Her nodül kanser değil!

Her nodüle kanser gözüyle bakmamak gerekiyor. Tiroit nodüllerinin büyük kısmının belli aralıklarla takip edilmesi büyük önem taşıyor. Tiroit kanseri, nodüllerin sadece yüzde 3 5’inde görülüyor.Özellikle riskli gruptaki kişilerin tiroit testlerini ihmal etmemeleri öneriliyor.

Her nodül kanser değil!

Nodüller çoğu zaman fark edilecek boyuta erişemiyor. Yüzeysel ve büyük olanlar hasta tarafından fark edilebiliyor. Hasta bu oluşumları bazen tıraş olurken veya boynunu eliyle yoklarken fark ediyor. Yemek veya nefes borusunu sıkıştıracak kadar büyük ve sert nodüller oluşursa yutma ve nefes alma güçlüğü ile ses kısıklığı şikâyetleri ortaya çıkıyor.

 

Biyopsi yapılıyor


Günümüzde rutin check-up sırasında veya boyunda başka hastalıkların incelenmesi amacıyla boyun ultrasonografisi yapılınca tiroit nodülleri tesadüfen saptanıyor. Bazen çarpıntı, terleme, sıcak basması, zayıflama nedeniyle doktora başvuran hastalarda tiroit fonksiyonları bozulmuş oluyor. Aşırı hormon üreten tiroit nodül veya nodülleri saptanabiliyor. Kanda yapılan tiroit hormon tarama testleri çoğunlukla nodülleri saptamaya yetmiyor. Prof. Dr. Refik Tanakol, “Bu noktada doktorun dikkatli tiroit muayenesi veya ultrasonografi tetkik yapması gerekiyor” diyor. Nodülle karşılaşınca önce tiroit fonksiyonlarını etkileyip etkilemediğine bakılıyor. Hipertiroidi varsa yani sıcak nodül veya nodüller fazla çalışıyorsa fonksiyonları normal düzeye getirilene kadar ilaç tedavisi uygulanıyor. Kalıcı tedavi olarak ameliyat veya radyoaktif iyot tedavisi de gerçekleştirilebiliyor. Tiroit testleri normal sınırlardaysa, nodülün ultrasonografik özelliklerine ve hastanın muayene bulgularına göre karar veriliyor. Şüpheli özellikleri varsa ve belli bir boyutun üzerine çıkmışsa ince iğneyle nodülden biyopsi yapılıyor.

 

Tanı koyma süreci


Bazen en büyük nodül değil daha küçük olan nodül şüpheli ultrasonografik özellikler taşıyor. Biyopsinin bu şüpheli nodülden yapılması daha doğru bulunuyor. Biyopsiyle kanser bulguları saptanıyorsa ameliyat söz konusu oluyor. Tiroit ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) ehil ellerde yapılırsa bu işlemin kolay, ağrısız ve kısa sürdüğüne, anestezi yapılmasına gerek olmadığına dikkat çekiliyor. İyi bir sitopatolog tarafından değerlendirilirse yüzde 95 üzerinde doğru tanı konuyor Hücre sayısı yetersiz olup hücrelerin yapısında değişiklikler meydana gelmişse kanser tanısı koymak için yeterli veri elde edilemeyebiliyor ve 3 ay sonra biyopsi yenileniyor. Yine tanı yetersizliği olursa ameliyat kararı veriliyor.

 

Ne zaman ameliyat gerekir?


İğne biyopsisi sonrasında tiroit kanseri şüphesi varsa mutlaka ameliyat öneriliyor. Buna karşılık nodül iyi huylu olduğu halde boyunda bası belirtileri oluşturuyor ve guvatr göğüs boşluğu içine doğru iniyorsa yine ameliyat gerekiyor. Prof. Dr. Tanakol, “Günümüzde tiroit ince iğne aspirasyon biyopsisinin yaygın kullanıma girmesiyle gereksiz yere yapılan tiroit ameliyat oranları azaldı” diyor. Zehirli guatrda uygun vakalarda radyoaktif iyot tedavisinin devreye girmesiyle birçok hastanın ameliyat gereksiniminin ortadan kalktığı belirtiliyor. Tiroit nodülü fark edildiğinde öncelikle bir endokrinoloğa başvurmak gerekiyor.

 

Haber: Ceyda Erenoğlu

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Prematüre nedir?
    Prematüre nedir?

    Süresi : 01:30 İzlenme : 2880

  • Koruyucu aile nedir?
    Koruyucu aile nedir?

    Süresi : 30:29 İzlenme : 136

  • Kristin Demirci yanıtlıyor: 2018'de burçları neler bekliyor?
    Kristin Demirci yanıtlıyor: 2018'de burçları...

    Süresi : 48:48 İzlenme : 67

  • Karnabahar burger!
    Karnabahar burger!

    Süresi : 00:35 İzlenme : 1407

  • Epizyotomi nedir?
    Epizyotomi nedir?

    Süresi : 02:47 İzlenme : 4980

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön