Zamanın zehri: Şeker

Şekerin uyuşturucularla benzeşen ilginç yönleri var.

Bütün hastalıkların sebebi: Şeker

Yiyeceklere eklenen şekerin günümüzde vücudumuza aldığımız en zehirli madde olduğundan söz ediliyor son yıllarda. İnsan vücudunun tatlı olana karşı bir zaafı var ve fakat; bedenin bu zaafı şekere ulaşmanın şimdiki kadar kolay olmadığı zamanlardan kalan bir şey. Marketlerin, pastanelerin, baklava böreklerin zamanına göre düzenlenişi bir zaaf değil ne yazık.

 

Şeker aslında neredeyse bütün yiyeceklerde bulunan bir karbonhidrat. Beslenmedeki anlamı enerji vermek. Mağara insanlarının yaşadığı dönemde kalsaydık, onların aldığı miktardaki şekerin vücudumuz üzerinde yıkıcı bir etkisi olmayacaktı. Sadece mevsiminde, sınırlı miktarda meyve şekeri tüketebilecektik. Oysaki günümüzde neye elimizi atsak içinde şeker var. Şeker ya da türevleri gıda endüstrisi tarafından neredeyse her üründe kullanılıyor. Şekerin diğer isimleri ve şekilleri şöyle: Glikoz, sükroz, maltoz, mısır şurubu, invert şeker, fruktoz, castor şekeri, bal, karamel, kristal fruktoz, nişasta bazlı şeker, şurup.

 

Şekerin etkisi uyuşturucuya benziyor

Şekerin uyuşturucularla benzeşen ilginç yönleri var. Şeker tüketimi beyindeki ödüllendirme merkezini harekete geçiren dopamin hormonunun salgılanmasına yol açıyor; tıpkı diğer tüm bağımlılık yapan uyuşturucular gibi. Farelerle yapılan deneylerde istenen etkinin elde edilmesi için tüketilen şekerin dozunun sürekli olarak artırılmasının gerektiği tespit edilmiş. Aynı şekilde şeker tüketimi bir anda kesildiğinde hem insan hem de hayvanlarda yoksunluk semptomlarının baş gösterdiği gözlenmiş.

 

 

İnsanoğlunun şeker tüketimi arttıkça buna bağlı hastalıkları da artıyor elbette. Tip 2 diyabet, karaciğer yağlanması bunlardan ikisi; sadece fiziksel değil aynı zamanda davranışsal problemlerde de artışa sebep oluyor aşırı şeker tüketimi. Çocuk nöroloji doktoru Maya Shetreat- Klein bunların arasında dikkat eksikliği ve hiperaktivite, korkular, uyku bozuklukları gibi özellikle çocuklarda görülen rahatsızlıklar olduğundan bahsediyor kitabında.

 

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) bu senenin mart ayında yaptığı bir açıklamayla şeker tüketimini günde 25 gramda (6 çay kaşığında) tutmanın sağlık açısından avantajlı olacağını belirtti. Bunu yaparken bizi zorlayacak olan çikolata, bisküvi, çaya attığımız şeker gibi aleni kaynakları azaltmaktan ziyade gizli şeker kaynaklarından uzak durmak olacak. Yazının başında da belirttiğim gibi neredeyse tüm endüstriyel ürünlerin içinde şeker var. Mesela 1 yemek kaşığı ketçapta 4 gram (1 çay kaşığı kadar), 1 kutu gazlı içecekteyse 40 gram civarı (10 çay kaşığı) şeker bulunuyor.

 

Şeker ve benzerleri

Şimdi diyeceksiniz ki “Madem şeker bu kadar zararlı, o zaman biz de suni tatlandırıcılar kullanalım.” Iıh! Suni tatlandırıcılarda bulunan aspartam, sakarin, vs. gibi maddelerin de şekerden kalır bir yanı yok. 9-14 yaş arasındaki 11 bin 654 çocuğu inceleyen “Growing Up Study” isimli araştırmada “light” içecekler tüketen gençlerdeki kilo alımının daha fazla olduğu ortaya konmuş. Bu maddeler bağırsak florasında değişikliğe sebep olarak glikoz intoleransına da yol açıyorlar.

 

Şeker yerine kullanılan glikoz, fruktoz şuruplarının da ensülin ve leptin dengesinde bozulmalara yol açarak açlık hissini körükledikleri ve kilo alımına yol açtıkları kanıtlanmış. Kan şekeri seviyesindeki hızlı iniş çıkışları; kilo alımından başka diyabet, kalp ve damar hastalıkları, bunama ve karaciğer yağlanması gibi sonuçları da beraberinde getiriyor.

 

 

Jamie Oliver’ın davası

Özellikle kutulu içeceklerdeki şekerin çocukluk çağı obezitesine zemin hazırladığının farkında olan İngiltere’nin tanınmış aşçısı Jamie Oliver, ülkesinde şekerli içeceklere fazladan vergi koyulması için bir kampanya başlattı. Oliver’ın İngiliz Parlamentosu’na sunduğu öneriyi 152 bin İngiliz vatandaşı da imzaladı.

 

Oliver kutulu içeceklere koyulacak ekstra vergi fikrinin kabul edilmemesi halinde her kutunun üzerinde kaç çay kaşığı şeker ihtiva ettiğinin yazılmasını öneriyor. İngiltere Başbakanı’na “Bu konuda cesur olabilirsin” gibi açıklamalar yapan Oliver, arkasına halkın desteğini de alarak koca bir endüstriye kafa tutuyor. Darısı başımıza.

 

Yazı: Damla Çeliktaban

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Ketojenik diyet nedir? Prof.Dr. Murat Baş yanıtlıyor
    Ketojenik diyet nedir? Prof.Dr. Murat Baş...

    Süresi : 18:58 İzlenme : 465

  • Diyet yapmadan formda kalmanın ipuçları
    Diyet yapmadan formda kalmanın ipuçları

    Süresi : 25:37 İzlenme : 3396

  • Ayaktaki basınç noktaları
    Ayaktaki basınç noktaları

    Süresi : 01:04 İzlenme : 7605

  • Yoğurtlu kereviz salatası
    Yoğurtlu kereviz salatası

    Süresi : 01:17 İzlenme : 4383

  • Hindistan cevizi yağıyla diş macunu nasıl yapılır?
    Hindistan cevizi yağıyla diş macunu nasıl...

    Süresi : 00:59 İzlenme : 6162

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön