Her şeyi oluruna bırak...

Rahat davranamıyorum. “Her şeyi oluruna bırak” diyor. Söylemesi kolay ama ya yapması… Anlaması mümkün değil.

Her şeyi oluruna bırak...

Üniversite ikinci sınıfın ilk ayları. Okuldan uzun boylu, esmer bir çocukla çıkıyoruz. Geziyoruz, tozuyoruz, ders aralarında kantinde el ele, diz dizeyiz. Sürekli temas halindeyiz. Fırsat buldukça birbirimizden öpücükler çalıyoruz. Otobüs durağında yanımızdaki kadın ergen kızını alıp taksiye biniyor, vapurda bir teyze usulca yanımıza ilişip “Kabahat de safahat de gizli” diyor vs. vs. Yalnız kalmak istiyoruz ama bir türlü ayarlayamıyoruz.

 

Vizelerden finallerden bunalmışız. Şubat tatili gelip çatıyor. Bayrama denk geliyor. Okulda Uludağ’a tur düzenleniyor. “Ne işimiz var” diyoruz, “sanki kayak mı yapıyoruz?” Ama Bursa’ya gitmek mantıklı geliyor. Hem yakın hem tanıdıktan eşten dosttan uzak. Atlayıp Bursa’ya gidiyoruz. Otel rezervasyonumuz yok. Otellerde de yer yok. Çekirge’de Ada Palas Oteli’nde yer buluyoruz ama odayı 3 gecelik kiralıyorlar ancak. Öğrenci harçlıklarımızla bir gece fazla ödemeyi kabul ediyoruz.

 

Oda küçücük. İki yatak var. Birinin üzerine eşyalarımızı koyuyoruz. “Yoruldum” diyorum. “Ben de” diyor. “Biraz uyusak mı” diyorum. “İyi olur” diyor. “Sonra çıkar yemek yeriz.” Ten tene olmak ikimizin de çok hoşuna gidiyor. O sert görüntüsüne rağmen çok nazik. “Korkuyorum” diyorum. “Tamam o zaman yapmayalım” diyor. “Yok” diyorum, “istiyorum ama…” Uykuya dalıyoruz.

 

Uyandığımızda çoktan karanlık olmuş. Kış vakti hava erken kararıyor. Odayı sokak lambası aydınlatıyor. Bedenim uyanıyor. Onun da bedeninin de uyandığını hissediyorum.

 

Yıllarca dizlerimi bitiştirmem söylenmiş. Bekaretimin çok değerli olduğu işlenmiş. Rahat davranamıyorum. “Her şeyi oluruna bırak” diyor. Söylemesi kolay ama ya yapması… Anlaması mümkün değil.

 

Gözlerimi kapatıp derin nefes alıyorum. Düşünmemeye çalışıyorum. Olmuyor. Tam tek vücut olacakken kasıyorum kendimi. Canım acıyor.

 

Dışarı çıkıp yemek yiyoruz. Çekirge’de yürüyoruz.

 

Otele dönüp birkaç kadeh şarap içiyoruz. Gevşiyorum. Zihnim yavaşlıyor. Kendimi bırakıyorum. İlk birkaç saniyelik sızı yerini haza bırakıyor.

 

Bütün genç kızlara kendilerini kasmamalarını tavsiye ediyorum. İlk cinsel deneyimi ceza gibi yaşamak zorunda değilsiniz.

 

Rumuz D.

 

Unutamadığınız, kimseyle paylaşamadığınız ve artık içinizde tutmak istemediğiniz ilk heyecanlarınızdan birini rumuzunuzla  birlikte ilkseferim@hthayat.com e-posta adresine gönderin yayınlayalım.

 

***

İlkler özeldir, paylaşmak daha güzeldir. ...

Aşağıdaki resme tıklayın, formu doldurun, yazınız yayınlansın!

Facebook Yorumları
Yorumlar
2
Onay Bekleyenler
0

İlginizi çekebilecek diğer haberler
  • Merve Büyüksaraç'la sukulent tasarımı yapıyoruz
    Merve Büyüksaraç'la sukulent tasarımı...

    Süresi : 17:20 İzlenme : 316

  • Dr. Ümit Aktaş ile tıbbi beslenme ve ilaçsız yaşama dair...
    Dr. Ümit Aktaş ile tıbbi beslenme ve ilaçsız...

    Süresi : 17:57 İzlenme : 1539

  • Regresyon terapisi nedir? Nasıl yapılır?
    Regresyon terapisi nedir? Nasıl yapılır?

    Süresi : 25:51 İzlenme : 1793

  • Tüp bebek uygulaması hakkında her şey!
    Tüp bebek uygulaması hakkında her şey!

    Süresi : 14:14 İzlenme : 829

  • Çocuklar ne izlemeli?
    Çocuklar ne izlemeli?

    Süresi : 41:12 İzlenme : 1063

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön