Mevsim geçişlerinde cilt bakımı nasıl olmalı?

Mevsim değişikliklerinde cildimizin ihtiyaçları da değişiyor. Havaların soğumasıyla beraber akne, sivilce, sedef, egzema gibi cilt sorunları atağa kalkıyor. Peki mevsim geçişlerinde cilt bakımı nasıl olmalı? İşte uzmanların konu hakkındaki görüşleri...

Mevsim geçişlerinde cilt bakımı nasıl olmalı?

Medicana International İstanbul Estetik Bölümü'nden Uzm. Şebnem Utku, mevsim geçişlerinde cilt bakımında dikkat edilmesi gerekenleri anlattı.

 

Cildimiz mevsim değişikliklerinden nasıl etkileniyor?

Cilt çevresel etkenlerle doğrudan teması olan tek organımızdır. Bu nedenle de sadece genetik ve içsel etkiler değil, çevresel etmenler de yaşlanma sürecini büyük ölçüde belirler. Mevsim geçişlerindeki ısı, nem, rüzgâr, ultraviole değişiklikleri cildi olumsuz etkiler. Yazın ısınan hava ve artan nem etkisi ile cilt gözenekleri açılır, cildin sebum üretimi azalır, kılcal damarlar genişler. Yaz aylarının sonlarına doğru cildin en üst tabakası (epiderm) kalınlaşırken, uzun süren ultraviole hasarı neticesinde, orta deri (kollajen ve elastin içeren katman) ise incelir. Ultravioleye bağlı yüzeysel ve derin pigmentasyonlar olur, kılcal damarlar belirginleşir, mevcut cilt rahatsızlıkları ve alerjiler alevlenir. Cilt daha nemsiz, daha yağsız ve dış etkenlerden daha kolay etkilenebilir hale gelir.

 

Soğuk havaların cilt üzerindeki etkisi nasıl?

Soğuyan havalarla birlikte gözenekler sıkılaşır, yağ-sebum salgısı artar. Dolaşım sistemi, ısı kaybını önlemek için kanı daha içerilere doğru çektiği için cildin kan akışı azalır. Cildin beslenmesi bozulduğundan daha renksiz ve donuk olur. Rüzgâr ise ciltten nemin ani uzaklaşmasına ve yüzeyin aşırı kurumasına, çatlamasına neden olur.

 

Soğuk havalar ciltte hangi şikâyetlere sebep olabilir?

Yazın akne, sivilce, sedef, egzama gibi cilt sorunları, bir süre için de olsa ortadan kalkar. Ancak yazın sona ermesiyle, ultraviole ışınlarının bu tedavi edici etkisi de azalır. Bu yüzden kış ayları bu hastalıkların alevlenme dönemleri olarak görülür. Ayrıca yaz mevsiminden daha nemsiz, kollajeni hasar görmüş, kılcalları genişlemiş, renk ve nem düzensizlikleri artmış cilt ile soğuk havalara hazırlıksız bir geçiş, mevcut şikâyetleri belirginleştirip alerjik reaksiyonları, kuruluğu artıracak ve cildi yıpratacaktır. Özetle koruma işlevi bozularak daha duyarlı ve reaktif hale gelen cildiniz, özeninize her zamankinden daha muhtaç olacaktır.

 

Cildimizi kışa hazırlarken nelere dikkat etmeliyiz?

Öncelikle cildi, ölü hücrelerle kalınlaşan üst deriden arındırmak gerekir. Bunun için doğal meyve asitleri kullanılır. Bu ajanlar ciltteki kuruluk, leke, kırışıklık veya akne izlerinin derinliğine göre değişen konsantrasyonlarda kullanılır. Deri yaşlanmasının önlenmesi ve tedavisi için etkin ve güvenilir olan bu tedavi, her sonbahar 2–3 seans olarak veya daha büyük şikâyetlerde bir tedavi kürü olarak kullanılabilir. Cildin daha parlak ve pürüzsüz, gözeneklerin daha sıkı olmasını sağlar, ince kırışıkları giderir. Belirgin ve derin izler, lekelerde ise lazerle soyma işlemi için güneşsiz mevsimler idealdir. Kimyasal peeling yöntemiyle derinin üst tabakaları tedavi edilirken mezolifting yöntemiyle de derinin alt tabakaları tedavi edilir. Cildin kaybettiği nem, vitamin, aminoasit ve mineral desteği, deri altına ufak iğnelerle enjekte edilir. Sigara, alkol kullanımı, stres, hava kirliliği, güneş ve yılların olumsuz etkilerini kaldırmak ve cildi yeniden yapılandırmak amaçlanır. Cildin bir bütün olduğu unutulmamalıdır. Ellerde ve dekolte bölgesinde gevşeme, sarkma, lekelerin giderilmesi için de gerekirse mezoterapi, peeling, kriyoterapi ve lazer işlemleri uygulanabilir. Mezoterapinin yeni bir türü olan PRP (platelet rich plasma) enjeksiyonunda da kişiden aldığımız kandaki tamir gücü son derecede yüksek olan trombositleri plasma ile birlikte ayrıştırıp yine kişinin cildine enjekte ediyoruz. Oldukça hızlı sonuç veren etkili bir antiaging yöntemi. Doğru bakım ve nemlendirme de işin parçasıdır. Cilt soğuk havada nem kaybını karşılamak için, normalden fazla yağ üreterek reaksiyon verir. Bu da, akne ve siyah nokta oluşumunu artırır. Bu yüzden derin nemlendirme yapan serum ve maskelerin kullanımı, temizleme ve eksfoliasyon (ölü üst derinin atılması), mevsime ve cildin mevsimsel ihtiyaçlarına uygun ürünler kullanımı önemlidir.  

 

Cilt temizliği nasıl yapılmalı?

Cilt tipine uygun, alkol içermeyen bir temizleyici ile ve en az günde bir kez yapılmalı. Makyaj temizleyicilerin ve cilt temizleyici ürünlerin aynı işi görmediğini bilmek gerek. Makyaj temizleyici ürünler, genelde çözücü ve yağ içerirler ve susuz kullanılırlar. Cilt temizleyiciler ise makyaj temizlendikten sonra ve su ile birlikte kullanılırlar. Günlük temizlik dışında, cilt tipinize göre doktorunuzun önerdiği aralıklarla, derin temizleme, eksfoliasyon veya (granüllü, enzimatik veya kimyasal) peeling de uygulamanız gerekir.

 

Kış mevsiminde cildi nasıl nemlendirebiliriz?

Nem ihtiyacı arttığından daha yoğun nemlendirme özelliği olan kremler, beraberinde gerekiyorsa serum ve nem maskeleri kullanılabilir. Dudaklar için özel koruyucular, eller için emolientler kullanılmalıdır. Kırışıklıklar için; retinol içeren ürünler kullanılacaksa, leke, kırışıklık, izler için kimyasal peeling veya lazer yapılacaksa en uygun mevsimde olduğumuz hatırda olmalı.

 

Cildin kış mevsiminde beslenmesi, sağlıklı ve canlı olması için neler yapılabilir?

Cildin dışarıdan ihtiyacı olduğu kadar içeriden de ihtiyaçları vardır. Uygun miktarda su tüketimi, düzenli uyku, alkolden, stresten,  hava kirliliğinden mümkün oldukça uzak, sigarasız bir yaşam, düzgün beslenme, yeterli protein alımı, vitamin ve antioksidan desteği cildiniz için yapabileceğiniz en iyi iç destek olacaktır.

 

 

Memorial Etiler Tıp Merkezi Dermatoloji Bölümü'nden Uzm. Dr. Zerrin Baysal'ın konu hakkındaki görüşleri...

 

Cilt sağlığımızı korumanın yolu; soğuktan kendimizi sakınmanın yanı sıra; düzenli bakım ve doğru beslenmeden geçiyor. Peki, soğuk havalarda güzelliğin anahtarı cildimizi korumak için neler yapmak gerekiyor.



Soğuk havalar için nemlendiricinizi değiştirin

Havaların giderek soğumasıyla birlikte cildin içerdiği su miktarı aniden düşer. Dolayısıyla normal zamanlarda kullandığımız cilt bakım ürünlerini değiştirmek gerekebilir. Mevsim normallerinde sadece su bazlı nemlendiriciler cildimiz için yeteli olabiliyorken, bu durumun ortadan kalkmasıyla artık yağ içeriği ve onarıcı özelliği yüksek olanları kullanmak gerekir.

 

Isınmak için çare olarak gördüğünüz sıcak su cildinizi kurutabilir

Kış aylarının soğuk günlerinde ısınmak amacıyla vücudun sıcak su ile yıkanması uygulaması son derece yanlıştır. Çok sıcak suyla yıkamak yüzü kurutup matlaştırıcı etki yapabilir. Sıcak su ile saç yıkanması ise saç kırılganlığını artırır; saçı kurutur, matlaştırır.

 

Islak saç ve yüz ile dışarı çıkmayın

Islak saçla dışarı çıkarken unutulmaması gereken şey ıslak deriyle dışarı çıkılmasının zararlı olduğudur. Islak deri kuru ve soğuk hava ile temasta bulunursa deride hücreler arası suyun kaybına neden olur ve kurumalar gelişir.
Soğuk hava, damarların büzülmesine neden olarak derinin sağlıklı beslenmesini engeller. Bu da; soluk, mat ve kuru bir cilt oluşturur. Rüzgar ise hem soğuk havanın etkisini artırır hem de fiziksel travma ile egzama gelişimine neden olabilir. Soğuk ve rüzgara karşı sadece atkı ve bere ile kamuflaj yapılmadan dışarı çıkılmamalıdır.

 

Sağlıklı besinler de cilt sağlığınızın dostudur

Vitamin ve mineraller cildimizi rahatlatır, deride daha parlak pürüzsüz bir görünüm sağlar. Bunu da deri altı dokusuna gerekli olan nemlenmeyi sağlayarak yapar. A, C, E vitaminleri ile taze havuç, kayısı ve domateste bolca bulunan Beta karoteni mümkün olduğunca çok tüketmek önemlidir. Bu vitaminlerin antioksidan değerleri çok yüksektir ve olumsuz hava koşullarının cilde verdiği zararlarla savaşıp cilt hasarlarını onarır. Ayrıca her zaman yediğimizden daha fazla taze meyve ve sebze yemeye gayret etmek gerekir.

 

Vücudunuzu sık sık nemlendirin

Her zaman yüz cildimiz ilk planda düşünüldüğü için aslında gerçekten su kaybı yüksek olan vücut derimiz ihmal edilir. Soğuk havaların gelmesiyle vücudu kapatan kıyafetler tercih edildiğinden problemin varlığı da görülmez. Oysa özellikle her gün banyo sonrasında mutlaka vücut nemlendiricileri sürülmelidir. Deri henüz nemliyken sürülmeleri daha başarılı sonuç verir. Nemlendirici krem ya da losyonlar gelişigüzel seçilmemeli, içeriklerine dikkat edilmeli, bu konuda Dermatoloji uzmanlarından yardım alınmalıdır. Özellikle vazelin, dimetikon, gliserin, linoleik asit, seramid gibi maddeleri içerenler tercih etmek gerekir.

 

Güneş olmasa da koruyucusu mutlaka yanınızda olsun

UV sebebiyle gelişmiş kırışıklıklar için acil önlem almak gerekir. Öncelikle şunun bilinmesi gerekir ki; sonbaharda da kış aylarında da güneş koruyucu ürünler kullanılmaya devam edilmelidir. Çünkü gün ışığının olduğu her mevsimde ve saatte cildimiz UV ışınlarına maruz kalır ve gittikçe yaşlanır. Yaşlanmış ya da kırışmış ciltler için antioksidan özellikleri olan gece kremleri, maske ürünleri ve de cildin kalınlığını azaltmaya yönelik tedavi yöntemleri tercih edilmelidir.  Özellikle ani hava değişikliklerinde bilinçli hareket etmek ve cilt sağlığımız için gerekli önlemleri almak çok önemlidir.

 

Cildinizi soğuktan ev yapımı maskelerle koruyun!
+5
Avokado Maskesi Avokado maskesi kış aylarında kuruyan ve tahriş olan ciltler için idealdir. Bu maskeyi yapmak kolaydır. Avokadoyu rendeledikten sonra üzerine sızma zeytinyağı ekleyerek bu hoş kokulu ve yumuşak karışımı yüzünüze uygulayın. Bu besleyici maske cildinizi, vitaminler, mineraller, antioksidanlar tarafından besleyecek ve soğuk, kuru kış aylarının etkileriyle mücadele etmesine ve yumuşamasına yardımcı olacaktır.

Facebook Yorumları
Yorumlar
2
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?
  •  
    08 Şubat 2017 Çarşamba 13:18

    benim dirsekler el sırtları ayaklar kuruyo çatlıo saç kepek oluo her kış böyle oluo

    Cevapla
  •  
    29 Mart 2016 Salı 14:55

    benim cildim degisti mevsimsel degisikliklerden olsa gerek

    Cevapla

Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön