Arzu'nun tüp bebek yolculuğu: Her şeyin başlangıcı

Ebe Arzu Çulha, kendi tüp bebek hikayesini anlatıyor...

Arzu'nun tüp bebek günlüğü

Bundan tam 4 yıl önce hayatımın en mucizevî anıydı... Gözlerim gözlerine değdiğinde o an, onu tanıdım. Sonra bütün bir gece karşı masada oturduğu halde bir daha kafamı kaldırıp bakamadım, utandım. Hâlbuki ben onu tanıyordum o beni tanımasa da, yaptığım yolculuklarda o vardı hep yolun sonunda. Meyve ağaçlarının altında aynı gözler, aynı kıyafetler, her şey o kadar tanıdık ki, içinde bulunduğum durum inanılmazdı. Bizi bir araya getiren evrene binlerce teşekkür ettim yüreğimden.

 

Günler günleri kovalarken bir gün hayat bizi tekrar karşılaştırdı ve bir araya geldik. Bu sefer sesini duydum, gözlerine daha yakından bakabildim birkaç saat olsa da aynı ortamı, birbirini tanıyan insanları sohbetleri paylaştık ve birbirini tanıyan iki ruh ama birbirine yabancı iki zihin olarak ayrıldık.

 

Aradan 2 ay geçmişti ve yüreklerimiz mıknatıs gibi bizi bir araya getirdi. Zihnimizi susturup yüreğimize teslim olduk. Benim yüreğimdeki sevgiyi akıtmaya onun da çok sevecek bir yüreğe ihtiyacı vardı.

 

Bir araya geldiğimizde birbirimize anlatacak o kadar çok şeyimiz vardı ki zaman duruyor, saatler öylece akıp gidiyordu. İlk günden itibaren yapmak istediklerimizden ve en çok da anne baba olma hayallerimizden bahsettik. Onun rüzgârına kendimi bırakmış nereye savurursa oraya gidiyordum. O anlar bir daha geri gelmeyebilirdi, yaşadığım kaç ömür onu aradım bilmiyorum.

 

Bir süre sonra fark ettim ki, o rüzgâra karşı koşmaya çalışıyordu. Rüzgârdan karışmış saçlarının arasından gözlerindeki aşk gözüküyordu ama bir o kadar da huzursuz ve kederliydi. ‘İstersen kalabilirim, istersen giderim’ dediğimde rüzgârın uğultusunda ‘gitme’ dedi bana, yeşil gözlerinin en derinlerinden kalbinden geldi sesi gitme, ya bir daha bulamazsak birbirimizi dedi.

 

Sevildiğim ve sevdiğim bir ilişkim vardı artık, ruh parçamı bunca zaman beklemiştim ve ikimizin de en büyük hayali birlikte sevgi dolu bir yuvada bir sürü çocuğumuzun olmasıydı. Biz hayal kurarken zaman benden birşeyler alıp götürmüş meğer. Bu kadar kısa zamanda olabilir miydi ? Yok yok, olamaz, derken olmuştu... Anne olma isteğim, onunla aile olma fikri o kadar yoğun iken; bir o kadar da uzak olduğunu öğrenmek çok zordu.

 

Hâlbuki doğum günüm geliyordu, böyle bir sürpriz beklemiyordum ben hayattan. Şimdi olmamalıydı hayatımın en güzel günlerini yaşıyordum. Ben sadece anne olmak ve ondan bir parçam olsun istiyordum. Hayatımda hiçbir şeyi bu kadar istememiştim. O günlerde gözyaşlarım bolca aktı, tutamıyordum.

 

Bu süreçte en büyük destekçim, ruh parçam oldu... O gün bugündür sevgilim elimi hiç bırakmadı.

 

Bizim sınavımız da bu şekilde başladı. 

 

Arzu Çulha

 

Yazının devamı için:

 

 

 

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

İlginizi çekebilecek diğer haberler
  • Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?
    Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?

    Süresi : 03:40 İzlenme : 1517

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 7273

  • Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...
    Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...

    Süresi : İzlenme : 196

  • Ne zaman su içilmez?
    Ne zaman su içilmez?

    Süresi : İzlenme : 6086

  • Fıstık ezmesi nasıl yapılır?
    Fıstık ezmesi nasıl yapılır?

    Süresi : 00:49 İzlenme : 2861

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön