmetlerini ilk etapta “Google’ı doktor yerine koymak” olarak algılayanlar, endişe edenler olabilir. Zira ufak bir baş ağrısıyla ekran başına oturup arama çubuğunda çıkan sonuçlar neticesinde kendini ölümcül bir hastalığın pençesine düşmüş gibi sananlarımız da var hâlâ.

 

Mobil cihazla tahlil

Ama durum öyle değil. Şöyle özetleyelim: Diyelim tansiyon hastasısınız. Mobil cihazınız üzerinden günlük ölçümlerinizi yapıyorsunuz. Bu bilgileri hem doktorunuz görüyor hem Sağlık Bakanlığı’nın veri tabanına ekleniyor. Değerlerinizde anormallik göründüğünde MMS, SMS yöntemiyle uyarılıyorsunuz. En hafifi “Bir ayda şekeriniz 3 defa 300’ü geçti”, “Tuz oranınıza dikkat edin” gibi tavsiyeler geliyor. Bu, doktor ve hasta arasında etkin ve kesintisiz bir iletişim imkânı demek. Ve bu sayede bir kriz anı yaklaştığında, çok geç olmadan uzmanlar fark edebiliyor. Olası bir felç ya da damar sinir sistemi tahribatının önüne geçilebiliyor.

 

7/24 hemşire

Bir adım ötesi cep telefonuyla EKG çekmek, akıllı kan şekeri ölçümleri sayesinde ilaç dozunuzu ayarlamak ya da telefonunuza bağlayacağınız ek cihazlarla kulak iltihabınız olup olmadığını kontrol etmek. Kulağa hiç fena gelmiyor değil mi? Dahası var. İspanya’nın Bask bölgesinde randevu alımından tahlil sonuçlarına kadar sağlık sektöründeki birçok idari süreç mobil uygulamalarla güncelleniyor. Sonuç; 1 yılda 2.6 milyon sağlık idari işlemi web’den yapılıyor. 7/24 hemşire çağrı merkeziyle hastaların sorunlarının yüzde 83’ü telefonda çözülerek, gereksiz hastane ziyaretleri engellenmiş oluyor. Kronik diyabet ve hipertansiyon hastalarının günlük ölçümleri otomatik olarak hastanelerdeki bilgi sistemlerine iletiliyor. Bu sayede hastalar uzaktan kontrol altına alınmış oluyor. Web tabanlı sağlık kayıtları, doktorlarla sanal ortamda buluşabilme ve görüşebilme, mobilden görüntülü hekim görüşmesi sayesinde hastalar bilgi bekleyen konumundan çıkartılıyor. Hastalar böylece kendi sağlıklarının yönetimine aktif olarak katılıyor. Öyle ki bu sistemin kurulmasından kısa süre sonra 23 bin 909 sanal ziyaret gerçekleştirilmiş. Bu sayede 2 yılda kamuda 42.5 milyon Euro tasarruf sağlanmış.

 

6 bin 191 hastaya mobil takip

Biraz daha kuzeye gelelim. İngiltere Sağlık Bakanlığı (NHS) 238 aile hekimiyle beraber 6 bin 191 kronik hastayı uzaktan mobil takip teknolojileriyle izliyor. Bu sayede kronik hastalıklara bağlı engellenebilir ölümlerde yüzde 45, acile başvurularda yüzde 20 ve hastalık komplikasyonlarına bağlı hastanede yatılı konaklamalarda yüzde 14 azalma olduğu raporlarda yer alıyor. Ve Amerika... ABD Gazi Hastaneleri Birliği (VA) tarafından gerçekleştirilen projelerde; mobil cihazlar üzerinden 3G doktor-hasta görüşmeleri, laboratuar ve klinik sonuçlarının doktorlar arasında online paylaşılabilmesi, evde takip ve SMS’le bilgilendirme sağlanıyor. Bu vesileyle 2000 yılında 900 hastayla başlayan mobil sağlık çözümleri programı bugün 100 bine yakın hasta tarafından kullanılıyor. Hastalar arasında mobil sağlıktan memnuniyet oranı yüzde 86. Hastaneye yatışlarda 77 bin dolara varan bakım maliyetleri, mobilite sayesinde 1.600 dolara kadar iniyor. Genele bakacak olursak mobil sağlık hizmetleri sayesinde Avrupa genelinde yüzde 18’lik bir tasarruf sağlandı. Ayrıca kronik rahatsızlıklara sahip hastaların tedavi yollarında yaklaşık yüzde 30’a varan bir maliyet tasarrufundan bahsedebiliriz. Kulağa hiç fena gelmiyor değil mi?

 

2020 Türkiye’sinde yüzde 80 kronik hasta yükü!

Peki Türkiye ne durumda? Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de sağlık sisteminin sürdürülebilirliğini tehlikeye atan ve her geçen gün artan bir kronik hastalık yükü var. Sağlık bütçelerinin en önemli gider kalemi... Ekonomik analizler gösteriyor ki kronik hastalıkların bütçede yarattığı her yüzde 10’luk artış, yıllık ekonomik büyümede binde 5’lik bir azalmaya sebep oluyor. OECD ve Dünya Bankası’nın çalışmasına göre; Türkiye’de 2002 yılında yüzde 66 olan ekonomiye kronik hastalık yükü 2020’de yüzde 80’e çıkacak. Türkiye’deki en yaygın aplikasyonlar; hastane randevu sistemi, eczane sorgulatma, sağlık çalışanı arama, vücut kitle endeksi, beden ölçer, referans, egzersiz, kalori hesaplama, ilaç alma saati hatırlatıcıları, kilo ve diyet takibi, adım sayar, adet dönemi takip, uyku ve meditasyon, ilk yardım acil, mobil doktor, görme, sigara bırakma, kan alkol ölçer, solunum ölçer... Bunlar elimizin altında. Artı olarak Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Selen Kocabaş şunları hatırlatıyor: “Gebelik, çocuk paketi, sağlıklı beslenme gibi konuların yanı sıra kronik hastaların yaptığı ölçümlerin telefonlardaki SIM kart sayesinde GSM şebekesi üzerinden tek tuşla doktora iletilmesini sağlayan sağlıkmetre cihazı ve hekimlerin hastalarından gelen ölçüm değerlerini takip etmesini sağlayan internet tabanlı sağlık takip sistemi kullanımda...”

 

SGK pilot uygulamaya geçti

Sağlıkmetre, ilk etapta İstanbul Üniversitesi tarafından 500 diyabet hastası için kullanılmış. Hedefleri bu uygulamayı daha da yaymak. Gelecekteyse saat ve bileklik şeklinde giyilebilir ya da yaşadığımız eve entegre olan sağlık takip cihazları bizi bekliyor. Bu tür aletler kolesterol, kanımızdaki oksijen miktarı gibi çok daha fazla parametreyi anlık takip edebilen, kayıt altına alarak gerekli yerlere ileten, analizler çıkartarak bizi yönlendiren, bilgilendiren yapılara dönüşecek. Sosyal Güvenlik Kurumu 1 Ekim 2013’te pilot Mobil Sağlık Projesi’ne start verdi. 2016’ya kadar 3 yıllık periyotta mobil sağlık sektörüne yaklaşık 100 milyon Euro yatırım yapılması bekleniyor. Doktorlar; kalp, şeker ve böbrek rahatsızlığı gibi kronik hastalığı olan kişilerin verilerini 7/24 izlemeye başladı. Öncelik diyabet ve hipertansiyon hastalarınındı. Hedefse sağlıklı tıbbi veri alışverişinin sağlanması ve verilerin doktorlar tarafından yer ve zaman kısıtlaması olmadan izlenmesi. İkinci adımda mobil sağlık kurumları, bu alanla ilgili GSM operatörleri ve ilgili cihazları üretenlerin, SGK kontrolündeki hasta veri tabanına bilgi aktarımını sağlamak gelecek. Tüm bunların pratiğe dökülmesi için 1.5 yıl gibi bir süre öngörülüyor.

 

Yazı: Pınar Erbaş

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Mutfaktaki malzemelerle maske tarifleri
    Mutfaktaki malzemelerle maske tarifleri

    Süresi : 00:58 İzlenme : 1709

  • Prematüre nedir?
    Prematüre nedir?

    Süresi : 01:30 İzlenme : 2934

  • Koruyucu aile nedir?
    Koruyucu aile nedir?

    Süresi : 30:29 İzlenme : 157

  • Kristin Demirci yanıtlıyor: 2018'de burçları neler bekliyor?
    Kristin Demirci yanıtlıyor: 2018'de burçları...

    Süresi : 48:48 İzlenme : 144

  • Karnabahar burger!
    Karnabahar burger!

    Süresi : 00:35 İzlenme : 1450

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön