Moda nasıl sürdürebilir?

Bir yandan deli gibi tüketilen moda, alışveriş çılgınlığı, tekstile harcanan çuvalla paralar diğer yandan da yeşile çağrı ve herkese sorumluluk yükleyen sürdürülebilir moda... Esra Çoruh yazdı...

Moda nasıl sürdürebilir?

Sürdürülebilir moda nedir biliyor muyuz? Moda gelip geçici bir kavramsa bunun başına sürdürülebilir koyduğumuz zaman kendiyle çelişmiyor mu? Aslında çelişmiyor... Günümüzde modayı sürdürülebilir hale getirmek çok önemli. Yeşile ve doğaya olan saygımızı yitirmeye başladığımız son yıllarda, bunun öneminin altını çizmek için yediğimiz kadar giydiğimiz şeylere de dikkat etmemiz gerekir. Şu bir gerçek ki hızlı modanın yarattığı çevresel, sosyolojik ve ekonomik zararların azalması ancak moda akımlarının yavaşlatılması ve sürdürülebilirliğin tekstil ve moda alanında sağlanmasıyla mümkün.



Sürdürülebilir moda nedir?



‘Sürdürülebilir moda’, ‘eko moda’ ya da en genel tanımıyla çevreci, geri dönüştürülebilir, yüksek kaliteli ürünlerin yer aldığı moda akımı olarak tanımlanıyor. Sürdürülebilirlik yaklaşımının bir diğer amacı da yüksek kalite ama düşük üretim rakamlarıyla çevre dostu yeşil ürünler tedarik edilmesini sağlamak ve böylece korkunç bir hızla tüketim çılgınlığını körükleyen moda endüstrisini yavaşlatmak. Sürdürülebilirliğin 3 ana temadan oluştuğunu söyleyebiliriz. Ekoloji boyutunda toksik olmayan, dönüştürülebilir moda ürünleri; ekonomi boyutunda tüketiciler ve üreticiler için değer katan ürünler ve sosyal boyutunda ise daha iyi bir gelecek hedeflemek olarak sıralayabiliriz. Sürdürülebilir moda felsefesinde amaç, adı üstünde süresiz olarak devam ettirilebilir sistemler oluşturmak ve çevrecilik ile sosyal sorumluluk ilkelerinden dışarıya çıkmamaktır. Sürdürülebilir moda aynı zamanda sürdürülebilir tasarım kavramının bir alt kümesi olarak da konumlandırılabilir. Sürdürülebilir tasarıma uygun üretimse çevresel etkiler ve karbon ayak izi hesaplanıp doğaya en az zarar verecek şekilde yapılır. Sürdürülebilir gelişimi teşvik eden Earth Pledge isimli bir sivil toplum kuruluşunun verilerine göre bugün hammaddeleri tekstil ürünlerine dönüştürmek için 8 binden fazla kimyasal madde kullanılıyor. Buna ek olarak kullanılan böcek ve tarım ilaçlarının yüzde 25’i organik olmayan pamuk üretimi için harcanmakta. Bu yöntemler hem doğaya hem de bu giysileri satın alıp giyen insanlara zarar veriyor. Son olarak bir giysinin karbon ayak izinin üçte ikisi satın alındıktan sonra meydana geliyor.



Çevreci koleksiyonlar



Sürdürülebilir modanın çıkış amacı öncelikle çevrecilik ve sosyal duyarlılık. Geri dönüştürülebilir tasarımların hedef noktası karbon ayak izini azaltmak çünkü tekstil sektöründe değişik markaların yer alması, ticaretin artması ve aşırı tüketim sonucu yılda 40 kilo kıyafet atıyoruz! Bundan birkaç sene öncesinde birkaç markanın sağduyu ile yaklaştığı sürdürülebilir moda kavramı günümüzde dünyaca ünlü markaların özel koleksiyonlarıyla önemli bir aşama kaydetmiş durumda. Günümüzde çevrecilik anlayışının moda sektöründeki yükselişi giderek hızlanıyor. Her geçen gün tasarımcıların ve firmaların bu alana yönelimi artıyor. “The National Association of Sustainable Fashion Designers” gibi dernekler moda sektöründeki girişimcilere sürdürülebilir ve çevreci moda alanlarında yol gösterirken gelecekte bu kavramın önem kazanmasına da yardımcı oluyorlar. İlk Martin Margiela 1989’da geri dönüştürülmüş tekstil ürünlerini yaz koleksiyonunda kullandı. Ancak gözle görülür bir şekilde, 1990 yılında sürdürülebilir ve geri dönüştürülebilir moda tarihteki yerini aldı. Tasarımcı Lamine Kouyaté Paris’te ekose, likra ve eski giysilerden oluşan tasarımlar yaptı. Milano’da Giorgio Armani, tasarımlarında kenevir kullandı. Stella McCartney 2002’deki koleksiyonunda sürdürülebilir modaya bambaşka bir yön kazandırdı ve oldukça ilgi gördü. Stella McCartney, deri ve kürk kullanmadan organik tasarımlarıyla; hem hayvan hem de çevre dostu bir portre çizdi. Stella McCartney sadece kendi koleksiyonlarında değil yaptığı işbirliklerinde de ‘sürdürülebilirliğini’ adeta kanıtladı. 2005 yılında U2’nun ünlü solisti Bono ve eşinin de destek verdiği, tasarımcı Rogan Gregory ile çevre dostu Loomstate markası geliştirildi. Bunlardan sonra sürdürülebilir ürünler yepyeni bir moda yarattı. 2007’de New York’un en ünlü mağaza zincirlerinden biri Barneys New York, günlük yaşamda kullanılabilir çevre dostu ve dönüştürülebilir ürünler geliştirmeye başladı. Ünlü tasarımcı Anya Hindmarch’ın “I am not a plastic bag” sloganlı çevre dostu, maliyeti sadece 5 pound olan organik bez çantasını ünlülerde ilk Keira Knightly’de gördük ve bu çantalar adeta bir saat içerisinde milyon tane sattı. Bugün çevre dostu moda çok daha büyüdü. Chanel, Alexander McQueen, Marc Jacobs, Banana Republic, Levi’s gibi ünlü markalar da koleksiyonlarında yeşil modaya destek veriyor. Dünyada en büyük giyim sanayi safhasına sahip olan H&M de Conscious koleksiyonunu dönüştürülebilir malzemeler kullanarak üretti. H&M gibi hızlı modanın öncüsü olan dünya devi bir marka, özel çıkardığı şık koleksiyonlarla sürdürülebilir modaya öncülük ediyor. H&M sürdürülebilirlikteki odağının bir parçası olarak, kadın, erkek ve çocuklar için devam eden çeşitlilikte; organik pamuk, tencel ve geri dönüşümlü polyester gibi doğa dostu materyallerden oluşan Conscious (Doğa Dostu) Koleksiyonu’nu tanıtmaya devam ediyor. Bu arada Türk tasarımcıların da sürdürülebilir modaya desteklerini söylemeden geçemeyiz. MBFWIstanbul kapsamında sergilenen koleksiyonlarda tasarımcılar bu sezon geri dönüşümü koleksiyonlarına taşımayı ihmal etmediler.



Gardırobunuzu yeşillendirin



Gardırobunuzda birçok gereksiz kıyafet olduğunu fark ettiniz ve onları bir kenara atıp yeniden alışverişe çıktınız, peki her sezon değişen trendlere göre gardırobunuzun da sürekli değiştiğini ve sizin de bu döngünün içinde bir piyon vazifesi gördüğünüzü fark ettiniz mi? Bunun sonucunda hem çevreye hem de kendinize zarar verdiğinizin bilincindeyseniz gardırobunuzu yeşillendirmeye ne dersiniz?



Kıyafetlerinizi atmayın



Modası geçmiş, eskidiğini düşündüğünüz, küçülmüş ya da bir iki kere giydiğiniz kıyafetleri çöpe atmayın. Artık kullanmadığınız giysileri başkalarına verir veya bir hayır kurumuna gönderirseniz, giysinin ömrü uzamış olacaktır.



Planlı olun



Öncelikle ne alacağınızı önceden bilmeniz hem zamandan hem de gardıroptaki gereksiz kalabalıktan kazandırır. Hangi renkler size gider? Aldığınız parçayı bir sezon sonra giyebilecek misiniz? Bu parça gardırobunuzdaki kıyafetlerle uyumlu olur mu? Bu soruları kendinize sorarsanız gereksiz alışveriş yapmaktan kaçınmış olursunuz.

 

 

‘Yeşil’ deterjan kullanın



Deterjan seçimi sağlık açısından büyük önem taşıyor. Sonuçta ekolojik bir kıyafeti doğal olmayan bir deterjanla yıkadığınızda kıyafet üzerinde kimyasal taşımaya başlar. Optik ağartıcı ve fosfat içermeyen çevre dostu deterjanlardan kullanın, çünkü bu maddeler doğaya karıştığında çevre üzerinde olumsuz etkiler yaratır. Deterjanı ambalajında belirtilen dozlarda kullanın. Belirtilen miktarın üstünde deterjan kullanmak, giysilerinizi daha da temiz yapmaz. Doğru dozu uygulayabilmek için kullandığınız suyun sertlik derecesini bilmeniz gerekir. Yumuşatıcı kullanmaktan kaçının.



Gereksiz yere yıkamayın: Giysileri kirlenmeden yıkamayın. Çoğu zaman havalandırmak ve fırçalamak da yeterlidir.



Düşük sıcaklıkta yıkayın: Kıyafetlerin etiketlerine daima giysinin dayanabileceği en yüksek sıcaklık yazılır. Enerji tasarrufu için daha düşük sıcaklıkta da yıkayabilirsiniz. Çoğu deterjan, düşük sıcaklıkta da aynı etkiyi gösterir.



Kıyafetlere ikinci şans verin: İnsanlar kıyafetlerinden birçok nedenden dolayı vazgeçer. Aradığınızı 2. el dükkânında bulabilme ihtimaliniz var. Vintage modasına ayak uydurmak için bir kıyafete ikinci bir şans verebilirsiniz. Bazen yaptığınız bu alışverişle bir derneğe yardımcı da olabilirsiniz.



Yeniden değerlendirin: Bir kıyafeti artık kullanmak istemediğinizde tekrar değerlendirmek için yaratıcı çözümler bulabilirsiniz. Sökülmüş, yırtılmış kıyafetlerinizi tekrar dikebilir, giymediğiniz parçaları kendi zevkinize göre tekrar tasarlayabilirsiniz.  

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Neden limonlu su içmeliyiz?
    Neden limonlu su içmeliyiz?

    Süresi : İzlenme : 8182

  • Kendin yap köşesi: Mumluk nasıl yapılır?
    Kendin yap köşesi: Mumluk nasıl yapılır?

    Süresi : 00:52 İzlenme : 2458

  • Bebe bisküvisinden kolay pasta
    Bebe bisküvisinden kolay pasta

    Süresi : 03:55 İzlenme : 2638

  • Kolay muska böreği tarifi
    Kolay muska böreği tarifi

    Süresi : 05:38 İzlenme : 2068

  • Regl düzensizliklerine yoga pozları
    Regl düzensizliklerine yoga pozları

    Süresi : 07:45 İzlenme : 976

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön