Bahar aylarında cilt bakımı nasıl olur?

Cildinizi yaza hazırlamanın yolları nelerdir? Uzmanlara sorduk, işte yanıtlar...

Cildinize bahar canlılığı gelsin!

Baharın gelmesi ve güneşin yüzünü göstermesiyle ruhumuzda ve bedenimizde oluşan yenilenmeyi cildimize de yansıtmanın zamanı geldi. Kış aylarında soğuk ve kirli havanın yanı sıra, mevsim gereği fazlaca tükettiğimiz yağdan ve karbonhidrattan zengin gıdalar da cildimiz üzerinde olumsuz etkilerini gösteriyor. Soğuk havaya maruz kalıp kuruyan, matlaşan ve cansızlaşan, sivilce ve lekelerle yıpranan cildimizi modern yöntemlerle ışıltılı bir görünüme kavuşturmak günümüzde işten bile değil.

 

Acıbadem Bakırköy Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Belma Bayraktar, beslenmeden teknolojik dokunuşlara baharda cildi yenilemenin etkili yollarını anlattı; önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

 

Düzenli, tempolu yürüyün

Cilt sağlığı sağlıklı yaşamın vazgeçilmez bir parçası. Bu nedenle dengeli ve sağlıklı beslenmenin yanında spor büyük önem taşıyor. Özellikle açık havada yapılan en az 40 dakika süren yürüyüşler hem beden hem de ruh sağlığımız için çok faydalı. Bu yürüyüşler kan dolaşımını hızlandırıp, cildin daha ışıltılı görünmesini sağlıyor. Beden ve ruh sağlığımız iyi olunca bunun yansımasını ciltte de görmemiz mümkün.

 

Sağlıklı ve doğal beslenin

Sebze ve meyve vitamin ve antioksidan kaynakları olduğundan aşırıya kaçmadan her gün tüketin. Özellikle cilt sağlığında ve cildin yenilenmesinde faydalı olan C, E, A ve B vitaminlerini doğal yollardan almaya özen gösterin. Dr. Belma Bayraktar, bu besinleri şöyle sıralıyor:

 

C vitamini: Kolajen yapımında önemli bir yere sahip. Bağ dokusunu ve damar yapısını güçlendiriyor, yara iyleşmesinde fayda sağlıyor. Cildi, yaşlanmaya yol açan serbest radikallere ve güneş hasarına karşı koruyor. Çilek, kuşkonmaz, domates, narenciye, avokado, soğan, ananas ve kuşburnu bol C vitamini içeriyor.

 

E vitamini: Güçlü bir antioksidan olan E vitamini cildi nemlendiriyor ve güneşin hasarına karşı koruyor. Yaşlanma karşıtı E vitamini, kırışıklıkları azaltırken, yaşlılık lekelerini önlemeye yardım ediyor. Yeşil yapraklı sebzelerde, baklagillerde, fındık, ceviz gibi kabuklu yemişlerde, sıvı yağda ve hububatlarda bolca yer alıyor. Lekesiz ve genç bir cilt için günde 1 tatlı kaşığı sıvı yağ ya da 50 gram fındık yemenizde fayda var.

 

A vitamini: Cilt ve saç sağlığı için çok önemli. Sivilcelere ve izlerine çok iyi geliyor,güneş lekelerini azaltıyor, cildi nemlendirip sıkı ve gergin bir cilt yaratıyor. Antiaging özelliği olan A vitamini; karaciğer, balkabağı, yeşil kabak, havuç, balık yağı, ıspanak, lahana, kırmızı biber ve tatlı patateste bolca bulunuyor. Lekesiz ve sağlıklı bir cilt için günde 8 adet kuru kayısı ya da bir havuç yemeği ihmal etmeyin.

 

B vitamini: Su kaybını engelleyerek cildi nemlendiriyor, antioksidan etkisiyle genç, parlak, sağlıklı bir cilt yaratıyor. Saç bakımında da faydalı olan B vitamini; hububatlarda, balık, süt, et, yumurta, yoğurt, yeşil yapraklı sebzeler, kuru yemişler ve buğdayda bolca bulunuyor. Nemli bir cilt için günde 1 bardak süt içmek faydalı.

 

Günde 2 litre su içmeyi ihmal etmeyin

Vücut ağırlığının yüzde 60‘ı sudan oluşuyor, ancak yaş ilerledikçe bu oran azalarak cilt kuruyup kırışıklıklar oluşmaya başlıyor. Elastikiyet kaybı sonucu sarkmalar oluyor. Cildin fonksiyonlarını tam olarak yerine getirebilmesi için nemlenmeye, dolayısıyla suya ihtiyacı var. Günde mutlaka 2 lt su içmeye özen gösterin. Yeşil çay da içeriğindeki polifenoller sayesinde cildi serbest radikallerden koruyor. Cildinizin sağlıklı ve ışıltılı görünmesi için günde 2 fincan yeşil çay içebilirsiniz.

 

Alkolden uzak durun, uykusuz kalmayın

Güzel ve sağlıklı bir cilt için alkol ve sigaradan kaçının, uyku saatlerinizin düzenli olmasına dikkat edin, stresinizi kontrol altına almayı öğrenerek stresi siz yönetin, spor yapın, aşırı kahve ve gazlı içecekler tüketmeyin.

 

 

Teknolojik dokunuşlarla da yenilenebilirsiniz

 

Fraksiyonel lazer

Sivilce izi ve leke tedavisinde, cilt gençleştirmede, vücut çatlak tedavisinde ve ameliyat izlerinin giderilmesinde en modern teknoloji. Aylık seanslar halinde, 1-4 seans arası uygulanıyor. İşlemden sonra güneşten korunmak çok önemli olduğundan yaz aylarında kullanımı uygun değil.

 

PRP

PRP hem gençlik veriyor hem saç dökülmesi ve erken beyazlamayı engelliyor. PRP’de kişinin kendi kanından (PRP eğer kişide otoimmün hastalık var ise -lupus ve diğer bağ doku hastalıkları- yapılamıyor) elde edilen trombositlerden zengin büyüme faktörü içeren plazma yine kişinin kendisine enjeksiyon yöntemiyle veriliyor. Yüze uygulandığında parlak, lekesiz, genç bir cilt oluşturuyor.

 

Mezoterapi

Derinin orta tabakasının tedavi edilmesine yönelik bir uygulama olan mezoterapi yüz, boyun, dekolte, el ve saçlı deriye uygulanıyor. Cilt içine gençleştirici doğal maddeler enjekte ediliyor. Yüzdeki ince çizgileri hafifletiyor, kışın yıpranmış cildi yenileyip tazeliyor. Cilt gençliği ve leke tedavisinin yanı sıra cilt sarkması ve vücut çatlaklarında da uygulanıyor. İşlem haftalık ya da 15 gün arayla yapılıyor. Toplam 4-6 seans öneriliyor, kişinin ihtiyacına göre seans sayısı değişiyor.

 

Peeling

Halk arasında cilt soyma işlemi olarak bilinen peeling ciltteki lekeleri, sivilce izini ve siyah noktaların giderilmesini sağlıyor, kırışıklıkları azaltıyor. Haftalık veya 15 günlük aralıklarla 4-6 seans uygulanıyor. Yüzeysel, orta, derin soyma yapan peelingler mevcut olup kişinin ihtiyacına göre ürün seçimi yapılıyor.

 

Roller ve Dermapen

Roller ve dermapen birtakım aktif solüsyonların ince iğne uçları içeren alet yardımıyla deriye yedirilmesi yöntemleri. Deri yüzeyinde açılan ufak deliklerden bu solüsyonlar derinin alt tabakalarına ulaşıyor. Kişinin gereksinimine göre leke açıcı, cilt gençleştirici seçenekli solüsyonlar belirleniyor. Cildi gençleştirme ve cilt leke tedavisinde olduğu kadar cilt sarkması ve vücut çatlaklarında da uygulanıyor.

 

Benlere dikkat!

Dermatoloji Uzmanı Dr. Belma Bayraktar, ailesinde riskli ben hikayesi olanlar ya da kendilerinde 50’den fazla beni olanların yaz gelmeden mutlaka dijital dermatoskopi cihazıyla benlerini kayıt altına aldırmaları gerektiğini vurguluyor. Dr. Belma Bayraktar “Benleri güneşten korumak çok önemli. Bazı benler potansiyel risk taşır, travma ya da güneşle değişime uğrayabilir. Bunlar arasında en tehlikesi olan Malign Melanom hayati risk taşır” diyor.

 

 

 

İlkbaharda cildiniz için bunları yapın!

 

Saç, Cilt Bakımı ve Güzellik Uzmanı, Eğitmen Master Figen Aktosun, cilt, saç, vücut için bakım kürleri tarifleri verdi ve ilkbaharda yapılabilecek uygulamaları da bir tablo ile aktardı.

 

 

Vücudumuzun en kıymetli örtüsü cilttir ve pek çok insan cilt sorunlarının en çok kış döneminde yaşandığına inanıyor. Maalesef, bu doğru bilinen yanlışlardan biri. Yenilenmenin, uyanışın ve rengin mevsimi olan ilkbaharda da cildiniz ciddi zararlar görüyor. Kızarıklık, kuruluk, pullanmaya bağlı döküntü, akne ve leke miktarında artış yaşanan sorunlardan sadece bir kısmını oluşturuyor. Sorun sağlık ve güzellik olunca durum ciddi; ancak çözümsüz de değil. Cildinizi ilkbahara hazırlayıp, yenileyici uygulamalarla bütün bu sıkıntıların önüne geçebilirsiniz.

 

Mart ve nisanda cilt reaksiyonlarına dikkat!

Güzellik Uzmanı ve Eğitmen Master Figen Aktosun, bu sorunları tetikleyen nedenleri; ‘Baharla birlikte vücudun çalışma mekaniğinin yükselmesi, kan dolaşımının artması ve hormon seviyesinde artış yaşanması’ olarak özetliyor. İlkbaharda cildin reaksiyon seviyesinin yükseldiğini, hassasiyetinin ve alerjik yapısının arttığını söyleyen Aktosun, koruyucu ve yenileyici önlemleri şöyle özetliyor: “Öncelikle cildi, ölü hücrelerden arındırmak gerekir. Bunun için doğal meyve asitleri kullanılabilir. Deri yaşlanmasının önlenmesi ve tedavisi için etkin ve güvenilir olan bu tedavi, her sene 2–3 seans olarak kullanılabilir. Bu tedavi cildin daha parlak ve pürüzsüz, gözeneklerin daha sıkı olmasını sağlar, ince kırışıkları giderir. Çeşitli peeling yöntemleriyle derinin üst tabakaları tedavi edilirken, mezoterapi yöntemiyle de derinin alt katmanı tedavi edilebilir. Bu yöntem cildin kaybettiği nem, vitamin, aminoasit ve mineral desteğini, deri altına ufak iğnelerle enjekte etme prensibine dayanır. Ayrıca uygun miktarda su tüketimi, düzenli uyku, alkolden, stresten, hava kirliliğinden, sigaradan uzak bir yaşam ve düzgün beslenme, yeterli vitamin ve antioksidan alımı, cildiniz için yapabileceğiniz en iyi yenilenme desteği olacaktır.”

 

İlkbaharda yapabileceğiniz uygulamalar

Güzellik Uzmanı Aktosun, ilkbaharda yapabileceğiniz uygulamaları aşağıdaki tabloda derledi:

 

 

İlkbahar tadında üç kür tarifi

 

Evde pratik bir şekilde yapabileceğimiz ilkbahar tadında kür tarifleri de veren Güzellik Uzmanı ve Eğitmen Master Figen Aktosun, kısa sürede etkili sonuçlar alınacağını söylüyor. Karşınızda ilkbahar tadında bakım kürleri:

 

Cilt için:

1 çorba kaşığı yeşil çay (yeşil çay rondodan geçirilecek), 1 çay kaşığı limon suyu, 3 çay kaşığı bal, 1 çay kaşığı karbonat bir kapta karıştırılır. Yüze ve boyna sürülür. 20 dakika bekletildikten sonra ılık su ile yıkanır, haftada bir uygulanabilir. Cildiniz hemen ilk uygulamadan sonra bile yumuşak parlak, dingin ve sakin bir hal alacaktır.

 

Saçlar için:

E Vitamini kaynağı olan Zeytin yağı (1 çorba kaşığı) + Susam yağı (1 çorba kaşığı) + Hint yağı (1 çay kaşığı) + Badem yağı (1 çorba kaşığı) + Lavanta yağı (1 çorba kaşığı) bir kapta karıştırılır. Dört günde bir saç derisine friksiyon yaparak uygulanır en az 2 saat bekletildikten sonra yıkanır. Kan dolaşımını hızlandırıp, saç dibini enfeksiyonlardan temizleyen bu karışımın içerisinde A – B- K vitaminleri vardır. Potasyum ve kalsiyum kaynağı bakımından zengin olan karışım, çok güzel kokar, saç derisi hastalıklarını kökünden kurutur ve bu sayede saçın uzamasını da sağlar.

 

Bir lifting kremi:

Siyah üzüm çekirdeği pudra haline gelinceye kadar havanda dövülür, içerisine bir yemek kaşı Hindistan cevizi yağı ve bir yemek kaşığı zeytin yağı eklenir. Zedelenmemiş beyaz gül yaprakları da karışıma eklenir. Karışım bir kutunun içinde, kapalı ve karanlık bir ortamda saklanır. İki günde bir ters yüz edilir. Böylece karışımın homojen bir şekilde karışması sağlanır. 15 gün sonra içerisine 2 yemek kaşığı nar çekirdeği yağı ilave edilir ve dört gün daha bekletilir. Sonunda nemlendiricimiz kullanıma hazır! Nar Çekirdeği yağı cildi sıkılaştırır, siyah üzüm çekirdeği deriyi toparlar, sarkmaları önler, hücreleri yeniler, cildi güzelleştirir. Kırışıklıklarda olduğu gibi lekeler içinde mükemmel bir tariftir.

 

 

Baharda artan 6 cilt hastalığı 

 

Acıbadem International Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Hülya Sağlam, ilkbaharda görülme sıklığı artan 6 cilt hastalığını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

 

Kurdeşen

Halk arasında en sık rastlanan hastalıkların başında ürtiker geliyor. Halk arasında “kurdeşen” de denilen ürtikere en çok baharla birlikte polenlerin artması neden oluyor. Ayrıca hava değişimlerindeki duygu durum değişiklikleri de cilt hastalıklarını özellikle ürtikeri artırıyor. Bazen el ve ayakta, bazen tüm vücutta kızarıklık, kabarıklıkla kendini gösteren kurdeşende, şiddetli kaşıntı tahammül edilemeyecek kadar çok olabiliyor. Beraberinde göz kapağı ve dudaklarda şişlikler de gelişebilirken, bu durum acil müdahale gerektiriyor.

 

Alerjik deri hastalıkları

Bahar aylarında; atopik egzama, alerjik rinit (saman nezlesi) ve astım hastalığı olan kişilerde alerjik cilt hastalıklarının gelişme ihtimali daha fazla oluyor. Bu dönemde polenlerden, alerji yapıcı gıdalardan, ev tozu ve stresten mümkünse uzak durulması, bu faktörlerle temasın en aza indirgenmesi gerekiyor. Alerjik eğilimi olan kişiler mutlaka düzenli tıbbi yardım almalı ve tedavilerini tam olarak uygulamalı.

 

Güneş lekeleri

Baharla birlikte; güneş ışınlarının zararlı etkileri sonucunda ortaya çıkan hastalıklar da artıyor. Güneşe maruz kalan bölgelerde deri döküntüleri oluşması, koyu lekelerin ortaya çıkması, güneş yanıkları ve uzun vadede derinin kötü huylu tümörlerinin oluşumu ve ciltte kırışıklık oluşumu ile birlikte erken cilt yaşlanması bu grup içerisinde yer alıyor. Bu nedenle baharla birlikte daha yoğun ve güçlü olan güneş ışınlarına maruz kalmamak için korunma önlemlerine dikkat etmek ‘bahar güneşi yaz kadar etkili olmaz’ diye düşünmemek gerekiyor.

 

Madalyon ya da Gül hastalığı

Bazı deri hastalıkları güneşe maruz kalmakla daha da şiddetleniyor. Sivilce (akne), halk arasında gülleme (kırmızı yüz) denilen akne rosase, uçuk gibi hastalığı olan kişiler baharla birlikte daha dikkatli davranmalı ve güneşle temastan kaçınmalı. Öte yandan halk arasında madalyon ya da gül hastalığı olarak bilinen hastalık yapılan bilimsel çalışmalarda viral enfeksiyonlarla da ilişkilendiriliyor. Viral enfeksiyonlardan sonra deride halka tarzında döküntüler olabiliyor. Bu döküntüler enfeksiyondan bir hayli sonra çıkan geç bir tepki olduğundan, genellikle o rahatsızlık ya unutuluyor ya da ayakta geçirildiği için farkına bile varılmamış oluyor. Mutlaka dermatoloji uzmanına giderek tedavi olmanız, bol su içmeniz ve cildinizi nemlendirmeniz önemli.

 

Mantar

Baharla birlikte artıp azalan ısı değerleri ve nem oranları deride görülebilen bazı bulaşıcı hastalıkların sıklığını da artırabiliyor. Bakteriyel, viral ve mantarlara bağlı deri hastalıkları sıcak ve nemli ortamlarda daha fazla görüldüğünden, derinin temizliğine gerekli özeni göstermek, hastalığı olduğu bilinen kişilerle deri temasından kaçınmak, özel eşyaları ortak kullanmamak, terlemeyi engelleyecek şekilde pamuklu giysiler ve sentetik olmayan ayakkabılar giymek önemli.

 

Böcek sokmaları nedeniyle kızarıklık, kaşıntı

Dermatoloji Uzmanı Dr. Hülya Sağlam “Baharda böcek ısırığı olgularında artış gözleniyor. Özellikle alerjik bünyeli kişilerde bu durum ciddi alerjik reaksiyonlara neden olabiliyor. Ciltte kızarıklık, kaşıntı, iğnenin giriş yerinde deri enfeksiyonları en sık görülenleri. Bu nedenle böceklerle temastan olabildiğince kaçınılması, pencere camlarına tel takılması, gerektiğinde alerji ilaçlarının kullanılması önemli” diyor.
 

 

"Peeling yapın ve cildinizi ölü hücrelerden arındırın"

 

Biyolog-Kozmetolog Pervin Bulgak’ın evinizde kolayca hazırlayabileceğiniz peeling ve maske tarifleri verdi.

  

Biyolog-Kozmetolog Pervin Bulgak’ın evde kolayca hazırlayabileceğiniz bitkisel formülleriyle kışın etkilerini vücudunuzdan uzaklaştırabilirsiniz. İşte Biyolog-Kozmetolog Pervin Bulgak’ın tavsiyeleri: "Öncelikle bağışıklık sisteminizin anlık değişimden etkilenmesini önlemeliyiz. Sabahları aç karnına bir bardak ılık su ile birlikte bir yemek kaşığı bal içilmeli çünkü bal, doğal bağışıklık güçlendiricidir ve şeker içermediği için kan şekerinin yükselmesine sebep olmaz. Kahvaltıda ise mutlaka yeşil biber ve maydanoz tüketin. Yeşl biber yüksek C vitamini içerir. Maydanoz tokluk hissi verir ve vücudu toksinlerden korur. Cildimize iyi bakmalıyız. Kış aylarında soğuk ve ayaz cildi kurutur. Kurumuş cilt çabuk yıpranır ve kırışır. Bu nedenle bol su için. Eğer su içmekten ya da tadından hoşlanmıyorsanız; sürahinin içine koyduğunuz suya elma, salatalık, limon ya da aromasından hoşlandığınız bir meyve ekleyin. Vücudun suya ihtiyacı vardır. Kahve ya da çay, su yerine geçmez. Peeling yapın ve cildinizi ölü hücrelerden arındırın, nefes almasını sağlayın."

 

Türk kahvesi ile peeling

 

Malzemeler:

  • 1 yemek kaşığı Türk kahvesi
  • 1 tatlı kaşığı zeytinyağı

 

Haftada bir gün banyo öncesi ya da banyo esnasında yumuşak hareketlerle masaj yaparak göz çevresi hariç tüm yüze peeling yapın. Yüzünüzde sivilce ve akne olan bölümlere asla peeling uygulaması yapmayın, köklerini aktive eder bu da sivilcelerin yayılmasına/büyümesine sebep olur. Çok kuru ya da dermatit problemi olan ciltler peeling uygulamalarını 15 günde bir yapmalıdırlar. Mutlaka peeling sonrası yoğun nemlendirme özelliği olan ürünler kullanmalıdırlar.

 

Kuru ciltler için fındık maskesi

 

Malzemeler:

  • 1 tatlı kaşığı fındık yağı
  • 1 çay kaşığı arı sütü
  • 1 tatlı kaşığı gliserin
  • 1 çay kaşığı bal

 

Yapılışı:

Malzemeler iyice karıştırılıp gözler ve dudaklar hariç tüm cilde uygulanır. 15 dakika bekletildikten sonra ılık su ile temizlenir. Bu maske 15 günde bir 3 ay boyunca uygulandığı takdirde cilt, yağ dengesini bulur ve kırışıklıklardan korunur. Ayrıca fındık yağı kirpiklere uygulandığında gürleştirir.


Narlı hassas cilt maskesi

 

Malzemeler:

• 1/4 nar
• 1 yumurta sarısı
• 1 yemek kaşığı bal

 

Yapılışı:

Nar iyice ezilir, ezilmiş narın içine yumurta sarısı ve bal ilave edilip iyice karıştırılır. Bu karışım gözler hariç tüm cilde uygulanır. Maske ciltte 15 dakika bekletilir, ılık su ile yıkanarak çıkartılır. Bu maske haftada bir gün uygulanabilir. Uygulama sonrası gül suyu ile kompres yapılırsa gözenekler sıkılaşır.



Karma ciltler için kil maskesi


Malzemeler:

• 1 yemek kaşığı beyaz kil
• 3 çay kaşığı biberiye yağı
• 1 yumurta sarısı

 

Yapılışı:

Yumurta sarısı iyice çırpılır, içine biberiye yağı ve kil ilave edilir. Bu malzemeler iyice karıştırılır, elde edilen maske gözler ve dudaklar hariç tüm cilde uygulanır ve 20 dakika bekletilir. Sürenin sonunda maske ılık su ile temizlenir. Uygulama sonrası madensuyu ile kompres yapılırsa gözenekler sıkılaşır.



Yağlı cilt için domates maskesi


Malzemeler:


• ½ domates
• 2 yemek kaşığı kil

 

Yapılışı:

Kabukları soyulmuş ve rendelenmiş domatesin içine kil ilave edilir. Malzemeler macun kıvamına gelene kadar karıştırılır ve göz çevresi hariç tüm cilde uygulanır. 20 dakika bekletildikten sonra soğuğa yakın su ile yıkanır.

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • "Rüya tabircilerine karşı temkinli yaklaşmak gerekli"
    "Rüya tabircilerine karşı temkinli yaklaşmak...

    Süresi : 28:09 İzlenme : 388

  • "Otizimde erken tanı ve eğitim çok önemli"
    "Otizimde erken tanı ve eğitim çok önemli"

    Süresi : 21:25 İzlenme : 368

  • Kurtlarla Koşan Kadınlar kitabını, çevirmeni Hakan Atalay'la konuşuyoruz
    Kurtlarla Koşan Kadınlar kitabını, çevirmeni...

    Süresi : 17:31 İzlenme : 391

  • Dr.Ayşegül Çoruhlu ile genç kalma ve beslenmenin sırları
    Dr.Ayşegül Çoruhlu ile genç kalma ve...

    Süresi : 43:26 İzlenme : 340

  • İstanbul Otizm Gönüllüleri Derneği kurucusu Sedef Erken'le Türkiye'de otizm algısı
    İstanbul Otizm Gönüllüleri Derneği kurucusu...

    Süresi : 25:18 İzlenme : 116

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön